Bakırköy Ticaret Mahkemesinde görülen, 20.000 TL bedelli araç bakım hizmetinin alınıp alınmadığına dair ticari sözleşmeden kaynaklı itirazın iptali davası.
Özet: Davacı şirket, davalıya araç bakım ve tadilatı için 20.000 TL gönderdiğini ancak karşılığında hiçbir hizmet alamadığını iddia ederek icra takibinin devamı ve itirazın iptalini talep ederken; davalı şirket ise söz konusu bedel karşılığında davacının aracına güvenlik filmi ve seramik kaplama hizmeti sunduğunu, ödemenin hizmet tamamlandıktan sonra yapıldığını ve davacının iddialarının dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirket tarafından davalı şirkete müvekkil şirket adına kayıtlı aracına bakım ve tadilat işlemlerinin yapılması için 20.000 TL para gönderdiğini, ancak davalı şirket tarafından iş bu bedel karşılığında, davacı şirkete hiç bir hizmetin sunulmadığını, davalı şirket tarafından araç bakım ve tadilatına ilişkin olarak davacı şirkete hiçbir hizmet verilmemiş olması sebebiyle bedelsiz kalan paranın iadesinin istendiğini, ancak davalı şirket tarafından para iadesinin yapılmadığını bu nedenle davalı şirket aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, ve hizmet verilmemeni nedeniyle paranın iadesinin istendiğini, davalı şirketin borçlu olmadığına yönelik itiraz dilekçesi ile takibin durduğunu, zorunlu arabuluculuk aşamasında da tarafların anlaşamamasından dolayı iş bu davanın açıldığını izah edilen sebeplerle Bakırköy ... İcra Müdürlü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça ruhsat sahibi olduğu aracın bakım ve onarım işlemleri için anlaşmayapıldığı, bu hususta 20.000 TL ödeme yapıldığı ancak karşılığında bir hizmet alınmadığı iddiaedilmekte, iddiasının ispatı olarak ise 23.06.2023 tarihli 20.000 TL bedelli bir banka dekontunadayanmakta olduğu, ancak söz konusu dekontun incelenmesinden de açıkça görüleceği üzereyalnızca "cari hesaba" açıklaması ile söz konusu ödemenin yapıldığı, başkaca bir bilgi veyabelgenin bulunmadığı anlaşılmakta olduğu, Davacı tarafından dava dilekçesi ekinde veyasonrasında dosyaya başka bir delil sunulmamış, hizmet alan aracın model ve plakası dahibildirilmemiş olduğu, davalının kayıtları içerisinde gerçekleştirilen araştırmalarda davacının iddia etmişolduğu sunulmayan hizmetin ise davacı tarafa sağlandığı tespiti gerçekleştirilmiş olduğu,kayıtlarda yapılan araştırmalar neticesinde davacının hizmet verilen .... plakalıaracında talebi doğrultusunda güvenlik filmi ve seramik kaplama işlemi gerçekleştirildiği, sözkonusu işlemin 14.000 TL kısmının güvenlik film kaplaması 6.000 TL kısmının ise araç seramikkaplaması olduğu, hizmetin davacı tarafa 20.06.2023 tarihinde sunulduğu, aracın 3 gün boyuncamüvekkili şirket bünyesinde işlemlerinin gerçekleştirildiği ve alınan hizmet sonrasında davacıtarafından 23.06.2023 tarihinde ödemenin gerçekleştirildiği, aracın da davacıya teslim edildiğitespit edilmiş olduğu, işbu cevap dilekçeleri ekinde sunulan belgelerden de görüleceği üzeredavacı müvekkile aracını 20.06.2023 tarihinde teslim etmiş, ödemeyi ise aracı teslim aldığı günolan 23.06.2023 tarihinde müvekkiline yapmış olduğunu, zira müvekkili şirketin yaptığı işinmahiyeti gereği davacı tarafından müvekkilinden herhangi bir hizmet almadan ödeme yaptığınınkabul edilmesi de hayatın olağan akışına aykırı olduğu,bir an için somut gerçeklikten uzaklaşılsa dahi davacı tarafından yalnızca bir adet bankadekontuna dayanılarak hizmet alınmadığı ve ödemenin karşılığı olmadığı iddiasınındinlenebilmesi mümkün olmadığını, davacı tarafından yalnızca havale yapılarak karşılığında hizmet alınmadığı iddia edilmekte olup tek delil olarak "cari hesaba" açıklamasıyla banka dekontu sunulmuş olduğu,davacının yerleşik içtihatlar ve borç karinesi kapsamında yaptığı bu ödemenin bir alacağa veyaiadesi gereken bir bedele yönelik olduğunun ispatı mümkün olmadığından huzurdaki davanınreddi gerekmekte olduğunu belirterek davalı vekili davanın reddini, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir.Davalı