Trafik kazası sonucu yaralanan davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin yetki itirazı sonrası bozma ve ibraname iptali değerlendirmeleriyle temyiz incelemesi.
Özet: Bir trafik kazası sonucu yaralanan davacının maddi ve manevi tazminat talepli davasında, ilk derece mahkemesinin yetkisizlik kararı Yargıtay tarafından bozularak dosya esastan incelenmek üzere geri gönderilmiş; yeniden yapılan yargılamada kısmen tazminata hükmedilmiş, ancak davacı vekili hükmedilen tazminatın azlığı, hesaplama hataları ve ibra iptali talebinin reddini, davalı vekili ise ibranın geçerliliği, hesaplama yöntemleri ve zamanaşımı gibi gerekçelerle kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonradosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde, 21.12.2014 tarihinde davacı idaresindeki park halinde olan araç ile davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını, vücudunda kırıklar oluştuğunu, tedavisinin halen devam ettiğini, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu beyanla belirsiz alacak olarak 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı sürücü ve işletenden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında talebini artırmıştır.II. CEVAPDavalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.Davalı ..., yetkili mahkemenin Salihli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu beyanla yetki itirazında bulunarak davanın reddini savunmuştur.Davalı ..., yetkili mahkemenin Salihli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu beyanla yetki itirazında bulunarak davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 19.11.2015 tarihli kararı ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine, karar kesinleştikten sonra ve talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Salihli Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma KararıMahkemenin 19.11.2015 tarihli kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Dairenin 22.01.20 19... /41 50... /445 Karar sayılı ilamında; somut olayda, kaza Salihli'de vuku bulmuş olup davacının yerleşim yeri Gediz'de olduğu, davalı ... şirketinin adresinin İstanbul ili olduğu anlaşıldığı, davanın ise Gediz Mahkemesinde açıldığı, HMK 16. maddesine göre davacıya seçimlik hak tanınmış olması, davacı tarafın HMK 7.maddesi gereğince seçimlik hakkını kullanarak davacının ikametgahı mahkemesinde davayı açtığı gözetilerek (HGK'nun 30.04.2013 gün ve ███████-2099 esas, ████████ karar sayılı ilamı uyarınca) yetki itirazının reddi ile işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi yetki itirazında bulunmayan davalı ... yönünden de resen yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmayıp hükmün bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 100.017,90 TL maddi tazminatın 21.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketinden poliçe limitini aşmamak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan (sigorta şirketi haricindeki) 21.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı vekilinin ibranamenin iptali noktasındaki talebinin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; ibranın iptali talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, ibranamenin imzalandığı tarihte sürekli ve geçici iş göremezlik oranının belirlenmediğini, alınan hesap raporu ile fahiş fark olduğunun belirlendiğini, mahkeme gerekçesinin yetersiz olduğunu, hükme esas alınan hesap raporunda 576.201,49 TL belirlenmişken 100.017,90 TL tazminata karar verilmesinin yerinde olmadığını, karar tarihinde asgari ücret değiştiğinden ek rapor alınması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın yeterli olmadığını belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece ibranın iptalinin reddine karar verilmesine rağmen ıslaha göre kabul kararı verilmesinin yerinde olmadığını, yargılama devam ederken hür irade ile imzalanan ibraname nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, yapılan ödemenin tamamının güncellenerek mahsup edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının ve geçici bakıcı giderinin SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, ıslah edilen kısmın zamanaşımına uğradığını belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.C. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Yargılama aşamasında sunulan 06.04.2022 tarihli ibraname feragatname ve makbuz başlıklı belge içeriğinde açıkça belirtildiği üzere davacı ile davalı ... poliçeden kaynaklı tüm zarar kalemi kapsamında anlaşmaya varmış olup, ibraname içeriğinde belirtilen meblağın tamamının davacı tarafa ödendiği anlaşılmıştır. Sulh protokolü ve ibraname gereğince davacı yönünden tüm maddi tazminat taleplerinin tamamı için ibraname içeriği dikkate alınarak davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.3.Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar BK'nun 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun bazı hukuki sonuçları vardır.Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (BK 162/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. (BK 163/2).Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. (BK163/1).Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (BK 166/1). Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur.Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır. (BK 166/3). Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur. (BK 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Yukarıda açıklanan 2918 sayılı KTK madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Somut olayda; davacının ibraname ile 167.982,10 TL asıl alacak ve ferileri olmak üzere toplam 305.323,91 TL ödeme karşılığında davalı ... ile sulh olduğu anlaşılmaktadır. Sigorta şirketinin ibra karşılığı davacıya yaptığı ödemenin zararı tamamen karşılamaması halinde davalı işleten; poliçe limitini aşan miktarda zarar varsa limiti aşan kısımdan sorumlu olacaktır. (aradaki poliçe ilişkisi nedeniyle) Eğer limitin altında bir zarar varsa davalı işleten ibra nedeni ile sorumluluktan kurtulmuş olacaktır. Araç sürücüsü ise poliçe ilişkisinin tarafı olmadığı ve haksız fiil sorumlusu olarak sürücünün sigorta şirketine rücu hakkı sözkonusu olmadığından, sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme kadar davalı sürücünün borcu sona erecektir.O halde sulh protokolünde belirlenen sigorta ödemesinin üstünde kalan zarar miktarından davalı sürücünün, poliçe limiti üstünde kalan zarar miktarından davalı işletenin müteselsilen sorumlu olduğu gözetilmeksizin davalı sürücü ve işletenin bakiye poliçe limitinden sorumlu tutulmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeple davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin, (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde davacıya ve davalı ... AŞ'ye iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.