Danıştay 13. Daire, davacı radyo şirketinin frekans değişikliğine ilişkin RTÜK işleminin, Anayasa Mahkemesinin ifade özgürlüğü ihlali kararları ve yayın teknikleri açısından hukuka uygunluğunu değerlendiriyor.
Özet: Bir radyo yayıncısı, başka yayıncıların Anayasa Mahkemesi tarafından ifade özgürlüğü ihlali kararlarıyla sonuçlanan başvuruları ve yayınlarda enterferansı önleme teknik gerekliliği gerekçe gösterilerek yapılan yayın frekansının değiştirilmesi kararına karşı dava açmıştır. İlk derece ve bölge idare mahkemeleri, idarenin Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulama zorunluluğu ve teknik gereklilikler çerçevesinde hareket ettiğini belirterek kararı hukuka uygun bulmuştur. Davacı ise, frekans değişikliğinin ticari faaliyetlerine telafisi imkansız zararlar vereceğini, Anayasa Mahkemesi kararlarının kendisi için bağlayıcı olmadığını ve idari işlemin keyfi olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No
:█████████Karar No
:█████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... Yayıncılık ve Reklam Hizmetleri Ticaret A.Ş.VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... KuruluVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacı kuruluşun, Ankara il merkezine yönelik radyo yayınlarını yaptığı ... MHz frekansının ... MHz olarak değiştirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemle bildirilen ... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının ilgili kısmının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarece, "dava dışı ... Radyo ve Televizyon Yayın İletişim Reklam Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve ... Basın Yayın Reklam Sanayi ve Ticaret A.Ş. unvanlı kuruluşların, yerel radyo yayın izinlerinin ulusal radyo yayın iznine dönüştürülmesi taleplerinin reddine ilişkin Üst Kurul kararlarına karşı açtıkları davaların aleyhlerine sonuçlanarak kesinleşmesi üzerine Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundukları, Anayasa Mahkemesinin █████/2018 tarih ve █████████ başvuru numaralı, █████/2018 tarih ve █████████ başvuru numaralı kararları ile başvurucuların taleplerinin reddinin ifade ve basın özgürlüğünün ihlali olarak değerlendirilerek ihlalin sonuçlarının kaldırılmasına hükmedildiği, davacı kuruluşun ... MHz frekansından yayına devam etmesi halinde diğer kuruluşların yayınlarında enterferansa yol açacağının değerlendirildiği ve bu gerekçelerle dava konusu işlemin tesis edildiği"nin belirtildiği, █████/2011 tarih ve 27863 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunu yürürlükten kaldıran 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun ile yeni hukuki düzenlemelerin getirildiği, Kanunun Geçici 4. maddesinin 1. fıkrasındaki "Üst Kurulca sıralama ihalesi yapılıp, karasal yayın lisansları verilene kadar geçecek süre içerisinde, sadece 3984 sayılı Kanunun Geçici 6. maddesi uyarınca karasal ortamda yayında olan radyo ve televizyon kuruluşları, Üst Kurulca yayın yapmalarına müsaade edilmiş olan yerleşim yerleri ile sınırlı olmak kaydıyla yayınlarına devam ederler" kuralı uyarınca 6112 sayılı Kanuna göre uygulama yapılıncaya kadar geçecek süre içinde eski Kanunun Geçici 6. maddesi kapsamında yayında olan kuruluşların, müsaade edilen yerleşim yerleri ile sınırlı olarak ve müktesep hak teşkil etmemek kaydıyla tahsis edilen frekanslar üzerinden yayınlarına devam etmelerine imkan tanınarak yeni bir geçiş süreci öngörüldüğü, davalı idarenin; Anayasanın ifade özgürlüğünün tesisi için devlete yüklediği pozitif yükümlülüğünün neticesi olarak Anayasa Mahkemesi tarafından verilen hak ihlali kararlarını uygulama zorunluluğu ve yayınların emisyon noktaları arasında bulunması gereken alt ve üst frekans aralığının yayın yapan kuruluşların birbirlerinin yayınları üzerinde enterferansa neden olmamasını sağlamaya yönelik teknik zorunluluklar içerisinde hareket ederek dava konusu işlemi tesis ettiği anlaşıldığından, dava konusu Üst Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, kendilerine ait yayın kuruluşunun tek büyük gelir kaynağı olan reklam ve tanıtımların ... MHz frekansı üzerinden yapıldığı, dava konusu işlemin 25 yıllık dinleyici ve reklam birikimlerine telafisi imkansız zararlar vereceği, dava konusu işleme dayanak olarak gösterilen söz konusu Anayasa Mahkemesi kararlarında "münhasıran başvurucuya ulusal yayın için frekans tahsis edilmesi gerekmediği"nin belirtildiği, öte yandan Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru sonucunda verdiği ihlal kararlarının, sadece başvuruda bulunan kişi ve başvuruya konu idari işlem ya da karar açısından geçerli ve bağlayıcı olduğu, bu nedenle bahse konu Anayasa Mahkemesi kararlarının kendileri yönünden hukuki sonuç doğurmasının mümkün olmadığı, davalı idarece keyfi olarak dava konusu işlemin tesis edildiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu, davacı kuruluşun ... MHz frekansından yayına devam etmesi halinde diğer kuruluşların yayınlarında enterferansa yol açacağı, bu nedenle frekansının değiştirilmesinin zorunlu hale geldiği, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.