Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası: Şirketin, eşya tesliminden imtina edilerek fahiş ve gerçek dışı ardiye/hizmet bedellerini ihtirazi kayıtla ödemek zorunda kalmasıyla oluşan zararın tazmini talebi.
Özet: Davacı şirket, yurt dışından gelen eşyasının davalı geçici depolama firmasının alanında beklemesi sonrası, eşyaların teslimi karşılığında davalının kendi denetim süreçleri bahanesiyle fahiş ardiye ve işlem ücretleri talep ettiğini, mecburen ve dava hakkı saklı kalarak ödediği bu gerçek dışı ve fahiş bedellerin yasal faiziyle iadesini isterken; davalı şirket, liman işletmecisi olarak yasal hizmetlerini ifa ettiğini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını ve zamanaşımına uğradığını savunarak talebin reddini dile getirmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde;Müvekkili şirkete ait, yurtdışı şirket olan .... Ltd. şirketi tarafından gönderilen ... numaralı beyanname konusu eşyanın ithalat işlemlerinin tamamlanması ve müvekkili şirkete teslimine ilişkin işlemler aşamasında, müvekkili şirket ile hiçbir ilgisi olmayan, davalı şirketin depolama alanına ilşkin denetim vs. işlemler nedeni ile müvekkili şirkete ait eşya davalı şirkete ait geçici depolama alanında beklemiş olduğu gibi, müvekkili şirketin davalı şirkete ait depoda kaldığı süreye ilişkin ardiye ücreti ve diğer işlemler olarak belirtilen asılsız beyanlarla müvekkili şirketleri haksız bir şekilde fahiş bir bedel tahsil edildiği, müvekkili şirket eşyanın ithalat işlemlerini tamamlamış ve eşyayı çekmek yani teslim almak istediğinde davalı şirketi gayri yasal fahiş talepleri ile karşılaştığı, davalı şirket temelinde asla doğru olmayanı fahiş ve gerçek dışı bedeller içeren iki ayrı fatura tanzim etmek sureti ile söz konusu bedellerin ödenmemesi halinde müvekkili şirkete ait eşyaları teslim etmeyeceğini, buna ilişkin hapis hakkını kullanacağını beyan ederek eşyaları teslimden imtina ettiği, eşyalara ilişkin müvekkili şirketin satış anlaşmaları yapmış olması, eşyaları teslim etmek zorunda olması itibari ile zorunlu olarak davalı şirketin talep etmiş olduğu 50.495,48 TL tutar müvekkili şirket tarafından ihtirazi kayıtla ödendiği, ödeme dekontu itibari ile sabit olduğu üzere banka dekontuna “dava hakkımız saklıdır, zorunlu kalmarak yapılan ödemedir” şeklinde şerh düşüldüğü, ardiye ücretlerine ilişkin tek yasal sınırlamanın fahiş ücret talep edilemeyeceği hususu olduğu, müvekkili şirketten kaynaklı olmayan bekleme hususuna ilişkin olarakta müvekkili şirketten talepte bulunulamayacağı, davalı şirketin eşyaların kendi ardiyesine teslim edilmiş olması durumunu ve müvekkili şirketin eşyaları bir an evvel teslim almak zorunda olması durumunu kullanarak müvekkili şirketten haksız bir şekilde fahiş tahsilat yapmış olduğunun sabit olduğu, sadece 12 günlük ardiye ücreti olarak 36.754,93 TL gibi fahiş bir ücret alındığı gibi, sundurma terminal ( palet), sundurma terminal, sundurma muayene, sundurma muayene İşçilik, sundurma tartı işçilik, sundurma işçilik, sundurma tartı şeklinde açıklamalar ile temelinde asla var olmayan ve fahiş taleplerle faturalar oluşturulmuş olduğu ve müvekkili şirketten bu bedeli eşyanın teslim edilmeyeceği zorlaması ile tahsil edilmiş olduğu sabit olduğu, sürekli aynı açıklamalar ile birden fazla alacak kalemi oluşturulduğu, oluşturulan her alacak kaleminin de fahiş ve gerçek dışı olduğu hususu sabit olmakla dava konusu taleplerinde haklı olduklarını,