tanığı ... beyanında; Ben davalı şirkette sorumlu olarak çalışırım, dava konusu olan aracı hatırlıyorum, bizim iş yerine seramik kaplama ve cam film işlemleri için gelmişti, 2 gece serviste kaldı diye biliyorum, daha sonra sahibi teslim almaya gelmişti, zaten ödeme yapılmadan kendisine teslimat yapılmaz, ben aracı teslim almaya gelen kişiyle birebir muhatap olduğum için olayı çok net hatırlıyorum, sabah saatlerinde aracı almaya gelmişti, aracın etrafında dolanıp inceledi, daha sonra bizden ücrette indirim yapmamızı istedi, yapamayacağımızı söyleyince biraz sıkıntı çıkardı, normalde biz ücreti nakit alırız, çünkü fiyat olarak öyle anlaşmıştık, ancak nakit ödemeyi kabul etmedi, bizden ıban numarası istedi, bu nedenle ücreti şirketin ıban hesabına göndermiştir, üzerinden zaman geçtiği için ücreti net olarak hatırlayamıyorum, 20-25 bin bandında bir şeydi, aracı teslim alan kişi bize ben bunu şuan size ödüyorum ancak daha sonra geri alacağım şeklinde sözler söyledi, biz vermiş olduğumuz hizmete ilişkin fatura düzenlemişizdir diye düşünüyorum, şirket kayıtlarında vardır, dosyaya sunulmadıysa neden sunulmadığı hususunda bir bilgim yoktur, muhtemelen şirket kayıtlarında buna ilişkin fatura vardır, dedi.ARAŞTIRMA;1-Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine başlatılan bedelsiz kalan paranın iadesi sebebine dayalı ilamsız icra takibi olduğu, takip çıkışının 20.000,00-TL alacak olduğu, davalı (borçlunun) █████/2023 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.2-... Bankası Anonim Şirketi'nin █████/2024 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davacı tarafın ... numaralı hesabına ait dava konusu dekont sureti getirtilmiştir.3-Tuna Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2025 Tarih ve .... Sayılı yazısı ile; davacı tarafın 2023 yılı Haziran ayına ait Ba-Bs formları getirtilmiştir.4-Bakırköy Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2025 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davalı tarafın 2023 yılı Haziran ayına ait Ba-Bs formları getirtilmiştir.5-Tanık dinlenilmiştir. Davalı tanığı .... beyanında; Ben davalı şirkette sorumlu olarak çalışırım, dava konusu olan aracı hatırlıyorum, bizim iş yerine seramik kaplama ve cam film işlemleri için gelmişti, 2 gece serviste kaldı diye biliyorum, daha sonra sahibi teslim almaya gelmişti, zaten ödeme yapılmadan kendisine teslimat yapılmaz, ben aracı teslim almaya gelen kişiyle birebir muhatap olduğum için olayı çok net hatırlıyorum, sabah saatlerinde aracı almaya gelmişti, aracın etrafında dolanıp inceledi, daha sonra bizden ücrette indirim yapmamızı istedi, yapamayacağımızı söyleyince biraz sıkıntı çıkardı, normalde biz ücreti nakit alırız, çünkü fiyat olarak öyle anlaşmıştık, ancak nakit ödemeyi kabul etmedi, bizden ıban numarası istedi, bu nedenle ücreti şirketin ıban hesabına göndermiştir, üzerinden zaman geçtiği için ücreti net olarak hatırlayamıyorum, 20-25 bin bandında bir şeydi, aracı teslim alan kişi bize ben bunu şuan size ödüyorum ancak daha sonra geri alacağım şeklinde sözler söyledi, biz vermiş olduğumuz hizmete ilişkin fatura düzenlemişizdir diye düşünüyorum, şirket kayıtlarında vardır, dosyaya sunulmadıysa neden sunulmadığı hususunda bir bilgim yoktur, muhtemelen şirket kayıtlarında buna ilişkin fatura vardır, şeklinde beyanda bulunmuştur.█████/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle;Davacı ve Davalı 2023 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönündenusulüne uygun tutulmuş olduğu,davacı ve Davalı ticari defterlerine göre, icra takip tarihi olan █████/2023 tarihi itibariyle,davacının, davalıdan 20.000,- TL Alacaklı oldukları tespit edilmiş olduğu, Davalı ... tarafındanDavacı yana düzenlenmiş bir faturaya ticari defterlerde ve dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu,tarafların bağlı oldukları Vergi Daire Müdürlükleri tarafından Sayın Mahkemeye gönderilmiş2023 yılı Haziran ayı Ba-Bs bildirimlerinde tarafların