Antrepo deposunda maden istifi kaynaklı kayma ve çökme zararı nedeniyle madencilik ve sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası temyiz incelemesi.
Özet: Davacı antrepo şirketinin, komşu madencilik şirketinin ağır maden stoku nedeniyle zemin kayması ve yapısal hasar gören depolarının tadilat bedeli için açtığı, ilk tespitte 47.757,60 TL hasar belirlenen ancak sigorta şirketinin 10.909,50 TL ödeme karşılığında ibra istemesi üzerine davanın genişletildiği, sonrasında oluşan ikinci kayma için de 9.000 TL talep edilen alacak davasında, madencilik şirketinin kusur itirazıyla birlikte davacının kendi binasının hatalı, ruhsatsız ve bakımsız olduğu, zemininin çürük olduğu ve hasarın artmasında kendisinin sorumlu olduğu savunmaları dile getirilmiştir.
4. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı vekili ile davalılar ... Madencilik A.Ş. vekili ve ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkili şirketin antrepoculuk faaliyeti ile iştigal ettiğini, bu antrepoların davalılardan ... Sigorta A.Ş. tarafından Yangın Kombine Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, depolarının üzerinde bulunduğu alanda zeminin oldukça yumuşak ve fazla ağırlık kaldırmadığını, bu alanın diğer davalı ... Madencilik A.Ş. ile komşu olduğunu, şirket depolarından arka depo olarak tabir edilen bölgenin davalı ... Madencilik A.Ş. ile bitişik nizamda bulunduğunu, davalı tarafından bitişik nizamda bulunan alana ağırlığı yüksek olan maden stoku yapıldığını, bu stok neticesinde müvekkilinin depolarında kayma meydana geldiğini, İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ D. İş sayılı dosyası üzerinden yapılan tespit sonucu depolarında meydana gelen hasarın davalı ... Madencilik A.Ş. tarafından yapılan hatalı yüklemeden kaynaklandığının tespit edildiğini ve 47.757,60 TL bir tadilat bedeli harcanması gerektiğinin rapora bağlandığını, bu tespitin yapılması üzerine sigorta poliçesi kapsamında diğer davalı ... şirketine başvurulduğunu, sigortacının, yapılacak tadilat ile ilgili olarak hazırlanan ekpertiz raporu ile toplam 10.909,50 TL'nin ödeneceğini bildirdiğini, ancak bu ödeme karşılığında davalı sigortaca ibraname talep edildiğinden davacı şirketçe uygun görülmediğini bu nedenle sigorta hakkında da dava açmak zorunda kaldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile zarar gören depolarının tadilat bedeli olarak 8.000,00 TL bedelin davalı ... Madencilik A.Ş. ve poliçe limitleri dahilinde davalı ... şirketinden dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; ilk kaymaya ilişkin açılan davada ivedilikle keşif talep etmelerine rağmen bu taleplerinin uygun görülmediğini, ancak bu süre içerisinde depolarda davalı ... A.Ş. tarafından yapılan stoğun etkisinin giderek arttığını ve ikinci bir çökme meydana geldiğini, bu ikinci çökme nedeni ile bu davayı açtıklarını, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile oluşan ikinci çökmeye ilişkin olarak şimdilik 9.000,00 TL'nin davalılardan ... A.Ş.'den tamamının, diğer davalı sigortadan ise teminat kapsamı oranından tahsilini talep ettiklerini belirtmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Madencilik A.Ş. vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, davacının taşınmazına komşu olan taşınmazın malikinin davalı şirket olmadığını, davacının kendi deposunu sigorta ettirdiğine göre tadilat bedelini sigortasından tazmin etmesi gerektiğini, davacının deposunun bitişik nizamda bulunduğu yolundaki iddiasının doğru olmadığını, davacının deposunun bulunduğu yerde başka bina olmadığını, davacının deposundan sonra bahçesi olduğunu, kayma varsa bu davacının hatalı ve kusurlu inşaat yapmasından zamanında bakım ve onarım yapmamasından kaynaklandığını, hatalı ve kusurlu inşaat ile yapılmayan bakım ve onarım nedeniyle davacının tadilat bedeli adı altında talepte bulunmaya hakkı olmadığını, davalı tarafında verilmiş bir zarar bulunmadığından davacının açtığı davanın haksız bir dava olduğunu ve reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davaya cevap dilekçesinde; davacının 9.000,00 TL hasar bedelini sigorta şirketinden talep etmesi gerektiğini, davacının yıkıldığını iddia ettiği binanın batak zemine, ruhsatsız ve zemin etüdü yapılmadan inşa edilmiş plansız projesiz, kalitesiz, gecekondu mahiyetinde bir bina olduğunu, inşaatın üzerinden elli yılı aşkın zaman geçtiğini binanın bataklık zemine, elli yılı aşkın bir süre önce yetersiz malzeme ve işçilikle inşa edildiğini, binanın altından çıkan suya bir önlem alınmadığı düşünüldüğünde, binanın yıkılışına çürük inşaatın neden olduğunun anlaşılacağını, nitekim binanın mimari projesi, jeoloji etüt raporları, temel güçlendirme projesi, statik projesinin mevcut olmadığını, BK'nın 44 üncü maddesine göre "Hiç kimse kendi kusuruyla kendi aleyhine meydana getirmiş olduğu bir zararın tazminini başkasına yükleyemez, bir genel hukuk kuralı olarak kimse kendi kusurundan yararlanamayacağını", davacının hasar daha azken önlem almamış olmasının bu defa binanın tekrar kayma geçirmesine neden olduğunu, bu itibarla ikinci hasarda da kusurlunun tamamen davacı olduğunu, erken önlem almayarak hasarın artmasına neden olduğunu, BK'nın 44/1 maddesi gereğince davanın bu yönden reddi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından verilmiş bir zararın mevcut olmadığını, davacının kendi kusuru ile deposunun temelini sağlam zemine oturtmadığı, davacının zemindeki suyu uzaklaştırmadığını, bataklığın üzerine oturttuğunu binasının yıkılmasına neden olduğunu, raporda gösterilen hasar miktarının da hatalı ve fahiş olduğunu, zira bilirkişinin fiyatını verdiği malzeme kullanılmış olsa idi, zaten binanın yıkılmayacağını, bilirkişinin mevcudu değil, olması gerekeni fiyatlandırdığını, bunun kabul edilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
... Sigorta A.Ş. vekili, asıl davaya cevap dilekçesinde; davacının ... adresteki iş yerinin davalı şirket tarafından yangın ... sigorta poliçesi ve poliçeye ekli maktu genel ve özel şartlar ile ekli madde ve klozlar dahilinde sigortalandığını, davalı şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davacı şirketin talep etmiş olduğu hasar tazminatı talebinin poliçe teminat kapsamı dışında olduğunu, Yangın Sigortası Genel Şartlarının A.2.1 maddesi gereğince yer kayması hasarlarında temellerin ayrıca belirtilmesi gerekirken poliçede belirtilmemesi nedeni ile hasar teminatı kapsamı dışında kaldığını, davacı şirket tarafından yaptırılan hasar değerlendirmesi sonucu düzenlenen eksper raporunda miktarın ödenmesinin teklif edildiğini ancak yapılan teklifin davacı şirket tarafından reddedildiğini, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davaya cevap dilekçesinde; davacı şirketçe 09.10.2009 tarihinde meydana geldiği bildirilen yer kayması hasarının tazmini istemiyle açılan davanın, 06.10.2008 tarihinde meydana gelen ve müvekkili şirketin 3 ... numaralı hasar dosyası ile işlem gören hasar ile ilgili olduğu ve aradan geçen süre içerisinde sigortalı şirket tarafından gerekli koruma kurtarma tedbirlerinin alınmaması sebebiyle artarak devam eden hasar nedeniyle yeni bir hasar ihbarı yapılarak mükerrer talepte bulunulduğunu, neticede davacı tarafın mükerrer talep niteliğinde bulunan haksız talebinin 0600.02318043. ... nolu poliçeden karşılanmasının mümkün olmadığından dolayı davacı tarafın talebinin reddedildiğini, hasar tazminatı talebinin poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, Yangın Sigortası Genel Şartları A.2.1. maddesi gereğince yer kayması hasarlarında temellerin ayrıca belirtilmesi gerekirken poliçede belirtilmemesi nedeni ile hasarın, teminat kapsamı dışında olacağını 06.10.2008 tarihli hasar nedeniyle davacı tarafından İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ███████ Esas sayılı dosyası ile açılan davada da ileri sürdüklerini, davacının iş bu davada talep ettiği hasarın 06.10.2008 tarihinde meydana gelen hasarın devamı niteliğinde olduğunu belirterek haksız talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME İLK KARARI
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 21.445,30 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Madencilik A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine,172.178,36 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalı ... Sigorata A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkeme kararına karşı tüm taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 15.11.2016 tarih ve ██████████ E.- ██████████ K. sayılı ilamı ile mahkeme kararı bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl dava yönünden; davacının davasının kısmen kabulü ile, davalı ... A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine, 47.757,00 TL nin asıl dava tarihi olan 20.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalı ... şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden; davacının davasının kısmen kabulü ile, davalı ... A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine, 124.420,86 TL nin birleşen dava tarihi olan 25.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalı ... şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı taraf vekillerinin temyiz kanun yoluna başvurması üzerine Dairece 1-Davalı ... Madencilik A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece, davaya konu edilen yapının ve çevresinin büyük ölçüde ekonomik ömrünü tamamlamış olması gözönüne alınarak davalı ... A.