Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli tahsili davasında, idarenin imar planını uygulamamasıyla fiili el koyma tespiti, temyizde kesinlik sınırı nedeniyle kısmi ret ve esas incelemesi.
Özet: Bir taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı iddiasıyla açılan bedel tahsili davasında, ilk derece mahkemesi davanın kabulüne hükmetmiş; davalı idarenin istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesi, fiili el atma olmasa dahi idarenin uzun yıllar imar planını uygulamayarak pasif kalmasının mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiğini ve kamulaştırmasız el koyma niteliğinde olduğunu belirterek, istinafı esastan reddetmiş, ancak kamu düzeni gereğince ilk derece kararını bazı mirasçı payları yönünden düzeltip yeniden davanın kabulüne karar vermiş; nihayetinde Yargıtay, temyiz edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması sebebiyle bazı davacılar yönünden temyiz istemini reddederken, diğer davacılar için temyiz incelemesine geçmiştir.

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararKARAR
: Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 11. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddi ile kamu düzeni gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.... haricindeki davacılar yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.Bu nedenle; davalı idare vekilinin ... haricindeki davacılar yönünden temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.Davacılar ... yönünden, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 416 71... parsel sayılı taşınmazın imar planında ilkokul alanı olduğunu ve kamulaştırmasız el atıldığından tazminat bedelinin daüvalı idareden tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA.İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı, derdestlik, husumet görev ve yetki itirazlarının bulunduğunu, idarelerince yapılmış bir fiili el atmanın bulunmadığını, m² birim değerinin yüksek hesaplandığını, uzlaşma yönünde itirazları olduğunu, 3194 sayılı İmar Kanunu değişikliğinin dikkate alınması gerektiğini, ıslah tarihinden itibaren faize karar verilmesi ve maktu vekâlet ücretinin hüküm altına alınması gerektiğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1992 onay tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "ilkokul alanı" olarak ayrıldığı, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre üzerinde herhangi bir yapı veya tesisin olmadığı, boş olduğu bu yönüyle taşınmaza fiili el atmanın söz konusu olmadığı anlaşılmış ise de, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, taşınmaz ile aynı bölgede bulunan ve yargı denetiminden geçerek kesinleşen 76 38... parsel sayılı taşınmaz yönünden tespit edilen bedel de değerlendirilmek suretiyle bedelinin tespit edilerek dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline dair kararda bir isabetsizlik görülmemiş; ancak taşınmazda davacılar murisleri ... ile ... malik olup muris paylarının iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından, istinaf başvurusunun esastan reddi ile kamu düzenine ilişkin olarak resen yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri etmiş, ek temyiz dilekçesinde de davacı ...’ın miras hissesi yanında kendi hissesinin de bedeline hükmedilmiş olmasına rağmen, sadece murisinden gelen hissesinin iptaline karar verilmiş olduğunu ileri sürerek kararın bosulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, davacı malikler ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz değerinin tespit edilmesi ve idareden tahsili istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi bedelin sorumlu davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.4. Davacılardan ...’ın murisinden gelen hissesi haricinde, kendi hissesinin de bedeline hükmedildiği halde, hissesinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmemesi,5. 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmü getirilmiş olup, bu hüküm ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gözetilerek maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;A. Davalı İdare Vekilinin ... Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden;Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,B. Davalı İdare Vekilinin Davacı ...’a İlişkin Temyizi Yönünden;1. Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “taşınmazda” kelimesinden sonra gelmek üzere “davacı ... ve” ibaresinin eklenmesi, (7) numaralı bendin tamamen çıkartılması, yerine “Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 42.830,00 TL nispi vekâlet ücretinin ... haricindeki davacılara, 9.200,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacı ...’a, davalı idareden alınarak verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.