İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde otel işletmesi ile çevrimiçi rezervasyon şirketi arasındaki ticari hizmet sözleşmesinden doğan 188.904,11 TL alacakla ilgili itirazın iptali davası.
Özet: Bu dava, otel işletmecisi davacının, davalı aracılığıyla gerçekleşen online otel rezervasyonlarına ait 188.904,11 TL tutarındaki fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine başlattığı ilamsız icra takibine davalının itiraz etmesi sonucu açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı, icra takibinin devamını ve icra inkar tazminatı talep ederken, davalı taraflar arasında cari hesap mutabakatı olmadığını, hizmetin verildiğini ispatlamakla yükümlü davacının bunu yapmadığını iddia etmekte ve kendisinin davacıdan olan komisyon ve fatura alacakları için takas-mahsup talebinde bulunmaktadır. Mahkeme, davanın itirazın iptali koşullarını taşıdığını belirterek, uyuşmazlığın davacının alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususunda yoğunlaştığını kaydetmiştir.

T.C.
İSTANBUL4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA VE TALEP
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin adi ortaklık olarak ... bölgesinde faaliyet gösteren bir otel işletmesi olduğu ve Davalı ...Şirketi (...) adı altında İnternet üzerinden otel rezervasyon hizmeti sunan bir şirket olup, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, müvekkilleri tarafından otel rezervasyonunun davalı tarafın internet sitesi üzerinden gerçekleştirilerek ve rezervasyon bedeli doğrudan davalı şirketin hesabına yatırıldığı, Rezervasyonu yapan müşterilerin otelde konaklamaları tamamlandıktan sonra, müvekkili tarafından alınacak tutar fatura kesilerek davalıya gönderilmekte ve fatura bedelini müvekkilinin hesabına aktardığını, Söz konusu ilişki kapsamında, davalı aracılığıyla müvekkili otelde bu dosya kapsamında toplam 40 müşteri konaklamış ve konaklamaya ilişkin faturalar davalıya düzenlenerek usulüne uygun şekilde gönderildiği halde toplam 188.904,11TL tutarındaki ödemenin yapılmaması sebebiyle davalı aleyhine ... 23. icra müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı şirketin kendisine tebliğ edilen ödeme emrine rağmen borcunu ödemediği ve borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, takibe yapılan itirazın ise haksız olduğunu, bu nedenle davalı borçlunun itirazının iptaline, icra takibinin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere İcra inkar tazminata hükmedilmesine ve yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, işletmekte olduğu konaklama tesisi olan " ... " isimli otelin odalarının müvekkili şirketin sahibi olduğu internet sitesi üzerinden satışının yapılması için müvekkili şirket ile anlaşmış ve taraflar arasında internet ortamında online olarak sözleşme akdedildiğini, Taraflar arasındaki sözleşme gereğince komisyon ve komisyon şartlarının belirlendiğini, Taraflar arasında cari hesap mutabakatı sağlanmamış ve muaccel bir borç da bulunmadığını, Davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği hizmeti müvekkili şirkete vermediği Öncelikli olarak faturaya konu hizmetin Davacı tarafından verilip verilmediğinin araştırılması gerektiği, Ayrıca, müvekkilinin şirketin davacıdan olan komisyon alacakları ve fatura alacaklarının olduğu, Bu alacaklar yönünden de takas-mahsup taleplerinin olduğunu, ifade ederek haksız davanın reddine, kötü niyetli olan Davacı'nın 9620'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, dava masraf ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:... 23. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası, ticari defter ve belgeler, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasındaki ihtilaf, Davacının ... 23. İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususundadır.... 23. İcra Müdürlüğünün... E sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 15.031,80 TL fatura alacağı, 9.723,15 TL fatura alacağı, 31.915,25 TL fatura alacağı, 834,57 TL fatura alacağı, 24.810,60 TL fatura alacağı, 14.225,72 TL fatura alacağı, 92.363,02 TL fatura alacağı olmak üzere toplam 188.904,11 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir.Deliller toplandıktan sonra, tarafların ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin yasaya uygun yapılıp yapılmadığı, talep edilen alacaklarının ticari kayıtlara işlenip işlenmediği, takip talebindeki alacak ve faizin yerinde olup olmadığı, davacının .... 23. İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususlarında iddia, savunma ve icra dosyası ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek rapor hazırlanması için dosya mali müşavir bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle; "...Davacı ve davalı şirketin şirketin ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil niteliğine haiz olduğu, davacının yevmiye defterinde davalıdan takip tarihi itibarıyla 273.120,03 TL alacaklı olduğu, buna karşın icra takibinde 188.904,11 TL talep ettiği, Davalının kayıtlarında ise, takip tarihi itibarıyla davacıya karşı 369.224,11 TL borçlu olduğunun görüldüğü anlaşıldığından, davalının kayıtları ve davacının icra takibinde beyan ettiği tutar dikkate alındığında, davalının davacıdan 188.904,11 TL alacaklı olabileceği kanaatine varılmıştır. Davacının 188.904,11 TL alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun gereği yıllık 651,75 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faiz oranından faiz işletilmesi gerekeceği..." görüş ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir.Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle ;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ... Esas ...Karar sayılı ilamı). (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar Sayılı Kararı )Somut olayda, Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile, Tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, Davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi 25.11.2024 tarihi ile 273.120,03 TL alacaklı olduğu, davacı tarafın 188.904,11 TL tutarlı alacağının icra ve dava konusu yaptığı; davalıya ait ticari defterlerde davacının dava konusu yaptığı tüm faturaların kayıtlı olduğu ve davalının kendi kayıtlarında takip tarihi ile 369.224,11 TL davacıya borçlu olduğu kayıtlı olduğu, davalı tarafın davacıya borçlu olduğunu kendi defterlerine kaydetmiş olduğu, davacının faturalara dayandırdığı alacağını ispatladığı ve talep edebileceği anlaşıldığından, Davanın kabulüne, davalının ... 23. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 188.904,11 TL alacağın 20'si olan 37.780,82 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın kabulüne, davalının ... 23. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 188.904,11 TL alacağın 20'si olan 37.780,82 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 12.904,03 TL ilam harcından peşin yatırılan 2.281,49 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.622,54 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 2.281,49 TL peşin harç, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 135,00 TL tebligat ve müzekkere giderleri olmak üzere toplam 10.031,89 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır