İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklı 100.000 TL tercüme alacağı ve icra inkar tazminatı talepli itirazın iptali davası.
Özet: Davacı, davalıya sağladığı 149.906,25 TL değerindeki tercüme hizmetleri karşılığında düzenlediği makbuzlara istinaden, davalının yaptığı 49.906,25 TL’lik kısmi ödemeye rağmen bakiye 100.000 TL alacağını e-posta yazışmalarında söz vermesine rağmen ödememesi üzerine başlattığı icra takibine haksız itiraz etmesi nedeniyle, bu itirazın iptaliyle takibin devamına ve borcun likit olması sebebiyle %20den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:███████ EsasKARAR NO
:███████DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2025KARAR TARİHİ
:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; "Müvekkil davacı ...; davalı ... A.ş. Unvanlı şirkete tercüme bedeli olarak iş yapmıştır. İşin gereği davalı şirkete e-Serbest meslek makbuzu kesip düzenlemiştir. Müvekkilin yaptığı hizmet karşılığında kestiği makbuzların bilgileri şu şekildedir; ... no ve 20.02.2024 tarihli 1.250,00-TL tercüme bedeli, ... no ve 20.02.2024 tarihli 56.562,50-TL tercüme bedeli, ... no ve 29.02.2024 tarihli 10,625,00-TL tercüme bedeli, ... no ve 29.02.2024 tarihli 54,281,25-TL tercüme bedeli, ... no ve 29.02.2024 tarihli 27.187,50-TL tercüme bedeli. ” Müvekkilin 29.02.2024 tarihinde davalıya sunduğu hizmet karşılığında düzenlenen yukarıdaki makbuzlara dayanan toplam 149.906,25-TL alacağı bulunmaktaydı. Davalı tarafça bu makbuzlara itiraz edilmediği gibi 12.06.2024 tarihinde 49.906,25-TL tutarında banka havalesi ile kısmi ödeme yapılmıştır.” Yapılan kısmi ödeme sonucunda müvekkilin 100.000,00-TL bakiye alacağı bulunmaktadır. Ayrıca taraflar arasında yapılan 25.06.2024 tarihli e-mail yazışmasında (yazışma sureti ektedir) davalı şirket ödemelerde aksama olacağını ve 2024 Temmuz ayı içerisinde bakiye tutar için ödeme yapacağını beyan etmişse de ödeme yapmamıştır. Daha sonra yine taraflar arasında yapılan 29.07.2024 tarihli e-mail yazışmasında (yazışma sureti ektedir) davalı şirket cari bakiyeyi ödeme Listesine dahil ettiğini ve 2024 Ağustos ayında ödeme yapacağım müvekkile beyan etmişse de sabit olan 100.000,00-TL bakiye tutarına dair alacağımıza ilişkin herhangi bir ödeme yapmamıştır. Müvekkilin alacağı sebebiyle davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyası ile 100.000,00-TL tutarında takip başlatılmıştır. Davalı taraf haksız ve yersiz olarak 02.09.2024 tarihinde tüm alacağa, borca, faiz ve ferileri açısından itiraz edilmiş olup takip durmuştur. Alacak tutarın tahsili için taraflar arasında görüşme yapılsa da anlaşma sağlanamamıştır. Tarafımızca işbu İtirazın İptali Davası öncesi Ticari Uyuşmazlıkta Dava şartı olması sebebiyle İstanbul Arabuluculuk Bürosu 2024/... dosya numarası ile arabuluculuk görüşmeleri yürütülmüş ancak anlaşma sağlanamamıştır. Mevcut durumda müvekkilin alacağı için işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olmuştur. Her ne kadar takipte kesinleşen tutar üzerinden itirazın iptali davası açılmış olsa da Yargıtayın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere alacak; Likit ve belirlenebilir olmalı, Yargılamaya gerek duyulmaksızın borç miktarı tespit edilebilmeli, Borcun ödenmesi haksız olarak gerçekleşmemiş olmalıdır. Huzurdaki davada borca itiraz edilerek tarafımızı işbu davayı açmak zorunda bırakan davalı tarafın aleyhinde İİK m.67 mesnediyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebimiz vardır. Alacak tutarı borçlu tarafından da kolaylıkla belirlenebilir olup para alacağı olmasından mütevellit likit ve belirlenebilir olma şartını yerine getirmektedir. Borç tutarı tarafımıza sebepsiz bir şekilde ödenmemiş olup bu bilgiler ışığında İcra İnkar Tazminatı şartlarının gerçekleştiği kanaatindeyiz. "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşaği olmamak üzere, uygun bir tazminata mahkum edilir." şeklinde beyanda bulunarak izah edilen tüm bu nedenlerle .... İcra Dairesi'nin 2024/ ... Esas sayılı icra dosyasında 100.000,00-TL olan alacak tutarına, borca ve ferilerine borçlu tarafından yapılan itirazın iptaliyle takibin devamına, borca itirazında kötü niyetli olan borçlunun İİK gereğince %20' den az olmamak kaydıyla İcra inkar tazminatı Ödemeye mahkum edilmesine, bilcümle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; "Müvekkil Şirket ... İnşaat 1993 yılında İstanbul'da kurulmuş; hastane, nitelikli konutlar, özel villa, endüstriyel yapılar, yönetim binaları ve tarihi binalar, banka binaları, sosyal tesis ve alışveriş merkezleri gibi birçok alanda mühendislik, mimarlık ve müteahhitlik hizmetleri vermiş; çok sayıda projeyi başarıyla tamamlamış, güçlü ve deneyimli bir kuruluş, iştigal konusunu oluşturan İnşaat sektöründe Hem Türkiye'de hem başka ülkelerde tanınmış ve önde gelen bir firmadır. Davacı taraf müvekkil şirket ile aralarında tercüme hizmeti verilmesi için bir . Anlaşma bulunduğunu; bu anlaşma kapsamında sunulan tercüme hizmeti karşılığı müvekkil şirketten ödenmemiş fatura alacağı bulunduğunu ileri sürmektedir. Davacı taraf müvekkil şirketten ödenmemiş fatura alacağBi olduğunu İddia etse de müvekkil şirketin davacı tarafa Ödenmemiş fatura borcu bulunmamaktadır. Davacı tarafın alacak iddiasının aksine taraflar arasında mutabakata varılmış bir borç da bulunmamaktadır. Davacı tarafın belirttiği alacak miktarı ile davalı müvekkilin hesapları örtüşmemektedir. Davacı taraf anlaşmaya aykırı, fahiş faiz oranlarıyla haddinden fazla bir borç miktarı ortaya çıkarmıştır. Bu da taraflar arasındaki anlaşmanın kötüye kullanılması ve müvekkili mağdur etmekten başka bir anlam taşımamaktadır. Müvekkil şirketin iş hacmi ve büyüklüğü düşünüldüğünde davacı şirketin piyasada Müvekkil Şirketin ticari itibarına telafisi mümkün olmayan zararlar verecek şekilde hareket ettiği görülmektedir. Müvekkil şirketin ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde davacı tarafın alacak iddiasının doğru olmadığı görülecektir. Öte yandan davacı tarafın icra takibine konu ettiği faturalara dayanak tercüme metinlerinin dosyaya sunulması ve uzman bilirkişi marifetiyle davacının sağladığı tercüme hizmetinin bedelinin belirlenmesi ve kesilen faturalardaki bedellerinin sağlanan hizmetle örtüşüp örtüşmediğinin tespiti gerekmektedir. Davacı tarafın talep etmiş olduğu fatura alacağının mevcudiyeti yargılamayı gerektirmektir. Fatura alacağına ilişkin talepler mevzuata aykırı ve hukuki dayanaktan yoksundur. Bu nedenle tarafımızca borca itiraz etme zorunluluğu olmuştur. Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekmektedir." şeklinde beyanlarda bulunarak arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Dava, tercüme bedeline ilişkin faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir.Bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır..... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine toplam 100.000,00-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun █████/2024 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür.Bilirkişinin düzenlediği █████/2025 tarihli 6 sayfadan ibaret raporunda özetle; Dava dosyası ibraz edilen bilgi ve belgelerin incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde ve Nihai takdir ve değerlendirme sayın mahkemeye ait olmak üzere; Taraf Defterlerinin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı, Onayların Bulunup Bulunulmadığı, Yönünden Değerlendirme: Davacı defter beyan sistemine ait serbest meslek defterini ibraz ettiği Davacı İbraz serbest meslek defterini kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış tasdiklerinin yaptırıldığı( kapanış tasdiki muaftır) ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu görülmüş olup, mevcut tespitlere göre Davacının Ticari defterinin huzurdaki davada delil olarak değerlendirilmesi hakkında nihai karar sayın mahkemenin takdirinde olduğu, Davalı taraf ticari defterleri ibraz etmediği bu nedenle davalı tarafa ait ticari defterler üzerinden inceleme tespit ve değerlendirme yapılamadığı ancak davalı taraf flash bellek içinde davacıya ait açık hesap dökümü delil olarak ibraz ettiği, Konu hakkında takdir ve değerlendirme sayın mahkemeye ait olduğu, Faturaların Taraf Defterlerinde Yer Alıp Almadığı Yönünden Değerlendirme: Davacının ibraz edilen serbest meslek defterlerinde icra ve dava konusu yapılan serbest meslek makbuzları ( faturaları) davacının ticari defterinde usulüne uygun olarak kayıtlı olduğu ve takip itibariyle icra ve dava konusu serbest meslek makbuzları ( faturaları) tutarlarından dolayı davalından 100.000,00.-TL alacağı olduğu, Davalı taraf ticari defterleri ibraz etmediği bu nedenle davalı tarafa ait ticari defterler üzerinden inceleme tespit ve değerlendirme yapılamadığı ancak davalı taraf flash bellek içinde davacıya ait açık hesap dökümü delil olarak ibraz ettiği, ibraz edilen davacı açık hesap dökümüne göre davacı tarafa icra takip tarihi itibariyle icra ve dava konusu serbest meslek makbuzları (faturaları) tutarlarından dolayı100.000,00-TL borçu olduğu tespit edildiği, Faturanın Davalıya Tebliğ Edilip Edilmediği, Fatura İçeriği Hizmet Veya Malın Davalı Tarafça Alınıp Alınmadığı, Davalının icra ve dava konusu serbest meslek makbuzlarını tebliğ aldığı, yasal süresi içinde dava konusu serbest meslek makbuzu itiraz etmediği Serbest meslek makbuzlarına (Faturalara) davalı tarafından yasal süresi içinde itiraz edilmediğine göre serbest meslek makbuzlarına (faturalara) davalı tarafından kabul edildiğine karine getirmek gerektiği, Takip Tarihi İtibariyle Davacının Alacağının Bulunup Bulunmadığı Var İse Miktarının Tespiti Yönünden Değerlendirme: Davacının .... İcra dairesinin 2024/... dosya numarası ile davalı aleyhine yaptığı icra takibinde davalından 100.000,00.-TL alacağı olduğu değerlendirildiği, davacı alacağına takip tarihinden itibaren Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı uygulanması gerektiği, şeklinde bilirkişi görüşüne ulaşılmıştır.Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında tercüme hizmetine ilişkin ticari ilişki bulunduğu, dava konusu takibe ilişkin borç bakiyesi bulunduğu ve bu anlamda cari hesap borç ilişkisinin oluştuğu, davacının bu cari hesap alacağının tahsili istemiyle icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, davacının alacağına dayanak olan faturaların davalıya tebliğ edildiği, faturaya itiraz olmadığı, davacı ticari defterlerini usulüne uygun tutulduğu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davalı tarafından ticari defter ve kayıtların ibraz edilmediği, ibraz edilen açık cari hesap dökümünde ise davaya konu faturaların kayıtlı olduğu, dolayısıyla davaya konu faturalara ilişkin işin yapıldığının kabulü gerektiği, aksini yazılı delil veya kesin delil ile ispat edebileceği, davalının ise herhangi bir ödeme belgesi ibraz etmediği, taraf defterleri arasındaki borç farkının bulunmadığı, mahkememizce alınan bilirkişi raporuna taraflarca itiraz edilmediğinden taraflar yönünden raporun kesinleştiği buna göre davacının davasını ispatladığının kabulü gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına,2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatı 20.000,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,3-Karar ve ilam harcı 6.831,00-TL nin peşin alınan 1.207,75-TL den düşümü ile kalan 5.623,25-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan 1.823,15-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan 6.280,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır