Eski çalışanın iş akdi sonrası rakip firmada göreve başlayarak rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasıyla açılan haksız rekabet tazminatı, cezai şart ve tedbir talepli dava.
Özet: Davacı şirket, eski çalışanı davalının hizmet sözleşmesindeki rekabet etmeme taahhüdüne aykırı olarak rakip bir firmada teknik satış temsilcisi olarak işe başlayarak aynı bölgede rekabet ettiğini ve menfaatlerine telafisi mümkün olmayan zararlar verdiğini ileri sürerek, sözleşmede yer alan son aylık ücretinin 10 katına tekabül eden cezai şartın tahsilini, davalının rakip şirketle iş ilişkisinin askıya alınması veya farklı bir bölgede çalıştırılması yönünde tedbir alınmasını talep etmiş; davalı ise rekabet yasağı koşullarının sağlanmadığını, üretim sırlarına erişiminin olmadığını ve distribütör olarak çalışan her iki şirketin de üretim sırlarına sahip olmadığını belirterek davanın reddini, aksi takdirde yasağın ve fahiş cezai şartın hakkaniyete uygun olarak sınırlandırılmasını istemiştir.

T.C.
İSTANBUL5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili tarafından ibraz edilen █████/2023 Tarihli dava dilekçesinden özetle; davalının tarafları bünyesinde çalışırken istifa ederek akabinde rakip firmada işe başlayarak rekabet yasağına aykırı hareket ettiğini, hizmet sözleşmesinde yer alan rekabet etmeme taahhüdüne rağmen bunu yaptığını, davalının işe başladığı firmanın tarafları ile aynı alanda faaliyet gösterdiğini, davalının işe girdiği rakip firmada tarafların da çalıştığı bölgede rakip ürünleri satmaya başladığını, dolayısıyla sözleşmede yer alan cezai şarta göre ceza tutarının davalıdan alınarak taraflarına ödenmesinin gerektiğini, davalının yasağa aykırı davranışının taraflarının menfaatlerine telafisi mümkün olmayan zararlar verdiğini, davacı ile aralarındaki sözleşmenin ilgili maddeleri uyarınca davalının taraflarında çalışırken aldığı son aylık ücreti üzerinden 10 aylık maaş tutarında cezai şart tutarını ödemesi gerektiği belirtilerek, davalının rekabet yasağına aykırı davranarak taraflarının rakibi olan şirkette çalışıyor olması ve davalının konumu ve sahip olduğu bilgiler nedeniyle ticari hayatında önemli derecede zarar oluşmasına sebebiyet verecek konumda olması nedeniyle yargılama boyunca davalının rakip şirket ile arasındaki iş ilişkisinin askıya alınmasını şayet bu mümkün değilse davalının davacı müvekkil nezdinde hizmet verdiği ... bölgesi dışında başka bir bölgede çalıştırılması yönündeki tedbir alınması, davanın kabulü ile şimdilik 500,00-TL'nin arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak taraflarına verilmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava ettiği görülmüştür.Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı usulüne göre tebliğ edilmiş olup, davalı vekili tarafından ibraz edilen █████/2024 tarihli cevap dilekçesinde; davacının iddialarını somutlaştırmak zorunda olduğunu,davada kanunda aranan rekabet yasağı koşullarının sağlanmadığını, SGK kayıtlarından da görüleceği üzere davalının halihazırda ... A.