Genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında meydana gelen ölümlü trafik kazasında vefat eden oğul için talep edilen manevi tazminatın, hakem heyeti ve itiraz süreçleri sonrası temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının oğlunun bir trafik kazasında vefat etmesi üzerine, davalı sigorta şirketi tarafından ihtiyari mali mesuliyet klozlu genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalanan araçla ilgili olarak talep ettiği manevi tazminata ilişkindir; uyuşmazlık hakem heyeti tarafından belirlenen 50.000 TL manevi tazminatın itiraz hakem heyeti kararıyla 80.000 TLye yükseltilmesine rağmen, davacının bu miktarı yetersiz bulduğu, kaza tarihinin hatalı tespit edildiği, önceki ödemenin manevi tazminat niteliğinde olmadığı ve vekalet ücretinin eksik hesaplandığı gerekçeleriyle temyiz ettiği bir davayı konu almaktadır.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ D.İş- ████████ K.SAYISI
: 2024/İHK-29767SAYISI
: K-███████████İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının oğlu olan müteveffanın muavini olduğu ve davalı tarafından ihtiyari mali mesuliyet klozlu genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalanan aracın, bariyere çarpması ile 13.06.2023 tarihinde tek taraflı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza nedeniyle davacının oğlunun vefat ettiğini ve davacının oğlunun ölümü nedeniyle manevi zarara uğradığını, davalı tarafa başvuru yapıldığını beyanla 400.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili tarafından cevap dilekçesinde; davacı tarafa dava öncesinde yapılan başvuru üzerine müvekkili tarafından davacıya 70.000,00 TL ödeme yapıldığını ve müvekkilinin sorumluluğunun son bulduğunu, davacının talep etmiş olduğu manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacı tarafça müvekkiline yapılan başvurunun usulüne uygun olmadığını, davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, ceza dosyasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini , davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatının 21.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 3.580,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kazanın meydana gelmesinde sigortalı aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının oğlunun ölüm yaşı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın alım gücü, kazanın oluş şekli ve teminat miktarı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatın bir miktar düşük olduğu anlaşıldığından ve hükmedilen faizin sigortalı aracın ticari araç olması nedeniyle avans faizi olması gerektiğinden itirazın kısmen kabulüne ve kararın kaldırılmasına, 80.000,00 TL manevi tazminatının 21.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 3.580,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; kaza tarihinin hatalı tespit edildiğini, davacının oğlunun vefatı nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmasına rağmen kararın gerekçesinde istemin dayanağının yaralanma olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, davalı tarafından yapılan ödemenin manevi tazminata ilişkin olmadığı ve zorunlu ferdi koltuk sigortasına istinaden yapıldığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, müvekkili lehine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık;davacının oğlu olan müteveffanın muavini olduğu ve davalı tarafından ihtiyari mali mesuliyet klozlu genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalanan aracın, bariyere çarpması suretiyle meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının oğlunun vefat etmesi nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.1- Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bir kimsenin ölümü hâlinde, olayın özellikleri göz önünde tutularak ölenin yakınlarına uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilebilir. Manevi tazminat, maddi bir zararın karşılanması niteliği taşımayıp zarara uğrayanda manevi huzur ve tatmini sağlamayı amaçlayan özgün bir nitelik taşır. Bu itibarla manevi tazminat, cezalandırma aracı olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanması olarak da nitelendirilemez.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı kararına, Yargıtayın yerleşik uygulamalarına ve çağdaş hukuk anlayışına göre manevi tazminat miktarı belirlenirken zarar görenin yakınlarının duyduğu acı, üzüntü, keder gibi duyguları hafifletmenin ve dindirmenin yanında, zarar vereni gerekli dikkat ve özeni gösterme konusunda etkileyecek ölçüde caydırıcı olması da gözetilmelidir. O hâlde takdir olunacak miktar belirlenirken; bir yandan maddi tazminatı tamamlayan bir denkleştirme unsuru olarak zarara uğrayanın tatmin edilmesi, diğer yandan zarar verenin daha dikkatli ve özenli davranıp zarar verici eylemlerden sakınması için caydırıcı etki sağlayacak bedel ödettirilmesi göz önünde tutulmalıdır.Öte yandan, manevi tazminatın miktarı belirlenirken hukuka aykırı eylemle birlikte somut olayın özellikleri, olay ve olgular, tarafların kusuru, tarafların kusuru olmasa bile zararın artmasındaki etkileri de dikkate alınmalıdır. Ayrıca miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hâl ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler kararda gerekçeleriyle gösterilmelidir. Zira Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Kanun’un takdir yetkisi tanıdığı konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar vermek zorundadır.Somut olayda, davacının oğlunun 13.06.2023 tarihli kazada vefat etmesi nedeni ile davacı 400.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunmuş, Hakem Heyetince 50.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiş, davacı vekilince karara itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itiraz başvurusunun kısmen kabulü ile 80.000,00 TL manevi tazminata karar vermiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre müteveffanın kazada kusuru olmadığı, kaza tarihinde 17 yaşında olduğu anlaşılmakla, evladının ölümü nedeni ile davacının yaşadığı acı ve keder gibi tüm unsurların bir arada değerlendirilmesi neticesinde davacı için takdir olunan manevi tazminat miktarının düşük olduğu görülmüş ve daha yüksek miktarda manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.