Haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini isteminde zamanaşımı başlangıcının ihtiyati tedbirin kaldırılma tarihi mi yoksa esas davanın kesinleşme tarihi mi olduğuna ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir. Davacı, maliki olduğu taşınmaz üzerinde konulan ihtiyati tedbirin haksız olduğunu ve üç yıldan fazla süren bu tedbir nedeniyle taşınmazını satamayıp ekonomik zarar gördüğünü iddia ederek tazminat talep etmiştir. İlk derece ve istinaf mahkemeleri, davayı ihtiyati tedbirin kaldırıldığı tarihten itibaren bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle reddetmiştir. Davacı temyiz dilekçesinde ise, haksız tedbirin kesin olarak anlaşılması için esas davanın kesinleşmesinin beklendiğini ve zamanaşımı süresinin esas davanın kesinleşme tarihinden itibaren başlaması gerektiğini savunmaktadır.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Yalova 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; eldeki davanın davalıları tarafından eldeki davanın davacısının da aralarında bulunduğu maliklere karşı açılan Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ████████ Esas sayılı tapu iptali ve tescil konulu dava dosyasının 27.07.2015 tarihli tensip zaptında 6 numaralı ara kararı ile davacının maliki bulunduğu taşınmaz hakkında dava sonuna kadar üçüncü şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulduğunu, davalılar tarafından davacıya husumet yöneltilmesinin, dava ikame edilmesinin baştan itibaren haksız olduğunu, taşınmaza haksız bir şekilde ihtiyati tedbir konulduğunu, bu süreçte davacının maliki olduğu taşınmazı ekonomik olarak kullanamadığını, davacının ekonomik olarak zor durumda olduğunu, borçlarının bulunduğunu, taşınmazını borçları sebebiyle satmak istediği bir dönemde haksız ve hukuka aykırı dava ve ihtiyati tedbir dolayısıyla satış gerçekleştiremediğini, üstelik bu sürecin 3 yılı aşkın süre devam ettiğini belirterek davacının uğramış olduğu maddi ve manevi zararlara karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL maddi tazminatın, 6.000,00 TL manevi tazminatın tedbir konma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; davalıların davada haksız çıkmadıklarını, davacı aleyhine davadan 02.12.2016 tarihinde vazgeçtiklerini, mahkemece 04.06.2018 tarihinde tedbirin kaldırıldığını, süresinin uzamasında kusurları olmadığını, davacının bir mağduriyeti olmadığını, balkonun davadan vazgeçme üzerine yıkılmadığını, davasının yersiz ve haksız olduğunu, zaman aşımı, hak düşürücü süre, kesin hüküm, husumet yönünden de davanın reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilgili yasal düzenleme uyarınca tazminat davası açma hakkının, hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren 1 yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağını, tedbir kararının kalkma tarihinin 04.06.2018 tarihi olduğu, davanın açılma tarihi itibariyle kanunun öngördüğü bir yıllık sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile mahkeme kararının gerekçesi düzeltilerek esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; haksız ihtiyati tedbirden dolayı tazminat davası açılabilmesi için temel şartın ihtiyati tedbirin haksız olduğunun ortaya çıkması olduğunu, yapılan yargılama neticesinde ihtiyati tedbir koyduranın esas hakkındaki davayı kaybetmesi durumunda ihtiyati tedbirin haksız olduğunun ortaya çıkacağını, dolayısıyla ihtiyati tedbirin haksız olup olmadığının kesin olarak anlaşılabilmesi için yargılama sonucu verilen hükmün kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, işbu davaya konu etmiş oldukları ve müvekkilinin maliki olduğu taşınmaza tedbir konulan davada her ne kadar 04.06.2018 tarihinde ihtiyati tedbirin kaldırıldığı ifade edilmişse de kaldırma sonrasında esas hakkında davanın görülmeye devam ettiğini, esas davada yargılamanın devam ettiği noktada ihtiyati tedbirin haksız olup olmadığının kesin olarak anlaşılması mümkün olmadığından davanın kesinleşmesinin beklenildiğini, 11.02.2020 tarihinde de hükmün kesinleştiğini, bu noktada hükmün kesinleşmesi ile birlikte ihtiyati tedbirin haksız olduğunun kesin bir şekilde anlaşıldığını ve buna göre davanın ikame edildiğini, dolayısıyla zamanaşımı üzerinden yapılan değerlendirmenin açıkça hukuka aykırı olduğunu, davanın reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararın tazmini için maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.