Ş nezdinde "teknik satış temsilcisi" olarak çalıştığını, ilgili firmanın esas itibariyle tıbbi ürünleriüreten bir firma olmayıp, distribütörlük faaliyeti gösterdiğini, davacı şirket ...’in de yine distrübitörlük faaliyeti üstlenmiş bir firma olduğunu, Nebs firmasının esasen satışı ve pazarlaması yapılan ürünlerin üreticisi konumunda olmadığı için davalının ürünlerin üretim sürecine, laboratuvar koşullarına, tıbbi içeriğine, üretim şekline ilişkin herhangi bir bilgi sahibi olabilecek konumda olmadığını, davacının da distribütör olması nedeniyle onun da üretim sırları gibi bilgilerinin bulunmadığını ve davalının bunları bilemeyeceğini, davalının iş tanımının, belirlenen ürünlerin belirlenen fiyatlar üzerinden tanıtım ve satışının yapılması olduğunu, davalının fiyatlar üzerinde değişim yapma yetkisi, ürünlerin üretimine katılma ve bilme yetkisi, işyerinin üretim sırlarına tanık olma yetkisi vb. yetkileri bulunmadığını, sözleşmede yer alan rekabet yasağının ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olacağını belirterek, davanın esastan reddini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise, sözleşmede yer alan rekabet yasağı düzenlemesinin kapsamı ve süresi bakımından hakkaniyete uygun sınırlama yapılmasına ve fahiş olan cezai şartın hakkaniyete uygun olarak indirilmesini, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep ettiği görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, rekabet yasağı sözleşmesi ile kararlaştırılan iş akdinin feshinden sonra işçinin rekabet etmeme yasağına aykırı davranışları iddiasına dayalı cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.Dosyaya celp edilen SGK Kayıtlarının incelenmesinde davalı ...’ın dava dışı ...A.Ş. tarafından beyan edilen “İşe Giriş Bildirgesi”nde davalının “Teknik Satış Temsilcisi” olarak 14.03.2023 tarihinde dava dışı ...A.Ş.’de işe başladığıi davacı şirkette 01.09.2021 tarihi ile 13.03.2023 tarihleri arasında çalıştığı, dava dışı ... A.Ş.’de ise 14.03.2023 işe girdiği dökümün dosyaya sunulduğu tarihte verilen son bildirge itibariyle (11.2023) hala bu firmada çalıştığı görülmüştür.Taraflarca bildirilen tanıkların beyanları tahkik ve tespit edilmiştir.Davacı tanığı ... yeminli beyanında; "Ben 8 yıldır ...şirketinde çalışıyorum, şirkette mali işler uzmanıyım, davalının davacı şirkette işe girmesine ben vesile olmuştum, kendisi daha önce bir ecza deposunda çalışıyordu, kendisi daha sonra davacı şirkette Nişantaşı bölgesinde tek olarak satış sorumlusu olarak çalışmaya başladı, davacı şirkette kendisi 2021 -2023 yılı başına kadar çalıştı, biz kendisine Nişantaşı bölgesindeki müşterilerimize ilişkin tüm datalarımızı vermiştik, ayrıca davalı benim de dahil olduğum bir ekiple birlikte İsviçre de iki gün süren bir eğitim almıştır, bu eğitimde satmış olduğumuz ürünlerin üretim aşamasına ilişkin bilgiler tarafımıza verilmiştir, ayrıca bu ürünlerin ne şekilde satılacağı da gösterilmiştir, ayrıca 2021-2023 başına kadar yılda iki defa olacak şekilde davalının da dahil olduğu şekilde bizlere Doktorlar tarafından ürünlerin üretim teknolojilerine ve satışlarına ilişkin eğitimler verilmiştir, davalının çalıştığı ... bölgesi çalışmakta olduğumuz sektörün yarısını oluşturmaktadır, davalı işten ayrılacağını bana söylediğinde kendisine rakip bir firmaya gidip gitmeyeceğini sordum, kendisi bana rakip firmaya gideceğini ancak orada aynı ürünleri satmayacağını orada tıbbi cihaz satacağını söyledi, ancak biz sonradan davalının bizde olduğu gibi dermal dolgu sattığını öğrendik, davalının çalıştığı firma bizimle aynı bölgede çalışmakta ve davalı firma ile davacı şirketin dolgu kaliteleri aynıdır, yalnızca üretim teknolojileri farklıdır, davalı sonradan çalıştığı yerde çalışmaya başladıktan sonra bizim satışlarımız yarı yarıya düştü, davalı satış temsilcileri arasında davacı şirkette en yüksek maaşı alan çalışandı, ayrıca davalı davacı şirkette çalıştığı dönemde satış yaptığı Doktorların ne sıklıkta alım yaptığı ve hangi endikasyonda uzmanlaştığı konusunda bilgi sahibiydi, bu müşterinin hangi ürünü ve ne sıklıkta bilmesi konusunda önemli bir durumdur, bu bilgiler sadece satış temsilcileri ile paylaşılmakta ve bu nedenle kendileriyle rekabet etmeme sözleşmesi imzalanmaktadır " şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı tanığı ... yeminli beyanında; "Ben davacı şirkette 2021 yılı Haziran ayından bu yana iş geliştirme uzmanı olarak çalışmaktayım, davalı şirkette satış sorumlusu olarak çalışmaktaydı, Nişantaşı bölgesinde çalışıyordu, Nişantaşı bölgesi Türkiye de Bu sektörün kalbi niteliğindedir, bu bölgede davalı tek başına davacı şirketin satış sorumlusu olarak çalışıyordu, davalının İsviçre de verilen 2 günlük süren bir eğitime katılmıştır, bu eğitimde kendisine satmakta olduğu ürün ve ürün teknolojileri konusunda eğitimler verilmiştir, ayrıca bu ürünlerin ne şekilde satılacağına dair de eğitim verilmiştir, yine davacı şirketin medikal direktörü tarafından her hafta satılan ürünlere ilişkin satış stratejilerine dair eğitim verilmiştir, davalı sonradan işten ayrılarak davacının bire bir rakip olduğu firmada yine satış temsilcisi olarak çalışmaya başlamıştır, bu firmayla davacı firma aynı ürünleri satmaktadır, yalnızca üretim teknolojilerinde farklılıklar bulunmaktadır, davalı, davacı şirkette çalıştığı dönemde kendisine tüm müşterilerin bilgilerinin ve iletişim bilgilerinin bulunduğu proğram içeriğinde yer alan datalara erişim imkanı sağlamıştır, bu datanın içerisinde ayrıca hangi müşterinin ne sıklıkta ve hangi ürünü aldığı da yer almaktadır, davalı rakip firmada çalışmaya başladıktan sonra davacı şirketin davalının sorumluluğunda bulunan iki büyük müşterisi ürün iadesi yaparak davacıyla çalışmaktan vazgeçmiştir, davaca şirketin kullanmakta olduğu teknolojinin tüm olumlu ve olumsuz yanlarının davalı tarafından öğrenilmiş olması davacı şirket açısından olumsuz bir durum teşkil etmektedir, ürünlerin niteliği itibariyle İsviçre'de davalının almış olduğu eğitim ürünlere ilişkin gizli nitelikte bilgiler içermekteydi" şeklinde beyanda bulunmuştur.Davalı tanığı ... yeminli beyanında; " Ben davalıyla daha önce aynı yerde çalıştım, davalı ile aynı görevi yapmaktaydım, ben de davalı gibi satış sorumlusu olarak çalışıyordum, ancak ben davacının ... bölgesindeki satış sorumlusu olarak çalışıyordum, davacı şirkete 2020 yılının Kasım ayında çalışmaya başladım 2023 yılının Şubat ayında ayrıldım, daha sonra davacı ile rakip olan ancak farklı ürünler satan bir firmada çalışmaya başladım, şuan da ise oradan da ayrıldım ve estetikle ilgisi olmayan bir firmada çalışıyorum, bizim çalıştığımız dönemde satmakta olduğumuz ürünlere ilişkin ürünlerin içeriğinde yer alan şeyler konusunda bilgimiz vardı, bu bilgiler ayrıca davacı şirketin internet sitesinde de yer alıyordu, bu ürünlerin üretim aşamasına ilişkin üretim teknolojilerine dair bize herhangi bir bilgi yada eğitim verilmedi, yalnızca bize şirketin sattığı ürünlere ait satış aşamasına ilişkin ürünün içeriğinde yer alan maddeleri ve hangi teknoloji ile üretildiğine dair alıcıya anlaşılır bir şekilde sunmak konusunda eğitim verildi, ben de İsviçre ye gittim, üretim fabrikasını gezdik bu gezi esnasında üretim aşamalarına ilişkin bir eğitim verilmedi, yalnızca banttan geçen ürünleri görmüştüm gezinin yapılma amacı aslında fazla satış yapılan doktorlar ile fazla satış yapma başarısı gösteren satış temsilcilerine ödül mahiyetinde yapılan bir geziydi, çoğunlukla yeme, içme ve gezme şeklinde gerçekleşmiştir, 3 gün süren gezide yalnızca yarım saat bile sürmeyen fabrika gezisi olmuştur, bize şirket içerisinde ürünlerin doktorlara ne şekilde satılacağı onlara ne şekilde sunulacağına dair eğitim verilmiştir, hem benim hem de davalının ürünlerin içeriği konusunda zaten bir uzmanlığımız yoktur, zaten ürünleri kullanan hekimlerin de ürün içerikleri konusunda bilgilerinin olmadığını görmüştüm, davalının davacıdan ayrıldıktan sonra çalışmaya başladığı şirkette de dolgu ürünleri kullanılmaktadır, davalı orada da satış pazarlama uzmanı olarak çalışmaktadır, ben bu ürünleri satmakta olduğumuz doktorlardan davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra davacı şirketin müşterilerine çalıştığı yeni firmanın ürünlerini satmaya başladığını duymuştum, davacı şirkette çalışmaya başlamadan önce imzaladığımız rekabet yasağı sözleşmesi yapıldığı esnada bu sözleşmeden kaynaklı olarak tarafımıza herhangi bir dava açılmayacağı bize hatırladığım kadarıyla o dönemde davacı şirketin Türkiye Satış Temsilcisi olan ... sözlü olarak söylenmişti, nitekim bana karşı ve bildiğim diğer arkadaşlara da dava açılmamıştır, ancak davalının Nişantaşı bölgesinden sorumlu olması bu bölgedeki doktorların alım gücünün daha kuvvetli olması nedeniyle ona karşı dava açılmış olabileceğini düşünüyorum, biz satış temsilcileri olarak alım yapan doktorlara ilişkin hangi doktor'un hangi ürünü ve ne sıklıkta aldığına dair bilgileri biz kendimiz davacının sistemine kaydediyorduk, davacı şirket 20 yıllık bir şirkettir biz çalışmaya başladığımızda bu sistemde bizden önceki müşteri çevresine ilişkin bilgiler yer alıyordu, biz de üzerine eklemeler yapmış olduk, ...'deki fabrika ziyaretinde ingilizce bir sunumda yapılmıştır ancak hem ben hem davalı ingilizce bilmemekteyiz, bu nedenle anlatılanları anlamadık, hekimler ingilizce bildikleri için onlara yönelik anlatım yapıldı, biz de yanımızda bulunan Türk hekimlerinden birine sorduğumuzda bize hyauloanik asitin gösterildiğini söylediler, bu madde şeffaf bir maddeydi ve bize dokundurttular, bu sunum esnasında bizlerin üzerinde bone ve tulum mevcuttu," şeklinde beyanda bulunmuştur.Mahkememizce █████/2024 tarihli duruşma ara kararı ile, taraf iddia ve savunmaları sunulan bilgi ve belgeler uyarınca davacı tarafça talep edilen cezai şart alacağına ilişkin olarak koşulların mevcut olup olmadığına dair rapor tanzim etmek üzere dosyanın mali müşavir ... ve Netelikli Hesaplamalar Uzmanı ...'dan oluşturulacak heyete tevdine, karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından sunulan raporda özetle, Davacı şirketin, Türk Ticaret Kanunu’na göre tutulması gereken ticari defterlerini yasal süreleri içerisinde tasdik ettirdiği, dolayısıyla davacı şirketin ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliğini taşıdıkları, Davacının herhangi bir zarara uğrayıp uğramadığı incelemesinde; davalının şirketten ayrılması sonrası, faaliyet kar oranındaki artış göz önüne alındığında davacı tarafın önemli ölçüde zarara uğrama tehlikesi ile karşı karşıya kalmadığı, Rekabet etmeme yasağından dolayı talep edilebilecek cezai şartın maddi unsurlarının bulunmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirir raporlarını sundukları görülmüştür.TBK. 444 maddesi uyarınca, işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başkaca bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle fesih edilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklanan süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterli sayılmalıdır.” (Yargıtay 11.H.D.' nin ... E - ... K.sayılı, 16.06.2016 tarihli kararı)Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.Davacı tarafça dosyaya sunulan ve taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin “Gizlilik İlkesine Uyma ve Rekabet Yasağı” başlıklı 11. Maddenin 3 numaralı alt maddesinde; ''İşveren ile işçi arasındaki hizmet ilişkisinin sona ermesinden itibaren 2 (iki) yıl içerisinde, işverenin yazılı muvafakati olmadan işçinin kendi çalıştığı bölge başta olmak üzere, işçinin fiilen çalıştığı şehir ve bölge sınırları dahilinde işverenin faaliyet konusu olan estetik, tıbbi cihaz ve ilaç sektöründe (Hyalıronil asit temelli termal dolgu satışı ve aynı maddeyi içeren dermokozmetik ürün, Botolinum toxin A, topikal anestezik krem satışı ve/veya pazarlanması) ile aynı veya benzer bir iş yerinde aynı görevde çalışmayacağını, bu tür bir işi kendisi veya bir başkası hesabına doğrudan veya dolaylı olarak yapmayacağını kabul, beyan ve taahhüt eder. İşçi aynı zamanda aynı süre içerisinde işverenin faaliyet konusu ile aynı veya benzer bir konuda faaliyet gösteren başka bir şirkete ortak olmamayı kabul, beyan ve taahhüt eder. İşçi, işveren nezdindeki pozisyonu gereği işverene ait ticari sırları, gizli bilgileri, müşteri tedarikçi bilgilerini ve bunlarla sınırlı olmamak üzere işverenin uzun yıllardır gerçekleştirdiği büyük yatırımlar neticesinde elde ettiği işverenin faaliye konusua ilişkim her türlü know-how'a sahip olduğu veya sahip olabilecek yetkiyle donatıldığını ve işverenin faalitet gösterdiği sektörde sınırlı sayıda müşteriye yönelik farklı şirketlerin rekabet içerisinde hizmet verdiğini işveren nezdinde edinilen bilgilerin rakip firmalara aktarılması veya rakip firmalarda hizmet verilmesi halinde işverenin bu durumdan doğrudan ve dolaylı bir şekilde zarar göreceğini bildiğini kabul ve beyan eder. Taraflar işveren tarafından muhtelif şekillerde işçiye yatırım yapılmış veya yapılacak olması (şirket içi ve dışı eğitim, kongre, konferans vb.) işverene ait yüksek ticari maddi değerlere sahip müşteri portföyü, piyasa bilgileri, ürün bilgileri, know-how, satış planlama ve stratejilerinin aktarılması ve işbu maddede anılan muhtelif hükümler çerçevesinde işverenin işçiden rekabet etmemesini beklemesi ve bu durumun ihlali halinde cezai şart ödemesi talep etmesi hususunda işverenin makul ve ölçülü menfaati olduğu noktasında mutabık kalmışlardır. İşçi sayılanlara ilaveten anılan rekabet etmeme taahhüdü karşılığından işveren tarafından kendisine emsal işçilere göre daha yüksek ücret ödendiğini, eğitimler verildğini, mesleki ve kariyer gelişimine katkı sağlandığını ve yan hakla sağlandığını kabul, beyan ve taahhüt eder. Sayılanlarla sınırlı olmamak üzere, işveren ile aynı sektörde faaliyet gösteren işletmeler başlıca şu şekildedir: ..., ..., ... ve ..." şeklinde olduğu 11. Maddenin 4 numaralı alt maddesinde ise; "İşçi 11. Maddede düzenlenmiş olan gizlilik ilkesine uyma yükümlülüğüne ve/veya rekabet yasağına aykırı hareket etmesi durumunda işverene son aylık ücreti üzerinde 10 (on) aylık ücreti tutarında cezai şart ödemeyi ve işbu tutarın fahiş olmadığını, kabul, beyan ve taahhüt eder" düzenlemesinin mevcut olduğu görülmüştür.Tarafların iddia ve savunmaları, davalının SGK kayıtları, taraflar arasındaki iş sözleşmesi ve mahkememizce dinlenen tanıkların beyanları ve tüm belgeler birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı tarafça davalının şirketteki görevinden kendi isteği ile ayrılmasının ardından müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren ... A.Ş. bünyesinde çalışmaya başladığı, davalının müvekillinin müşteri bilgilerini, ticari sırlarını rakip şirkete aktardığından bahisle davalı ile aralarında akdedilen sözleşme gereği cezai şart ödemesi gerektiği iddiası ile işbu davanın ikame edildiği anlaşılmış ise de, rekabet yasağı kaydının, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olacağı, dinlenen davacı tanıkların anlatımlarında davalının, rakip şirkette çalışmaya başlamasından sonra satılan ürünlerde yarı yarıya azalma olduğu belirtilmiş ise de davacının ticari defter kayıtlarından 2022 yıllık döneme göre, 2023 yıllık dönemde şirket zararının 8.538.200,72 TL tutarında ve % 248 oranında artmış olduğu, 2023 yılı ilk üç aylık döneme göre, 2023 yılı ikinci üç aylık dönemde şirket zararının 1.632.795,92 TL tutarında ve % 53 oranında azalmış olduğu görüldüğü, davacının 2022 - 2023 yıllık dönemleri arasındaki karşılaştırmada ve 2023 ilk 3 aylık ile son 3 aylık dönemler arasındaki karşılaştırmada; Net Satış Tutarının, Brüt Satış Karının, Faaliyet Karının artmış olmasına rağmen, Dönem Karının azalmış olmasının nedeninin Diğer Faaliyetlerden Olağan Gider ve Zararlar ile Finansman Giderlerindeki yüksek oranlı artış olduğunun görüldüğü, davalının davacı tarafından üretilen ürünlerin içeriği konusunda teknik bilgiye sahip olduğunun ispat edilemediği, bunun için ...'de eğitim verildiği iddia edilmiş ise de davalı tarafça bildirilen ve davacıda daha önce çalışan tanığın bu iddiayı doğrulamadığı, davalının esasen ürün pazarlayan çalışanlardan olduğu ve müşteri portföyünün oluşumunda kişisel katkısının bulunduğu, kaldı ki davacının ticari kayıtlarından da davacının önemli bir zarar etmemiş olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle davacı ile aynı konuda faaliyet gösteren bir şirkette çalışmış olması sonucunda işverenin önemli bir zararına sebep olacağından bahsedilemeyeceği kanaatine varılmakla davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın reddine,2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harçtan mahsubu ile bakiye 463,15-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 500-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine,6-Arabuluculuk ücreti olan 3.120-TL bedelin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzene karşı davalı tarafın yokluğunda, tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır