İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde haksız fiilden kaynaklanan trafik kazası sonrası araç değer kaybı tazminat talebi davası.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının, müvekkiline ait aracın trafik kazasında karşı tarafın sigortalısı olan aracın kusuruyla uğradığı maddi hasar ve değer kaybının tazmini talebiyle açtığı bir davayı ele almaktadır; davacı kusursuz olduğunu ve sigorta şirketinin değer kaybından sorumlu olduğunu ileri sürerken, davalı sigorta şirketi daha önce yapılan ödemelerle sorumluluklarının yerine getirildiğini, aracın değer kaybı yaşamadığını ve davanın zamanaşımı gibi nedenlerle reddedilmesi gerektiğini savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; 13.11.2023 tarihinde ...mevkiinde müvekkili ... adına kayıtlı ve sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketinin sigortalısına ait ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, müvekkili adına kayıtlı aracın, ...Caddesinde seyir halindeyken solunda bulunan ... numaralı sokağa dönüş yaparken ... numaralı sokaktan çıkmakta olan davalı sigorta şirketinin sigortalısına ait ... plakalı aracın fren sistemi boşalarak müvekkilinin aracına çarptığını, ... kayıtlarından da görüleceği üzere müvekkilinin kusur oranının %0 'olduğunu, davalı şirket sigortalısının kusurlu davranışı ile müvekkilinin aracında hasarlar meydana geldiğini, söz konusu hasarlara ilişkin davalı sigorta şirketi tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, bilindiği üzere, haksız fiillerde sorumluluğu düzenleyen TBK 49/1 maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." düzenlemesinin yer aldığını, dolayısı ile kusurlu olduğu eksper raporlarında açıkça belli olan davalının, müvekkilinin uğradığı zararı kusuru oranında karşılamakla yükümlü olduğunun kanunun amir hükmü gereği olduğunu, dava konusu olay nedeni ile oluşan değer kaybı bedeline ilişkin zarardan, davalı sigorta şirketinin de sorumlu olduğunu, zira, ZMMS Genel Şartları ve Yargıtay içtihatları gereğince, değer kaybının teminat kapsamında yer aldığını ve sigorta şirketlerinin de haksız fiil failleri ile birlikte müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olduğunu, işbu kaza sebebi ile müvekkiline ait araçta maddi hasar meydana geldiğini, meydana gelen hasar sebebiyle de müvekkiline ait araçta değer kaybının oluştuğunu, müvekkilinin aracının onarım işlemlerini gerçekleştirdiğini, bu işlemlerden sonra aracın orijinal olma özelliğini yitirdiğini, tramer kayıtlarına hasar kaydı işlendiğini ve bu nedenle aracında değer kaybının meydana geldiğini, bu itibarla, araçta meydana gelen değer kaybının tahsil edilmesi için ... plakalı araç sürücüsünün sigortalısı olarak bulunan sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak davalı sigorta şirketi tarafından bugüne kadar herhangi bir cevap alınamadığını, davalı şirketin sigortalısının, meydana gelen kaza sonucu haksız ve kusurlu olması nedeniyle davalının, müvekkilinin uğradığı maddi zararları müteselsil sorumluluk kapsamında karşılamakla yükümlü olduğunu, bildirerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulüne, 13.11.2023 tarihinde davalının sigortalısının kusuru sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebi ile müvekkilinin aracında meydana gelen şimdilik 10,00-TL değer kaybı, (HMK 107 uyarınca) temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi; aksi kanaatte olunması halinde yasal faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından başvuru öncesi ödeme yapıldığını, tüm sorumlulukların yerine getirildiğini, söz konusu hasar dosyasından gerekli değerlendirmeler yapılarak; 02.01.2024 tarihinde davacıya 25.000,00- TL. maddi hasar, 02.01.2024 tarihinde davacıya 5.000,00-TL. maddi hasar ödemesi yapıldığını, yapılan ödemeler ile müvekkili şirketin sigorta poliçesinden kaynaklanan sorumluluğunun yerine getirildiğini, bu nedenle iş bu haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin zaman aşımına uğramış olduğunu ayrıca davanın görevli ve yetkili olmayan