Yabancı uyruklu davacının trafik kazası nedeniyle istediği iş göremezlik tazminatı davasında teminat muafiyeti araştırması yapılmadan karar verilmesi usulden bozulmuştur.
Özet: Trafik kazası sonucu yaralanan Suriyeli davacının tazminat talebinin değerlendirildiği bir uyuşmazlıkta, itiraz hakem heyetinin davacının teminat gösterme yükümlülüğünden muaf olup olmadığını (MÖHUK madde 48 uyarınca mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde) araştırmadan karar vermesi usul hatası olarak belirlenmiş olup, Yüksek Mahkeme bu durumun dava şartı kapsamında olduğunu vurgulayarak, öncelikle davacının statüsünün Adalet Bakanlığından teyit edilmesi, teminat isteniyorsa kesin süre verilerek yatırılmasının sağlanması, aksi halde davanın usulden reddedilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Değişik İş, ████████ K.SAYISI
: İHK-██████████SAYISI
: K-██████████İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 05.03.2022 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda sürücü müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 8.001,00 TL tazminat talep etmiş, yargılama sırasında talebini 266.006,48 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kabulüne, 266.006,48 TL'nin 20.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın vekalet ücreti ile sınırlı şekilde kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilince yapılan ödeme sonucunda 223.329,27 TL bakiye teminat kaldığını, müvekkilinin sorumluğunu yerine getirerek ibra edildiğini, maluliyet tespitinin hatalı ve medikal rapor ile çelişkili olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, kusur durumunu kabul etmediklerini, müterafik kusur bulunduğunu belirtmiştir.B. GerekçeUyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.1.Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür.5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK)’un 48 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca; Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır.Öte yandan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi dava şartlarındandır. Bu itibarla İtiraz Hakem Heyetince verilen kesin süre içinde teminat yatırılmaz ise anılan hüküm uyarınca dava şartı eksikliğinden dava reddedilir.MÖHUK’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.” hükmü yer almaktadır.Buna göre hâkim, yabancı davacının vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir.Söz konusu anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup anılan Sözleşme’nin 17 nci maddesinde âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir.Somut olayda, davacı Suriye uyruklu olup dosya kapsamından İtiraz Hakem Heyetince başvurucunun teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.5718 sayılı Kanun’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında, dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir.Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve ... Genel Müdürlüğünden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa teminatın yatırılması için kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması hâlinde istemin usulden reddine, yatırılması hâlinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.2.Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.VI. KARAR1.Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,2-Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek olmadığına,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,09.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.