Yargıtay, davacı kadının rızası olmaksızın eş adına kayıtlı taşınmaza konulan ipoteğin kaldırılması talepli davada, taşınmazın aile konutu vasfının yurt dışından gelen eşlerin Türkiyedeki kullanım şekli açısından yetersiz araştırılması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.
Özet: Yüksek Mahkeme, davacı kadının rızası dışında eşi adına kayıtlı taşınmaza tesis edilen ipoteğin kaldırılması ve aile konutu şerhi konulması talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesinin taşınmazın aile konutu olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmesini, tarafların yurt dışında yaşamasına rağmen Türkiyeye geldiklerinde söz konusu taşınmazı aile konutu olarak kullanıp kullanmadıkları, başka konutlarının olup olmadığı hususlarında eksik inceleme yapıldığı ve dosyadaki tanık beyanlarındaki çelişkilerin giderilmediği gerekçesiyle hukuka aykırı bularak, ipotek tarihi itibarıyla taşınmazın aile konutu vasfında olup olmadığının tüm delillerle birlikte yeniden araştırılarak karar verilmesi için yerel mahkeme kararını bozmuştur.
2. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bingöl 4. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak hükmün tamamı yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 22.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... geldi. Karşı taraf davalı ve vekili ile davalı banka vekili gelmedi. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı kadın, davalı eşi adına kayıtlı dava konu taşınmaza rızası dışında ipotek tesis edildiğini ileri sürerek ipoteğin kaldırılmasını ve taşınmaz kaydına aile konutu şerhi konulmasını talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince "davaya konu edilen taşınmazın ailenin yaşam merkezi olmadığı; kısıtlı bir süre için tekil olarak yalnızca ... tarafından konaklama ihtiyacında kullanılmasının taşınmaza aile konutu vasfı veremeyeceği; nitekim yurtdışından geldiklerinde komşularınca bilinen köydeki evlerinin de mevcut olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda; 14.06.2021 tarihli keşif tutanağında beyanı alınan davacı tanığı ...'in beyanı ile taşınmazın aile konutu olmadığının kabulüne karar verildiği, oysa ki diğer davacı tanığı ...'ın tarafların köyde de evi olduğunu ancak Türkiye'ye geldiklerinde davalının eşi ve çocuklarıyla davaya konu taşınmazda kaldıklarını belirttiği, diğer yandan 16.12.2020 tarihli ve davalı ...'in kardeşinin beyanına dayalı emniyet tutanağında tarafların yurt dışından geldiklerinde davaya konu taşınmazda kaldıklarının belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince, ailenin kullandığı başka konut olup olmadığı, taraflar asıl olarak yurt dışında yaşasalar da, dava konusu taşınmazı Türkiye'ye geldiklerinde aile konutu olarak kullanıp kullanmadıkları yönünden yeterli araştırmanın yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda; dosyadaki çelişkiler giderilerek, gerekli araştırma yapılarak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek ipotek tarihi itibarıyla taşınmazın aile konutu vasfında olup olmadığının belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Duruşma için takdir olunan 40.000,00 TL vekâlet ücretinin davalılar ... ve ... T.A.Ş'dan alınarak duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı ...'ya verilmesine,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!