**Uyuşturucu madde ticareti suçunda örgüt faaliyeti dışı gizli soruşturmacı ve ayrı kararsız teknik takip delilleriyle verilen mahkûmiyetin hukuka aykırı bulunarak bozulması.**
Özet: Uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkum edilen sanık hakkında, suçun örgüt faaliyeti kapsamında işlenmemesine rağmen gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ile ayrıca karar alınmaksızın teknik araçlarla izleme yapılmasının hukuka aykırı delil elde etme yöntemleri olduğu, bu hukuka aykırı delillerle yapılan kimlik tespiti ve savunmanın da geçersiz olduğu, dolayısıyla dosyada sanığın cezalandırılmasına yeter başkaca hukuka uygun delil bulunmadığından, beraat etmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 139. maddesine göre gizli soruşturmacı görevlendirilebilmesi için, işlenen suçun kanunda sayılan ve gizli soruşturmacı kullanılabilecek suçlardan olması, suçun işlendiği konusunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması, başka yolla delil elde etme imkânının bulunmaması, suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir suç olması ve yetkili ve görevli mahkemece bir karar verilmesi gerekir.Dava konusu suç uyuşturucu madde ticareti yapma suçu olduğu halde, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suç olmadığı, 5271 sayılı CMK'nın 139/4. maddesine göre örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen suçlarda gizli soruşturmacı görevlendirilemeyeceği; yine aynı Kanun'un "Teknik Araçlarla İzleme" başlıklı 140. maddesindeki düzenlemeye göre, sanığın teknik araçlarla izlenmesine ilişkin bir karar bulunmadığı, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin karara dayanılarak ve 5271 sayılı CMK'nın 140. maddesi uyarınca ayrıca bir karar alınmadan teknik araçlarla izleme ve görüntüleme ve ses alma işlemi yapılamayacağı gözetilmeden elde edilen deliller hukuka aykırı olup hükme esas alınamaz.Dosyada mevcut olan 22.08.2013 tarihli tutanağa göre hukuka aykırı olarak alınan görüntü kaydına dayanılarak sanığın kimlik tespitinin yapıldığı, savunmasının da bu görüntüler gösterilmek suretiyle alındığı, bu şekilde elde edilen delilin de hukuka aykırı olduğu ve hükme esas alınamayacağı anlaşıldığından, cezalandırılması için başkaca da delil bulunmayan sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerine görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,01.12. 2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.