Ş.'nin zarara doğrudan sebebiyet vermediği ayrıca oluşan hasarda gerek kastının gerekse ihmalinin olduğuna dair dosya kapsamında somut delilin olmaması, dosyada mevcut diğer raporlarda davalı şirkete verilen kusur oranının somut verilere dayanmaması ve denetime elverişli olacak şekilde tespit edilmemesi nedeni ile hükme esas alınan rapora üstünlük tanınarak davalı ...'in tazminattan sorumlu olmadığı kabul edilmiş ve bu davalı hakkındaki dava esastan reddedilmiştir. Davalı taraf yargılama sırasında ıslaha karşı süresinde zamanaşımı definde bulunmuş, mahkemece davanın belirsiz alacak davası olduğu ve haksız fiilerde uygulanan 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle ıslah zamanaşımı itirazı reddedilmiştir. Ancak yapılan değerlendirme ile varılan sonuç hatalı olmuştur. Dosya kapsamından, davanın belirsiz alacak olarak değil fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere kısmi dava olarak açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı vekili ıslah ile talep edilen kısım bakımından davanın zamanaşımına uğradığını belirterek Mahkeme gerekçesini temyiz etmiştir. Bu sebeple temyizde hukuki yararı olduğu açıktır. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı BK'nın 41 inci maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 60 ıncı maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararın tazmini istemi ile açacağı davaların, zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir. Somut olayda dosya kapsamından, dava konusu depoların 2008 yılında başlayan çökme nedeniyle hasarlandığı, devam eden süreçte 2009 yılında çökmelerin devam ettiği ve kullanılmaz hale geldiği, hasarın arttığı, tadil olmasının mümkün olmadığı, yeniden yapılması gerektiği anlaşılmaktadır. Davacı vekili bu aşamadan sonra, 1 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra, 14.02.2013 tarihinde her iki dava yönünden ıslah talebinde bulunduğuna göre, ıslah ile artırılan kısım bakımından temyiz eden davalının ıslah zamanaşımı def'inin kabulüne karar verilerek davacının, her iki davadaki ıslah ile talep ettiği isteminin zamanaşımından reddi gerekirken yazılı olduğu şekilde farklı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.2- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin (birlikte) aşağıdaki 3 numaralı bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları, davacı vekilinin 4 numaralı bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları ve davalı ... vekilinin 5 numaralı bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3- Davacı vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin, davalı ... Madencilik A.Ş.'ye yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece bozma sonrası alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek, davalı komşu firmanın oluşan hasarda kusurunun olmadığı gerekçesiyle, davanın bu davalı yönünden reddine karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dava konusu sigortalı yerin, bulunduğu zemin itibariyle çökme riski olsa da, komşu parselde bulunan davalı ... Madencilik AŞ'nin dava konusu yere yakın nizamda yaptığı maden stoklarının zeminde kayma etkisine yol açtığı, yapılan stoklamanın tetikleyici olduğu alınan tüm bilirkişi raporlarında belirtilmiştir. Bu sebeble de davalıya %10 kusur izafe edilmiştir.Bu hali ile davalı ... Madencilik A.Ş.'nin zararın oluşumunda %10 etkisinin olduğu kabul edilmelidir. Asıl davada hasar nedeniyle onarım, birleşen davada ise yıkım bedeli istendiğine göre (dava konusu deponun kullanılmaz hale geldiği) asıl dava artık konusuz kaldığından, birleşen davada davalı ... Madencilik A.Ş.'nin dava dilekçesinde istenen miktardan %10 oranında sorumluluğu gerekir. (Yukarıda 1 numaralı bentte açıklandığı şekilde ıslah ile istenen miktardan sorumluluğunun olmadığı gözetilerek). Bu yön gözetilmeksizin yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. 4-Davacı vekilinin diğer temyizine gelince;Mahkemece dava konusu sigortalı yerin temellerinde meydana gelen hasarın teminat dışı olduğu kabul edilmiş, temeller için tespit edilen hasar miktarı toplam hasardan mahsup edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak varılan sonuç hatalı olup, eksik inceleme ile karar verilmiştir.Dava konusu işyeri Yangın Sigorta Poliçesi ile davalı ... şirketince Yangın Sigortası Genel Şartları ve poliçe özel şartlar dahilinde teminat altına alınmıştır.Yangın Sigortası Genel Şartları'nın A.2 "Sigorta Bedelinin Kapsamı" başlığında yer alan "2.1-Taşınmaz mallarda 1.1- Aksine sözleşme yoksa; binaların dışındaki bahçıvan evi, garaj, su deposu, kömürlük gibi eklentiler ile binaların içlerinde veya üzerlerinde bulunan her çeşit sabit tesisat, asansör ve yürüyen merdivenler, yıldırımlık, televizyon anteni gibi binayı tamamlayan şeyler ile temeller ve istinat duvarları sigorta bedelinin kapsamı içindedir" düzenlemesine göre, binaların temelleri sigorta bedelinin kapsamı içine dahil edilmiştir. Bununla birlikte dava konusu poliçe özel şartları incelendiğinde binaya ilişkin temellerin teminat kapsamı dışında tutulmadığı anlaşılmıştır. O halde Mahkemece binanın temel kısmında meydana gelen hasarın poliçe teminatı içinde kaldığı gözetilmeden yazılı olduğu şekilde hatalı değerlendirme ile karar verilmesi doğru değildir. 5-Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin diğer temyizine gelince;Yukarıda 1 numaralı bentte açıklandığı üzere dava konusu deponun 2008 yılında başlayan çökmesi nedeniyle asıl davada onarım bedeli ve devam eden süreçte 2009 yılında kullanılmaz hale gelmesinden kaynaklı olarak açılan birleşen davada (ıslah ile birlikte) yıkım bedeli talep edilmiştir.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sigortalı yerin, asıl davada onarım bedeli 47.747,00 TL hesap edilmiş, birleşen davada ise artan hasar nedeniyle kullanılamaz hale geldiği, tadil edilerek kullanılmasının imkansız olduğu bu doğrultuda yapının yeniden inşası gerektiği sonucuna varılarak asıl davadaki tadilat masrafı düşülerek, sonuç zararın 124.420,86 TL olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece rapora göre, asıl davada onarım bedeli, birleşen davada ise (onarım bedeli düşülerek) yıkım nedeniyle yeniden inşa bedelinin kabulüne karar verilmiş ise de dava konusu yer artık kullanılmaz hale geldiğine göre, aynı yere ilişkin olarak, hem onarım bedeli hem yıkım nedeniyle yeniden inşa bedeline karar verilmesi hatalı olmuştur.Zira asıl dava artık konusuz kalmıştır.O halde Mahkemece asıl davada, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davada, ıslah dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak, davalı ... şirketinin, dava konusu yerin kullanılamaz hale gelmesinden dolayı tazminatın %90'ından sorumlu olduğu gözetilerek tek kalem tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. " gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl dava yönünden; davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dava yönünden; davanın kısmen kabulü ile 900,00 TL'nin asıl ve birleşen davada davalı ... Madencilik A.Ş.'den, 191.207,25 TL'nin asıl ve birleşen davada davalı ... şirketinden birleşen dava tarihi olan 25.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak asıl ve birleşen davada davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebebleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, taşınmazın temelinde meydana gelen zarardan sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, hükmedilen tazminata temerrüt tarihinden itibaren ticari faiz uygulanması gerekirken, yasal faize hükmedilmiş olmasının yerinde olmadığını belirterek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunda aleyhe kısımları kabul etmediklerini, olayda ... Madencilik A.Ş.'nin asli kusurlu olduğunu, davacı tarafın ıslah dilekçesinin tebliğ edilmediğini, ayrıca davacı tarafın, ıslah dilekçesinde hangi dava yönünden davasını ıslah ettiğini belirtmediğini, davacının ıslah tarihindeki talepleri zamanaşımına uğramış olduğundan fazlaya ilişkin talepler yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... Madencilik A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; kararın esastan ve yargılama gideri ile vekalet ücreti yönünden hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, işyeri sigortası poliçesi ve haksız fiilden kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; özellikle, daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları ve davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Eldeki davada bilirkişi incelemesi sonucunda davacının 214.453,00 TL zararının bulunduğu tespit edilmiş davacı tarafından bu miktarın %90'ı olan 193.008,00 TL'den davalı ... şirketinin sorumlu olduğu belirtilerek dava değeri ıslah edilmiştir.
Mahkemece kararın hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde davalı ... şirketinin ıslah edilen bu miktar üzerinden sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, 191.207,25 TL'nin davalı ... şirketinden alınmasına karar verilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmeyip, maddi olarak değerlendirilmiş ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. Maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 2. bendindeki "191.207,25 TL" rakam dizisinin hükümden çıkartılarak yerine "193.008,00 TL" rakam dizisinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!