antrepo ardiye ve işlem ücretlerine ilişkin olarak konuya ilişkin yargı kararlarında sınırlama olarak fahiş ücret talep edilemeyeceği hususunun belirtildiği, davalı şirket müvekkili şirkete ait beyanname konusu eşyalarını ardiyesine teslimi edilmesi hususunu fırsata çevirmiş ve emsali görülmemiş derecede gerçek dışı ve yüksek bir rakamı ödemeye müvekkili şirketi mecbur bıraktığı, dava konusu taleplerine ilişkin olarak arabuluculuk başvurusu yapılmış ancak davalı şirketle arabuluculuk aşamasında da bir anlaşma sağlanamadığı, tüm bu nedenlerle davalarının kabulüne, müvekkili şirketten alınan bedele ilşkin olarak faturalarda belirtilen gerçek dışı alacak kalemleri ve fahiş alınan miktarların tespiti ile tespit edilen miktarın ödeme tarihi olan 23.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH
: Davacı vekili, █████/2025 tarihli dilekçesi ile dava değerini 7.118,62-TL olarak ıslah ettiği, gerekli harcın yatırıldığı anlaşılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Mahkeme işbu uyuşmazlığın çözümünde görevli olmadığını, görevsizlik kararı ittihaz edilerek dava dosyasının, Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla dava gören İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesini talep ettikleri, dava belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğinden kısmi dava olarak değerlendirilmesi gerektiği, davanın zamanaşımına uğramış olduğunu, müvekkili şirket liman işletmecisi olarak vermiş olduğu liman hizmetleri kapsamında, davacıya ait emtianın depolama ve terminat hizmetlerini ifa etmiş ve bu hizmetlerden doğmuş alacağını davacıdan tahsil ettiği, müvekkili liman işletmecisi olarak TTK 1179/2 kapsamında "taşıyanın ifa yardımcısı" sıfatıyla hareket ettiği, tüm bu nedenlerle dava bakımından görevli mahkemenin, Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla dava gören mahkemeler olması sebebi ile görev yönünden reddini; dava konusu tazmin tutarının zamanaşımına uğraması nedeniyle davanın usulden reddini, müvekkili şirket aleyhine ikame edilen haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
ARAŞTIRMA;
1- Kağıthane Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2023 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davacı şirketin BA-BS formları getirtilmiştir.
2-Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2023 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davalı şirketin BA-BS formları getirtilmiştir.
3-.... Bankası A.Ş.'nin █████/2023 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; dava konusu eft işlemine ilişkin dekont örneği getirtilmiştir.
4-... Odası'nın █████/2023 Tarih, ... Sayılı yazısı.
5-... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin █████/2023 Tarih, .... Sayılı yazısı ile; ücret tarifeleri ile emsal mahiyette olabilecek dönemlere ilişkin fatura örnekleri getirtilmiştir.
6-... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin █████/2023 Tarihli yazısı.
7-Türkiye Liman İşletmecileri Derneği'nin █████/2023 Tarih, ... Sayılı yazısı.
8-Ambarlı Gümrük Müdürlüğü'nün █████/2024 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; muayene / denetime ilişkin bilgi ve belgeler getirtilmiştir.
█████/2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda;
Dosya içeriğindeki mevcut beyan edilen bilgi ve belgelerin incelenmesi ve davacı ve davalı avukatların yazılı savunma yazılarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda ardiye ücreti için tahakkuk ettirilen ve davacı şirket tarafından ihtirazi kayıtla 2 fatura için ödenen miktarın fazla olduğu sonuç ve kanaati oluşmuş ise de bu miktarın ne kadar olduğu hususunda somut bir rakamın verilmesinin mümkün olamadığı ve takdirin mahkemelerine ait olmak üzere; sonuç ve kanaatine varılmıştır.
