T.C. İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde, plakası tespit edilemeyen aracın neden olduğu trafik kazasında bedensel zarar gören davacının Güvence Hesabından daimi ve geçici iş göremezlik tazminatı talebi.
Özet: Davacı, 08.05.2016 tarihinde plakası tespit edilemeyen bir aracın neden olduğu trafik kazasında yaralanarak %18 daimi engelli hale gelmesi ve kusursuz olduğunun ceza mahkemesi kararlarıyla sabit olmasına rağmen, Güvence Hesabının tazminat talebini reddetmesi üzerine açtığı bu davada, uğradığı geçici ve daimi iş göremezlik, bakıcı ile tedavi giderleri kalemlerinde toplam 310.000 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle)
DAVA TARİHİ
: 28.12.2023
KARAR TARİHİ
: 16.12.2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.05.2016 tarih, saat 02:00'da davacının ---- plaka sayılı motosikleti ile ---- Bulvarı üzerinden ------ yönüne seyir halindeyken trafik ışıklarına geldiği sırada motosikletinin ön kısmıyla, karşı yönden gelip refüj boşluğundan U dönüşü yaparak ----- yönüne gitmek isteyen plakası tespit edilememiş --- renkli aracın sağ yan arka kısmına çarptığını ve çarpma neticesinde davacının yaralandığının----. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ---- ceza sayılı dosyası ile tespit edildiğini, ----- Asliye Ceza Mahkemesi'nin ---- Ceza, ------ sayılı gerekçeli kararında hükme esas alınmış olan bilirkişi raporuna göre davacının meydana gelen kazada herhangi bir kusuru bulunmadığının, kusurun plakası tespit edilemeyen beyaz renkli araç sürücüsünde olduğunun tespit edilmiş olduğunu, mezkur ceza Mahkemesi dosyası bilirkişi raporunda belirtilen plakası tespit edilemeyen beyaz renkli araç sürücüsü hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan ihbarda bulunulmasına karar verildiğini, davacı hakkında da beraat kararı verildiğini, Güvence Hesabına 11.10.2019 tarihinde müracaat edildiğini, başvuruya karşı ---- Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesine sebebiyet veren aracın---- plakalı araç olduğu, aracın sigorta poliçesinin düzenleyen ----. şirketine müracaat gerektiğini bildirerek red cevabı verildiğini, Güvence Hesabına --- Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesinden sonra açılan davada ---. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ---- ceza sayılı dosyasına bu aracın kazaya sebebiyet vermediğinin açıkça tespit edildiğini, kazaya ----- renkli plakası tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiğini ve Başsavcılıkça alınan raporun geçerliliğinin kalmadığı kesinleşmiş yargılama ile davacıya çarpan aracın plakası tespit edilemeyen araç olduğu hususunun sabit olduğunu ancak yine de nihai cevabın değişmediğini, ---- Cumhuriyet Başsavcılığının --- soruşturma sayılı dosyasında ---- plaka sayılı aracın kazaya sebebiyet verdiği düşünülerek iddianame hazırlandığını ve----- Asliye Ceza Mahkemesinin ------ ceza sayılı dosyasında yapılan yargılamada kazaya bu aracın sebebiyet vermediği plakası belirlenemeyen ----- renkli bir aracın sebep olduğunun hüküm altına alındığını, Güvence Hesabının red cevabının kesinleşmiş yargı kararına aykırı olduğundan kendilerine tazminat ödemesinin yapılması gerektiğini, ------ Asliye Ceza mahkemesi tarafından yapılmış ve hükme esas alınmış bilirkişi raporuna göre davacının meydana gelen kazada kusuru bulunmadığı kusurun kamera görüntülerine göre beyaz renkli plakası belirlenemeyen araçta olduğu açıkça ortaya konulduğunu, Güvence Hesabı tarafından davacının T.C. Sağlık Bakanlığı ------ Hastanesine sağlık kurulu raporu için gönderildiğini, 12.12.2019 tarihli rapora göre davacının %18 engel oranına sahip olduğunun tespit edildiğini, daha sonra yine Güvence Hesabı talebi üzerine T.C. Sağlık Bakanlığı ------Hastanesi'nden alınan 14.02.2020 tarihli rapora göre de %18 engel oranı tespit edildiğini, davacının sağ dizinde yer alan kırık nedeniyle uzun süre bakıma muhtaç olduğunu, geçici süre ile işinden geri kaldığını, bunun yanı sıra oluşan hasar nedeniyle hayat boyu da engeli olduğunu, tüm bu nedenlerle; davacının uğradığı daimi iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin tazminini talep etme zorunluluğu doğduğunu, birçok yargı kararıyla davacının plakası belirsiz bir aracın kusuru ile sebebiyet verdiği kazada yaralandığının sabit olduğunu ancak davacının hak etmiş olduğu tazminatı Güvence Hesabından bu güne kadar alamadığını, usul ve yasaya uygun alınacak maluliyet raporuna göre alacak belirlenebilir olacağından alacağın ileride belirlenmek üzere HMK.nun 107 Maddesi gereği belirsiz alacak davası olmak üzere uğradığı trafik kazası nedeniyle oluşan bedeni hasar için geçici iş göremezlik tazminatı, daimi iş göremezlik tazminatı, bakıcı, sağlık ve tedavi giderlerinin, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava Değeri Artırım Dilekçesi
