Ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, tarafların ticari işletme kaydının tespit edilememesi üzerine uyuşmazlığın ticari dava niteliğinin değerlendirilmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının eksiksiz teslim edildiğini iddia ettiği mal ve hizmetlere ilişkin 18.500,00 TL bakiye alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebiyle açılan davayı konu almaktadır; yapılan incelemelerde ise, davacı ve davalının ticari işletme kaydı veya herhangi bir mükellefiyet bilgisi bulunmadığı tespit edilmiş olup, bu durum uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi kapsamında ticari dava niteliğinde olmadığı yönünde bir değerlendirmeye işaret etmektedir.

T.C.
İSTANBUL5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: 2026/7 KararDAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili tarafından ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında,... tarihli ve ... numaralı 57.380,41 TL bedelli e-Arşiv faturaya dayalı olarak, tahsil edilemeyen 18.500,00 TL bakiye alacak ile bu alacağa ilişkin işlemiş faizinin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, faturaya konu malların ve hizmetlerin müvekkili tarafından eksiksiz olarak davalı tarafa teslim edilmiş olduğunu, davalı tarafından faturaya ilişkin bedelin bir kısmı ödenmiş olmakla birlikte, bakiye alacak kısmının ise ödenmemiş olduğunu ve tahsil edilemediğini, bu nedenle bakiye alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatılmasının zorunlu hale gelmiş olduğunu, davalı borçlunun, ödeme emrinin tebliğinden sonra süresi içerisinde takip dayanağı faturanın tamamına “borcum yoktur” diyerek soyut bir itirazda bulunmuş olduğunu ve bu nedenle takibin durduğunu, davalının itirazının takibe konu edilen bakiye alacak kısmına yönelik olmadığını, davalının itirazının haksız ve dayanaksız bir itiraz olduğunu, davalının bu itirazının amacının alacağın tahsilini engelleyerek takibi sürüncemede bırakmak olduğunu ve itirazın kötü niyetli olduğunu, taraflar arasında başlatılan ... Arabuluculuk Bürosu’nun... Büro ve ... Arabuluculuk numaralı dosyası kapsamında yürütülen arabuluculuk süreci, █████/2025 tarihinde gerçekleştirilen görüşmede taraflar arasında anlaşma sağlanamaması nedeniyle "anlaşamama" ile sonuçlanmış olduğunu, açıklanan nedenlerle, borçlunun haksız itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.Mahkememizce yasaya uygun araştırma ve inceleme yapılmış ve tetkikinden;Huzurdaki davanın davacı tarafça takip ve dava konusu edilen alacağın tahsili bakımından davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı verilmesi istemine ilişkin olduğu görülmüştür.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.Dosya incelendiğinde, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere yanıtında davacı ve davalı tarafın ticari işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği, ... Odaları Birliği tarafından gelen yazı cevabına göre tarafların esnaf kaydına rastlanılmadığı, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından gelen yazı cevabında ise davacının ortaklık ve yöneticilik bilgisinin bulunmadığının ve davalı tarafından ise herhangi bir mükellefiyet kaydı, ortaklık ve yöneticilik bilgisinin bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların; ''Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın “a-f” bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır.Eldeki davada; ... Ticaret Sicil Müdürlüğü, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından gelen cevabi müzekkereleri uyarınca dava tarihi itibari ile tarafların tacir olmadığı ve davaya bakmakla görevli mahkemenin davanın niteliği itibariyle genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Mahkememizin görevsizliğine, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE,2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,3-HMK' nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretlerinin o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,Dair; davacı vekilinin yüzüne, diğer tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır