Sigorta şirketinin alkollü sürücü iddialı tek taraflı trafik kazasında ölen yolcuya ödediği destekten yoksun kalma tazminatının rücusu talepli itirazın iptali davasında bozma sonrası verilen kararın temyiz incelemesi.
Özet: Sigorta şirketinin, alkollü sürücünün karıştığı trafik kazasında ölen yolcu yakınlarına ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla otobüs işleteni hakkında başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi kazayı buzlanmaya bağlayarak davayı reddederken, Yargıtay kazanın münhasıran alkol etkisiyle mi gerçekleştiğinin uzman bilirkişi heyetince araştırılması gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuş; bozmaya uyan mahkeme davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmetmesi üzerine, davalı işletenin aracın alkollü sürüldüğü kabulünün hatalı olduğu ve kazanın buzlanmadan kaynaklandığı iddiasıyla kararı temyiz ettiği bir uyuşmazlıktır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.Mahkeme kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen gün ve saatte taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 14.10.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirkete Zorunlu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olan davalının işleteni olduğu otobüsün alkollü sürücü yönetiminde iken 21.11.2009 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazasında ölen yolcu yakınlarına ödenen 107.081,72 TL destekten yoksun kalma tazminatının rücusu amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; sürücünün kaza sırasında alkollü olmadığını, kazanın buzlu yolda meydana geldiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 18.09.2014 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile makine mühendislerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyeti raporunda sürücünün 1.4 promil alkollü olduğu ve güvenli sürüş yeteneğini kaybettiğinin belirtildiği, bu rapora itibar edilmeyerek kazanın olduğu yolun buzlu olmasından kazanın kaynaklandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma KararıMahkemenin 18.09.2014 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 14.12.2017 tarihli ve ████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamı ile mahkemece sürücünün kaza sırasında alkollü olup olmadığı, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmadığı, eksik inceleme ile hüküm verilemeyeceği, kazanın salt (münhasıran) sürücünün alkollü olmasından ileri gelip gelmediğine ilişkin olgunun nöroloji uzmanı hekim, hukukçu ve trafik uzmanı bilirkişilerden oluşturulacak kurulca saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davalının Rize İcra Müdürlüğü █████████ Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazının 107.081,72 TL asıl alacak, 13.914,76 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 120.996,48 TL yönünden iptali ile takibin bu miktar yönünden (takip giderleriyle birlikte tahsiline imkan verecek tarzda) aynı koşullar altında kaldığı yerden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %9 oranında yasal faiz uygulanmasına, asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 21.416,34 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, işlemiş faize yönelik fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; araç sürücüsünün kaza anında alkollü olduğunun kabul edilmesinin bütünüyle hatalı olduğunu, mahkemenin araç sürücüsü alkollü olmasa dahi kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu gerekçesi ile davacının alacak isteminde haklı olduğu yönünde yapmış oduğu değerledirmenin bütünüyle usul ve yasaya aykırı olduğunu, kazanın, yerdeki aşırı buzlanma nedeniyle aracın kayması ve şoförün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi nedeniyle meydana geldiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için kaza esnasında araç sürücüsünün alkollü olduğu düşünülse dahi, sigorta şirketinin rücu hakkının doğabilmesi için kazanın sırf sürücünün alkollü olmasından dolayı meydana gelmiş olması gerektiğini, ki somut olayda böyle bir durumun söz konusu olmadığını, zira kazanın yoldaki aşırı buzlanma nedeniyle meydana geldiğini, hükme esas alınan aktüerya raporunun usul ve yasaya aykırı olup hüküm kurmaya elverişli olmadığını, müvekkili aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; Zorunlu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında ödenen bedelin işletenden rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2- Mahkemece, her ne kadar hüküm fıkrasının birinci bendinin devamında davacı lehine asıl alacağın %20'si oranında 21.416,34 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya ödenmesine hükmedilmiş ise de alacak miktarı likit (belirli, muaccel) olmayıp alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın 1 numaralı bendinde yer alan "asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 21.416,34 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine " ibaresi çıkartılarak yerine "alacak likit olmadığından (yargılamayı gerektirdiğinden) davacının davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatı talebinin reddine" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.