İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satımdan kaynaklanan 19.772,65 Euro yakıt alacağının tahsili icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Yakıt tedarikçisi davacı, davalı şirket ve eski çalışanına karşı, müvekkiline yapılan yakıt ikmallerinden kaynaklanan 19.772,65 Euro tutarındaki ödenmemiş faturalara ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş; davalılar ise borcun ödendiğini, yetki ve teminat itirazlarını ileri sürerek davanın reddini istemişler, ancak mahkeme davalıların itirazının haksız olduğuna hükmederek icra takibinin faiziyle birlikte devamına karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2014
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesi ile, Davalı taraf fatura içeriğinden anlaşılan tarihlerde Müvekkilinden yakıt ikmali yapmış ve toplam 19.772,65 EURO harç oluştuğunu, fatura ibraz edilmiş ve itiraz etmeden fatura borcu kesinleştiğini, bu bocun ödenmediğini, bu borcun tamamının .... İcra Müdürlüğünün 2013/... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ilgili icra dosyası tahtında 19.772,65-EURO'nun tahsili için başlatılan takibe borçlunun itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, takibe itiraz sebebi ödemenin yapılmış olması olarak gösterildiğini, bu ödemelere ilişkin evrak ve belgelerin taraflarına ibraz edilmediğini, bahsi geçen işlemler hakkında ... idaresinin haberdar olmadığını, bu gerekçelerle davayı eski ... çalışanı ...’e de yönlendirdiklerini, kendisi irtibat bürosu mali evraklarım teslim etmeden ayrılmıştır ve şirketin mali ilişkilerine yönelik evrakların kayıp olduğunu, ... nezdinde oluşan zararlardan ...’inde sorumlu olduğunu, davanın selameti açısından her iki davalı açısından ihtiyati haciz kararı verilmesini, itiraz eden borçlu tarafın kötü niyetli olduğunu, çünkü eski çalışan ... mevcut fatura borcunu sıfırlayacak veya sona erdirecek hiçbir yetki belgesine sahip olmadığını, bu gerekçe ile teknik manada savunma olarak sunulan ve borcu sona erdiği iddia edilen hususların varlığının mümkün olmadığını beyan etmiş, davalının icra takibine vaki haksız itirazının iptali ile takibin devamına ve haksız itiraz nedeni ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesi ile, 21.10.2013 kayıl tarihli Cevap Dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin İzmir Mahkemeleri olduğunu öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, yetkili olunmadığı iddialarının asılsız olup davacı kendisini irtibat bürosu yönetici olarak .... Noterliğinin 2009/... yevmiye nolu imza sirküleri ile yetkilendirdiğini, esasında ilgili şirketle aralarındaki ibraname içeriği bile yetkili irtibat bürosu yetkilisi olduğunun açık bir kanıtı olduğunu beyan etmiş, sonuç olarak davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesi ile, öncelikle davacı şirket yabancı bir şirket olup bu davanın görülmesi için teminat yatırması gerekmekte olduğunu, söz konusu teminat miktarının tamamlattırılmasına karar verilmesini, davacı şirket ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişki 2009 yılı itibariyle başlamış olup bu ticari ilişki sonucunda müvekkili şirket davacı şirketten belirli aralıklarla akaryakıt satın aldığını, bu akaryakıt alımlarından sonra akaryakıt bedelleri Türkiye de müvekkili şirket adına fatura edildiğini, davalı müvekkili şirket de bu fatura bedellerini davacı şirkete ödediğini, müvekkilinin davacı şirketten satın aldığı tüm akaryakıtların bedelinin tam ve eksiksiz olarak ödendiğini, bu sebeple açılan işbu davayı kabul etmediklerini, davacı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhinde .... İcra Müdürlüğü nün 2013/... E. dosyası ile ilamsız takıp başlatılmış olup, takip konusu toplam borç 19.772.65 Euro olarak gösterildiğini, ancak şirketin davacı şirkete akaryakıt atımından kaynaklanan ve ödeme emrinde dayanak gösterilen faturalardan doğan hiçbir borcu bulunmadığını, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini, haksız ve kötü niyetti olarak müvekkili aleyhinde icra takibi başlatan davacı şirketin %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