█████/2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda;
Dosya içeriğindeki mevcut beyan edilen bilgi ve belgelerin incelenmesi ile .... Gümrük Müdürlüğü'nce Sayın Mahkemelerine verilen █████/2024/.... tarih/sayılı yazıları ile eşyanın ithali, muayene/denetimi ve sar hususlarda verilen hizmet bilgilerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda ardiye ve sair işlemler için tahakkuk ettirilen ve ihtirazi kayıtla 2 fatura için ödenen ücretin fazla olduğu sonuç ve kanaati oluşmuş ve bu miktarın işletmeci kuruluşunun 2022 yılına ait ücret tarifesine göre, sağlanan hizmetlerin (ardiye/işçilik/muayene/tartı) işlemleri karşılığı toplam 43.376,86-TL olarak gerçekleşmesi kanaat ve düşüncesine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, taraflar arasında liman hizmeti nedeniyle davalı tarafından davacıya düzenlenen faturalar kapsamında ödenen 50.495,48-TL bedelin davalı tarafından fahiş olarak belirlendiği, davacının ücreti ihtirazi kayıt ile ödediği iddiası ile fazla ödenen bedelin iadesi talebine ilişkindir.
Aşırı yararlanma yani gabinin düzenlendiği 6098 sayılı TBK 28. maddesinin "Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir. Zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir." hükmünü ihtiva etmektedir.
Taraflar arasında, davalının davacıya, liman hizmeti, emtia depolama, terminal hizmeti vermesi hususunda sözlü yapılan bir anlaşma olduğu, aralarında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davacının bu kapsamda davalının düzenlemiş olduğu faturalardaki ücretin fahiş olduğunu, davalının ise, ücretlerin fahiş olmadığını, rekabet kuralları çerçevesinde liman işletmelerinin farklı tarifeler uygulayabileceğini, davacının farklı bir liman işletmesinden de hizmet almasının, mallar liman işletmesine geldikten sonra terminal hizmetini almak üzere başka bir işletmeye sevkini de isteyebileceğini, davacının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü olduğunu savunmuştur.
Davalı tarafından davacıya düzenlenen iki adet fatura incelendiğinde, █████/2022 tarihli sundurma terminal (palet), ardiye ve sundurma terminal açıklamalı 41.225,38-TL tutarlı fatura ve █████/2022 tarihli sundurma muayene, sundurma muayene işçilik, sundurma tartı işçilik, sundurma işçilik ve sundurma tartı açıklamalı 9.270,08-TL tutarlı fatura olduğu görülmüştür. Davacının söz konusu iki adet faturanın toplam bedeli olan 50.495,48-TL'yi █████/2022 tarihinde banka yolu ile davalıya ödediği, ödeme yaparken açıklama kısmına "Dava hakkımız saklıdır. Zorunlu kalınarak yapılan ödemedir" şeklinde yazıldığı görülmüştür.
Mahkememizce, davaya konu iki adet faturanın ilgili olduğu döneme ait tarafların BA/BS formları bağlı oldukları vergi dairesi müdürlüklerinden getirtilmiş, Liman Müdürlüklerine müzekkere yazılarak davaya konu faturalarda yer alan işlere ait ücretlerin ne kadar olabileceği hususunda fiyat araştırması yapılmış, tarafların bildirdikleri deliller toplanmıştır.
Tarafların BA/BS bildirimleri incelendiğinde, davalının davacıya düzenlemiş olduğu dava konusu 2 adet faturanın davacının BA bildiriminde ve davalının BS bildiriminde kayıtlı olduğu görülmüştür. (Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarih █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamı).
