İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari patates tohumu satım sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı ürün ve üretim kaybı iddiasıyla açılan tazminat davasının dava ve cevap özeti.
Özet: Taraflar arasındaki patates üretimi ve satın alma sözleşmesi kapsamında davacı şirket, davalı tarafından temin edilen tohumların ayıplı olması nedeniyle üretim düşüklüğü, kar kaybı, ticari itibar zararı ve önceki bir davada haksız bozdurulduğu tespit edilen teminat mektubu bedeli gibi uğradığı maddi zararların tazminini talep ederken; davalı şirket ise, tohumların sertifikalı ve ayıpsız olduğunu, düşük verimin davacının hatalı yetiştiricilik uygulamalarından kaynaklandığını, teminat mektubunun sözleşmeye uygun şekilde nakde çevrildiğini, davacının taleplerinin hak düşürücü süre ve zamanaşımına tabi olduğunu ve dolaylı zararlardan sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:███████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2024KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 01.01.2014 tarihli patates üretimi ve satın alma sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca davalı şirketin müvekkili şirkete patates tohumluğu, gübre ve ilaç temin etmeyi ve 2014 yılı içinde toplam 1000 ton patates teslim almayı taahhüt ettiğini, ancak yalnızca 360 ton patates teslim edilebildiğini, üretim düşüklüğü ve eksik teslimin davalı şirket tarafından sağlanan patates tohumlarının ayıplı olmasından kaynaklandığını, yapılan analizlerde tohumlarda %30 oranında mantar kaynaklı kuru çürüklük ve karabacak hastalığının tespit edildiğini, bu ayıbın yasal süresi içinde davalı şirkete bildirildiğini ancak davalı şirketin kötü niyetli şekilde tohumların temiz olduğunu beyan ettiğini, buna rağmen 01.12.2014 tarihli fatura düzenleyerek müvekkili şirketçe verilen 200.000 TL bedelli teminat mektubunu haksız şekilde nakde çevirdiğini, bu süreç üzerine .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/... E ve 2017/... K sayılı dosyası ile birleşen 2015/... E sayılı dosyada açılan davada müvekkili şirketin haklı bulunduğunu ve patates tohumlarının ayıplı olduğunun bilirkişi raporlarıyla kesinleştiğini, teminat mektubunun haksız şekilde bozdurulduğunun tespit edilerek davalıdan istirdatına karar verildiğini, ayıplı tohum nedeniyle müvekkili şirketin ciddi üretim kaybına uğradığını, kiralanan alanlar, banka kredileri, işçilik giderleri ve ticari itibar kaybı nedeniyle maddi zarar ve kar kaybı oluştuğunu, sözleşmeye uygun davranılması halinde yaklaşık 1000 ton patates teslim edilerek önemli ölçüde kazanç elde edileceğini, zararların artmasında teminat mektubunun nakde çevrilmesinin etkili olduğunu, zararların giderilmesi amacıyla arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, Yargıtay içtihatlarının da ayıplı mal nedeniyle maddi zarar ve mahrum kalınan karın talep edilebileceğini açıkça ortaya koyduğunu, bu nedenlerle müvekkili şirketin uğradığı maddi zararlar ile mahrum kaldığı karın bilirkişi marifetiyle hesaplanarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL tazminatın ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsil edilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili şirket arasında 01.01.2014 tarihli patates üretimi ve satın alma sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca davacının 1.000 ton patates teslim etmeyi taahhüt ettiğini ancak yalnızca 360 ton patates teslim ederek eksik ifada bulunduğunu, müvekkili şirketin sözleşme gereği davacıya ayni avans olarak sertifikalı patates tohumu, gübre ve ilaç teslim ettiğini, teslim edilen tohumların sözleşmeye ve mevzuata uygun, sertifikalı ve denetimlerden geçmiş olduğunu, davacının iddia ettiği ayıplı tohum savunmasının gerçeği yansıtmadığını, eksik üretim ve verim düşüklüğünün davacının tohumları uygun koşullarda muhafaza etmemesinden, ekim ve bakım süreçlerinde hatalı uygulamalarda bulunmasından kaynaklandığını, bu hususun denetimlerde düzenlenen