Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, faili meçhul araç çarpması sonucu kalıcı sakatlıkla sonuçlanan trafik kazası tazminat davasında, davalı sigorta şirketinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunu incelemiştir.
Özet: Yaralanmalı trafik kazası sonucu plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın çarpmasıyla %8 sürekli iş göremezlik oranında kalıcı sakatlığa uğrayan davacının tazminat talebiyle açtığı davanın ilk derece mahkemesince kabul edilerek sürekli maluliyet zararı karşılığı 158.781,91 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine, davalının kazaya sebep olan aracın varlığının ispat edilemediği, kusur raporunun denetime elverişli olmadığı ve maluliyet raporunun yetersizliği gibi gerekçelerle yaptığı istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dosya üzerinde incelenen hukuki süreci oluşturmaktadır.

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
:ÜYE
:ÜYE
:KATİP
:İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVACI
: ... -VEKİLİ
: Av.DAVALI
: ...VEKİLLERİ
: Av.DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.12.2023 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in, kanal kenarı çalışmakta olduğu inşaattan çıkıp bakkala giderken bakkala varmadan kendisine plakasını ve markasını alamadığı bir aracın çarpması sonucu yaralandığını müvekkiline çarparak yaralanmasına sebep olan ve plakası ile sürücüsü bilinmeyen aracın olay yerinden kaçması neticesi yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, iş bu kazanın oluşumunda; meçhul araç sürücüsü KTK'nın ilgili kurallarını ihlal etmiş olduğu için kusurlu olduğunu, kaza sebebiyle ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan ██████████ sayılı soruşturmada müvekkil ...'e çarpıp yaralanmasına sebep olan faili meçhul sürücü hakkında 07.10.2019 tarihinde daimi arama kararı verildiğini, yaya iken plakası ve sürücüsü bilinmeyen bir aracın çarpması neticesinde yaralanan müvekkilinin ... Hastanesi'nin acil servisine kaldırıldığını, ardından da gerekli ameliyatları yapılmak üzere ... Devlet Hastanesi'ne sevk edildiğini, müvekkilinde sol kalçada hassasiyet olduğu ve illiak kanat kırığı olduğunun tespit edildiğini, müvekkiline gerekli müdahalelerin ve ameliyatların yapıldığını, ancak yapılan tüm tetkik ve tedavilere rağmen müvekkilinin kalıcı biçimde sakatlığa maruz kaldığını, müvekkili adına ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Kurulu tarafından düzenlenen █████/2019 tarih ve ... sayılı Adli Tıp Raporuna göre geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazeteye yayınlanan 'Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik' hükümlerine göre tüm vücut fonksiyon kayıp oranının %8 (sekiz) ve kalıcı olduğu ve geçici iş göremezlik süresinin 6 (altı) ay olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin 1980 doğumlu olup işçi olduğunu, resmi bir gelirinin bulunmadığını, davalı ...'na müvekkili adına yapılan başvuru neticesinde davalı nezdinde açılan160580 numaralı hasar dosyasından müvekkili adına herhangi ödeme yapılmadığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.ISLAH
: Davacı vekili 07.11.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 158.781,91-TL olarak belirlemiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili ile davacı arasında yapılan başvuru ve cevabi yazılarda yapılan başvurunun reddedilmediğini, gerekli belgelerde eksiklik mevcut olması karşısında bu belgelerin davacı tarafından tamamlanmasının talep edildiğini, dava konusu olayda herhangi bir kaza raporunun tutulamadığını ve kazaya plakası ve sürücüsü belirlenemeyen aracın sebep olduğuna ilişkin somut delil de sunulmadığını belirterek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, davanın kabulü ile; davacının sürekli maluliyet zararı olarak 158.781,91 TL'nin █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
: Karara karşı davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafından usulüne uygun başvuru yapılmadığını, trafik kazasına sebebiyet verdiği iddia edilen plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın varlığının ve trafik kazasına bu aracın sebebiyet verdiğinin davacı tarafça ispat edilemediğini, hükme esas alınan kusur raporunun denetime elverişli olmadığını, dava konusu olayda herhangi bir kaza raporu tutulamadığını ve kazaya plakası ve sürücüsü belirlenemeyen aracın sebep olduğuna ilişkin somut delil sunulmadığını, kusur oranlarını kabul etmemekle birlikte dosyanın ATK Trafik ihtisas dairesine gönderilerek çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, davaya konu kazanın iş kazası niteliğinde değerlendirilmesi gerektiğini, dava kısmi dava olup davacı yanın birden fazla bedel artırım talebinde