.... İcra Müdürlüğünün 2013/... Esaslı dosyası dosyamız içersine getirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinde 5.956,21 Euro asıl alacağa temerrüt faizi tutarı 824,73 Euro, 9.987,67 Euro asıl alacağa temerrüt faizi tutarı 1.331,24 Euro, ve 1.567,58 Euro asıl alacağa temerrüt faizi tutarı 105,22 Euro, ile birlikte toplam 19.772,65 Tl için takip yapıldığı, ödeme emrinin 15.08.2013 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 15.08.2013 tarihinde borca itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra; ".....Tüm bu nedenlerle bu davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğünün 2013/... Esas sayılı dosyasında davalının itirazının 19.772,65 Euro üzerinden iptali ile takibin devamına takipten sonra asıl alacak olan bu miktara 3095 SY 4/a md uyarınca Euro faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Davalı likit bir borcunun varlığını bildiği halde sadece alacağın tahsilini geciktirmek için itirazda bulunduğu anlaşıldığından İİK 67/2 maddesi uyarınca alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminat tutarı olan 9.988.-Tl nin davalıdan alınarak davacıya vermek gerekmiştir..
...."gerekçesi ile, İş bu davanın Kabulü ile .... İcra Müdürlüğünün 2013/... Esas sayılı dosyasında davalının itirazının 19.772,65 Euro üzerinden iptali ile takibin devamına takipten sonra asıl alacak olan bu miktara 3095 SY 4/a md uyarınca Euro faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatı 9.988.-TL nin davalılardan alınıp davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
Bu karar davalılar tarafından süresi içerisinde istinaf edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 13. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, ████████ Karar sayılı █████/2021 tarihli ilamı ile kaldırılmıştır.
Kaldırma ilamında özetle; "Davalıların usule ilişkin istinaf sebepleri incelendiğinde, İtirazın iptali davası icra takip dosyasına sıkı sıkıya bağlı dava olup davaya konu .... İcra Müdürlüğünün 2013/... Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı tarafından davalı borçlu ... aleyhine fatura alacağından kaynaklı icra takibi yapıldığı, davalı borçlunun itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı tesbit edilmiş olup icra tabibinde davalı ... aleyhine icra takibi olmadığı halde itirazın iptali davasında davalı olarak icra takibindeki borçlu şirket ile beraber ... davalı olarak gösterilip iş bu davanın açıldığı tesbit edilmiş olup dava dilekçesinde davalılardan ... hakkındaki talebin ne olduğu açıkça belli olmadığı gibi mahkemece, bu davalı hakkındaki talebin açıklatılmadığı ve davalılardan ... hakkında değerlendirme yapılıp bu davalı hakkında hüküm kurulmadığı halde davalı ... 'inde icra inkar tazminatı ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulduğu tesbit edilmiştir. Davalıların esasa ilişkin istinaf sebepleri incelendiğinde, Davacı şirketin, davalı ...'i ibra ettiği 13.09.2012 noter tarihli ibraname (birinci ibraname) dosya içerisinde olduğu halde, davalı ... tarafından davalı şirketin ibra edildiği 30.09.2012 tarihli ibranamenin dosya içerisinde olmadığı, bu ibranamede getirtilerek incelenmediği tesbit edilmiştir. Davalı ... hakkında, içerisinde mahkemenin gerekçesinde değindiği ibranameyi içerecek şekilde Tacir veya Şirket Yöneticileri ile Kooperatif Yöneticilerinin Dolandırıcılığı, Kamu Kurum ve Kuruluşları vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik suçlarından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 2017/... numaralı soruşturma dosyası üzerinden iddianame düzenlendiği ve ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda anılan davalı hakkında işbu davaya konu maddi vakıalarla ilgili olarak açılan bir ceza davasının bulunduğu anlaşılmakla, dosyanın getirtilip incelenerek, davalıya isnat edilen fillerin işbu dava ile ilgisi bulunup bulunmadığına bakılması, gerekmesi halinde ceza davasının sonucunun beklenmesi ve sonuca göre davacı şirketin davalıları ibra ettiğine dair ibranamenin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Davalı şirket vekili yargılama aşamasında davacı firmanın, .... Noterliğinin 07 Temmuz 2010 Tarih ve ... yevmiyesine kayıtlı temliknamesiyle 17.06.2010 - 17.12.2012 tarihleri arasındaki alacaklarını ... A.Ş.ye temlik ettiği, söz konusu temlikname akdedildikten sonra işbu husus, yine aynı noterliğin 22679 yevmiyesiyle 21.07.2010 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiği, müvekkili de davacı şirket ile dava dışı ... A.Ş. arasında akdedilen temlikname gereği yapması gereken ödemeleri ... A.Ş. hesaplarına ödediğini, bir başka ifadeyle davacı yan mükerrer tahsilat yapmaya çalıştığını belirtmiştir. Mahkemece █████/2014 tarihinde ... AŞ. 'ye yazılan müzekkere ile; ...'nin bankanız nezdindeki Euro ... nolu davacı hesabına davalı ... Tarafından 2011 yılından itibaren yapılan ödemelerin listesinin çıkartılarak gönderilmesi istenmiştir. ... AŞ.'den gelen █████/2014 tarihli cevabi müzekkere ile; Y... Bankası A.Ş. ... Şubesi nezdindeki ... numaralı EURO hesabında, dosyanız davalısı ...'nin şirketimiz müşterisi ...'nin temlik etmiş bulunduğu alacakların borçlusu olması sebebiyle şirketin yukarıda belirtilen hesabına yapmış olduğu ödemelerin gönderildiği belirtilmiştir. Mahkemece, temlik sözleşmesinin ibrazı sağlanarak hangi alacakların temlik edildiği, buna göre dava konusu alacağın temlik edilip edilmediği ve sonuca göre davacının aktif husumetinin olup olmadığının değerlendirilmediği tesbit edilmiştir. Mahkemece █████/2015 tarihli ara kararı ile davacının ticari defter kayıt ve belgeleri ile davalı şirketin ticari defter kayıt ve belgeleri incelenerek rapor alınmasına karar verildiği halde mahkemece alınan bilirkişi rapor ve ek raporu incelendiğinde davalı şirketin ticari defter ve kayıtları incelenmeden rapor düzenlendiği anlaşılmıştır. Davalı şirket vekili kök rapora itirazlarını içerir beyan dilekçesinde, ... Derneği'nden nakliye ve lojistik firmalarına hangi Avrupa ülkelerinin KDV iadesi yaptığının sorulmasını, buradan gelecek cevaba göre ilgili ülke maliye bakanlığı veya vergi dairesine müzekkere yazılarak, davacının müvekkili firma adına hangi ülkelerden, ne kadar KDV iadesi alındığının sorulmasını talep ettiği, işbu talep gereği ilk derece mahkemesince herhangi bir değerlendirme yapılmadığı ve düzenlenen raporun mahkemece hükme esas alındığı ve gerekçeli kararda da bu yönde değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Mahkeme kararının gerekçeli olması hususu 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesinde belirtildiği gibi aynı zamanda Anayasa'nın 141. maddesinin de amir hükmü gereğidir. Bu nedenlerle; mahkeme kararları tarafların iddia ve savunmalarının özetini, tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri mutlaka kapsamalıdır. Ayrıca gerekçede tarafların taleplerinin her biri hakkında değerlendirme yapılmalı, taleplerinin her biri hakkında ayrı ayrı bunların neden kabul edildiği veya edilmediği belirtilmelidir. Gerekçe sayesinde kararların doğru olup olmadığı denetlenebilir. █████/2020 tarih ... sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7251 Sayılı Kanun ile değişik HMK.nın 3531-a-6 mad. uyarınca; Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemesi halini de bu madde kapsamında değerlendirmek gerekecektir. Sonuç itibariyle, yukarıda açıklanan nedenler ile davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, tarafların delilleri toplanmak suretiyle yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği
" gerekçesi ile mahkememiz hükmünü kaldırmıştır.
Mahkememizce kaldırma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir.
Bilirkişi heyetinin düzenlediği █████/2022 tarihli 48 sayfadan ibaret raporunda özetle; Neticeten, İcra takibine konu faturaların tamamının davalı ticari
defterlerinde ... ve ... şeklinde adlandırılan hesaplar altında
izlendiği ve faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
ancak, bu Rapor içerisinde zikrettiğimiz üzere; takip ve dava
öncesinde davalı şirket tarafından yapılan ödemeler sonucunda her
iki hesap bakiyesinin de sıfırlandığı ve bu şekilde borcun kalmadığı
sayın Mahkemece benimsenecek oldukta, davacının takibe konu
ettiği faturaların ödenmiş olmasından savından dolayı da, Rapor içinde yer bulan sair anlatımlar ayrıca saklı kalarak bir alacağının
bulunmadığı, ancak bilirkişi görüşü takyidi de olmadığından, sayın
Mahkemenin delillere doğrudan temasına bağlı olarak, davacı savı
yönünde hüküm kurmakta da muhtar bulunduğu.. Sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi heyetinin düzenlediği █████/2023 tarihli 30 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; Tarafın sunduğu AUDİT kayıtları ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve
değerlendirmeler sonucunda; Tarafların Kök Rapor’a yönelik beyan ve itirazlarının
tetkiki neticesinde, Kök Rapor’da ulaşılmış olan ve esasen gümrük mevzuatı ile
muhasebesel bazlı olan değerlendirme ve tespitlerde bu safhada da bir değişikliğin
bulunmadığı, icra inkar tazminatı vs. istemlerin irdelenmesinin sayın Mahkemenin
münhasır takdiri içinde kaldığı; yukarıda zikrediğldiği veçhile, her türlü hukuki takdir ve
tavsifi bu aşamada da, 6100 sayılı HMK’nın md. 266/c.2 ve md.279/4 ahkamıyla 6754
sayılı Kanun’un md.3/3 hükmü gereği tamamen ve yalnızca yüce Mahkemeye ait
bulunduğu; icra takibine konu faturaların tamamının davalı ticari defterlerinde ...
ve ... şeklinde adlandırılan hesaplar altında izlendiği ve faturaların davalı ticari
defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak, bu Rapor içerisinde zikrettiğimiz üzere; takip ve
dava öncesinde davalı şirket tarafından yapılan ödemeler sonucunda her iki hesap
bakiyesinin de sıfırlandığı ve bu şekilde (muhasebesel perspektifle) borcun kalmadığı
hususları sayın Mahkemece benimsenecek oldukta, davacının takibe konu ettiği
faturaların ödenmiş olmasından savından dolayı da, Rapor içinde yer bulan sair anlatımlar ayrıca saklı kalarak bir alacağının bulunmadığı, ancak bilirkişi görüşü takyidi de olmadığından, sayın Mahkemenin delillere doğrudan temasına bağlı olarak, tamamen davacı savı ve anlatımları ile itirazları yönünde veya tamamen davalı savunması yönünde hüküm kurmakta da muhar bulunduğu izahtan vareste olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
SMMM bilirkişisi ...'ın düzenlediği █████/2025 tarihli 12 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davalının ticari defter kayıtlarındaki veriler ile dosyaya sunulu ... faktoring’in Müzekkere cevabı ve yine müzekkere cevabı eklinde gelen davacının banka hesap ekstrelerinin karşılaştırmalı ve mukayeseli incelemesi sonucu davacının dava 23.06.2013 takip tarihi itibariyle davacının) 98.633,36EURO davalıdan asıl alacağı olduğu, ancak davacı takip alacaklısı takipte 17.511,46EURO asıl alacak talebinde bulunmuş olmakla takibe taleple bağlılık ilkesi gereği takibe 17.511,46EURO asıl alacak üzerinden devam olunabileceği, takipten önce temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu, Davalının KDV iadesine yönelik talep ve iddiasının karşılanması için öncelikle davacının ilgili ülkelerden söz konusu KDV iadesinin alıp almadığının tespiti gerektiği, diğer yandan davacının söz konusu iade prosedürleri çerçevesinde iade işlemlerinin yerine getirilmesi için davacıya sunması gereken bilgi ve belgelerinde sunulması gerektiği, Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda, Merkez bankası verilerinden, 23.06.2013 takip tarihi itibari ile Kamu Bankalarınca EURO Üzerinden Açılan 1 Yıla Kadar Vadeli Döviz Tevdiat Hesaplarına Uygulanacağı Bildirilen Azami Faiz Oranı yıllık %6 olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle davacının belirlenecek asıl alacağına 23.06.2013 takip tarihinden itibaren %6 oranında Azami Faiz yürütülebileceği, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde davacı tarafından yakıt ikmalinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesinin talep edildiği, mahkememizce davanın kabulüne dair verilen kararın, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 13. Hukuk Dairesinin █████/2021 tarih, █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı ile kaldırıldığı, kaldırma ilamı doğrultusunda mahkememizce yapılan yargılama neticesinde;
- İtirazın iptali davası icra takip dosyasına sıkı sıkıya bağlı dava olup davaya konu .... İcra Müdürlüğünün 2013/... Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı tarafından davalı borçlu ... Aleyhine fatura alacağından kaynaklı icra takibi yapıldığı, davalı borçlunun itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı tesbit edilmiş olup icra tabibinde davalı ... aleyhine icra takibi olmadığı halde itirazın iptali davasında davalı olarak icra takibindeki borçlu şirket ile beraber ... davalı olarak gösterilip iş bu davanın açıldığı tesbit edildiğinden davacı tarafa hususun açıklamak üzere █████/2022 tarihli 5 nolu celsede kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde davacı tarafından açıklamada bulunulmadığı anlaşılmakla icra takibinde taraf olmayan davalı ... aleyhine iş bu itirazın iptali davasında hüküm verilmesi mümkün olmadığından davalı ... aleyhine açılan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
- Her ne kadar davalı ... hakkında açılan davanın usulden reddine karar verilmiş ise de istinaf ilamı doğrultusunda eksikliklerin ikmal edilmesi amacıyla ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/... Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmesi neticesinde davalı ... aleyhine açılan nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraat ettiği ve beraat kararının kesinleştiği anlaşılmıştır.
-KDV iadeleri yönünden mahkememizce aldırılan █████/2022 tarihli bilirkişi raporu ile; Davalı şirketin yapmış olduğu alımlardan KDV’ler doğmaktadır ve ilgili ülkelerdeki alımlarda bu KDV davacı tarafça tahsil edilmektedir. Davacı taraf, söz konusu alımdan kaynaklı doğan KDV’yi bir sonraki fatura bedelinden mahsup ederek fatura bedelini oluşturmaktadır. Taraflar arasındaki ilişkide genellikle her ayın 10’u, 20’si ve 30’unda fatura düzenlendiği görülmektedir. Bu durumda örneğin, 10.03.2012 tarihli yurt dışı alımında 500 Euro bir KDV doğduğunda, bu miktar 20.03.2012 tarihli faturadan mahsup edilmektedir. Bu kapsamda bilirkişiler tarafından yapılan incelemede; KDV iadeleri bağlamında 2009, 2010, 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin yapılan değerlendirme sonucunda davalı şirketin alımlarından kaynaklı olarak toplam 147.838,63 EURO KDV iade alacağının oluştuğu, davacı tarafın ise toplamda 79.255,97 EURO KDV’yi sonraki faturalardan mahsup ettiği, bu durumda taraflar arasında ticari ilişkinin sona erdiği Temmuz 2012 tarihi itibarıyla davalı şirketin davacıdan 68.582,66 EURO KDV iade alacağı bulunduğu, davalının ise 01.07.2012 tarih, 1914 yevmiye fişi numaralı, 295 ve Kebir No’lu 41.781,68 TL (o tarihteki kur karşılığı 18.372,03.-Euro) tutarlı kayıtlı söz konusu iade KDV alacaklarının bir kısmının mahsuplaştırılmasını yaptığı, bunu ... isimli hesapta takip ettiği ve böylelikle davacıya bir borcunun olmadığının düşünülmesinin mümkün görülebileceği düşünülmektedir.