DÖF formları ve bilirkişi raporlarıyla ortaya konulduğunu, aynı tohumların başka tedarikçiler tarafından sorunsuz şekilde kullanıldığını ve herhangi bir şikayet bulunmadığını, davacının eksik ifası nedeniyle müvekkili şirketin üretim planlarının aksadığını ve yüksek bedelle ikame ürün temin etmek zorunda kaldığını, davacıya ihtarname gönderildiğini ve borçlarının ödenmemesi üzerine teminat mektubunun sözleşmeye uygun şekilde nakde çevrildiğini, daha önce açılan menfi tespit ve istirdat davasında verilen kararların işbu davadaki alacak kalemleri bakımından bağlayıcı olmadığını, davacının ayıplı tohum iddiasına dayalı taleplerinin 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu’nda düzenlenen hak düşürücü süre ve ayrıca zamanaşımı süresi geçtikten sonra ileri sürüldüğünü, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca tohumların üreticisinin müvekkili şirket olmayıp üçüncü firmalar olduğunu, bu sebeple husumetin hatalı yöneltildiğini, sözleşme hükümleri gereği müvekkili şirketin dolaylı zararlardan ve kar kaybından sorumlu tutulamayacağını, davacının banka kredileri, işçilik giderleri ve itibar kaybı gibi iddialarını herhangi bir belgeyle ispatlayamadığını, esas zarara uğrayan tarafın müvekkili şirket olduğunu, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın öncelikle hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle usulden, aksi halde husumet yokluğu ya da esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
:Dava; Taraflar arasında █████/2014 tarihli patates üretimi ve satın alma sözleşmesi akdedildiği, davalı şirket tarafından davacı şirkete sağlanan tohumların ayıplı olması iddiasıyla davacı şirketin uğradığı maddi zararların ve yoksun kaldığı karın tahsili istemiyle açılan tazminat davasıdır.Taraflar arasında █████/2014 tarihli patates üretimi ve satın alma sözleşmesi akdedildiği, sözleşme kapsamında davacının yüklenici, davalının da işsahibi sıfatını haiz olduğu; sözleşmede (patates üretiminin) meydana getirilmesi için gerekli malzemenin (tohumun) TBK m. 472 hükmünce davalı işsahibi tarafından sağlanacağının kararlaştırıldığı; davacı tarafından davalının hem eksik tohum verdiğini hem de verdiği tohumların ayıplı olduğunu iddia ettiği; davalının ise sorunun kendisinden kaynaklanmadığını iddia ederek davanın reddini talep ettiği; davacının, davalının sözleşmeye aykırı olarak ayıplı ürün teslim ettiğinden bahisle uğradığı maddi zararın ve mahrum kalınan karın ödenmesini talep ederek mahkememize iş bu maddi tazminat davasının açıldığı , davacı vekilinin █████/2024 tarihli maddi tazminat talebinin 5.000- TL maddi zarar ile 5.000- TL mahrum kalınan kar istemine dayalı olduğuna dair talep sonucunu açıklar dilekçe sunduğu anlaşılmıştır.Taraflar arasında daha önce davacı tarafından davalıya yönelik açılan ....Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/... Esas sayılı dosyası ve birleşen 2015/... E. sayılı üzerinden görülen davada;asıl ve birleşen davanın kabulü ile asıl dava olan 2014/... E. Sayılı dava yönünden 37.092,00-TL'nin ve birleşen dava dosyası olan 2015/... E. Sayılı dava yönünden 78.988,72-TL'nin █████/2014 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine karar verildiği , İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesi ████████ Esas, ████████ Karar 08.02.2021 tarihli kararında özetle ; "Dosyada mevcut bilirkişi raporları, İlçe Tarım Hayvancılık Müdürlüğü'ne yapılan başvuruya istinaden ekime konu tarlada ziraat mühendisleri tarafından yapılan incelemeye ilişkin 12.06.2014 Tarihli rapor ve İl Tarım Hayvancılık Müdürlüğü'nün 05.06.2014 Tarihli yazıları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalının dayandığı analiz raporunun ne zaman, nasıl alındığı belli olmayan numunelere ilişkin olması nedeni ile bilirkişi heyeti tarafından dikkate alınmamasının yerinde olduğu, dosyada toprak analizlerinin bulunduğu, bilirkişilerin raporlardaki teknik tespitlerinin yanında fotoğraflarındaki görünüm itibari ile dahi patateslerdeki hastalığın net şekilde görüldüğünün tespit ettikleri, davalı tarafından davacıya satılan tohumların ayıplı olduğu, üretim düşüklüğü ve verim eksikliğinin hastalıklı tohumlardan kaynaklandığı, bu durumda davacının ayni avans borcu ve ikame ürün bedelinden sorumlu tutulamayacağı dikkate alındığında ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenle davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine " karar verildiği , istinaf kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesi █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla hükmün onanmasına karar verilmesi sonucu kararın █████/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 12.02.2025 tarihli raporda; Mali inceleme neticesinde: Davacı ve davalıya ait 2014 yılları yasal defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, dava dosyasına sunulan irsaliyeli faturalar ve sevk irsaliyeleri malların davalı şirkete teslim edildiğine dair yasal belgeler olup davaya konu mal tesliminin eksik yapıldığı ile ilgili olmadığından sunulan belgelerin dava konusu ile bir ilgisinin var olmadığı, kira sözleşmelerinde herhangi bir fiyatın yazılı olmadığı, çiftçi kayıt sistemi belgesi ve kayıt sertifikasının dava konusuyla ilgisinin var olmadığı, dolayısıyla İl Gıda, tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün █████/2014 tarihli yazısı dışındaki belgelerin dava konusuyla bir ilgisi var olmadığından davacı şirketin uğradığı maddi zararla ilgili yasal bir bilgi ya da belge dava dosyasına sunulmadığının görüldüğü, ... Valiliği İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü █████/2014 tarih ... sayılı şüpheli patates tohumluğu konulu yazısında; “İlgi: a- 28.04.2014 tarihli dilekçeniz, İlgi (a) sayılı dilekçeniz gereği Fritolay firmasından almış olduğunuz Temel 1 kademedeki ... tohumluk patateslerden örnekleme şeklinde alınan 200 adet yumru ilgi (b) sayılı yazımız ile ... Zirai Karantina Müdürlüğüne Globedera rostachiensis, G.Pallida. Meloidogyne spp., Ditylenchus destructor, D.dipsaci, ... spp. ve ... spp. (Kuru Çürüklük) etmenleri yönünden analiz edilmek üzere gönderilmiştir. ... Zirai Karantina Müdürlüğü ilgi (c) sayılı yazısında Müdürlüğümüz tarafından gönderilen numunelerin analizi sonucunda; ... sambucianum ve Fusarium spp. etmenlerinin neden olduğu Kuru Çürüklük hastalığı ile % 30 oranında bulaşık bulunduğu bildirmiştir. 10 Nisan 2011 tarih ve 27901 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Tohumluk Patates Sertifikasyonu ve Pazarlaması Yönetmeliğinin EK-1 inde yer alan Patates Sertifikasyon Standartları Parti Toleranslarına göre, Kuru Çürüklük hastalığının Tohumluk Patatesin temel 1 kademesindeki toleransı % 1 olması gerekirken, numunelerde bulaşıklık oranı % 30 olarak bulunduğu için söz konusu patateslerin dikilmesi uygun değildir. Bilgilerinize rica ederim." yazılı olduğu, altında ... İl Müdür a. İl Müdür Yardımcısı isim ve imzanın var olduğunun görüldüğü, Davacı ... Ltd Şti'ne ait 2014 yılı yevmiye defterinde davalı ... A.Ş.'ne üç adet fatura karşılığı KDV dahil 231.609,34 TL tutarlı fatura kestiğinin görüldüğü, davalı şirket yasal defterlerinde 29.08.2014 tarih ... nolu KDV dahil 37.517,25 TL tutarlı faturanın kayıtlı olmadığı, davacı vekilinin █████/2024 tarihli delil dilekçesinde yazılı olan "... Şubesi ile ... ... Şubesi kredi kayıtlarının celp edilmesini talep ediyoruz." talebinin gerçeği yansıtmadığı, 2014 yılı yasal defterlerinde kullanılmış bir kredinin var olmadığı, davacı şirket patates üretimi dışında kontör ve cep telefonu satışı, tabanca ve fişek satışı, av malzemeleri satışı, elektronik eşya, uydu alıcıları, tohum satışı, gübre satışı, patates ilaç satışının var olduğunun görüldüğü, bu kadar çeşitli mal satışına karşılık tek bir satılan ticari mallar maliyeti ve tek bir genel yönetim gideri hesabı kullanıldığından, patates üretimi ile ilgili ne kadar satılan ticari mallar maliyeti ve genel yönetim gideri oluştuğunun