mahkemede açıldığını, davanın bu yönlerden de reddini talep ettiklerini, davacının aracında değer kaybının oluşmadığını, hasarlı araç fotoğrafları üzerinde yapılan incelemelerde boya altı macun ve onarım izlerinin olduğunu ve evvelinde de aynı kısımlardan hasarlandığı kaanatine varıldığını, mükerrer hasar olarak değerlendirilmesinin gerektiğini ve davanın reddedilmesi gerektiğini, davayı kabul mahiyetine gelmemek kaydıyla davacı tarafın taleplerinin genel şartlar kapsamı dahilinde değerlendirilmesi gerektiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların Karayolları Trafik Kanunu ve Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğunu, söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağını, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiş Trafik Sigortası Genel Şartlarının, değer kaybı taleplerini maddi hasarlara ilişkin verilmiş poliçe teminatı kapsamında değerlendirmekle birlikte genel şart ekinde yer alan değer kaybı hesaplama esasları ve teminat dışı haller kriterleri getirilerek bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini belirttiğini, davacı tarafın aracında gelen hasarın boyutunun, hasarlanan parçalar ve işçiliğin gözetilmesi gerektiğini ve değer kaybı talebinin reddedilmesi gerektiğini, değer kaybı talebinde bulunan aracın önceki kazasının bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiğini, değer kaybı talep edilen aracın uyuşmazlık konusu kaza öncesi kazaya karıştığının tespiti halinde davanın reddinin gerektiğini, aracın sonradan meydana gelmiş olan kazası neticesi tekrar değer kaybına uğramasının mümkün olmadığını, önceki hasarlar sebebiyle değer kaybına uğramış olan aracın değer düşüklüğünden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, nitekim vasıtanın evvelki hasarlarının mahiyeti ve miktarının da vasıtanın değer kaybı hesaplamasında en önemli etkenlerden biri olduğunu, evvelden hasarı olmayan (onarım veya boya işlemi görmeyen) orijinal bir vasıtanın değer kaybının daha yüksek, evvelden hasarı olan bir vasıtanın değer kaybının ise daha düşük olacağını, evvelden hasarı olan ve yine aynı bölgeden hasar gören vasıtaların değer kayıplarının ise; asgari seviyede olacağını, bu tür durumlarda piyasa değeri ve değer kaybının; evvelki hasarların ve nihai değerlendirilen mevcut hasarın miktarı ve niteliğinin mukayesesiyle tespit ve takdir edildiğini, kaza tespit tutanaklarının kesin delil olmadıkları gibi bilirkişi raporu niteliğinde de olmadığını, kusur derecesi ve dağılımının, hatta olayın oluş şeklinin özel ve teknik bir çözümleme gerektirdiğini, bu nedenle talep konusu olayın çözüme kavuşturulması için kusur yönünden öncelikle bilirkişi incelemesi yapılmasının gerektiğini, kusur oranlarının tespitinin ancak ve ancak uzman bilirkişiler aracılığı ile yapılabileceğini, başvuru sahibi vekilince gerekçesini anlayamadıkları bir şekilde ticari faiz isteminde bulunulmakta ise de; araç işleteninin tacir olmadığı ve araç tescil belgesinde aracın kullanım şeklinin hususi olduğunun belirtildiği gibi somut olayda zarar gören 3. kişi konumunda olan başvuru sahibinin işleten ve müvekkili şirket arasında ticari bir ilişki bulunmadığını, tazminat talebinin haksız fiilden kaynaklandığını, Karayolları Trafik Kanunu’nun tazminatın biçimi ile ilgili Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümlerine gönderme yaptığı ve Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda da uygulanacak faizin yasal faiz olduğu dikkate alındığında başvuru sahibi vekilinin avans faiz isteminin reddinin gerektiğini bildirerek huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın usul ve esastan reddine, kusur yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına, avans faiz talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların arasındaki uyuşmazlık; █████/2023 Tarihinde meydana gelen davaya konu kaza nedeniyle bu tarihte davacıya ait ... plakalı araçta değer kaybı meydana gelip gelmediği, meydana gelmiş ise miktarının tespiti ve davalının sorumlu olup olmadığına ilişkindir.