Mahkememizce uyuşmazlık hususunda Deniz Ticareti Odası tarafından bildirilen bilirkişiden ayrıntısı yukarıda belirtildiği şekilde kök ve ek rapor aldırılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, tüm dosya kapsamında toplanan deliller ve bilirkişi raporları değerlendirildiğinde, taraflar arasında, davalının davacıya, liman hizmeti, emtia depolama, terminal hizmeti vermesi hususunda sözlü yapılan bir anlaşma olduğu, yazılı bir sözleşme bulunmadığı ve hizmetin davalı tarafından verildiği, verilen hizmet kapsamında iki adet fatura düzenlendiği ve fatura bedellerinin davacı tarafından ödendiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacının ödediği bedelin fahiş olduğu, ihtirazi kayıtla ödeme yaptığı iddiası ile, fahiş olan ödemenin davalıdan iadesi istemine dayanmaktadır. Yukarıda belirtildiği gibi mahkememizce söz konusu faturalara konu işlerle ilgili çeşitli liman işletmelerine ve Deniz Ticareti Odasına müzekkereler yazılmış ve uyuşmazlık hususunda bilirkişi kök ve ek raporu aldırılmıştır. Öncelikle gelen yazı cevapları incelendiğinde, faturaya konu işlerle ilgili sabit ve belli bir fiyat tarifesi bulunmadığı, fiyatların serbest piyasa koşullarına ve hizmet kalitesine göre belirlendiği, yine bilirkişi raporunda da bunun belirtildiği, ayrıca, her ne kadar raporda davalı tarafından alınan ücretin fazla olduğu belirtilerek ek raporda verilen hizmete göre alınması gereken ücretin 43.376,86-TL olduğu belirtilmiş ve davacı tarafından ödenen 50.495,48-TL'den bu miktar mahsup edilerek fazla alınan ücret olarak 7.118,62-TL üzerinden dava ıslah edilmiş ise de, yukarıda da belirtildiği üzere, söz konusu işler için belli bir fiyat tarifesi olmadığı, serbest piyasa koşullarında yapılan hizmetin kalitesi ve niteliğine göre ücretin belirlenebileceği, buna göre, farklı Liman Müdürlüklerinden gönderilen fiyatlar ile davalının faturalandırdığı fiyatlar arasında fahiş sayılabilecek şekilde çok yüksek bir fark olmadığı gibi, bilirkişi tarafından belirlenen 43.376,86-TL'nin de ortalama fiyat olup, davalı tarafından fatura edilen miktar olan 50.495,48-TL ile arasında fahiş bir farkın olmadığı, davalının kendisinin verdiği hizmetin niteliğine ve kalitesine göre fiyat belirleyebileceği, zaten açık bir şekilde görüldüğü üzere fiyatlar arasında fahiş miktarda bir farkın da olmadığı, somut uyuşmazlıkta gabin koşullarının oluştuğundan söz edilemeyeceği, davacının ticaret şirketi olarak basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünün bulunduğu, davalıdan hizmet almadan önce fiyat bilgisi isteyebileceği ve buna göre davalıdan hizmet alıp alamama konusunda karar verebileceği, isterse başka bir firmadan da hizmet alabileceği, kaldı ki davaya konu faturalar davacının BA bildiriminde kayıtlı olduğundan, faturaların davacı tarafından mevcut hali ile kabul edildiğinin anlaşıldığı, davacının söz konusu faturalara ilişkin herhangi bir itirazının (ihtarname veya kep yoluyla yapılmış, ya da iade faturasının) dosyaya yansımadığı, sadece ödeme yaparken dava hakkımı saklıdır diye açıklama yapılmasının faturaya itiraz anlamına gelmeyeceği anlaşılmıştır. (TTK m. 18/3 uyarınca, "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüte düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır).
Sonuç olarak, davaya konu faturada yer alan hizmetlerin belirli bir ücret tarifesinin olmadığı, serbest piyasa koşullarına göre davalı tarafından ücret belirlenebileceği, aynı hizmete ilişkin farklı hizmet sunucusu firmalar arasında verdikleri hizmetin kalitesi ve niteliğine göre veya kendi fiyat politikasına göre fiyat farklılıkları olmasının normal ve doğal olduğu, zaten davacının davalıdan hizmet alma zorunluluğunun olmadığı ve başka bir firmadan da hizmet almasının mümkün olduğu, hizmet almadan önce fiyat konusunda bilgi alma ve anlaşma yapma yükümlülüğünün de ticaret şirketi olan ve basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü olan davacının sorumluluğunda olduğu, zaten davalı tarafından alınan ücretin bilirkişi tarafından ortalama olarak tespit edilen ve farklı firmalar tarafından bildirilen fiyatlandırmadan fahiş sayılabilecek miktarda farklı olmadığı, fahiş bir fiyat farkından ve gabin koşullarının oluştuğundan söz edilemeyeceği, ayrıca faturalar davacının BA bildiriminde kayıtlı olduğundan, davacı tarafından fatura içeriğinin kabul edilmiş olduğu anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarına alınması gereken 615,40- TL maktu karar harcından, peşin alınan 179,90-TL harç ve 36,19-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 216,09‬-TL harcın düşürülmesi ile eksik kalan 399,31-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 7.118,62-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti 3.120,00-TL'nin davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,
7-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine,
Dair, kabulüne karar verilen kısım yönünden istinaf sınırının altında kaldığından kesin olmak üzere verilen karar davacı vekili ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!