-Davacı tarafından davaya konu alacağın dava dışı ... AŞ. 'ye temlik ettiği iddiası yönünden; .... Noterliğinin, 07 Temmuz 2010 Tarih, ... yevmiyesine kayıtlı temliknamesi celp edilerek incelenmesinde davacı tarafından davalı şirketten █████/2010 tarihi itibariyle doğmuş olan 27.000,00 Euro alacak ve █████/2012 tarihine kadar doğacak tüm alacakların dava dışı ... A.Ş.ye temlik edildiği anlaşılmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 183 ile 194. maddeleri arasında düzenlenen Alacağın devri, alacaklı ile onu devir alan üçüncü şahıs arasında; kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça, borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen yazılı şekle bağlı sözleşme, kanun ya da kazaî kararla gerçekleşen tasarrufî bir muameledir. Alacağın devri kural olarak borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen tasarrufî bir hukuki işlemdir, külli değil, cüz’i ve sınırlı bir halefiyet meydana gelmektedir. Burada alacaklının değişmesi söz konusudur (Turgut Uygur, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Şerhi, C.I, Üçüncü Baskı, Ankara, 2013, s.1096).
Somut olayda davacı tarafından █████/2010 tarihindeki alacağını ve█████/2012 tarihine kadar doğacak tüm alacağını noter belgesi ile usulüne uygun şekilde dava dışı ... AŞ. 'ye temlik ettiği, temliğin fekkinin de aynı usul ile veya en azından yazılı şekil şartına tabi olduğu, davacı tarafından bu yönde bilgi veya belge sunulmadığı, dava dışı ... tarafından temliknamenin fek edildiğine ilişkin belgenin temliknamenin tarafları tarafından imzalanmadığından temliknameyi ortadan kaldırmayacağı, nitekim mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında da tespit edildiği üzere dava dışı fatoring şirketi tarafından █████/2011 tarihli faturanın █████/2012 tarihinde tahsil edildiği, davaya konu edilen █████/2011 tarihli fatura yönünden de dava dışı temlik alan şirketin tahsilat yaptığı anlaşılmakla davacının davalıdan olan ███████ tarihine kadar olan alacaklarının temlik edildiği ve bir kısım tahsilatların da yapıldığı anlaşıldığından davacı tarafından icra takibinde █████/2011 ile █████/2012 tarihleri arasındaki fatura alacaklarının tahsilinin talep edildiği anlaşılmakla bu alacakların dava dışı ... Aş. 'ye temlik temlik edildiğinden davacının iş bu davayı açmakta aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı kanaatine varılarak davanın aktif husumet nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... aleyhine açılan davanın, icra takibinde taraf olmaması nedeniyle usulden reddine,
2-Diğer davalı aleyhine açılan davanın aktif husumet nedeniyle reddine,
3-615,40-TL karar harcının peşin alınan 644,70-TL den düşümü ile kalan 29,30-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, (Bozma öncesi harç tahsil müzekkeresi yazılmış ise bu harçtan mahsubuna)
4-Davalı ... tarafından yapılan 250,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
5-Davalı ... Tarafından yapılan 160,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... 'ne verilmesine,
6-Davalı ... taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... 'ne verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!