: Davacı vekili 01.12.2025 tarihli dilekçesi ile HMK M.107 uyarınca anılan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava değerinin artırımı yoluna gidilerek dava dilekçesinde 100,00-TL bedeni hasar sebebi ile oluşan geçici işgöremezlik tazminatı, 100,00-TL daimi iş göremezlik tazminatı, şimdilik; 100,00-TL bakıcı gideri ve 100,00-TL tedavi ve sağlık giderleri talebini, 309.700,00-TL daimi işgörmezlik tazminatı, 100,00-TL geçici işgöremezlik tazminatı, 100,00-TL bakıcı gideri, 100,00-TL tedavi ve sağlık giderleri olmak üzere toplam 310.000,00-TL'nin kaza tarihi olan 08.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, kesin hüküm bulunması nedeni ile başvurunun reddi gerektiğini, kazaya sebep olan aracın ----- plakalı araç olduğunun tespit edildiğini ve aracın kaza tarihinde -----. tarafından yapılmış geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunduğundan husumet yokluğu nedeni ile davanın reddini, sağlık giderleri teminatının Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğunu, ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabı'nın sorumluluğunun 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. Maddesi hükmü gereğince sona erdiğini, davacı tarafından fiilen bakıcı tutulduğuna ilişkin ispata yarar hiçbir delil ve belgenin dosyaya sunulmadığı dikkate alındığında bakıcı giderine ilişkin talebin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, bakıcı giderinin talep edilebilmesi için fiili olarak, bir bakıcı çalıştırıldığının başvuru sahibi tarafından ispat edilmesi gerektiğini, müvekkili Güvence Hesabı’nın sorumluluğunun, kaza tarihi olan 08.05.2016 tarihinde geçerli olan teminat limiti tutarı 310.000,00-TL ve kazaya sebep olan sigortasız aracın kusur oranı ile sınırlı olduğunu, sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri, sürekli bakıcı gideri, tedavi gideri tek teminat klozlarından olduğunu, tek teminat dikkate alınarak eğer yetersizlik söz konusu ise yetersizliği nedeniyle aşkın taleplerin reddine karar verilmesini ayrıca maluliyet oranları arasında açık çelişki (%6-%18) bulunduğunu, işbu çelişkinin giderilmesi için Yönetmelik hükümlerine uygun yeni bir maluliyet raporu alınmasını, tazminat hesaplanması ihtimalinde Adli Tıp Kurum'undan alınacak raporlar ile kusur, maluliyet ve tazminat bilirkişileri marifetiyle vuku bulan zararın tespitini, tazminat hesaplaması yapılması ihtimalinde, davacının kaza sırasında kask ve koruyucu ekipman kullanmamış olması nedeniyle müterafik kusuru bulunduğunu, Yargıtay İçtihatları doğrultusunda en az %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasını, başvuru şartı yerine getirilmemiş olduğundan Güvence Hesabı’nın temerrüdü bulunmadığını, davacının kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine yönelik talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı davasının reddini, reddedilen kısım bakımından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Dava; kullanıcısı ve plakası bilinmeyen araç ile davacının sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracın çarpışması sonucu oluşan trafik kazasında; davacının davalı güvence hesabına karşı, sürekli-geçici iş göremezlik, tedavi, sağlık ve bakıcı zararının tahsili talepli maddi tazminat istemine ilişkindir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yatırmalarının zorunlu olduğu, Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9. maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabı'na başvurulabileceği öngörülmüştür. Aynı mahiyetteki düzenleme, Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesinde de yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle Güvence Hesabı'na husumet yöneltilebilmesi için bedensel zarara yol açan aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortasının yapılmamış olması gerekmektedir.Kaza tarihi itibarı ile aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi yaptırılmamış olması nedeniyle Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereği, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin kaza tarihindeki limitleri dahilinde işletenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu Güvence Hesabı karşılayacaktır. Güvence Hesabı'nın sorumluluğunun kapsamı ise, 01.06.2015 yani trafik kazasından önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirlenecektir.
Güvence Hesabı'na başvurulabilecek halleri düzenleyen 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesi ve Güvence Hesabı Yönetmelik'inin 9/1-b maddesi gereği, Güvence Hesabı'nın sorumluluğu için, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu bulunduğu halde bu sigortası yapılmamış olan bir aracın 3. kişinin zararına sebep olması gerekmektedir. Zorunlu olan trafik sigortasının yaptırılması bakımından da her şeyden önce, sigortası yapılacak aracın kanun kapsamında kalan tescilli bir araç olması gereklidir.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi █████/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, █████/2008 tarihi ile █████/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, █████/2013-█████/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, █████/2015-█████/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, █████/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, yaralananın çocuk olması halinde ise █████/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir. (Bkz. Yargıtay -----. HD'nin █████/2022 tarihli------ sayılı ilamı)
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; talep konusu davada kaza tarihi 08.05.2016 olup, bu tarih itibariyle maluliyetin belirlemesine esas yönetmeliğin "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu kazanın, 08.05.2016 tarihinde ----, ---, ---- yolu ---- bulvarında gece 02.00 civarında meydana geldiği,---- plakalı araç sürücüsünün ------ istikametine doğru giderken trafik ışıklarına doğru yaklaştığı sırada karşı yönden gelen plakası bilinmeyen bir aracın ışıkların olduğu yerdeki refüj boşluğundan U dönüşü yapmaya çalışırken seyir halinde olan -----plakalı motosiklet sürücüsünün beyaz renkli araca çarptığı ve çarpma sebebiyle kontrolu kaybederek sürücünün ve yolcunun yola savrularak yaralanmalı bir kazanın meydana geldiği görülmüştür. ---- Hastanesi'nden gelen müzekkere cevabında, ------ kurumlarına ait otomasyon sisteminde yer alan röntgen raporu, sağlık kurulu raporu ve cd (Radyoloji) evraklarının gönderilmiş olduğu, iş bu evraklar arasında yer alan 14.02.2020 tarihli Sağlık Kurulu Raporunun incelenmesi neticesinde, ------ T.C. Kimlik numaralı--- trafik kazası nedeniyle süresiz olarak, bağımsız, ortopedik ve kronik %18 oranında engelinin olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.----Asliye Ceza Mahkemesi'nin ----- esas sayılı dosyasında, sanık ----- "Taksirle Bir Kişinin Yaralamasına Neden Olma" suçu bakımından beraatine karar verildiği, kararın ------ yönünden 14.06.2021 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Gelen müzekkere cevabından, 16.09.2020 Tarihli Uyuşmazlık Başvurusu Bilirkişi Raporu'nun incelenmesi neticesinde; Güvence Hesabı'nın sorumluluğu kapsamında plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusur oranının %100 olduğu, ------ Hastaneden aldığı raporda maluliyet oranının %18 olarak hesaplandığı, davacı ---- sürekli işgöremezlik tazminat tutarının 208.523,12 TL olduğu, davacı ------ geçici işgöremezlik tazminat tutarının 12.239,43 TL olduğu, dosya kapsamında sunulan sağlık raporunda bakıcı ihtiyacı süresi belirtilmediğinden işbu raporda bakıcı gideri hesaplanamadığı, hesaplanan toplam 220.762,55 TL tazminat tutarının olay tarihi itibarıyla 310.000 TL'lik teminat limiti dahilinde olduğu belirtilmiştir. Adli Tıp ------ İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan raporda; kişinin tüm vücut engellilik oranının %10 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği belirtilmiştir.
Dava konusu kazadaki kusur durumunun tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, hazırlanan raporda dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığı, sürücüsü ve maliki tespit edilemeyen araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, hazırlanan raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle rapora itibar edilmiş ve dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığı, sürücüsü ve maliki tespit edilemeyen araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Yargıtay ----Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin █████/2020 tarih, ------ Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre baımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir.Davacının maddi zararının tespiti için dosya aktüerya bilirkişiye tevdi edilmiş, hazırlanan raporda; davacının talep edebileceği geçici işgöremezlik tazminat tutarının toplam 8.023.45 TL olduğu, bilinen dönem ve bilinmeyen dönem sürekli işgöremezlik tazminat tutarının toplam 1.047.150,64 TL olduğu, bakıcı giderinin 1.647,00 TL olduğu belirtilmiştir. Aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının Yargıtay -----. Hukuk Dairesi'nin içtihatlarına uygun olması sebebiyle rapora itibar edilmiştir. Zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin kaza tarihindeki limitleri dahilinde işletenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu davalı Güvence Hesabı karşılayacak olup kaza tarihi itibariyle kişi başı sakalanma ve ölüm teminat miktarı 310.000,00 TL ve kişi başı sağlık gideri teminat miktarı 310.000,00 TL'dir. Davacı taraf sunduğu dava değer artırım dilekçesi ile 309.700,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL bakıcı gideri ve 100,00 TL tedavi ve sağlık gideri talebinde bulunmuştur. Maluliyete ilişkin ATK raporunda tespit edilen maluliyet oranı, geçici iş göremezlik süresi, bir başkasının yardımına muhtaç olma süresi ve aktüerya bilirkişi raporunda hesaplanan bedeller dikkate alındığında, davacının taleplerinde haklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde; “...Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içerisinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." düzenlemesi yer almaktadır.Davalı bakımından temerrüt tarihi, davaya konu kazanın davalıya ihtar ya da ihbar edildiği tarihten itibaren sekiz iş günü sonrasıdır. Somut davada, dava dilekçesi ekinde sunulan belgeye göre davacının davalıya en geç 18.10.2019 tarihinde başvuru yapıldığı, sekiz iş günü sonunda 31.10.2019 tarihinde temerrüt gerçekleşmiş olup 31.10.2019 tarihinden itibaren faiz uygulanmıştır. Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın kabulüne; 309.700,00 TL sürekli işgörmezlik tazminatının, 100,00 TL geçici işgöremezlik tazminatının, 100,00 TL bakıcı giderinin ve 100,00 TL tedavi giderinin 31.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 21.176,10-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin harç ve 5.287,19-TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 15.619,06-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan toplam 5.557,04-TL peşin ve tamamlama harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 269,85-TL başvurma harcı, 38,40-TL vekalet harcı, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti, 5.850,00-TL Adli Tıp Kurumu fatura ücreti, 356,25-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 14.514,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından 121,60-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 49.600,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!