hesaplanamadığından gerçek kar ve zararın tespitinin yapılamadığı, davalı vekilinin Sayın Mahkemeye sunduğu Girdi Maliyetleri Tablosunda görüldüğü üzere toplam girdi maliyetinin Ton başına 347,29 TL, satış fiyatının 495,00 TL olarak belirlendiğine göre Ton başına brüt karlılığın (495,00-347,29=147,71) 147,71 TL olarak hesap edildiği, tarafların garanti alım ve satım olarak 1.000 Ton üzerinden anlaşıldığı, davacının davalıya 360 Ton ürünü teslim ettiğinin ihtilafsız olduğu, garanti teslim edilmesi gereken kalan ürün tutarının (1.000-360=640) 640 Ton olduğu, dolayısıyla davacının kalan 640 Ton üründeki brüt kar kaybının (640*147,71=94.534,40) 94.534,40 TL olarak hesap edildiği, davalı ... A.Ş.' nin sunduğu satıcı ekstresinden bir şey anlaşılamadığı, sadece kendi anlayacakları şekilde satıcı ekstresinin sunulduğu, Davacının davalıdan alacağının hesaplanması; a. Sayın Mahkeme tarafından ... Valiliği İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü █████/2014 tarih 6392 sayılı şüpheli patates tohumluğu konulu yazısının kabul edilmesi halinde 05.06.2014 tarihi itibariyle davacının 640 Ton üründeki brüt kar kaybının (640*147,71=94.534,40) 94.534,40 TL olarak kabulünün gerektiği, b. Sayın Mahkeme tarafından davalının yaptığı denetimlerin kabul edilmesi halinde davalının davacıya BORÇLU olmadığı,Ziraat yönünden inceleme neticesinde: Davacı tarafından davalının hem eksik tohum verdiğini hem de verdiği tohumların ayıplı olduğunu iddia ettiği; davalının ise sorunun davalıdan kaynaklanmadığını iddia ettiği; “davalı tarafından davacıya teslim edilen tohumların verimliliği; hastalık konusundaki sorunun tohumun kendisinden mi, yoksa tohumların davacıya tesliminden sonra saklanma koşulları, ekim şekli ve bakımından mı kaynaklandığı; davalının sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığı-tohumların sözleşmede kararlaştırılan özellikleri taşıyıp taşımadığı/ayıplı olup olmadığı” hususunda: Dosya üzerinde yapılan değerlendirmelere göre davaya konu patates ürünlerinde görülen hastalığın temel sebebinin "... ..." isimli hastalık olduğu ve bu hastalığın da tohum kökenli bir hastalık olduğu; bu hastalık nedeniyle davacının sözleşmeye göre ürettiği patates ürünlerinde verim kaybı yaşandığı, dolayısıyla davacının ürettiği patates ürünlerinde yaşanan verim kaybının davalının verdiği tohumların ayıplı olmasından kaynaklandığı sonucuna ulaşılmış olup karabacak hastalığı etmeni verim düşüklüğüne neden olan asıl ana hastalık etmeni olduğu; bunun da tohum kökenli bir hastalık olduğu; tespitlerden anlaşılacağı üzere, dava tarafları arasında akdedilen sözleşmeye göre davacının kendi üreteceği veya üretimini yaptıracağı 1.000 ton patatesin 495 TL/Ton fiyatı üzerinden davalıya satımını üstlendiği halde, davacı tarafından davalıya sadece 360 ton patates teslim edildiği ve geriye kalan 640 ton patatesin davalıya teslim edilmediği; davalının sözleşmeye göre patates üretimi için kendisine verdiği tohumların ayıplı olduğu,C. Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Taraflar arasında 01.01.2014 tarihinde “Patates Üretimi ve Satınalma Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin kurulduğu; sözleşmedeki irade açıklamaları incelendiğinde sözleşmenin TBK m. 470 hükmü gereğince eser sözleşmesi olduğu; buna göre davacının yüklenici, davalının da işsahibi sıfatını haiz olduğu; sözleşmede eserin (patates üretiminin) meydana getirilmesi için gerekli malzemenin (tohumun) TBK m. 472 hükmünce davalı işsahibi tarafından sağlanacağının kararlaştırıldığı; davacı tarafından davalının hem eksik tohum verdiğini hem de verdiği tohumların ayıplı olduğunu iddia ettiği; davalının ise sorunun davalıdan kaynaklanmadığını iddia ettiği; davacının, davalının sözleşmeye aykırı olarak ayıplı ürün teslim ettiğinden bahisle uğradığı maddi zararın ve mahrum kalınan karın ödenmesini talep ettiği; davalı tarafından.... Noterliği’nden 11.12.2014 tarihinde davacıya gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarnamede özetle davacının 01.01.2014 tarihli sözleşmeye uymasının talep edildiği ve cari hesap borcu ile ikame bedel borcunun ödenmesinin talep edildiği; eğer davalı tarafça sözleşmeye aykırı davranıldığı (teknik inceleme neticesinde bu yönde tespitte bulunulmuş olup) kabul edilir ise bu takdirde davacının uğradığı zararın tazminini isteyebilmesi için davacının uğradığını iddia ettiği zarar kalemi ile davalının davranışı/fiili arasında uygun illiyet (nedensellik) bağının bulunması gerektiği; ancak her ne kadar davacı, davalının sözleşmeye aykırı olarak eksik ve ayıplı ürün teslim ettiğinden bahisle uğradığı maddi zararın ve mahrum kalınan karın ödenmesini talep etmişse de yukarıdaki mali inceleme kısmında, davacının uğradığını iddia ettiği zarar kalemlerinin dosya kapsamından tespit edilemediğinin beyan edildiği; hal böyle olmakla illiyet bağının kurulamadığı; TMK m. 6. ve HMK m. 194(1) hükmünce davacının iddialarını/dayandığı vakıaları somutlaştırıp somutlaştırmadığını takdirin, TMK m. 4 hükmünce Sayın Mahkeme’ye ait olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan ek raporda ise; kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerde bir değişiklik olmadığına dair görüş ve kanaat bildirmişlerdir.Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, aldırılan bilirkişi kök ve ek raporu,.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/... Esas 2017/... Karar sayılı kesinleşen kararı ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; .... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde; İlçe Tarım Hayvancılık Müdürlüğü'ne yapılan başvuruya istinaden ekime konu tarlada ziraat mühendisleri tarafından yapılan incelemeye ilişkin 12.06.2014 Tarihli raporda; "patates ekimi yapılan arazide inceleme yapıldığı, patateslerin fizyolojik gelişimini sürdürdüğü, sürgün çıkışı ve yaprak oluşumunu tamamladığı, yumru oluşumunu dönemin başlangıcında olduğu stormların ucunda yumru oluşumunun başladığı, tarlanın bazı kısmında boşluklar olduğu, bazı bitkilerin bodur kaldığı, ren açılmalarının olduğu yer yer kurumlar meydana geldiği, gelişme geriliği gözlemlenen patates bitkilerinden örnekleme usulü ile sökülen bitkilerin kök kısımlarında çürümeler meydana geldiği, bir kısım tohumların toprk altında çürüdüğü, bu şekildeki bitkilerin toprak üstü aksamların içe doğru kıvrıldığı" belirtilmiştir. İl Tarım Hayvancılık Müdürlüğü'nün cevabi yazısında; numunelerin analiz sonuçları soucunda fusarium sambucianum ve fusarium spp etmenlerinin neden olduğu kuru çürüklük hastalığı ile %30 bulaşıklık bulunduğu, söz konusu patateslerin dikiminin uygun olmadığı belirtilmiştir.Mahkememizce taraf defterleri üzerinde yaptırılan mali incelemede davacı/davalı şirketin 2014 yılına ait Yevmiye, Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içinde yapıldığı, 2014 yılı yevmiye defteri kapanış tasdiki yapıldığı, ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için yasaya uygun olarak tutulmuş olmaları, bu şartın gerçekleşmiş sayılması için yılsonu tasdiklerinin bulunması gerektiği, bu itibarla, davacı ve davalı şirketin 2014 yılı ticari defterleri TTK. Hükümlerine göre sahibi lehine delil teşkil edeceği, davaya konu patates ürünlerinde görülen hastalığın temel sebebinin "... ..." isimli hastalık olduğu ve bu hastalığın da tohum kökenli bir hastalık olduğu; bu hastalık nedeniyle davacının sözleşmeye göre ürettiği patates ürünlerinde verim kaybı yaşandığı, dolayısıyla davacının ürettiği patates ürünlerinde yaşanan verim kaybının davalının verdiği tohumların ayıplı olmasından kaynaklandığı sonucuna ulaşılmış olup karabacak hastalığı etmeni verim düşüklüğüne neden olan asıl ana hastalık etmeni olduğu; bunun da tohum kökenli bir hastalık olduğu; tespitlerden anlaşılacağı üzere, dava tarafları arasında akdedilen sözleşmeye göre davacının kendi üreteceği veya üretimini yaptıracağı 1.000 ton patatesin 495 TL/Ton fiyatı üzerinden davalıya satımını üstlendiği halde, davacı tarafından davalıya sadece 360 ton patates teslim edildiği ve geriye kalan 640 ton patatesin davalıya teslim edilmediği; davalının sözleşmeye göre patates üretimi için kendisine verdiği tohumların ayıplı olduğu tespit edilmiş olmakla ; davalı vekilinin mahkememize sunduğu Girdi Maliyetleri Tablosunda görüldüğü üzere toplam girdi maliyetinin Ton başına 347,29 TL, satış fiyatının 495,00 TL olarak belirlendiğine göre Ton başına brüt karlılığın (495.00-347,29=147,71) 147,71 TL olarak hesap edildiği, tarafların garanti alım ve satım olarak 1.000 Ton üzerinden anlaşıldığı, davacının davalıya 360 Ton ürünü teslim ettiğinin ihtilafsız olduğu, garanti teslim edilmesi gereken kalan ürün tutarının (1.000-360-640) 640 Ton olduğu, dolayısıyla davacının kalan 640 Ton üründeki brüt kar kaybının (640*147,71=94,534,40) 94.534,40 TL olarak dosya kapsamına uygun hükme dayanak raporla tespit edilmiş olmakla ; davacı vekili █████/2025 tarihli dilekçesi ile; "Dava dilekçesinde yer alan miktarın ıslah yolu ile 84.534,40 TL daha artılarak, toplam 94.534,40 TL olmak üzere davanın kabulüne ve 05.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine," dair ıslah dilekçesi sunmuş olduğu , davacı vekilinin dava dilekçesinde 5.000 TL maddi zarar, 5.000 TL mahrum kalınan kar olmak üzere şimdilik 10.000 TL üzerinden dava açtığı, ancak ıslah dilekçesi incelendiğinde tek kalem üzerinden ıslah edildiği son tarihli celse bu husus sorulduğunda; davacı vekilinin "alınan raporda mahrum kalınan karın 94.534,40 TL olduğu hesaplandığı, bu durum dikkate alarak, mahrum kalınan kar yönünden ıslah dilekçemizi sunduk, maddi zarar yönünden arttırım yapmadık, bu doğrultuda davamızın kabulüne karar verilsin" şeklinde sunmuş olduğu beyanlar da dikkate alındığında ; davacı vekilinin mahrum kalınan kar yönünden ıslah dilekçesi sunarak belirlediği dava değerinin 94.534,40-TL olduğu ancak daha önce talep sonucunu açıklar dilekçesinde 10.000-TL maddi tazminatının 5.000TL sinin mahrum kalınan kar 5.000TL sinin ise maddi zarar talebi olarak açıklandığı bu nedenle 5.000-tl mahrum kalınan kar yönünden dava değerinin 84.534,40-TL arttırılarak 89.534,40-TL belirlendiği anlaşılmış olmakla; davacı davanın kısmen kabulü ile 89.534,40-TL kâr kaybına yönelik tazminat istemi yönünden davanın kabulü ile, 5.000 TL tutarın 12.02.2024 tarihinden itibaren kalan 84.534,40-TL tutarın ıslah tarihi olan 28.11.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, maddi zarar istemine yönelik açılan dava ispatlanamadığından reddine, dair aşağıdaki şekilde karar verme yoluna gidilmiştir.HÜKÜM
:DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;1-)89.534,40-TL kâr kaybına yönelik tazminat istemi yönünden davanın kabulü ile, 5.000 TL tutarın 12.02.2024 tarihinden itibaren kalan 84.534,40-TL tutarın ıslah tarihi olan 28.11.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, maddi zarar istemine yönelik açılan davanın reddine,2-)Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 6.116,09-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 427,60-TL harcın ve 1.443,64-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 4.244,85-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın red/kabul oranına göre 3.409,59-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 190,41-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-)Davacının yaptığı 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç, 1.443,64-TL ıslah harcı, 60,80-TL vekalet harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-)Davacı tarafından yapılan toplam 25.810,00-TL bilirkişi ücreti ile müzekkere/davetiye giderine ilişkin yargılama giderinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 24.444,88-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,7-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,8-)Davacının gider avansından artan bakiyenin re'sen davacıya/vekiline iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...(E-imzalı)Hakim ...(E-imzalı)