Mahkememiz dosyasına makine mühendisi bilirkişisi ... ile trafik bilirkişisi ... tarafından sunulan 25.08.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda; "Mahkemenizce tarafımıza tevdi edilen görev, dosya muhteviyatındaki bilgi, belge ve iddialar, tarafların beyanları, dava konusu trafik kazası tutanağı, aracın yaşı, modeli arabada oluşan hasarın niteliği ve geçmiş tramer kayıtları göz önünde bulundurularak gerekçeleri raporumuzun inceleme ve değerlendirme bölümünde detaylı olarak belirtildiği üzere, sayın mahkemenizin de değerlendirmelerimize iştirak etmesi halinde, 3-11-2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında * ... Plakalı minibüs sürücüsü ...'ın maddi hasar ile neticelenen trafik kazasında % 25 (yüzde yirmi beş) oranında tali derecede kusurlu olduğu * ... plakalı otomobil sürücüsü ...”nun maddi hasar ile neticelenen trafik kazasında % 75 ( yüzde yetmiş beş) oranında asli derecede kusurlu olduğu * Davacıya ait ... plakalı araçta değer kaybı meydana gelmediği şeklinde değerlendirilebileceği görüş ve kanaatine varıldığı" yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Mahkememiz dosyasına makine mühendisi bilirkişisi ... ile trafik bilirkişisi ... tarafından sunulan 20.10.2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; "Davacı taraf vekilinin itiraz dilekçesinde belirttiği hususlar doğrultusunda tüm dosya kapsamı yeniden tetkik edilmiş olup, dava konusu olayın █████/2023 günü saat 22.40 sıralarında meydana geldiği, ...plakalı minibüs sürücüsünün seri sırasında olay mahalli kavşağa geldiğinde, seyir istikametine göre yolun sağından tali yoldan gelen ve kavşağa giriş yapan ... plakalı otomobil ile çarpışma sonucu olayın meydana geldiği tespit edilmiş olup, 2918 Sayılı K.T.K.una göre sürücüler kavşaklara yaklaştığında seyrini asgari hadde düşürmek zorunda oldukları, yeterli mesafeden yoldaki mevcudiyetini belirtecek tarzda tali yoldan gelerek anayola giriş yapan sürücülere ikaz ve uyarıda bulunmak zorunda oldukları, ayrıca yine vaktin gece, aydınlatmanın mevcut bulunduğu meskun mahal içerisinde seyrini mahal şartlara göre ayarlamadığı, minibüsün sağ ön tampon kısmı ile sağından gelerek kavşağa giriş yapan otomobilin sol ön tampon tarafına çarptığı anlaşılmış olup, minibüs sürücüsünün bölünmüş tek yönlü yolda seyretmesinin kusursuz olacağı diye bir hususun olmadığı, gerekli tedbirleri zamanında almadığından dolayı % 25 oranında kusurlu olduğu yeniden tespit edilmiş olup, bu cihetle heyetimiz tarafından tanzim edilen KÖK RAPORDAKİ kusur oranlarının olayın oluşumunda aynen geçerli olduğu kanaatine varıldığı, ayrıca değer kaybı yönünden yeniden dosya tümü ile birlikte değerlendirildiğinde, ... plakalı minibüsün dava konusu hasar aldığı parçaların geçmiş dönemde de aynı yerden hasar aldıkları ve onarım gördükleri, parçaların orijinal parça değerin de bulunmadığı gibi minibüsün geçmiş dönemde de fazla hasarlarının mevcut bulunduğu, bir aracın değer kaybının oluşabilmesi için aracın parçalarının geçmiş dönemde aynı yerden hasar görmemesi ve parçaların orijinal olması gerektiği, bu cihetle KÖK RAPORDA TESPİT ETTİĞİMİZ ARAÇTA DEĞER KAYBI OLUŞMAMIŞTIR yönündeki raporumuzun da olayın oluşumunda aynen geçerli olduğu" yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararında " Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davacıya ait aracın söz konusu kaza öncesinde karıştığı trafik kazaları nedeniyle yine aynı bölgeden hasar gördüğünden değer kaybı olmayacağına ilişkin bilirkişi raporuna dayanarak, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına" belirtilmiştir."
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, █████/2023 tarihinde davacının maliki olduğu ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması neticesinde davaya konu kazanın meydana geldiği, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde kaza neticesinde davacıya ait ... plakalı araçta hasar oluştuğunun ve davacıya ait araçta değer kaybı meydana geldiğinin beyan edilerek bu davanın açıldığı, ... plakalı araç yönünden araç maliki ile davalı sigorta şirketi arasında düzenlenmiş kaza tarihini kapsar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunduğu, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait araç yönünden davaya konu kaza tarihinden önceki kaza ve hasar bilgilerinin dosya içerisine alındığı, davaya konu kazaya ilişkin kusur oranlarının tespiti ve talep edilebilecek değer kaybı bedelinin bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişi heyetinden █████/2025 tarihli kök rapor ve bu rapora karşı itirazların değerlendirildiği █████/2025 tarihli ek raporun alındığı, alınan raporda ... plakalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu, ... plakalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğunun, davacıya ait araçta davaya konu kaza nedeniyle değer kaybı meydana gelmediğinin belirtildiği, dosya içerisine alınan müzekkere cevaplarından davaya konu kaza tarihinden önceki davacıya ait ... plakalı aracın karıştığı kazalarda aracın aynı bölgeden hasar aldığının anlaşıldığı, bilirkişilerin kök ve ek raporunda davaya konu kaza tarihinden önceki davacıya ait aracın karıştığı kazalarda aynı bölgeden hasar aldığından davaya konu bu kaza nedeniyle değer kaybı oluşmayacağının tespit edildiği, alınan kök ve ek raporun mahkememizce denetime elverişli ve uygun bulunduğu, teknik yönden alınan kök ve ek rapor doğrultusunda davaya kaza nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğine göre 10,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. █████/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!