Menfi Tespit Davası: Acentelik Sözleşmesinin Feshinden Kaynaklanan Borçsuzluğun Tespiti ve Rehin/İpotek Takibinin Durdurulması Talebi
Özet: Davacı, davalıya acentelik sözleşmesinden kaynaklanan 594.345,96 TL borcu bulunmadığının tespiti amacıyla menfi tespit davası açmıştır. Sözleşmeyi, davalının yükümlülüklerini ihlal etmesi, hakedişleri ödememesi, haksız kesintiler uygulaması ve basiretli tacir gibi davranmaması nedenleriyle feshettiğini belirten davacı, davalının fesih sonrası gönderdiği ihtarnamede bu borcu talep ederek, sözleşme kapsamında verilen 155.000 TL limitli taşınmaz ipoteği ve 200.000 TL bedelli araç rehni üzerinden icra takibi başlatma tehdidinde bulunduğunu ifade etmiştir. Davacı, borçlu olmadığının tespitini, ipotek ve rehnin paraya çevrilmesi için hukuki şartların oluşmadığının tespitini ve bu yöndeki icra takiplerinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmektedir, zira davalının kötü niyetle bu teminatlar üzerinden baskı kurduğunu iddia etmektedir.

T.C.
İSTANBUL13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Menfi Tespit (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2023KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 03.01.2022 tarihli acentelik sözleşmesi imzalandığını, acentelik sözleşmesi çerçevesinde teminat olarak dava dışı üçüncü kişi ... adına tapuda kayıtlı '' ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, Ada No: 101, Parsel No: 117''da taşınmazın üzerinde 155.000 TL limitli 1. dereceden ipotek tesis edildiğini, ayrıca, dava dışı üçüncü şahıs ... Grup Tur. ve Tic. Ltd. Şti. adına tescilli ... plakalı motorlu vasıta üzerine 200.000,00-TL bedelli rehin tesis edildiğini, acentelik sözleşmesinin, davalının sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerin yerine getirmemesi, acentenin hak edişlerinin süresinde ve tam olarak ödememesi, haksız ceza ve kesintiler uygulaması, basiretli iyi niyetli tacir gibi davranmaması nedenleriyle sözleşmenin 2. maddesi kapsamında feshedildiğini, müvekkilini akdin feshinden sonra sözleşme çerçevesinde alacaklarının ve hak edişlerinin ödenmesini beklerken davalının .... Noterliği 17.04.2023 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnameyle acentelik sözleşmesinden, ticari ilişkiden ve cari hesap ilişkisinden kaynaklanan 594.345,96-TL alacaklı olduğunu ve borcun 7 gün içerisinde ödenmemesi halinde sözleşmeye teminat olarak verilen rehin çerçevesinde rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılacağının bildirildiğini, taraflar arasında acentelik sözleşmesi bulunduğu ve akdin sona erdirildiğinin davalının gönderdiği ihtarnameler ile de sabit olduğunu, ipoteğin ve otomobil rehninin acentelik sözleşmesine teminat mukabilinde verildiğini, müvekkilinin ödemek zorunda olmadığı bir borç ile tehdit edilmesi sebebiyle menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğunu, davalının ihtarnamelerinde sadece alacaklı olduğunu yani müvekkilinin borçlu olduğunu söylediğini, ancak borcun hukuksal dayanaklarını ve delillerini göstermediğini, müvekkilince gönderilen karşı ihtarnamede açıkça ''alacak haklarının neler olduğu, belgelerin en azından dayanılan ticari cari hesap dökümünün'' gönderilmesi veya gösterilmesi, hatta taraflar ve vekillerinin bir araya gelerek mali müşavirler eşliğinde inceleme, görüşme yapılması, gerekirse takas ve mahsuplaşma yoluna gidilmesinin teklif edildiğini, davalının acentelik sözleşmesi kapsamında müvekkilinin hak edişlerini zamanında ve tam olarak ödemediğini, sözleşme hükümlerini kötüye kullandığını, haksız ve hukuka uyarlık göstermeyecek şekilde ceza ve kesintiler yaptığını, işletmeye dair giderler yönünden müvekkilinden gerçeğe uygun olmayan fazla ödemeler tahsil ettiğini, elektrik-su-doğal gaz giderlerini kullanımdan daha fazlası ile tahsil ettiğini, çalışanlar ve özlük hakları, nakliye giderleri yönünden sorumluluğunu yerine getirmediğini, hatta vergi usul kanununa göre vergi kaçağı veya zayiatı yaptığını, kira bedelini bile gerçek dışı tahsil ettiğini, ihtarlarında bu hususları açıkladıklarını, bu kapsamda alacakları yönünden her türlü haklarını saklı tuttuklarını, davalının basiretli tacir ilkesi gereği gerçekten bir alacak hakkı varsa müvekkilin alacak haklarından takas ve mahsuplaşma yoluna da gidebileceğini, ancak bu imkan olduğu halde kötü niyetli olarak elindeki rehin ve ipotekler yoluyla müvekkilini icra baskısı altına alma yoluna gittiğini, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığının tepitini ve rehin ile ipoteğin paraya çevrilmesinin sözleşmeye göre borçlu olunması şartına bağlı kılınmasından dolayı ipotek ve rehinin paraya çevrilmesi için hukuksal şartların bulunmadığının tespiti gerektiğini, ayrıca İİK'nın 72/1 maddesi uyarınca rehinin ve ipoteğin icra yoluyla paraya çevrilmesi yoluyla açılacak icra takibinin durdurulması istikametinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, davalı tarafça müvekkilinin 594.345,96 TL borçlu olduğu ileri sürülmüşse de davalının bu iddiası yönünde genel haciz yolu ile icra takibi yapmasının İİK 72/2 madde uyarınca durdurulması yönünde istemleri bulunmadığını, zira böyle bir takibe karşı hukuk önünde yasal haklarını kullanarak hukuksal direnç gösterebileceklerini, lakin özellikle ipoteğin paraya çevrilmesinde İİK'nın 150.maddesi ve icra prosedürleri kapsamında farklılık arz ettiğinden ve sadece itiraz hukuksal korunma sağlamayacağını ileri sürerek, ipotek ve rehinin paraya çevrilmesi için hukuksal şartların bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca, rehinin ve ipoteğin paraya çevrilmesi yönünde icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, rehin ve ipoteğin değeri olan 355.000 TL üzerinden tedbir teminatının İİK 72/2 maddeye göre belirlenmesini istemiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davaya konu rehin ve ipotekler ilam ve/veya ilam mahiyetindeki bir belgeye bağlı olmadığından işbu teminatlar kapsamında girişilebilecek takipler, ilamsız takip niteliğinde olduğunu, davacının, müvekkili şirketin muaccel olan 594.345,96-TL tutarındaki alacağı yerine yalnızca rehin ve ipotek bedeli olan 355.000-TL yönünden menfi tespit talep ettiği huzurdaki davanın itirazın takibi durduracağı nazara alınarak hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın, arabuluculuk dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının müvekkiline sunmuş olduğu fesih dilekçesinde; ''...03.01.2022 tarihi itibari ile acente olarak devir almış olduğum ... şube acente'liğini kızımın sağlık problemlerinden dolayı bırakmak istiyorum...'' şeklindeki beyanı ile acentelik sözleşmesini hangi nedenle sona erdirdiğini belirttiğini, davalının yükümlülüklerini yetirmemesi şeklinde bir durumun bulunmadığını, davacının fesih sebebinin soyut olduğunu, haksız menfaat elde etme gayesiyle hareket ettiğini gösterdiğini, davacının tahakkuk eden tüm hak edişlerinin sözleşmeye uygun şekilde hesaplanarak davacıya ödendiğini, tarafların ticari ilişkisini cari hesap sözleşmesi kapsamında hesap mutabakatı yapmak suretiyle sürdürdüklerini, davacının imzalamış olduğu mutabakatlarla yapılan kesintilerin, yansıtılan cezaların ve ödenen hak edişlerin doğruluğunu teyit ettiğini, müvekkili şirketin davacıdan, 594.345,96.TL tutarında muaccel alacağı bulunduğunu, sunulan cari hesap ekstresinde söz konusu muaccel alacağa ilişkin detayların yer aldığını, alacaklarının sözleşme hükümleri kapsamında tahakkuk eden muaccel alacaklar olduğunu, sözleşmenin 36/c maddesinin ''Acente, böyle bir durumda teminatların paraya çevrilmesine ilişkin koşulların oluşmadığı itirazını ileri sürmemeyi beyan, kabul ve taahhüt etmiştir...'' hükmüne havi olduğunu, madde lafzından da anlaşılacağı üzere taraflar; acentenin, özellikle borçlarını ödemekte ve yükümlülüklerini yerine getirmekte acze düşmesi veya gecikmesi halinde, nezdinde hak ediş bedeline ilişkin alacağı olsa bile, ... Kargo'nun bunu ödemekten kaçınabileceği hususunda anlaşmış olduğunu, acente, böyle bir durumda teminatların paraya çevrilmesine ilişkin koşulların oluşmadığı itirazını ileri sürmemeyi beyan, kabul ve taahhüt ettiğini, davacının, basiretli bir tacir gibi hareket ederek imzaladığı sözleşme hükümlerini hiçe sayarak rehin ve ipoteğin paraya çevrilmesi için aranan koşulların oluşmadığına dair tespit talebinin yerinde olmadığını, tedbir şartlarının da oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Dava, Taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin davacı tarafça haklı nedenle fesh edildiği iddiası ile sözleşme kapsamında davalıya borçlu olmadığı gerekçesi ile davalı lehine yine sözleşme kapsamında rehnedilen üçüncü kişilere ait taşınmaz ve araç ve rehinleri yönünden rehnin ve ipoteğin paraya çevrilmesi koşullarının oluşmadığı koşullarının tespitine ilişkindir.Bilirkişi heyeti █████/2024 tarihli raporunda özetle; davacının 18.05.2023 dava tarihinde açtığı iş bu menfi tespit davasında müvekkili acentenin borcu olmadığı ve acente sözleşmesi kapsamında teminat olarak verdiği; 3. şahıs dava dışı olan üçüncü şahıs ... ... adına ''... ili, ... ilçesi, ... Köyü, Ada No:101, Parsel No:117 Cilt No:2, Sahife No:110'' tapuda tescilli bahçe niteliğindeki taşınmazın üzerine 155.000,00 TL limitli 1.dereceden ipoteğin ve sözleşme kapsamında davacı lehine 3. şahıs olan ... Grup Tur. ve Tic. Ltd. Şti. adına tescilli ''... plakalı ...-... marka 2014 model ... tipinde motorlu vasıta" üzerine 200.000,00 TL bedelli rehinin paraya çevrilmesi hukuksal koşullarının bulunmadığının tespiti ve rehinin/İpoteğin icra yoluyla paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinin durdurulması istikametinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talepli menfi tespit davası olduğu, davalının 2022 ve 2023 yıllarına ait yukarıda listelenen ticari defterlerin TTK hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakla, delil kabiliyetlerinin takdirinin mahkemenin takdirinde olduğu, davacı vekiline; 13.09.2024 tarihinde mail gönderilerek inceleme talep edildiği, ancak iş bu rapor yazımına kadar cevap alınamadığı, iş bu hususun takdirinin Mahkeme’ye ait olduğu,Davacı ... ... (... Acente) ile davalı ... Kargo Y.içi ve Y.dışı Taş. A.Ş. arasında 03.01.2022 tarihli “... Mah. 1103 Sok. No:4/A .../İSTANBUL” adresindeki şubeye yönelik bir acentelik sözleşmesi imzalandığı, taraflar arasında ise iş bu sözleşme kapsamında ticari ilişki olduğu görüldüğü, davacı yanca davalıya hitaben yazılan 07.11.2022 tarihli yazı ile ve ... kargo Y. İçi ve Y.dışı Taş. A.Ş. İş Ortaklığı Sonlandırma Bilgi Formuna göre; 01.12.2022 tarihi itibariyle kızının sağlık problemleri, hak edişlerin “yeterli olmaması/düştüğü”, emeklerinin karşılığını alamadığı belirtilerek acenteliği bırakmak istediği bildirildiği, davalının davacının aralarındaki acente sözleşmesini haksız fesih ettiği iddiası iş bu davada söz konusu olmadığı, zira davalı yanca davacıdan acente sözleşmesi kapsamında muaccel 594.345,96 TL alacak bakiyesi olduğu beyan ve iddia edildiği, SMMM üyesi tarafından yapılan incelemelerde ise acente sözleşmesinin davacı yanca fesih edilmesi sonrasında 594.345,96 TL’nin içerikleri davalının sunduğu belgelere göre irdelendiği ve açıklandığı;buna göre davalının 594.345,96 TL