bulunduğunu, hükme esas alınan hesap raporunda tazminat hesaplamasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan maluliyet raporunun yetersiz ve eksik kurul tarafından oluşturulan bir rapor olduğunu, maluliyet raporunun erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik çerçevesinde düzenlenmesi gerektiğini, hükmolunan tazminat uygulanan faiz tarihinin hatalı olduğunu, dava tarihinden değil ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, trafik kazası nedeni ile meydana gelen yaralanmadan kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kabulü ile; davacının sürekli maluliyet zararı olarak 158.781,91-TL'nin █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekilinin başvuru şartına yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;Davalı vekili davacı tarafından usulüne uygun başvuru yapılmadığını ileri sürmüş ise de, eldeki dosyaya baktığımızda davacı tarafından dava açılmadan önce 10.02.2020. Günlü dilekçe ile başvuru yaptığı, davalı sigorta şirketi tarafından 18.02.2020 günlü yazı ile talebin reddine karar verildiği, davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığı, davacı tarafından 16.09.2020 gününde arabulucuya başvurduğu anlaşılmakla, davacının dava açılmadan önce davalıya usulüne uygun bir başvurusunun bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin başvuru şartının gerçekleşmediği yönündeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı vekilinin plakası tespit edilemeyen aracın kazaya sebebiyet verdiğinin ispatlanamadığı yönündeki istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;Davalı vekili her ne kadar kazaya plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın neden olduğunun ispatlanamadığını ileri sürmüş ise de dosya içerisinde bulunan soruşturma evrakı incelendiğinde davacının 28.03.2017 günlü emniyette vermiş olduğu beyanında yolda giderken kendisine bir aracın çarptığını beyan etmiştir. Aynı gün davacı hakkında düzenlenen adli rapor incelendiğinde davacının yaralanmasının trafik kazası niteliğinde olduğu tespit edilerek gerekli muayene ve işlemler yapılmıştır. Mahkemesince kazanın oluşuna ilişkin olarak tanık delili toplanmış, dinlenen davacı tanığı ... duruşmadaki beyanında kazayı gördüğünü, plakasını bilemediğini, gri renkli ... bir aracın davacıya çarparak olay yerini terk ettiğini belirtmiştir. Buna göre davacının yaralanmasının plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın çarpması neticesinde meydana geldiği anlaşılmakla davacının davalıya husumet yöneltilerek uğramış olduğu zararının tazminini talep etmesinde herhangi bir yanlışlık bulunmamaktadır. Bu nedenle davalının bu yöndeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı vekilinin kusura yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;Davalı vekili dava konusu olayda herhangi bir kaza raporu tutulamadığını, kusur oranlarını kabul etmemekle birlikte dosyanın ATK Trafik ihtisas dairesine gönderilerek çelişkilerin giderilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, dosya içerisinde mevcut 07.03.2022 günlü kusur raporuna göre sigortasız araç sürücüsünün U dönüşü yaptığı esnada tedbirsiz ve dikkatsiz davranışı nedeni ile %50 oranında kusurlu olarak kabulünde bir yanlışlık bulunmadığı, hükme esas alınan raporun olayın oluş ve özelliklerine uygun, denetime olanak verir hüküm kurmaya elverişli nitelikte olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin kusura yönelik istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı vekilinin kazanın iş kazası olduğu yönündeki istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;Davalı vekili her ne kadar davaya konu kazanın iş kazası niteliğinde değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporlarına göre kazanın iş yerinde meydana gelen bir kaza olduğuna dair bir bilgi ve belge bulunmadığı, buna göre kazanın trafik kazası olduğu, iş kazası olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir.Davalı vekilinin birden fazla bedel artırımı yapılmasının hatalı olduğu yönündeki istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;Davacı vekilin dava dilekçesi incelendiğinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak sureti ile davacının yaralanmasına bağlı olarak oluşan 100,00 TL kalıcı iş göremezlik zararının tazmini talep edilmiştir. Dava dilekçesinde davanın kısmi dava olarak açıldığına ilişkin bir ibare bulunmamaktadır. Ne var ki, dosya içerisinde bulunan aktüer bilirkişi raporundan sonra davacı vekili ilk olarak sunmuş olduğu 04.04.2023 günlü dilekçesinde açık bir şekilde HMK 107 maddesi gereğince talep artırım dilekçesi sunduğunu belirtmiştir. Buna göre davacı vekilinin 04.04.2023 günlü dilekçesi ile açmış olduğu davanın belirsiz alacak davası olarak nitelendirdiği, bu kapsamda 04.04.2023 günlü dilekçenin HMK'nın 107. maddesine uygun şekilde bedel artırım dilekçesi olduğu, davacı tarafından sunulan 07.11.2023 günlü dilekçenin ise yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre ıslah dilekçesi niteliğinde olduğu anlaşıldığından davalının bu yöndeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;Davalı vekili aktüer hesaplamında TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,65 teknik faiz uygulanması gerekmekte iken prograsif rant tekniğine göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de;2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90.maddesined yer alan “…Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenen hususlar hakkında █████/2011 tarihli ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır…” hükmü ile aynı Kanunun 92/i maddesinde yer alan; “… Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler…” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanununun 90.maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92.maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Bu durumda mağdurların zararının ve zararın kapsamının 2918 Sayılı Kanun ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiile dair hükümleri ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekmektedir.Bu çerçevede Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir.( Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve █████████ Esas, ███████ Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ██████████ esas ve █████████ karar sayılı █████/2022 günlü kararı)İlk derece mahkemesi tarafından tarafından hükme esas alınan 10.09.2021 tarihi hesap bilirkişi raporu incelendiğinde; bilirkişinin davacının zararın belirlenmesine ilişkin olarak “...TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin...” tespitlerile davacının kalıcı maluliyet zararı belirlenmiştir. Şu durumda, yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay kararları ile mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması içtihad edildiğinden, hesaplama yöntemine ilişkin istinafı haklı görülmemiştir.Davalı vekilinin maluliyete yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;Davalı vekili her ne kadar hükme esas alınan maluliyet raporunun yetersiz ve eksik kurul tarafından oluşturulan bir rapor olduğunu, maluliyet raporunun erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik çerçevesinde düzenlenmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de,Yargıtay 17. Ve 4. Hukuk Dairelerinin yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir....d) █████/2015 ile █████/2019 tarihleri arasındaki kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu,Buna göre kaza tarihinin 28.03.2017 olduğu, dosya içerisinde bulunan hükme esas alınan ... ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 28.10.2022 günlü maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak davacının kazadan sonraki tüm tedavi evrakları, hastane kayıtları ve gelişen süreçte yeni tarihli film ve grafileri incelenmek sureti ile hazırlandığı, davalı tarafından davacının maluliyetinin bulunmadığına yönelik n herhangi bir tedavi evrakı, tıbbi belge ya da heyet raporu sunulmadığı anlaşılmış, davalı vekilinin soyut itiraz niteliğindeki maluliyete yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.Davalı vekilinin faiz tarihine yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;Davalı vekili her ne kadar dava tarihinden değil ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bu yönü ile kaldırılmasını talep etmiş ise de,5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 14. maddesi gereğince ihdas edilen ... Yönetmeliğinin 15.maddesi gereğince rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihte Güvence Hesabının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, ödememe halinde temerrüt bu tarihte gerçekleşmektedir. Davacı vekili tarafından davalıya 10.02.2020 tarihinde başvuruda bulunduğu dikkate alındığında, faiz başlangıç tarihinin 10.02.2020 tarihi olduğu, mahkemece bu tarihten itibaren faiz hükmedilmesi gerekirken 25.02.2020 tarihinde faize hükmedilmesinin davalının lehine olduğu, bu yönde davacı istinafı bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas ve █████████ sayılı ilamı)HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.12.2023 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 10.846,39 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 2.711,60 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 8.134,79 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.26.01.2026Başkan Üye Üye Katip¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdırİş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır