Kıyı kenar çizgisi üzerindeki kaçak yapının yıkımından kaynaklanan sigorta rücu davasında sözleşme geçerliliği ve euro tazminatı temyiz incelemesi.
Özet: Bir sigorta şirketi, davalı tarafından zarar verilen sigortalı otel eşyaları için yaptığı ödemenin davalıdan rücuen tahsilini talep etmiş, mahkeme başlangıçta kısmen kabul etse de üst mahkeme alacağın yabancı para üzerinden hesaplanması gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuş, yeniden yargılamada mahkeme yabancı para (euro) üzerinden hüküm kurmuş; davalı ise temyizinde, sigortalanan yapıların kıyı kenar çizgisi içinde kaçak olduğunu, bu durumun sigorta sözleşmesini geçersiz kıldığını ve geçersiz poliçe kapsamında yapılan ödeme için sigorta şirketinin kendisinden rücuen tahsilat yapamayacağını savunmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.Mahkeme kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen gün ve saatte taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 14.10.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; ... Otel isimli işyerinin müvekkili sigorta şirketince işyeri sigorta poliçesi ile sigortalandığını, bu yere ait bir kısım malların davalı tarafından yıkılarak zarar verildiğini ve sigorta poliçesi nedeniyle otel işletmesine ödeme yapıldığını, ödenen tazminat nedeni ile sigortalının haklarına halef olduklarını belirterek şimdilik 3.500 Euro'nun fiili ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığı ile ödeme tarihinden (25.12.2008) itbaren kamu bankalarınca Euro mevduatına uygulan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan rücuen tahsilini talep etmiş; 12.02.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 46.273 Euro'ya yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerin kıyı olduğunu, inşaat yapmanın yasak olduğu alanda sigorta yapılamayacağını, sigorta poliçesinin dava konusu yeri kapsamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 10.09.2013 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, 86.324,68 TL maddi tazminatın ödeme tarihi olan 25.12.2008 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının davasının geri kalan 12.019,32 TL miktar yönünden reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma KararıMahkemenin 10.09.2013 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 04.04.2019 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile davalı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilerek 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 83/son maddesi (6098 sayılı TBK m. 99) hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklının, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebileceği, davacı vekilinin dava dilekçesinde 3.500 Euro'nun tahsilini istediği, ıslah dilekçesi ile talebini 46.273 Euro'ya yükselttiği, yabancı para cinsinden yapılan harcamaların, yabancı para alacağı olarak dava edilebileceği, sigorta sözleşmesinin Euro üzerinden yapıldığı, davacı ... şirketince dava dışı sigortalısına Euro üzerinden ödeme yapıldığı gözetildiğinde davacının alacağının yabancı para cinsinden meydana geldiği, davacının rücuen tahsil istemindeki gerçek zarar hesabının Euro üzerinden yapılması çıkacak sonuca göre yukarıda ifade olunan yasal düzenlemeler de göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru görülmediği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 46.273,00 Euro'nun ödeme tarihi olan 25.12.2008 tarihinden itibaren kamu bankalarının Euro para cinsinden mevduat hesaplarına uyguladıkları faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin kendisine isnat edilen haksız fiili gerçekleştirmediğini, bu hususta dosyada hüküm vermeye yeterli delil bulunmadığını, dosyadan anlaşılacağı üzere tahrip edildiği iddia edilen binalar, kıyı kenar çizgisi içinde olup mutlak yapılaşma yasağına aykırı olarak yapılan kaçak yapı niteliğinde olduğunu, olay ve dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga Türk Ticaret Kanunu 1277. maddesi uyarınca, sigortadan faydalanan veya sigorta ettiren kimsenin kanunla yasak edilmiş ve ahlaka aykırı olan fiilinden doğabilecek bir zarara karşı sigorta yapılamayacağını, davacının sigorta poliçesi incelendiği takdirde, davaya konu kaçak yapıların bulunduğu yerlerin sigorta kapsamı dışında kaldığının açıkça görüldüğünü, İmar Kanunu ve Yargıtayın yerleşik içtihatları incelendiği takdirde kaçak yapılardan mütevellit ekonomik değerden söz edilemeyeceğini, davacının davaya konu kaçak yapıları sigorta kapsamına alması, sigortalının bundan yararlanmasının mümkün olmadığını, hükümsüz sigorta sözleşmesinden dolayı yapılan ödeme nedeniyle müvekkiline rücu edilemeyeceğini, zarar gördüğünü iddia eden kişinin haksız fiil hükümleri uyarınca dava açarak tazminat talep etmesi gerektiğini, bu taleplerin de döviz cinsinden olmasının hukuken mümkün olmadığını belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; işyeri sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat talebine ilişkindir.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan kararın ONANMASINA,Duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.