alacağının; davacının acentede çalışan/davalıca devir alınan personelin 42.088,09 TL kıdem ve yıllık izin bedeli, 184.649,15 TL kasaaçık bedeli (250.656,68 TL-66.007,53 TL davacının cari hesap bakiyesi), 56.466,00 TL Aralık 2022 maaş ödemesi, 8.400,00 TL mükerrer mal havalesi, 5.791,47 TL kasaaçığı, 48.594,00 TL kasa açığı (Müşteri .../... ile yapılan mutabakat farkı), 29.853,25 TL kasa açığı, 9.348,00 TL kasa açığı, 159.006,00 TLdavacıya yansıtılan elektrik, su, iletişim, standart dışı tartım bedeli, 50.150,00 TL davacıya Yansıtılan Kalan İsim Hakkı Bedelinden kaynaklandığı görüldüğü, SMMM ve hukukçu bilirkişilerden oluşmaktadır ve uzmanlık konusu itibariyle yapılan incelemeler ile davacının davalı ile olan acente sözleşmesi/ilişkisi kapsamında; davalının muhasebe kayıtlarına göre davacıdan iş bu menfi tespite konu; “ipotek sözleşmesine” dayalı İstanbul Gay. Sat. İcra Müd. 2023/... E. 155.000,00 TL ve “rehin sözleşmesine” dayalı .... İcra Müd. 2023/... E. 200.000,00 TL alacaklı alabileceği mütalaa edilmekle birlikte hukuki değerlendirmesi delillerle doğrudan temas eden mahkemeye ait olduğu, Mahkeme’nin Kabulü Halinde Aşağıdaki Değerlendirmelerin Yapılması Gerekmiş Olup, Takdiri Mahkeme'ye Ait Olmak Üzere; 1. Davalının Davacı İle Olan Cari Hesap Esktresi Yönünden Yapılan İnceleme İle:Davalının muhasebe kayıtlarına göre; 20.11.2023 takip tarihinde davalının davacıdan 594.345,96 TL alacaklı olduğu, 2. Davalının Davacı İle Olan Cari Hesap Esktresindeki 594.345,96 TL Alacak Bakiyesi İçerikleri Yönünden Yapılan İnceleme İle: Yukarıda açıklanan 2.1-2.10. sıralarda belirtilen davalının davacıya yansıttığı bedeller aşağıdaki icmal ile özetlendiği, davalının muhasebe kayıtlarına göre davacıdan iş bu menfi tespite konu; 155.000,00 TL ve “rehin sözleşmesine” dayalı .... İcra Müd. 2023/... E. 200.000,00 TL alacaklı olduğu hususları tespit ve rapor edilmiştir.Bilirkişi heyeti █████/2025 tarihli ek raporunda özetle; 27.10.2024 tarihli kök raporda yer alan ayrıntılı inceleme ve değerlendirmelerede atıfta bulunarak; huzurdaki davanın; davacının 18.05.2023 dava tarihinde açtığı iş bu menfi tespit davasında müvekkili acentenin borcu olmadığı ve acente sözleşmesi kapsamında teminat olarak verdiği; 3. şahıs dava dışı olan üçüncü şahıs ... adına ''... ili, ... ilçesi, ... Köyü, Ada No:101, Parsel No:117 Cilt No:2, Sahife No:110'' tapuda tescilli bahçe niteliğindeki taşınmazın üzerine 155.000,00 TL limitli 1.dereceden ipoteğin ve sözleşme kapsamında davacı lehine 3. şahıs olan ... Grup Tur. ve Tic. Ltd. Şti. adına tescilli ''... plakalı ...-... marka 2014 model ... tipinde motorlu vasıta" üzerine 200.000,00 TL bedelli rehinin paraya çevrilmesi hukuksal koşullarının bulunmadığının tespiti ve rehinin/İpoteğin icra yoluyla paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinin durdurulması istikametinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talepli menfi tespit davası olduğu, İş bu ek rapor aşamasında yapılan inceleme ve değerlendirmeler ile; Davacının 2022 ve 2023 yıllarına ait yukarıda listelenen ticari defterlerin TTK hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakla, delil kabiliyetlerinin takdiri mahkemeye ait olduğu, davacının dava dosyasına ibraz ettiği 2022 yılına ait işletme defterinin gider ve gelir sf.larında yer alan davalı ... ile olan kayıtları incelendiğinde; 2022 yılında 31.05.2022 tarihli 10 kayıt no ve 31.12.2022 tarihli 106 kayıt no arasında 692.36,25 TL + 71.518,52 TL KDV olmak üzere 763.881,77 TL alım/gider kaydı yapıldığı, 2022 yılında 31.05.2022 tarihli 1 kayıt no ve 31.12.2022 tarihli 12 kayıt no arasında 1.341.992,96 TL + 195.077,50 TL KDV olmak üzere 1.541.616,14 TL gelir kaydı yapıldığının, Ayrıca davacının en son muhasebe kaydının █████/2023 tarihli ... yev. No.lu kapanış fişi tanzim edildiği görülmekle; Davacının kapanış fişinde davalı ... ile olan herhangi bir borç bakiyesi görülememediği,kök raporda II.3.2. Davalının Davacı İle Olan Cari Hesap Esktresindeki 594.345,96 TL Alacak Bakiyesi İçerikleri Yönünden Yapılan İnceleme İle” Kısmında Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; Davalının muhasebe kayıtlarındaki davacıdan olan 594.345,96 TL’nin icra dosyalarına göre icmali aşağıdaki gibidir;Davalının muhasebe kayıtları incelendiğinde davacıdan 594.345,96 TL alacak bakiyesi olduğu tespitedilmektedir. Davalı muhasebesi tarafından yerinde incelemede sunulan alacak bakiyesine dayanakmuhasebe kayıtları tek tek incelenmesi ile, davalının muhasebe kayıtlarına göre davacıdan iş bu menfi tespite konu;“ipotek sözleşmesine” dayalı İstanbul Gay. Sat. İcra Müd. 2023/... E. 155.000,00TL ve “rehin sözleşmesine” dayalı .... İcra Müd. 2023/... E. 200.000,00 TL alacaklı olduğu mütalaa edilmekle birlikte nihai takdirinin mahkemeye aitolduğu, kök raporda yer alan görüşlerin muhafaza edildiği,bu hususların takdirinin delillerle doğrudan temas eden Mahkeme'nize aitolduğu ve davacının ve/veya davalının savları yüce Mahkemece benimsenirse, iş bu davadadermeyan ettiği istem nazara alınarak hüküm kurulmasının ancak yüce yargı makamınıntakdir sınırları içinde düşünülebileceği sonuç ve kanaatine ulaşılmakla birlikte; asli takdirin tamamen yargı makamına ait olduğu tekrar zikredilmek suretiyle;Mahkemeyi bilirkişi görüşü takyit etmediğinden, sayın yargımakamının tamamen davacı savları veya tamamen davalı savunmaları yönündehüküm kurmakta bütünüyle muhtar olduğu, meselenin asli ve nihai hukukitavsifinin sadece mahkemeye ait olduğu hususları tespit edilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;Taraflar arasında █████/2022 tarihli acentelik sözleşmesi akdedilmiş olup, bu sözleşme kapsamında davacı acente lehine dava dışı ...'e ait taşınmaz üzerine ipotek ve dava dışı ... Grup ... Ltd Şti adına tescilli araç üzerine de rehin tesis edilmiş olduğu belirlenmiştir. Davacı taraf iddiasında, taraflar arasındaki sözleşmenin davalının yükümlülüklerine aykırı davranışı nedeniyle sözleşmenin 2. Maddesi uyarınca feshedildiğini ve sözleşme kapsamında davalıdan alacaklarının ve hakedişlerinin bulunduğu halde ödenmediğini belirterek davacı lehine verilen ipotek ve rehin paraya çevrilmesi koşullarının oluşmadığının tespitini talep etmiş, davalı taraf ise savunmasında, taraflar arasındaki sözleşmenin davacının davalıya gönderdiği █████/2022 tarihli fesih dilekçesi ile davacı tarafından sona erdirildiğini, sözleşme kapsamında davacının tahakkuk eden tüm hakedişlerinin ödendiğini ve cari hesap ilişkisi kapsamında hesap mutabakatı yapılarak ilişkinin sürdürüldüğünü, davalının davacıdan alacağı bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde alınan bilirkişi raporlarında da belirlendiği üzere, taraflar arasında akdedilen █████/2022 tarihli sözleşme kapsamında davacı lehine dava dışı kişilere ait taşınmaz için ipotek ve araç için de araç rehni tesis edilmiş olup, davalı tarafından dava açıldıktan sonra, araç rehni yönünden .... İcra Dairesinin 2023/... esas sayılı dosyasında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, ipotek yönünden de İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin 2023/... esas sayılı dosyasında İpoteğin Paraya Çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı görülmüş, incelenen kayıtlara göre; davacının defterlerinin usule uygun tutulduğu ve davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davalının defterlerinin de usule uygun tutulduğu ve davalı lehine delil vasfı taşıdığı, davacının kayıtlarına göre davacı tarafından █████/2023 tarihli ... yevmiye nolu kapanış fişi düzenlenerek davalıya borçlu olduğu bakiye bulunmadığı, davalının kayıtlarına göre taraflar arasındaki cari hesap ekstrelerine göre davalının davacıdan bakiye 594.345,96-TL alacağı olduğu, bu alacağın da yine davalının muhasebe kayıtlarına göre davalının davacıya yansıttığı kıdem ve yıllık izin bedeli, kasa açıkları bedeli, personel ödemeleri, mükerrer mal bedeli, elektrik-su-iletişim bedelleri, isim hakkı bedelinden oluştuğu görülmüştür. Taraflar arasındaki sözleşme, █████/2022 tarihli el yazısı ile düzenlenen fesih yazısı üzerine "█████/2022 tarihi itibariyle acente olarak devir almış olduğum ... şube acenteliğini kızımın sağlık problemlerinden dolayı bırakmak istiyorum" sebebi ile davacı tarafından feshedildiği görülmüş olup, taraflar arasında acentelik ilişkisinin sona erdiği hususunda ihtilaf bulunmamakla beraber dava dilekçesinin içeriğine göre davacı tarafça sözleşmenin davalının yükümlülüklerine aykırı davranışı nedeniyle yine sözleşmenin 2. Maddesine göre feshedildiği iddia edilmiş, dosya kapsamındaki mevcut belge ve delil durumu dikkate alındığında feshin davacı tarafından yapıldığı açıkça anlaşılmakla birlikte dava dilekçesinde fesih sebebi olarak gösterilen hususlara ilişkin somut bir delil bulunmadığı, aksine davacının el yazısı ile düzenlenmiş █████/2022 tarihli yazısından fesih sebebinin "█████/2022 tarihi itibariyle acente olarak devir almış olduğum ... şube acenteliğini kızımın sağlık problemlerinden dolayı bırakmak istiyorum" beyanı ile davacının kendisinden kaynaklanan mazeretle davacı tarafından feshedildiği anlaşılmış, tarafların incelenen kayıtları arasında farklılık bulunmakla birlikte davalının davacıya yansıttığı ve kayıtlarına geçtiği giderlere ilişkin yapılan incelemede, davalı tarafından davacının acentesinde çalışan 7 personel için davalı tarafından ödeme yapıldığı ve personel ödemelerine ilişkin davacının █████/2023 tarihli ... nolu tediye makbuzunda tahsil eden kısmında kaşe ve imzasının bulunduğu, davalı tarafından davacıya yansıtılan kasa açığı bedellerinin kasa açığına dair tutanaklara dayandığı ve █████/2022 tarihli denetim neticesinde düzenlenen tutanakta davacının kaşe ve imzasının da yer aldığı, yine yansıtılan mükerrer mal bedeli havalesinin de davacıya ait şube kasasından bir kez çıkış yapılması gerekirken iki kez havale ile çıkış yapıldığı tespiti nedeniyle yerinde olduğu, elektrik-su-iletişim bedellerinin faturalara dayandığı, son olarak da isim hakkı bedelinin sözleşmeye dayandığı ve davalının davacı adına bu hususta 4 adet fatura düzenlediği ve davacının cari hesabından mahsup edilen bedelleri neticesinde bakiye tutar için da davalının davacı adına fatura düzenlediği belirlenmiş, netice olarak davalının davacıdan bakiye 594.345,96-TL tutarında alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Sözleşmenin sona ermesi durumunda sözleşmeden kaynaklanan alacaklara ilişkin teminat olarak verilen ve dava konusu edilen taşınmaz ipoteği ve araç rehni yönünden yapılan inceleme neticesinde ise davalının davacıya yansıttığı bedeller neticesinde davalının davacıdan bakiye 594.345,96-TL tutarındaki alacağının bulunduğu belirlendiğinden, ipotek ve rehnin paraya çevrilmesine ilişkin koşulların oluşmadığının tespiti talebinin yerinde olmadığı değerlendirildiğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Davanın reddine,2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 6.062,52-TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.447,12-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,3-Yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereği hesaplanan 56.800,00-TL nispi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır