Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağı için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, tarafların ticari defterleri ve bilirkişi raporuyla alacak miktarının detaylı tespiti.
Özet: Ticari satımdan kaynaklanan alacağının tahsili için başlattığı ilamsız icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine itirazın iptali davası açan davacı şirket, davalının savunma dilekçesi sunmaması ve ticari defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle, mahkemece aldırılan bilirkişi raporu uyarınca davacı defterleri üzerinden icra takip tarihi itibarıyla davalıdan 427.955,02 TL alacaklı olduğu tespit edilerek, lehine karar verilmesi durumunda yasal faizle birlikte takibin devam edebileceği belirtilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin alacağının tahsili amacıyla taraflarınca Bakırköy .... İcra Müdürlüğü.... E. sayılı dosyası üzerinden ... hakkında cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu, borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek davacı vekili davanın kabulünü, itirazın iptalini, davalının haksızve mesnetsiz itirazının 539.785,02-TL üzerinden iptalini ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecekfaiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamını, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatınahükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını istemiştir.CEVAP
: Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.ARAŞTIRMA;1-Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine başlatılan cari hesap alacağı nedenine dayalı ilamsız icra takibi olduğu, takip çıkışının 50.248,08-TL işlemiş faiz ve 539.785,02-TL asıl alacak olmak üzere toplam 590.033,10-TL alacak olduğu, davalı (borçlunun) █████/2023 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.2-Tuna Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2024 Tarih ve ... sayılı yazısı ile; davacı tarafın 2020, 2021, 2022 ve 2023 dönemlerine ilişkin Ba-Bs formları getirtilmiştir.3-Atışalanı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2024 Tarih ve ... sayılı yazısı ile; davalı tarafın 2020, 2021, 2022 ve 2023 dönemlerine ilişkin Ba-Bs formları getirtilmiştir.4-Mahkememizce SMMM bilirkişisinden rapor aldırılmıştır.█████/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle;Davacı 2020,2021,2022,2023 ve 2024 yıllarına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgilihükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterlerinin HMK 222 mad.gereğince davacı lehine delil niteliğinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu,davalı ... ait ticari defterlerin inceleme için sunulmamış olduğu, takdirin Mahkemeye ait olduğu, davacı ... incelemeye sunulan 2020,2021,2022,2023 ve 2024 yıllarına ait ticaridefterlerinde, icra takip tarihi olan █████/2023 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 427.955,02 TL alacaklı oldukları tespit edildiğini, davacı ticari defterlerine göre, davacının davalı ... 2019 yılından devreden alacağının1.523.651,36 TL olduğu, Davacı tarafından davalı ... 2020 yılında toplam tutarı KDV Dahil9.637.332,11 TL olan 33 Adet Fatura, 2021 yılında toplam tutarı KDV Dahil 16.647.575,29 TLolan 49 Adet Fatura ve 2022 yılında toplam tutarı KDV Dahil 39.839.617,46 TL olan 37 AdetFatura olmak üzere kümülatif tutarı KDV Hariç 56.234.764,60 TL, KDV Dahil 66.124.524,86 TLolan 119 Adet E-Fatura düzenlenmiş olduğu, tarafların BA BS Bildirimleri arasında fark olmadığı,davalı tarafından davacı ... 2022 yılında KDV Dahil 20.563.382,10 TL olan 7 Adet Faturadüzenlenmiş olduğu, davalı tarafından davacı ... 2020 Yılında toplam olarak 9.480.030,52 TL, 2021 yılında9.014.567,77 TL ve 2022 yılında 28.091.910,81 TL ve 2023 yılında 258.000,00 TL olmak üzerekümülatif olarak toplam tutarı (9.480.030,52 TL+9.014.567,77 TL+28.091.910,81 TL+258.000,00TL) 46.844.509,10 TL Banka, Kredi Kartı ve Çek ödemeleri yapılmış olduğu,davacı tarafından davalı ... 30.09.2022 tarihinde 150.000 TL Banka ödemesi yapılmış olduğu, davacı ticari defterlerine göre 01.04.2022 tarihinde İade İşlemi açıklaması ile 18.585,00 TL ve01.07.2023 tarihinde Mutabakat Yuvarlama Açıklaması ile 19.085,00 TL davalı ...Borçlandırılmış olduğu, davacının kalan alacak tutarının (1.523.651,36 TL+66.124.524,86 TL-20.563.382,10 TL-46.844.509,10 TL+150.000,-TL+18.585,-TL+ 19.085,00 TL) 427.955,02 TLolduğu tespit edilmiş olduğu, taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmeye ve davalı tarafı temerrüde düşürecek birihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, davacı ... lehine karar alınması durumunda, Davacı ...’ın, icra takip tarihi olan █████/2023tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek Yıllık %41,75 ve değişen oranlarda Reeskont AvansFaizi talep edebileceğine ilişkin takdirin Mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.Bilirkişi █████/2025 Tarihli Ek Raporunda Özetle;Davacı tarafından 2022 yılından devreden yani 2023 yılı açılış bakiyesinin 666.870,02 TL değil, 797.785,02 TL olduğu iddia edilmiş olduğu ve buna ilişkin aşağıdaki cari hesap ekstresi sunmuş olduğu görülmektedir. Ancak ticari defterleri ile sunmuş olduğu cari hesap arasındaki farklılığın neden geldiğine ilişkin bir açıklama ve belge sunulmamış olduğu,Davacı ... tarafından kök rapora itiraz dilekçesinde sunmuş olduğu cari hesap ekstresi ile ticari defterleri arasında 2023 yılı açılış devrinden kaynaklı (797.785,02 TL-666.870,02 TL) 130.915 TL Fark olduğu, ticari defterlerine göre, 01.07.2023 tarihinde 19.085 TL düzeltme kaydı yapılmış olduğu, diğer cari hesap hareketlerinde fark olmadığı,Davacı ... ticari defterlerine göre, icra takip tarihi olan █████/2023 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 427.955,02 TL Alacaklı oldukları,Kök Rapora itiraz dilekçesi ekinde sunulmuş cari hesap kartı ile ticari defterlerine göre cari hesap ekstresi arasında icra takip tarihi itibariyle (539.785,02 TL-427.955,02 TL) 111.830,-TL Fark olduğu, bu farkın sebebinin; davacı ... tarafından; kendi ticari defterlerine göre cari hesap ekstreleri ile ön muhasebe modülünde tutulmuş olduğu anlaşılan cari hareketlerin karşılaştırılarak, neden ticari defterlerinde alacağının eksik göründüğü tespit edilip, dayanağı belgelerin dosyaya sunulması gerektiği değerlendirilmiştir. Takdir SayınMahkemenize aittir.Kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerinde bir değişiklik olmadığı sonuç ve kanaatine varmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, açık cari hesaba dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların; davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, haksızsa icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine başlatılan cari hesap alacağı nedenine dayalı ilamsız icra takibi olduğu, 539.785,02-TL asıl alacak, 50.248,08-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam takip çıkışının 590.033,10-TL alacak olduğu, takip dayanağının cari hesap olarak yazıldığı, davalı (borçlunun) █████/2023 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.Davanın iş bu itirazın iptali davasını takibe konu 539.785,02-TL asıl alacak üzerinden açtığı anlaşılmıştır.2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).Somut olayda, davacı tarafın iddiası davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında açık hesaba dayalı olarak ödenmeyen fatura borçlarının olduğu iddiasına dayanmaktadır.Bu kapsamda davacı tarafın ticari ilişki kapsamında faturalara konu ürünlerin davalı ... eksiksiz ve ayıpsız teslim edildiğini ispat külfeti bulunmaktadır.Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih █████████E. █████████K. sayılı ilamı).Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarih █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamı).Mahkememizce tarafların ticari defterleri incelenerek bilirkişi raporu düzenlemesi için dosya SMMM bilirkişiye verilmiş, █████/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Davacı 2020,2021,2022,2023 ve 2024 yıllarına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgilihükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterlerinin HMK 222 mad.gereğince davacı lehine delil niteliğinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu,davalı ... ait ticari defterlerin inceleme için sunulmamış olduğu, takdirin Mahkemeye ait olduğu, davacı ... incelemeye sunulan 2020,2021,2022,2023 ve 2024 yıllarına ait ticaridefterlerinde, icra takip tarihi olan █████/2023 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 427.955,02 TL alacaklı oldukları tespit edildiğini, davacı ticari defterlerine göre, davacının davalı ... 2019 yılından devreden alacağının1.523.651,36 TL olduğu, Davacı tarafından davalı ... 2020 yılında toplam tutarı KDV Dahil9.637.332,11 TL olan 33 Adet Fatura, 2021 yılında toplam tutarı KDV Dahil 16.647.575,29 TLolan 49 Adet Fatura ve 2022 yılında toplam tutarı KDV Dahil 39.839.617,46 TL olan 37 AdetFatura olmak üzere kümülatif tutarı KDV Hariç 56.234.764,60 TL, KDV Dahil 66.124.524,86 TLolan 119 Adet E-Fatura düzenlenmiş olduğu, tarafların BA BS Bildirimleri arasında fark olmadığı,davalı tarafından davacı ... 2022 yılında KDV Dahil 20.563.382,10 TL olan 7 Adet Faturadüzenlenmiş olduğu, davalı tarafından davacı ... 2020 Yılında toplam olarak 9.480.030,52 TL, 2021 yılında9.014.567,77 TL ve 2022 yılında 28.091.910,81 TL ve 2023 yılında 258.000,00 TL olmak üzerekümülatif olarak toplam tutarı (9.480.030,52 TL+9.014.567,77 TL+28.091.910,81 TL+258.000,00TL) 46.844.509,10 TL Banka, Kredi Kartı ve Çek ödemeleri yapılmış olduğu,davacı tarafından davalı ... 30.09.2022 tarihinde 150.000 TL Banka ödemesi yapılmış olduğu, davacı ticari defterlerine göre 01.04.2022 tarihinde İade İşlemi açıklaması ile 18.585,00 TL ve01.07.2023 tarihinde Mutabakat Yuvarlama Açıklaması ile 19.085,00 TL davalı ...Borçlandırılmış olduğu, davacının kalan alacak tutarının (1.523.651,36 TL+66.124.524,86 TL-20.563.382,10 TL-46.844.509,10 TL+150.000,-TL+18.585,-TL+ 19.085,00 TL) 427.955,02 TLolduğu tespit edilmiş olduğu, taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmeye ve davalı tarafı temerrüde düşürecek birihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, davacı ... lehine karar alınması durumunda, Davacı ...’ın, icra takip tarihi olan █████/2023tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek Yıllık %41,75 ve değişen oranlarda Reeskont AvansFaizi talep edebileceğine ilişkin takdirin Mahkemeye ait olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı taraf bilirkişi raporuna itirazlarını sunmuştur.Mahkememizce davacı tarafın bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilerek ek rapor düzenlenmesi için dosya aynı bilirkişiye verilmiş, █████/2025 Tarihli Ek Raporunda Özetle; "Davacı tarafından 2022 yılından devreden yani 2023 yılı açılış bakiyesinin 666.870,02 TL değil, 797.785,02 TL olduğu iddia edilmiş olduğu ve buna ilişkin aşağıdaki cari hesap ekstresi sunmuş olduğu görülmektedir. Ancak ticari defterleri ile sunmuş olduğu cari hesap arasındaki farklılığın neden geldiğine ilişkin bir açıklama ve belge sunulmamış olduğu, Davacı ... tarafından kök rapora itiraz dilekçesinde sunmuş olduğu cari hesap ekstresi ile ticari defterleri arasında 2023 yılı açılış devrinden kaynaklı (797.785,02 TL-666.870,02 TL) 130.915 TL Fark olduğu, ticari defterlerine göre, 01.07.2023 tarihinde 19.085 TL düzeltme kaydı yapılmış olduğu, diğer cari hesap hareketlerinde fark olmadığı, Davacı ... ticari defterlerine göre, icra takip tarihi olan █████/2023 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 427.955,02 TL Alacaklı oldukları, Kök Rapora itiraz dilekçesi ekinde sunulmuş cari hesap kartı ile ticari defterlerine göre cari hesap ekstresi arasında icra takip tarihi itibariyle (539.785,02 TL-427.955,02 TL) 111.830,-TL Fark olduğu, bu farkın sebebinin; davacı ... tarafından; kendi ticari defterlerine göre cari hesap ekstreleri ile ön muhasebe modülünde tutulmuş olduğu anlaşılan cari hareketlerin karşılaştırılarak, neden ticari defterlerinde alacağının eksik göründüğü tespit edilip, dayanağı belgelerin dosyaya sunulması gerektiği değerlendirilmiştir. Kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerinde bir değişiklik olmadığı" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Mahkememizce aldırılan kök ve ek bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Ancak, Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. Buna göre, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterleri usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı anlaşılmaktadır. Davacının incelenen ticari defter kayıtlarına göre, 2020,2021,2022,2023 ve 2024 yıllarına ait ticaridefterlerinde, icra takip tarihi olan █████/2023 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 427.955,02 TL alacaklı olduğu, davacının davalıdan 2019 yılından devreden alacağının1.523.651,36 TL olduğu, davacı tarafından davalıya 2020 yılında toplam tutarı KDV Dahil9.637.332,11-TL olan 33 Adet Fatura, 2021 yılında toplam tutarı KDV Dahil 16.647.575,29 TLolan 49 Adet Fatura ve 2022 yılında toplam tutarı KDV Dahil 39.839.617,46 TL olan 37 AdetFatura olmak üzere kümülatif tutarı KDV Hariç 56.234.764,60 TL, KDV Dahil 66.124.524,86 TLolan 119 Adet E-Fatura düzenlenmiş olduğu, tarafların BA BS Bildirimleri arasında fark olmadığı,davalı tarafından davacıya 2022 yılında KDV Dahil 20.563.382,10 TL olan 7 Adet Faturadüzenlenmiş olduğu, davalı tarafından davacıya 2020 Yılında toplam olarak 9.480.030,52 TL, 2021 yılında9.014.567,77 TL, 2022 yılında 28.091.910,81 TL ve 2023 yılında 258.000,00 TL olmak üzerekümülatif olarak toplam tutarı (9.480.030,52 TL+9.014.567,77 TL+28.091.910,81 TL+258.000,00TL) 46.844.509,10 TL Banka, Kredi Kartı ve Çek ödemeleri yapılmış olduğu,davacı tarafından davalıya 30.09.2022 tarihinde 150.000 TL Banka ödemesi yapılmış olduğu, davacı ticari defterlerine göre 01.04.2022 tarihinde İade İşlemi açıklaması ile 18.585,00 TL ve01.07.2023 tarihinde Mutabakat Yuvarlama Açıklaması ile 19.085,00 TL davalının borçlandırılmış olduğu, davacının kalan alacak tutarının 427.955,02-TL olduğu, ayrıca bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere tarafların BA-BS bildirimlerinin birbiriyle uyumlu olduğu ve arada fark olmadığı, buna göre davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin varlığının ve bu ilişki kapsamında davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 427.955,02-TL alacaklı olduğunun, davacı tarafın ticari defterler kayıtları, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması ve vergi dairesi kayıtları ile davacı tarafından ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir. Bu nedenle, bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacı, her ne kadar alacağının 539.785,02-TL olduğunu iddia etmiş ve buna ilişkin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, cari hesap kartı sunmuş ise de, bilirkişi kök ve ek raporunda da belirtildiği üzere ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 427.955,02-TL alacaklı olduğu, cari hesap kartı ile ticari defterlerine göre cari hesap ekstresi arasında icra takip tarihi itibariyle (539.785,02 TL-427.955,02 TL) 111.830,00-TL fark olduğu, davacının bu farkın neyden kaynaklandığına ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunmadığı, ticari defterlerin aksinin ancak aynı nitelikte ispat gücüne sahip yazılı ve kesin delillerle ispat edilebileceği, buna göre davacının ticari defter kayıtlarının dışında, bundan daha fazla alacağı olduğu hususunda herhangi bir delil, belge ibraz etmediği, bu hususta ticari defterle uyuşmayan cari hesap ekstresinin tek başına yeterli olmadığı, aradaki farkı neden kaynaklandığını ve fazlaya ilişkin alacağı ispata elverişli yazılı belge, delil sunması gerektiği, sonuç olarak, davacının ticari defter kayıtları ile sabit olan 427.955,02-TL dışında kalan alacağını ispat edemediği analaşıldığından, davacının fazlaya ilişkin istemi kabul edilmemiştir.Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.Buna göre davalı borçlu tarafından fatura, ticari defter, BA/BS kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 427.955,02-TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,Kabul edilen asıl alacağın %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,2-Alınması gereken 29.233,61-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 6.268,18-TL peşin harcın indirilmesi ile geriye kalan 22.965,43-TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 6.268,18-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 6.695,78-TL'nin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan 10.270,00-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 8.142,06-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Arabuluculuk ücreti 3.600,00-TL'nin kabul ret oranına göre 745,92-TL'sinin davacıdan, geriye kalan 2.854,08-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 68.472,80-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır