Futbol kulübü devir anlaşmazlığı sebebiyle keşide edilen çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasıyla açılan menfi tespit davasında, arabuluculuk dava şartı ve ödeme yasağı ihtiyati tedbir talebinin incelenmesi.
Özet: Bir şirket tarafından açılan bu menfi tespit davasında, futbol kulübü devir anlaşması kapsamında kulüp başkanı olduğunu iddia eden kişiye verilen toplam 5.700.000 TL bedelli üç adet çekin, devrin gerçekleşmemesi ve kulübün başka birine devredilmesi nedeniyle bedelsiz kaldığının tespiti ile çeklerin kötü niyetli üçüncü kişilere ciro edilerek tahsilatının önlenmesi amacıyla ödemeden men yönünde ihtiyati tedbir kararı alınması talep edilmekte olup, çeklerin vadesi yaklaşması ve mağduriyet yaşanması endişesiyle arabuluculuk süreci tamamlanmadan dava yoluna başvurulmuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2026
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Müvekkil -------- Şti., futbol kulüplerinin saha alanlarının reklam ve pazarlanması alanında çalışmakta olduğunu, bu vesileyle futbol kulüpleri ile ticari ilişkisi bulunduğunu, --------- ise ---------- Spor Kulübü başkanı olarak bilinen ve bu sıfatla basına çeşitli açıklamalar yapan biri olduğunu, Müvekkil şirket yetkilisi ile iletişim kuran --------- kulübü devretmek istediğini beyan ederek kulübün mali ve idari durumuna ilişkin geniş kapsamlı bilgileri müvekkil şirketle paylaşmış ve borçların kapanması ile kendi harcamalarının karşılanması için gerekli bedeli müvekkile bildirmiş, ödemenin yapılması halinde kulübü devretmeye hazır olduğunu açıkça beyan ettiğini, akabinde müvekkil ile ---------- Spor Kulübü başkanı --------- bedelin ödenmesi ile kulübün devri hususunda anlaştığını, bu anlaşmaya istinaden keşidecisi -------- Şti. olan, lehtarı -------- Spor Kulübü olan --------Ş., --------- Şubesi, --------- seri nolu, █████/2026 keşide tarihli, 1.000.000,00-TL bedelli çek, --------Ş., -------- Şubesi, --------- seri nolu, █████/2026 keşide tarihli, 1.200.000,00-TL bedelli çek, --------, -------- Şubesi, --------- seri nolu, █████/2026 keşide tarihli, 3.500.000,00-TL bedelli çek keşide edilerek --------- teslim edildiğini, müvekkilin taraflar arasındaki anlaşma uyarınca talep edilen ödemeyi çek ile yapmasına karşın kulüp devri gerçekleşmediği gibi, müvekkil ile yapılan anlaşma sonrasında kulübün ---------- isimli şahsa devredildiğini, kulübün devri hususunda görüşme yaptığı ---------- --------- Spor Kulübü başkanı olmadığını ancak ---------- gerek müvekkil ile yapılan anlaşma öncesinde gerekse yeni yönetimin seçildiği tarih sonrasında kendisini kulüp başkanı olarak tanıtmaya ve bu sıfatla basına açıklamalar yapmaya devam ettiğini, müvekkilin kulübe çek keşide etmesini sağlamış ve kulübün müvekkile devrini gerçekleştirmemesi bir yana, --------- isimli şahsı yeni yönetim olarak seçtirdiğini, Müvekkil tarafından keşide edilen çeklerin de üçüncü kişilere cirolandığı bilgisi ------ Ş. Takas Merkezi tarafından yapılan ibraz bildirimi ile öğrenildiğini, İşbu durum --------- yeni kulüp başkanı --------- ile birlikte hareket ettiğine, muhtemelen anılan şahsın yalnızca resmiyette kulüp başkanı olarak göründüğüne, Bununla birlikte işbu başvuruya konu edilen çeklerin de üçüncü kişilere cirolandığı bilgisi edinilmiş olmakla birlikte, mevcutta kimde olduğu ve akıbeti bilinmediğini, davacı müvekkil ilgili anlaşmadan doğan ifa borcunu yerine getirmiş ancak karşılığında --------- Spor Kulübü kendisine devredilmemiş, bu bakımdan dava konusu çekler karşılıksız bir başka deyişle bedelsiz kaldığını, müvekkilin zarara uğramaması ve olası icra takiplerinin önüne geçilmesi adına öncelikle söz konusu üç adet çek hakkında ödemeden men yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, her ne kadar tarafımızca 28.01.2026 tarihinde -------- Arabuluculuk Bürosu'nun--------- sayılı dosyası üzerinden kıymetli evraktan kaynaklanan menfi tespit bakımından dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulmuşsa da, ticari davalarda arabuluculuk sürecinin 6 haftaya kadar uzaması imkanı bulunması ve bu süreçte çeklerin vadesinin gelmesi halinde sürecin tamamlanmasının mümkün olmayacağı, bu durumda da huzurdaki dava konusu taleplerimizin konusuz kalacağı ve müvekkilin ciddi bir mağduriyet yaşayacağı göz önüne alınarak arabuluculuk başvurusunda bulunmakla birlikte henüz arabuluculuk süreci tamamlanamadan huzurdaki davayı açtıklarını, davalı şahıs ya da üçüncü kişiler tarafından bahsedilen çeklerin ibraz edilmesi, hesaptan karşılığının tahsil edilmesi veya arkasının karşılıksız olarak yazdırılması mümkün olabileceğinden yahut icraya konulup takibe başlanması söz konusu olabileceğinden çeklerin davalı yana ve haksız hamillere ödenmesini önlemek, kötü niyetli davalı ve üçüncü kişilerin haksız şekilde yararlanarak sebepsiz zenginleşmesine mahal vermemek ve müvekkilin mağdur edilmesini engellemek amacıyla mahkemece gerekli görülmesi halinde %115 oranında teminat da yatırılarak ödeme yasağı şeklinde ihtiyati tedbir kararlı menfi tespit davası açılması zorunlu hale gelmiştir.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesine göre TTK'nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre, davacıya arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibrazı için bir haftalık kesin süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması, aynı maddenin son cümlesine göre ise, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekir.
Somut olayda davanın arabuluculuğa tabi olduğu ve █████/2026 tarihinde açıldığı, Kanun koyucu, dava şartı arabuluculukta davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya onaylı bir örneğini dava dilekçesine eklemesini zorunlu kılmıştır. Henüz başvuru yapılmış aynı gün dava açılmışsa, ortada düzenlenmiş bir son tutanak (anlaşamama tutanağı) olmayacaktır. Kanun, son tutanağın dava dilekçesine eklenmemesi halinde mahkemenin 1 haftalık kesin süre vereceğini belirtse de, bu süre zaten var olan ancak sunulmayan tutanağın sunulması içindir; henüz tamamlanmamış bir sürecin tamamlanması için olmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2- Harçlar Yasasına göre alınması gereken 732 TL'nin başlangıçta alınan 97.341,75 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 96.609,75 TL'nin karar kesinleştiğinden ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan başvuru harcı dahil tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği açıklanmak suretiyle dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde oybirliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!