İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, elektrik dağıtım şirketinin kaçak kullanım iddiasıyla başlattığı icra takibine itirazın iptali davasında, davalının görevsizlik, derdest menfi tespit davası ve teknik bağlantıyla kullanım savunması.
Özet: İtirazın iptali davasında davacı elektrik şirketi, davalının sayaçtan geçirilmeksizin enerji tükettiği tespitiyle oluşan 426.708,31 TLlik kaçak kullanım borcuna ilişkin icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasını ve takibin devamını talep ederken; davalı, aynı konuda menfi tespit davası bulunduğunu, davanın ticari iş niteliğinde olmadığı için asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, bağlantının teknik bir çözüm olup kaçak kullanım olmadığını belirterek davanın reddini ve dosyaların birleştirilmesini savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen 16.10.2025 tarihli dava dilekçesinden özetle; Müvekkil şirket ekiplerince 14.06.2024 tarihinde yapılan incelemede; davalının; "..." adresinde Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tükettiği tespit edildiğini, müvekkili Şirket yetkililerince yapılan tespite istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesinin 1/b bendi uyarınca... tahakkuk numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini, davalının işbu kaçak elektrik kullanımına istinaden, davalı/borçlu adına; Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda ... numaralı fatura ile 38808 KWH enerji tüketimi karşılığı 263.029,14 TL tutarında kaçak tüketim faturası ve ... numaralı fatura ile 39886 KHW enerji tüketimi karşılığı 163.679,17 TL tutarında kaçak ek tüketim faturası tahakkuk ettirildiğini, bu nedenle toplamda davalıya 426.708,31 TL kaçak elektrik kullanım borcu tahakkuk ettirildiğini yansıyan kaçak elektrik kullanımının karşılığı davalı yan tarafından ödenmediğinden alacağın tahsili amacıyla ... 26. İcra Dairesi... E. sayılı takip dosyaları nezdinde davalı aleyhine icra takipleri başlatıldığını davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı olarak, müvekkili şirket tarafından başlatılan icra takiplerine itiraz edildiğini ancak davalı yan tarafından yapılan itiraz haksız, hukuka aykırı, kötü niyetli ve müvekkili zararı uğratmaya yönelik olduğunu, davalının ... 26. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyalarına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile icra takibinin devamına, alacağımızı teminen borçlunun taşınmaz, taşınır malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haciz karar verilmesini talep edildiğini, davalı'nın %20 den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine hükmedilmesine, ... 15. asliye hukuk mahkemesi... e. sayılı dosyası ile huzurda açılan davanın hmk madde 166 gereği birleştirilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı usulüne göre tebliğ edilmiş olup, davalı tarafından ibraz edilen 23.10.2025 tarihli cevap dilekçesinde; Davacı tarafın, müvekkili aleyhine kaçak elektrik kullanımına dayalı olduğu iddiasıyla itirazın iptali davası açıldığını, oysa aynı taraflar arasında, aynı olay ve aynı faturalarla ilgili olarak ... 15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında menfi tespit davası derdest olduğunu, işbu dosyada, müvekkilinni borçlu olmadığının tespiti ile usulsüz tutulan kaçak elektrik tutanağının hükümsüzlüğü talep edildiğini, müvekkili tacir olmadığından , ticari iş niteliğinde bulunmadığından, görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup Asliye Ticaret Mahkemesi görevsiz mahkemede açıldığını, 6102 sayılı TTK m.4 ve 5 uyarınca, taraflar arasındaki ilişki ticari iş sayılmadığından, yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, görevsizlik kararı vererek dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmesini, müvekkil tarafından açılmış olan menfi tespit davası (... 15. Asliye Hukuk ... E.) ile işbu dava konusu faturalar, kaçak tutanakları ve olaylar birebir aynı olduğunu, Her iki davada taraflar, dava konusu ve hukuki sebep örtüştüğünü, HMK m.166 uyarınca çelişkili hüküm doğmaması ve usul ekonomisi gereği, davalar arasında bağlantı bulunduğundan dosyaların birleştirilmesini, Müvekkilinin, yaz aylarının gelmesiyle birlikte işyerinde bulunan mevcut dolaplara ek olarak ekstra soğutucu dolap ihtiyacı duyduğunu, bu nedenle 2024 yılı Mayıs ayı sonlarında yeni bir büyük camekanlı soğutucu dolap getirterek dolabın çalıştırılması için elektrikçi çağırdığını gelen elektrikçi, dolabın 380 volt trifaze elektrik gerektirdiğini, mevcut monofaze (220 volt) sayaçtan bu dolabın çalışmayacağını belirttiğini, bunun üzerine elektrikçi, aynı binada bulunan ve müvekkilinin yakınlarına ait dairedeki sayaç hattından bağlantı yaparak üç fazlı (trifaze) hattı oluşturulduğunu, bağlantı, tamamen mevcut sayaçlardan geçirilerek yapıldığını, hiçbir şekilde sayaç dışı doğrudan hat çekilmediğini, bu husus tanık ...’nın ... 15. Asliye Hukuk ... E sayılı dosyası duruşmadaki beyanlarıyla da sabittir davalı kurumun bu teknik bağlantıyı “kaçak kullanım” olarak nitelendirmesi olayın fiili mahiyetine, teknik gereklerine ve yönetmelik tanımlarına açıkça aykırı olduğunu, müvekkilinin abonelik sözleşmesiyle bağlı, her ay düzenli olarak fatura ödeyen bir abonedir kullanılan elektriğin tamamı da sayaçtan geçmekte olduğunu, kaçak tespit tutanağı ise, davalı kurumun kendi çalışanları tarafından düzenlendiğini, bağımsız kamu görevlisi veya bilirkişi gözetiminde yapılmadığını, bu nedenle, tutanak HMK m.204/2 anlamında aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge olmadığını müvekkilinin herhangi bir kaçak kullanımı söz konusu olmamakla birlikte, davalı kurum tarafından yaklaşık bir yıl geriye dönük (17.12.2023 – 14.06.2024 arası) 263.029,14 TL ve 163.679,17 TL tutarında iki fatura düzenlendiğini, ancak davalı kurum, en son sayaç okuma tarihinden çok daha öncesine giderek 1 yıllık süreyi kapsayan fahiş tutarda fatura düzenlemiştir. Her ay sayaç okunmuş ve herhangi bir usulsüzlük tespit edilmediğini, buna rağmen geçmiş dönemlere dönük ceza yazılması yönetmeliğe açıkça aykırı olduğunu, ayrıca bir bakkal dükkanına 426.708,31 TL tutarında fatura çıkarılması hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, bu fahiş tutar, ne kullanım miktarıyla ne de işyerinin faaliyet hacmiyle açıklanabileceğini, davacının ihtiyati haciz talebinin reddedilmesi gerektiğini, tüm açıklanan bu nedenlerle, Davanın reddine karar verilerek, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; Davanın kaçak elektrik kullanımından kaynaklı icra takibine itirazın iptali davasına ilişkindir
Mahkememizce, ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, davalı ...'ın VUK 177 maddesi gereğince tacir olup olmadığının araştırılarak mahkememize bilgi verilmesi istenilmiş olup, gelen yazı cevapları incelenerek dosyamız arasına alındığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Dosya incelendiğinde, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere yanıtında davalının ticari işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği ve herhangi bir şirkette ortaklığının tespit edilmediğinin bildirildiği; Silivri Vergi Dairesi tarafından ise davalının █████/2013- █████/2021 tarihleri arasında mükellefiyet kaydının olduğunun ancak █████/2021 tarihinde mükellefiyeti terk ettiğinin bildirildiği görülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Somut olayda, dosyada yer alan beyan ve tutulan kaçak elektrik tutanaklarına göre kullanılan elektrik yönü ile işlem yapıldığı, davanın kaçak elektrik kullanımına dayalı olduğu bu nedenle iddia edilen kaçak elektrik kullanım tarihinde davalının tacir olması halinde mahkememizin görevli olacağı, her ne kadar ... Vergi Dairesi tarafından gönderilen yazı cevabında davalının █████/2013- █████/2021 tarihleri arasında mükellefiyet kaydının olduğundan bahisle tacir olduğu belirtilmiş ise de, tacir sıfatının ayrıca dava tarihi itibari ile de mevcut olması gerektiği (Bkz. İstanbul B.A.M. 3. H.D.'nin ... Esas ve... Karar sayılı ilamı ) anlaşılmakla somut olayda █████/2021 tarihinden sonra artık davalının tacir olmadığı, bunun dışında takiplere konu tutunaklara konu yerin "ticarethane" olmasının da mahkememizin görevini belirleyici unsurlardan olmadığı, davalının tacir ve tüketici sıfatı bulunmaması, davanın da mutlak yada nispi ticari davalardan olmaması nedeniyle uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği kanaatine varılarak (Bkz. aynı yönde İstanbul B.A.M. 37. H.D.'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı) mahkememizin görevli olmadığı kanaatine varılarak görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin görevsizliğine, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK' nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretlerinin o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025
Katip
E-İMZA
Hakim
E-İMZA

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!