birbiri ile ilgili BA BS Bildirimigörülmemiş olduğu,davacı alacağının 23.06.2023 tarihinde davacı şirket ... Bankası hesabındandavalı firmanın ... Bankası hesabına yapılan 20.000 TL Ödemeye ilişkin olduğu,davalı ... tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulmuş belgedlerde işlem tarihinin 20.06.2023tarihi olduğu, Tahsilat kaydının 25.07.2024 tarihinde kayıt edilmiş olduğu, Tahsilat tarihinin23.06.2023 tarihi olduğu Güvenlik Filmi Tutarının 14.000 TL, Seramik tutarının 6.000 TL olduğugörülmekte olduğu, sunulu belgelerde araç teslimine ilişkin belge görülmemiş olduğu takdirin Mahkeme'ye ait olduğu, davalı tanık beyanının değerlendirmesinin Mahkeme takdirinde olduğu, davacı ... lehine karar alınması durumunda, Davacı ...’ın, icra takip tarihi olan █████/2023tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek yıllık değişen oranlarda Reeskont Avans Faizi talepedebileceğine ilişkin takdirin Mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;İşbu dava, Bakırköy .... Tüketici Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya Mahkememize gelmiştir.Dava, davacıya ait ... plakalı aracın bakım ve onarım için ödenen bedelin istenen işler yapılmadığından geri verilmesi amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile davacının icra inkar tazminatı, davalının kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir.Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların; davacı icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazında haksız olup olmadığı, haksızsa icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı, davacının davalıya karşı icra takibi başlatmasında kötü niyetli olup olmadığı, kötü niyet tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı, davalı tarafından davacıya ait araca ilişkin bakım ve onarım işinin yapılıp yapılmadığı, yapılmadıysa davacının ödediği tutarın tarafına geri verilmesini isteyip isteyemeyeceği noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu aleyhine 20.000,00-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "hizmet verilmemesi nedeniyle paranın iadesi" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).Somut olayda davacı taraf, davacı şirket adına kayıtlı araca bakım ve tadilat işlemlerinin yapılması için 20.000,00-TL davalı şirkete ödeme yapıldığını, ancak davalı şirket tarafından hizmet verilmediğini, bu nedenle ödenen 20.000,00-TL'nin iadesinin gerektiğini iddia etmektedir. Davalı ise, araca seramik kaplama ve güvenlik filmi kaplama işinin yapıldığını, ödenen bedelin 6.000,00-TL'sinin güvenlik film kaplamasına, 14.000,00-TL'sinin ise seramik kaplamasına ilişkin olduğunu, hizmetin verilmiş olduğunu savunmuştur.Davaya konu alacağın incelenmesinde; alacağın taraflar arasında davacıya ait araca seramik kaplama ve film kaplama işinin davalı tarafından yapılması hususunda sözlü olarak yapılan eser sözleşmesine dayandığı anlaşılmaktadır.6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinde, iş sahibinin borcu iş bedelini ödemektir (TBK’nın 479/1.md.). Yüklenicinin borcu ise, eseri iş sahibinin amacına uygun, haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmektir (TBK’nın 471/1.).Somut olayda iş sahibi, bedelini ödediği halde işin yapılmadığını iddia etmekte ve ödediği bedelin iadesini talep etmekte, davalı yüklenici ise üstlenilen işin yapıldığını savunmaktadır. Buna göre, üstlenilen işin gereği gibi yerine getirildiğini davalı yüklenicini ispat etmesi gerekir. Davalı, davacıya ait araca yapılan işlere ilişkin dosyaya herhangi bir fatura, iş emri ibraz etmemiş, sadece fiyat bilgisinin yer aldığı bir ekran görüntüsünün dosyaya delil olarak sunulduğu görülmüştür.6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih █████████E. █████████K. sayılı ilamı).Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarih █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamı).-Mahkememiz dosyası tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, █████/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Davacı ve Davalı 2023 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönündenusulüne uygun tutulmuş olduğu,davacı ve Davalı ticari defterlerine göre, icra takip tarihi olan █████/2023 tarihi itibariyle,davacının, davalıdan 20.000,- TL Alacaklı oldukları tespit edilmiş olduğu, Davalı ... tarafındanDavacı yana düzenlenmiş bir faturaya ticari defterlerde ve dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu,tarafların bağlı oldukları Vergi Daire Müdürlükleri tarafından Sayın Mahkemeye gönderilmiş2023 yılı Haziran ayı Ba-Bs bildirimlerinde tarafların birbiri ile ilgili BA BS Bildirimigörülmemiş olduğu,davacı alacağının 23.06.2023 tarihinde davacı şirket .... Bankası hesabındandavalı firmanın .... Bankası hesabına yapılan 20.000 TL Ödemeye ilişkin olduğu,davalı ... tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulmuş belgedlerde işlem tarihinin 20.06.2023tarihi olduğu, Tahsilat kaydının 25.07.2024 tarihinde kayıt edilmiş olduğu, Tahsilat tarihinin23.06.2023 tarihi olduğu Güvenlik Filmi Tutarının 14.000 TL, Seramik tutarının 6.000 TL olduğugörülmekte olduğu, sunulu belgelerde araç teslimine ilişkin belge görülmemiş olduğu takdirin Mahkeme'ye ait olduğu, davalı tanık beyanının değerlendirmesinin Mahkeme takdirinde olduğu, davacı ... lehine karar alınması durumunda, Davacı ...’ın, icra takip tarihi olan █████/2023tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek yıllık değişen oranlarda Reeskont Avans Faizi talepedebileceğine ilişkin takdirin Mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır." bildirildiği görülmüştür.Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında sözlü olarak kurulan eser sözleşmesi kapsamında, üstlenilen işin gereği gibi yerine getirildiğini ispat yükü davalı yükleniciye ait olup, davalının ticari şirket ve tacir omasına rağmen, davacıya yaptığını iddia ettiği işe ilişkin hiçbir fatura düzenlemediği gibi, buna ilişkin yukarıda belirtildiği gibi başkaca herhangi bir delil de sunmadığı, incelenen ticari defter kayıtlarına göre ise, her iki tarafın ticari defterlerinde de davacının, davalıdan 20.000,00-TL alacaklı göründüğü, ticari defter kayıtlarının aksinin ancak aynı nitelikte ispat gücüne sahip olan yazılı ve kesin delillerle ispat edilebileceği, sonuç olarak somut olayda, davalının, almış olduğu bedel karşılığında davacıya üstlendiği edimi yerine getirdiğini ispat edemediği anlaşılmakla, davanın kabulüne, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazıniptali ile, takibin 20.000,00-TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle devamına karar vermek gerekmiştir.Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Somut olayda, taraflar arasında uyuşmazlığın davalının üstlendiği edimi yerine getirip getirmediği noktasında olduğu, davalının savunmalarında işin yapıldığını ileri sürdüğü ancak, bunu ispat edemediğinden davanın kabulüne karar verildiği, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığından, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir.HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;1-DAVANIN KABULÜNE,Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile, takibin 20.000,00-TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA,Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,2-Alınması gereken 1.366,20-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 427,60-TL peşin harcın indirilmesi ile eksik kalan 938,60-TL harcın davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 855,20-TL harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan 7.010,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,6-Arabuluculuk ücreti 1.600,000-TL'nin davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,8-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, kabulüne karar verilen kısım yönünden istinaf sınırının altında kaldığından kesin olmak üzere verilen karar davacı vekili (e-duruşma) ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır