Danıştay 10. Dairesinin, 6585 sayılı Kanun kapsamında verilen idari para cezası ve yönetmelik maddelerinin iptali istemli dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanunun 3 ve 5. maddelerine aykırılık nedeniyle reddi.
Özet: Bir şirket, Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Kanununun ihlali iddiasıyla Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu tarafından verilen 500.000 TL idari para cezası ile Kurul Yönetmeliğinin belirli maddelerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması taleplerini içeren davayı açmış olup, mahkeme, idari yargılama usul kanununa göre dilekçenin birden fazla işlemi aynı anda dava etme ve diğer usul kurallarına uygunluğunu, yürütmeyi durdurma talebine ilişkin bir karar vermeden önce öncelikle incelemekte ve tetkik hakimi dilekçenin usulden reddini önermektedir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
DAVACI
: ... Turizm ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ... Bakanlığı / ANKARA
DAVANIN_ÖZETİ
: Davacı tarafından, 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un ek 1. maddesinin ihlal edildiğinden bahisle 500.000,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulunun... tarih ve... sayılı kararı ile █████/2020 tarih ve 31138 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Yönetmeliği’nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi ile 15. maddesinin 4. ve 5. fıkralarının iptali ve yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: 2577 sayılı Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi gereğince anılan Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
İLGİLİ MEVZUAT
:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasında, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatlerini ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ve tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar, idari dava türleri arasında sayılmış; "İdari davaların açılması" başlığını taşıyan 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği; ayrıca, dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı kurala bağlanmış; "Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller" başlığını taşıyan 5. maddesinin 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği belirtilmiş; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti halinde, bu maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dava açılmak üzere dilekçenin reddine karar verileceği hükmü yer almıştır.
Öte yandan, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun "Danıştayın görevleri" başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, "İdare Mahkemeleri ile vergi mahkemelerinden verilen kararlar ve ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülen davalarla ilgili kararlara karşı temyiz istemlerini inceler ve karara bağlar." hükmüne; (b) bendinde, "Bu Kanunda yazılı idari davaları ilk ve son derece mahkemesi olarak karara bağlar.
" hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
1- Dava dilekçesinin, 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca incelenmesi:
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Başvuru yolu" başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında, "İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir."; 8. fıkrasında, "İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür." hükümleri yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, her idari işlemin ayrı ayrı dava konusu yapılması kural ise de, maddi veya hukuki yönden birbirine bağlı olan birden çok işleme karşı aynı dilekçe ile dava açılabilmesi mümkün bulunmaktadır. Maddi veya hukuki bağlılıktan söz edebilmek için ise, öncelikle, dava konusu işlemlerin yargısal denetiminin aynı yargı yerinin görev ve yetki alanına girmesi zorunludur. Başka bir ifadeyle, yargı yerlerinin farklılığı, 5. maddenin öngördüğü anlamdaki bağlılığı ortadan kaldıran bir nedendir. Bu bağlamda, aynı dava dilekçesiyle iptali talep edilen işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların farklı yargı yerlerinin görev alanına girdiği hallerde, her bir işlem için ayrı dilekçelerle dava açılmak üzere dilekçenin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Dava dilekçesinde, iptal isteminde bulunulan Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ...sayılı kararının konusunu yalnızca idari para cezası oluşturması ve idari para cezası ile birlikte idari yargının görev alanına giren yaptırım kararlarının verilmemiş olması nedeniyle anılan işlemin 5326 sayılı Kanun hükümleri uyarınca idari yargı yerlerinde dava konusu edilmesi imkan dahilinde olmayıp, anılan işleme karşı Sulh Ceza Hakimlikleri nezdinde itiraz yolunun işletilmesi gerektiği açıktır.
Bu durumda, bakılan davada, Yönetmelik hükümlerinin iptaline ilişkin istemin Danıştayın görev alanına giren işlerden olduğu hususunda bir tereddüt bulunmamakla birlikte, anılan istemle idari para cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istemine aynı dilekçede yer verilmesi, 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca mümkün olmadığından, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmıştır.
