Kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasında, mal karşılığı verilen ancak teslim edilmeyen çeklerin ciro yoluyla üçüncüye devri sonrası başlatılan icra takibine karşı borçsuzluk talebi.
Özet: Davacı, mal alımı karşılığında verdiği toplam 100.000 TL bedelli beş adet çekin, malların yanlış veya eksik teslim edilmesi ve iade taleplerine rağmen ilk alıcı tarafından iade edilmeyip başka bir şirkete ciro edilmesi üzerine aleyhine başlatılan 108.094,84 TLlik icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin teminatsız durdurulmasını talep ederken; davalı şirket, çekleri cari hesap borcu karşılığında ciro yoluyla devraldığını, karşılıksız çıkan çekler için on yıl önce başlattığı icra takibinin itiraz edilmemesi nedeniyle kesinleştiğini ve davacının ciro yoluyla çekleri devralan kendilerine karşı temel ilişkiye dayanarak menfi tespit davası açma hakkı bulunmadığını savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: 2026/6 Karar
DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Dava dilekçesinde özetle, Müvekkilinin 2013 yılında ...Ltd. Şti den ... Bankasının ... Şubesine ait ... nolu 20.04.2013 vade tarihli 20.000-TL bedelli, ... nolu 20.05.2013 vade tarihli 20.000-TL bedelli, ... nolu 20.06.2013 vade tarihli 20.000-TL bedelli, ... nolu 20.07.2013 vade tarihli 20.000-TL bedelli ve ... nolu 20.08.2013 vade tarihli 20.000-TL bedelli olmak üzere toplam 100.000-TL bedelli 5 adet çek karşılığında ... marka boru (...) ve muhtelif malzeme karşılığında ticari alışveriş yapmış olduğunu, bu alışveriş sonrasında ...Ltd. Şti tarafından gönderilen ilk etapta gelen 1 tır malzemenin çoğunun yanlış geldiğini, davacının oyalandığını ve bu sebeple davacının ....Ltd. Şti ye vermiş olduğu çekleri iadesi için .... 1. Noterliğinin ... Yev nolu İhtarnamesi ile ... tarihinde ihtarname gönderdiğini, anlaşma yapılan malzemelere ilişkin olarak (teslim edilmeyen malzemeler hakkında) davacının iade faturası düzenlediği ve ... Ltd. Şti ye gönderdiğini, davacı çeklerin iadesi için şirket sahibi ...'ye ulaşamadığını, davacıya çeklerin günü geldiğinde ödeneceği şeklinde ... Ltd. Şti den dönüş yapıldığını, bu durum sonrasında ise ...Ltd. Şti konusu çekleri iade etmek yerine çekleri diğer davalı ...Ltd. Şti'ye verdiğini, çeklerin bedellerini ödemediğini ve söz konusu çekler ile ... 8. İcra Müdürlüğü' nün ...E sayılı icra dosyası ile davacı aleyhinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibine başlanıldığını, dolayısıyla davacı çeklerin karşılığında bir mal- malzeme almadığını, çeklerin geri iadesini talep etmiş olmasına karşın çeklerin davacıya iade edilmediğini, davacı mal karşılığında vermiş olduğu ancak almadığı mal karşılığında borçlu çıktığını, davacının bir depremzede olması nazara alınarak adli yardım talebinin kabulünü, davacı aleyhinde başlatılan ... 8. İcra Müdürlüğü'nün... E.sayılı icra dosyasının İİK 72/2 maddesi doğrultusunda teminatsız bir şekilde icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile 108.094,84- TL yönünden borçlu olmadığının tespitini, davalıların bono miktarının %40’ından aşağı olmamak üzere takdir olunacak tazminata mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Şirketi cevap dilekçesinde özetle, Müvekkili şirket, icra takibi ve davaya konu keşidecisi davacı/borçlu Murat Kaya, lehdarı diğer davalı ...Şirketi olan,... Bankası A.