Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, uyuşturucu madde bulundurma suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması ihlali ve TCK 192/2 uygulanmasıyla ilgili yeni bölge adliye mahkemesi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, sanık hakkında uyuşturucu madde kullanmak için bulundurma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, sanığın başka bir suç soruşturması sırasında kendi rızasıyla uyuşturucu kullandığını beyan etmesi üzerine ihlal edildiği gerekçesiyle mahkumiyete dönüşmesi sürecini incelemektedir; Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin bu beyanı Türk Ceza Kanununun 192/2 maddesi kapsamında değerlendirerek, resmi makamlarca haber alınmadan önce kendi suçunu ortaya çıkardığı için cezaya hükmolunamayacağını ve HAGB kararının bu eylem bakımından açıklanamayacağını belirtirken, bölge adliye mahkemesinin direnme kararı niteliğindeki hükmü, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm olarak kabul ederek değerlendirmiştir.
8. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM
: Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararında bozma nedeni ile birlikte, Yargıtay bozma ilamından önceki kararda tartışmadığı hususları da tartışarak ilk karardan farklı bir gerekçeye yer vermek suretiyle verilen karar Dairemizce temyiz incelemesi yapılması gereken yeni hüküm niteliğinde olduğundan, Dairemizce bu hükmün temyiz incelemesine tabi olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma Kararı
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.03.2025 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararın sanık tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 23.12.2024 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 304/2-b maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlamından Sonraki Yargılama Süreci
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.03.2025 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun'un) 191,62, 53... . maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ve Sanık Müdafinin Temyiz İstemi
Verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğundan sanık hakkında bozma ilamı doğrultusunda karar verilmesi ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre; sanığın üst aramasında uyuşturucu madde ele geçirildiği, sanığın yanında bulunan temyiz dışı sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair ihbar bulunduğu, bu itibarla sanığın temyiz dışı sanık ... ile birlikte uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olayda;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.06.2022 tarihli ve ███████-3 Esas, ████████ Karar sayılı ilâmı ve süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak, ilk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak suretiyle verilen kararın; özde direnme niteliğinde olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hüküm olduğunun belirtildiği ve bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerektiği nazara alındığında, Dairemizin 23.12.2024 tarihli bozma kararı sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılamada, bozma kararı doğrultusunda duruşma açılıp karar verildiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyize konu işbu karar özde direnme kararı niteliğinde olmayıp yeni hüküm niteliğinde olduğundan, direnme kararının bozmaya eylemli uyma olarak kabulü ile yapılan incelemede;
Dava dosyası kapsamına göre; sanık hakkında, değişen suç vasfına göre “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar usulüne uygun şekilde kesinleşmiştir. Denetim süresi içerisinde sanığın yeniden uyuşturucu madde kullandığının ihbar edilmesi üzerine mahkûmiyet kararı verilmiştir. Bozma ilamı öncesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ihlal sayılan 03.03.2020 tarihli eylemin, sanığın hırsızlık olayı nedeniyle yakalandığı sırada uyuşturucu madde kullandığını beyan etmesi üzerine yapılan analiz sonucunda tespit edildiği anlaşılmıştır.Buna göre, sanığın başka bir suç soruşturması sırasında, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce uyuşturucu madde kullandığını belirterek kendi suçunu ortaya çıkardığı anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun’un 192/2. maddesi uyarınca bu eylem nedeniyle cezaya hükmolunamayacağı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bu eylem bakımından açıklanamayacağı değerlendirilmiştir. Ancak, sanığın 18.10.2021 tarihinde hırsızlık olayının gerçekleştiği yerde uyuşturucu madde kullanmaya yarayan aparat ele geçirildiği ve sanığın olay yerinden kaçtığı, bu durum üzerine sanık hakkında soruşturma işlemlerinin başlatıldığı, sonrasında sanığın uyuşturucu madde kullandığını beyan ettiği ve yapılan tahlil sonucuna göre de bu beyanın doğrulandığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, sanığın hakkında soruşturma başlatılmadan önce uyuşturucu madde kullandığına dair kendi beyanının bulunmadığı, dolayısıyla 5237 sayılı Kanun’un 192. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı, ihbar olunan 18.10.2021 tarihli eylem nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği tespit edilmiştir. Açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.03.2025 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!