2- Dava dilekçesinin, 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca incelenmesi:
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
█████/2020 tarih ve 31138 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Yönetmeliği’nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde, "Fahiş fiyat artışı: Olağanüstü hal, afet ve ekonomik dalgalanma dönemleri ile diğer acil durumlarda üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler tarafından satışa sunulan ve kamunun beslenme, sağlıklı yaşama ve korunma gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak için zorunlu olan mal ve hizmetlerin fiyatında girdi ve diğer üretim maliyetlerindeki artış gibi haklı bir sebebe dayanmaksızın yapılan aşırı ve adil olmayan artışı, ... ifade eder."; 15. maddesinin -█████/2022 tarih ve 31754 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile değişik- 4. fıkrasında; "Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına aykırı hareket edenlere Kanunun 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (Değişik ibare:RG-15/3/2023-32133) (k) bendinde öngörülen idari para cezaları Kurul tarafından verilir.; aynı maddenin -█████/2023 tarih ve 32133 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesi ile değişik- 5. fıkrasında ise, "İdari para cezalarının uygulanmasında Kurul tarafından ceza tutarı belirlenirken, işlenen kabahatin haksızlık içeriği, tekrarı ve sayısı, kabahat dolayısıyla elde edilen menfaatin ve neden olunan zararın büyüklüğü ile failin kusuru ve ekonomik durumu gibi hususlar dikkate alınır." düzenlemeleri yer almakta olup, 7. maddesinde Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulunun görev ve yetkileri düzenlenmiş ve anılan maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde "Kanunun Ek 1 inci maddesinde belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket ettiği tespit edilen üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler hakkında Kanunun 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (Değişik ibare:RG-15/3/2023-32133) (k) bendi çerçevesinde idari para cezası kararı almak ve bu kararın uygulanmasını sağlamak." kuralına yer verilmiştir.
Dava dilekçesinin incelenmesinden, dilekçenin "konu" kısmında, davacı şirket hakkında 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un ek 1. maddesinin ihlal edildiğinden bahisle 500.000,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile anılan kararın dayanağı olduğundan bahisle █████/2020 tarih ve 31138 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Yönetmeliği’nin (3. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer verilen fahiş fiyat artışının tanımına yer verilmek suretiyle) 7. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi ve 15. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "Kanunun Ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı hareket edenlere on bin Türk Lirasından yüz bin Türk Lirasına; ikinci fıkrasına aykırı hareket edenlere ise elli bin Türk Lirasından beş yüz bin Türk Lirasına kadar idari para cezası Kurul tarafından verilir." kuralı ile aynı maddenin 5. fıkrasında yer alan "İdari para cezasının belirlenmesinde; işlenen fiilin ağırlığı ve haksızlık içeriği, işletmenin türü, büyüklüğü ve bulunduğu sektör, fahiş fiyat artışı ve stokçuluk faaliyetinden sağlanan menfaat ile daha önce aynı konuda idari para cezası uygulanıp uygulanmadığı gibi hususlar dikkate alınır." kuralının iptalinin ve yürütülmesinin durdurulmasının istenildiği; "sonuç ve talep" kısmında ise, anılan talebin tekrarlandığı ancak anılan Yönetmelikte yer alan fahiş fiyat tanımına ilişkin olarak 3. maddenin 1. fıkrasının (ç) bendinin iptalinin istenildiği görülmekte olup, mevcut haliyle konu ile sonuç ve istem kısımlarının birbiri ile uyumlu olmadığı; bununla birlikte Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Yönetmeliği’nin 15. maddesinin 4. ve 5. fıkralarının, █████/2022 tarih ve 31754 sayılı Resmî Gazete ile █████/2023 tarih ve 32133 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikler ile değiştirildiği görüldüğünden, davacı tarafından iptali istenilen düzenlemelerin söz konusu değişikliklerden önceki düzenlemeler olduğu, dava dilekçesi ekinde sunulan idari para cezasının bildirimine yönelik uygulama işleminin dayanağının da, anılan Yönetmeliğin son haline ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Bu haliyle dava konusu edilmek istenilen düzenleyici işlemin veya işlemlerin hangisi olduğu hususunda tereddüt hasıl olduğundan, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmıştır.
Buna göre, davacı tarafından, yeniden düzenlenecek dava dilekçesinde, idari para cezasına yönelik iptal istemine yer verilmemesi; ayrıca Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Yönetmeliği’nin hangi tarihli değişikliğinin, hangi maddelerinin veya maddelerin hangi kısımlarının dava konusu edildiği açıkça gösterilerek bu kısım ya da kısımlara yönelik iptal isteminde bulunulması, iptali istenilen her bir düzenlemeye yönelik hukuka aykırılık sebeplerinin ve bu düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış, açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle davanın açılması gerekmektedir.
Öte yandan; davanın yenilenmesi durumunda idari para cezası verilmesine dair kararın tebliğine ilişkin belge de dosyaya sunulmalıdır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde 3. ve 5. maddeye uygun şekilde, yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alınarak gerekli harç ve posta ücreti yatırılmak suretiyle Dairemiz nezdinde dava açmakta serbest olunmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına,
3) Davanın yenilenmemesi halinde, yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, istemi hâlinde kullanılmayan ...TL yürütmenin durdurulması harcı ile artan posta ücretinin davacıya iadesine, █████/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!