Ş., ... Şubesinin ... Çek Numaralı, 20.04.2013 Keşide Tarihli, 20.000 TL tutarlı, ... Çek Numaralı, 20.05.2013 Keşide Tarihli, 20.000 TL tutarlı, ... Çek Numaralı, 20.06.2013 Keşide Tarihli, 20.000 TL tutarlı, ... Çek Numaralı, 20.07.2013 Keşide Tarihli, 20.000 TL tutarlı, ... Çek Numaralı, 20.08.2013 Keşide Tarihli, 20.000 TL tutarlı, çeklerini ciro yoluyla ... Ltd. Şti’den aldığını, müvekkili şirket çekleri tahsil amacıyla bankaya ibraz ettiğinde, çeklerin karşılığının olmadığını, sonrasında ise alacağın tahsil edilebilmesi amacıyla müvekkili şirket tarafından 12.09.2013 tarihinde ... 8. İcra Müdürlüğü’nün ... E. (Yeni ... E.) sayılı dosyası ile keşideci... ve ...Tic. Ltd. Şti. aleyhine kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığını, ödeme emri, davacı/borçlu ...’nın adresinde yakınına 16.09.2013 tarihinde, diğer borçlu şirketine ise 7.11.2013 tarihinde Tebligat Kanunu md. 35’e göre tebliğ edildiğini, davacı/keşideci ...ve diğer borçlu icra takibine itirazda bulunmadığından, her iki borçlu hakkındaki icra takibi de kesinleştiğini, davacı Murat Kaya ve diğer borçlu/davalı şirketi icra takibine konu 94.775,00 TL asıl alacak, 10.000,00 TL karşılıksız çek tazminatı, 3.006,19 TL işlemiş faiz, 245 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve 68,65 TL ihtiyati haciz giderinden oluşan toplam 108.094,84 TL borcu, icra takibinin başlatılmasından ve kesinleşmesinden itibaren 10 yıl geçmesine rağmen halen müvekkili şirkete ödemediklerini, davacı aradan 10 yıl geçtikten sonra ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyası ile menfi tespit davası açmış ise de, müvekkili şirket hakkındaki işbu davanın reddi gerektiğini, keşideci davacının ciranta müvekkili şirkete karşı temel borç ilişkisine dayalı menfi tespit davası açma hakkı bulunmadığını, müvekkili şirketi ile diğer davalı ... Şti arasında mal alım satımına dayalı ticari ilişki mevcut olduğunu, dava ve icra takibine konu çeklerin diğer davalı ... Şti tarafından müvekkili şirkete taraflar arasındaki cari hesap gereğince borçların ödenmesi amacıyla verildiğini ve müvekkili şirket tarafından çekler ciro yoluyla devralındığını, davalı müvekkili şirket ile diğer davalı ... Ltd. Şti. arasında ticari ilişki olduğunu ve davalı müvekkili şirketin diğer davalıdan şirketinden alacaklı olduğu yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde Mahkemece görüleceğini, buna karşılık davacı ... ile davalı müvekkili şirket arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını, bu hususu davacının da kabul ettiğini, bu konuda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, davaya konu çekler davalı müvekkili şirkete borcu olan diğer davalı tarafından borçların ödenmesi amacıyla davalı müvekkili şirkete verildiğini, davacının işbu davada, temel borç ilişkisinden dolayı - yani davalı ile olan ticari ilişkisinden dolayı - sorumlu olmadığı için kambiyo yükleniminden kaynaklanan borcunu ödemekten kaçınma hakkı olduğunu ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunduğunu, yukarıda sunulan durumlar karşısında; yersiz haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açılan davanın reddini, davalının haksız ve kötüniyetli olarak icra takibi yapmaması nedeniyle davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddini, davanın reddi ile birlikte dava değerinin % 20’sinden aşağı olmamak üzere tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Mahkememizce ... ŞİRKETİ'ne yapılan tebligatların bila ikmal iade döndüğü anlaşıldığından, ...ŞİRKETİ'ne ilanen tebliğ yapılmasına karar verildiği, ilan yazılarının Basın İlan Kurumu'na yazıldığı, ilanen tebligatların yapılmış olduğu görüldü.
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde adli yardım ve ihtiyati haciz kararı verilmesi talebinde bulunulduğu, Mahkememizce taleplerin reddine ilişkin ara karar yazıldığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava icra iflas kanunu 72/1-3 maddeleri gereği açılan menfi tespit davasıdır.
Davacı taraf, davalı ...Ltd. Şti den 2013 yılında sanica marka boru (pprc) ve muhtelif malzeme alış verişi yaptığını ve karşılığında...Bankasının ... Şubesine ait ... nolu 20.04.2013 vade tarihli 20.000-TL bedelli, ... nolu 20.05.2013 vade tarihli 20.000-TL bedelli, ... nolu 20.06.2013 vade tarihli 20.000-TL bedelli, ... nolu 20.07.2013 vade tarihli 20.000-TL bedelli ve ... nolu 20.08.2013 vade tarihli 20.000-TL bedelli olmak üzere toplam 100.000-TL bedelli 5 adet çek verdiğini, ürünlerin hatalı olması sebebiyle çekleri geri istemesine rağmen davalı şirketçe çeklerin iade edilmediğini ... Ltd. Şti'nin dava konusu çekleri iade etmek yerine çekleri diğer davalı ...Şti ye verdiğini çeklerin bedellerini ödemediğini ve söz konusu çekler ile ... 8. İcra Müdürlüğü' nün ...E sayılı icra dosyası ile davacı aleyhinde Kambiyo Senetlerine Mahsus İcra Takibine başlanıldığını belirterek çeklerin karşılığında bir mal - malzeme alınmaması sebebiyle davacının çekler sebebiyle davalılara borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davacının iddiası davaya konu çeklerin bedeli karşılığı ürün almaması sebebiyle bedelsizlik iddiasına ilişkindir.
Çekte bedelsizlik, temel borç ilişkisinde edim olarak ödeme aracı olan çek verilmesine rağmen karşı edimin yerine getirilmemesi nedeniyle çekin "bedelsiz" kalması halidir. Çekte bedelsizlik durumunda, çeki edim olarak veren borçlu menfi tespit davası açarak borçlu olmadığının tespitini talep edebilir.
Çek, TTK’da özel olarak düzenlenmiş olan ve kambiyo senedi olarak ifade edilen bir kıymetli evraktır. Kambiyo senetlerinin diğer kıymetli evraklardan ayrılan kendine özgü özellikleri bulunmaktadır. Bunlardan mücerretlik (soyutluk) ilkesi, çek hukukunda bedelsizlik kavramının anlaşılabilmesi için öncelikli olarak ele alınması gereken bir konudur. Bu sebeple öncelikli olarak mücerretlik ilkesini açıklamakta yarar vardır.
1.Mücerretlik İlkesi
: Soyut senetler, başka bir deyişle sebepten mücerret senetler, bir temel ilişkiye dayanmayan senetler değildir; bunlar da belirli bir sebebe dayanır. Fakat senet ile temel ilişki arasında bir bağ kurulmadığından, senede bakılarak alt ilişki saptanamaz(1) Temel borç ilişkisi senet metninde yer almamaktadır. Her ne kadar kambiyo senetleri mücerret olsalar da, yaratılmaları “illi” bir ilişkiye, senedi düzenleyen ile senet lehtarı arasındaki temel ilişkiye dayanmaktadır. Taraflar, aralarındaki bu hukuki ilişki sebebiyle kambiyo senedi düzenleyerek bir gayeye ulaşmak isterler. Bu gaye, kambiyo senedinin yaratılmasının hukuki sebebini oluşturur (2). Dolayısıyla da senet metninde yer almasa da senedi düzenleyen ile lehtar arasında senedi meydana getiren temel bir borç ilişkisi bulunmaktadır. Bu temel ilişkinin senet metninde yer almaması kıymetli evrak hukukunda “mücerretlik/soyutluk ilkesi olarak ifade edilmektedir.
2. Kambiyo Senetlerinde İhdasilik
: Kambiyo senetlerinde ihdasilik ile anlatılmak istenen kambiyo senetlerinin aynı zamanda kurucu nitelikte olmalarıdır.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Çek /senet ile borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyorsa bu hususu ispat etmek yükümlülüğü mevcuttur. Çek/ senedin bedelsiz olduğunun iddia edilmesi sureti ile açılan menfi tespit davalarında ispat külfeti davacı borçluya yüklenmektedir.
Çek ve senedin aralarında bulunduğu kambiyo senetleri, “soyut borç ikrarını içeren senet” niteliğindedir. Hukuk düzenimizde soyut borç ikrarı kural olarak geçerli olup, soyut borç ikrarında bulunan borçlu karşısında alacaklının alacağın sebebini ispat etmesi kural olarak zorunluluk arz etmez. Bu aşamada senet alacaklısını, senetten ötürü alacaklı olduğunu ispat bakımından ayrıca bir ispat vasıtasına gerek duymaz.
Çek ve senet ile borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmek yükümlülüğü altına girmektedir. Çek veya senedin bedelsiz olduğu iddia edilmesi sureti ile açılan menfi tespit davasında ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Yüksek Mahkeme’nin yerleşik içtihadı ve öğretideki görüşler de bu yöndedir. (Bkz. Yarg. HGK. 29.09.1976, ██████-2564; Yarg. TD. 23.11.1970, ...; Yarg. 11. HD. 30.04.1984, ... Somut olayda ispat külfeti davacı borçlu üzerinde olup davacı yan davalılara çekler sebebiyle borçlu olmadığını ispatlamak durumundadır.
...8. İcra Müdürlüğü' nün ...E sayılı icra dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davalısı ...Şti, borçluların dosyamız davacısı ... ve dosyamız davalısı ...Ltd. Şti olduğu, takibin 20.04.2013 vade tarihli 20.000-TL bedelli, 20.05.2013 vade tarihli 20.000-TL bedelli, 20.06.2013 vade tarihli 20.000-TL bedelli, 20.07.2013 vade tarihli 20.000-TL bedelli ve 20.08.2013 vade tarihli 20.000-TL bedelli çek sebebiyle açıldığı ve takip çıkışının 108.094,84 TL olduğu, takibe konu çeklerin davacının borçlu olmadığının tespitini talep ettiği davamıza konu çekler olduğu tespit edilmiştir.
Davalı ... Ltd. Ştiç çekleri ticari ilişki kapsamında diğer davalı .... Ltd. Şti.'den ciro yoluyla aldığını, keşideci olan davacının ciranta olan davalıya temel borç ilişkisini ileri sürmesinin mümkün olmadığını, senedin bedelsizliği iddiasının sadece senet lehtarına ileri sürülebileceğini belirtmiş ve cirantaya karşı bedelsizlik iddiasının ileri sürülmesi için cirantanın kötüniyetli olduğunu ispatlamak durumunda olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Çek, düzenleyen tarafından, çekle işleyen hesabın bulunduğu bankaya (muhataba) hitaben yazılan, üzerinde yazılı belli tutardaki paranın, lehine çek düzenlenmiş şahsa (lehtara) ya da çeki ondan usulüne uygun devralan şahsa (hamile), kayıtsız ve şartsız ödenmesi konusunda bir havaleyi ihtiva eden, kıymetli evrak niteliğine sahip senet olup kanunen emre yazılıdır.
Ekonomik fonksiyonu itibariyle çek, kredi işlevine sahip olan poliçe ve bonodan farklı olarak, sadece bir ödeme aracıdır.Diğer kambiyo senetleri (poliçe ve bono) gibi, çek de mücerret bir senettir.
TTK m. 687/1, 825/2 Madeleri gereği Borçlu ile alacaklı arasındaki temel borç ilişkiden doğan ve şahsi def’i niteliğinde olan bu savunma, kambiyo senetlerinin, mücerret, ihdasî ve kamu güvenine mazhar olmaları nedeniyle, sadece, temel borç ilişkisinin karşı tarafına yöneltilebilir. Çeki ciroyla devralan hamillere karşı da bu def’inin ileri sürülebilmesi için, hamilin çeki devralırken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun ispatlanması şarttır.
Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, ticari defter ve kayıtları ve dosya incelenerek davalı tema ltd. Şti nin diğer davalı ile ticari ilişkisinin olup olmadığı, davacının davaya konu çekler sebebi ile davalılara borçlu olup olmadığı dava konusu çeklerin ticari defterlerde yer alıp almadığı hususlarında rapor tanzimi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi dosyaya sunduğu █████/2024 tarihli raporda Davalı ... diğer davalı şirketleri arasında ticari ilişki olduğu, Davalı ...şirketinin 2012 yılı ticari kayıtlarında takibe konu çeklerin şirketi hesabında kayıtlı olduğu, Takibe konu edilen çeklerin karşılıksız olduğuna dair görüntülerin dosyaya bulunduğu, çek bilgilerinin davacı tarafından diğer davalı şirketine verilen çek numaraları ile uyumlu olduğu, Davacının davaya konu çekler nedeni ile diğer davalı ” ya borçlu olup olmadığının ancak iki şirket defterlerinin incelenmesi ile tespit edilebileceği yönünde rapor ibraz etmiştir.
Davacının davalı ile ticari ilişkisinin olup olmadığı davacının davalı maraş betaya borcunun bulunup bulunmadığı davacının defterlerinde davacının davalı maraş betaya taraflar arasındaki ticari ilişki sebebi ile verdiğini beyan ettiği ... çek nolu , █████/2013 keşide tarihli 20.000,00-TL tutarlı, ... çek nolu , █████/2013 keşide tarihli 20.000,00-TL tutarlı , ... çek nolu , █████/2013 keşide tarihli 20.000,00-TL tutarlı , ... çek nolu , █████/2013 keşide tarihli 20.000,00-TL tutarlı , ... çek nolu , █████/2013 keşide tarihli 20.000,00-TL tutarlı çeklerin işlenip işlenmediği davacının davalıya karşı iade faturası kesip kesmediği hususlarında rapor tanzim edilmesi için talimat mahkemesi kanalıyla rapor aldırılmış bilirkişi dosyaya sunduğu █████/2025 tarihli raporda Davacı ...'nın Vekili tarafından davacının defter ve belgelerinin olduğu bildirilen Mali Müşavir ...'ye ait...numaralı telefondan bilirkişi olarak tarafımca iletişime geçilmiş ve davacı ...'nın davaya konu 2012 ve 2013 yıllarına ait defter ve belgeleri talep edilmiştir. Ancak davacının Mali Müşaviri...tarafından, telefonda şifai olarak; Davacıya ait defter ve belgelerin kendisinde olmadığı, söz konusu defter ve belgeleri davacıya teslim ettiği, ayrıca davaya konu 2012 ve 2013 yıllarında davacının İşletme Defterine tabi olduğu, bu sebeple davaya konu çeklerin davacının ticari defterlerine işlenmediği tarafıma beyan edilmiş olup tarafıma herhangi bir bilgi ve belge sunulmamıştır. Bu nedenle mahkemenin verdiği görev kapsamında tarafımca herhangi bir tespit yapılamamıştır. Ancak davacının Mali Müşaviri ... tarafından davaya konu 2012 ve 2013 yıllarında davacının İşletme Defterine tabi olduğunun beyan edildiği dikkate alındığında; Davaya konu davacının davalı ile ticari ilişkisinin olup olmadığı, davacının davalı Maraş Betaya borcunun bulunup bulunmadığı, davacının defterlerinde davacının davalı Maraş Betaya taraflar arasındaki ticari ilişki sebebi ile verdiğini beyan ettiği ... çek nolu, █████/2013 keşide tarihli 20.000,00-TL tutarlı, ... çek nolu, █████/2013 keşide tarihli 20.000,00-TL tutarlı, .. çek nolu, █████/2013 keşide tarihli 20.000,00-TL tutarlı, ... çek nolu, █████/2013 keşide tarihli 20.000,00-TL tutarlı, ... çek nolu, █████/2013 keşide tarihli 20.000,00-TL tutarlı çeklerin işlenip işlenmediği hususlarının İşletme Defteri kayıtlarında yer almayacağı ve görevlendirme hususların(davacının davalıya karşı iade faturası kesip kesmediği hususu hariç) tespitinin mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Şeklinde rapor ibraz edilmiştir.
Davaya konu çeklerde davacı keşideci, davalı ...Ltd. Şti lehtar, diğer davalı ... Ltd. Şti ise ciranta konumundadır.
Yukarıda ayrıntılı olarak bahsedildiği üzere TTK m. 687/1, 825/2 Madeleri gereği Borçlu ile alacaklı arasındaki temel borç ilişkiden doğan ve şahsi def’i niteliğinde olan bu savunma, kambiyo senetlerinin, mücerret, ihdasî ve kamu güvenine mazhar olmaları nedeniyle, sadece, temel borç ilişkisinin karşı tarafına yöneltilebilir. Çeki ciroyla devralan hamillere karşı da bu def’inin ileri sürülebilmesi için, hamilin çeki devralırken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun ispatlanması şarttır. Dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere ... Ltd. Şti çekleri diğer davalı olan lehtar ...Ltd. Şti ile arasındaki ticari ilişki kapsamında aldığını ticari defterleri ile ispatlamıştır. Bu sebeple ticari ilişki kapsamında çeklere hamil olan ... Ltd. Şti'nin kötüniyetli hamil olduğu ileri sürülemez ve bu sebeple çekin bedelsizliği iddiasını davacı davalı ... Ltd. Şti'ne karşı ileri süremeyeceğinden davalı ... Ltd. Şti yönünden davanın reddi gerekmektedir.
Diğer davalı ...Ltd. Şti yönünden yapılan incelemede ise davacı taraf bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasında bedelsizlik iddiasını ispatlamak durumundadır. Mahkememizce davacının ticari defterleri üzerinde üzerinde incleme yapılıp Davacının davalı ile ticari ilişkisinin olup olmadığı davacının davalı maraş betaya borcunun bulunup bulunmadığı davacının defterlerinde davacının davalı maraş betaya taraflar arasındaki ticari ilişki sebebi ile verdiğini beyan ettiği ... çek nolu , █████/2013 keşide tarihli 20.000,00-TL tutarlı, ... çek nolu , █████/2013 keşide tarihli 20.000,00-TL tutarlı , ... çek nolu , █████/2013 keşide tarihli 20.000,00-TL tutarlı , ... çek nolu , █████/2013 keşide tarihli 20.000,00-TL tutarlı , 0697191 çek nolu , █████/2013 keşide tarihli 20.000,00-TL tutarlı çeklerin işlenip işlenmediği davacının davalıya karşı iade faturası kesip kesmediği hususlarında rapor tanzim edilmesi istenilmiş fakat ispat külfeti üzerinde olan davacı taraf defterlerini bilirkişiye sunmamıştır.
HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ... K....sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.
Davacı taraf defterlerini ibraz etmemiş olduğundan davalı ...Ltd. Şti'ne karşı açılan davayı ispatlayamamış olup bu sebeple davanın reddine karar verilmiş,dava icra takibinden sonra açılıp takip durdurulmadığından şartları oluşmaması sebebiyle davalıların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın reddine
2-Davalıların tazminat taleplerinin reddine
3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00-TL karar harcının, peşin alınan 1.845,98-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.113,98-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına
5-Davalı ... Şirketi kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğine göre 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...Şirketine verilmesine,
6-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!