Danıştayda ikinci el motorlu taşıt ticareti yönetmeliği ihlali idari para cezası ve ilgili yönetmelik maddesi iptali istemli dava dilekçesinin usul incelemesi.
Özet: Bir otomotiv şirketinin, ikinci el motorlu kara taşıtları ticaretine ilişkin yönetmeliğin geçici maddesine aykırı ilan gerekçesiyle uygulanan 300.000,00 TL idari para cezası ile bu cezanın dayanağı olan yönetmelik maddesinin iptalini ve yürütmesinin durdurulmasını talep ettiği davada, mahkeme, dava dilekçesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. ve 5. maddelerinde belirtilen usul kurallarına uygunluğunu öncelikle incelemiş ve Tetkik Hakiminin dilekçenin reddi gerektiği yönündeki görüşünü değerlendirmiştir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
DAVACI
: ... Otomotiv İnşaat Tic. ve San. Ltd. Şti.
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ... Bakanlığı / ANKARA
DAVANIN_ÖZETİ
: Davacı tarafından; █████/2023 tarihinde taşıt satışına ilişkin verdiği ilanın, İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğin Geçici 3. maddesinin 2. fıkrasına aykırı olduğundan bahisle 300.000,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Ticaret Bakanlığı işlemi ile idari para cezasına dayanak alınan █████/2018 tarihli ve 30331 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğin, █████/2023 tarih ve 32240 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak █████/2023 tarihinde yürürlüğe giren Yönetmelikle eklenen Geçici 3. maddesinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: 2577 sayılı Kanunun 3. ve 5. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
İLGİLİ MEVZUAT
:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde; tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği; ayrıca, dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı kurala bağlanmış; "Aynı Dilekçe ile Dava Açılabilecek Haller" başlığını taşıyan 5. maddesinin 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği belirtilmiş; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti halinde, bu maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak suretiyle dava açılmak üzere dilekçenin reddine karar verileceği hükmü yer almıştır.
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesinde, kamu kurum ve kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlerin iptali istemiyle açılacak davalarda, ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’ın görevli olduğu kurala bağlanmıştır.
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin bu Kanun'la verilen görevleri yerine getirmek üzere kurulmuş "genel görevli" mahkemeler olduğu; aynı Kanun'un 3410 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile değişik 5. maddesinde, idare mahkemelerinin vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla, ilk derecede Danıştay'da çözümlenecek olanlar dışındaki davalara bakacağı hükmüne yer verilmiştir.
█████/2005 tarih ve 25772 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Genel kanun niteliği" başlıklı 3. maddesinde, " (1) Bu Kanunun; a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır." hükmüne; "Yaptırım türleri" başlıklı 16. maddesinde, "(1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî para cezası ve idarî tedbirlerden ibarettir. (2) İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir."; "Başvuru yolu" başlıklı 27. maddesinde, "(1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir." hükümlerine yer verilmiştir.
Öte yandan, 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un, "Görev ve Yetkiler" başlıklı 16. maddesinin (b) bendinde, "(1) Bakanlık;...
b) Taşınmaz ve ikinci el motorlu kara taşıtı alım satımı gibi ticari faaliyetleri yürütenlere yönelik mesleki davranış kurallarını belirlemeye ve bu faaliyetlerin yürütülmesine ilişkin düzenlemeler yapmaya görevli ve yetkilidir." düzenlemesine;
"Ceza hükümleri" başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde, "(1) Bu Kanunun; ...
i) 16 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine istinaden belirlenen mesleki davranış kurallarına ve yapılan düzenlemelere aykırı hareket edenler ile bu maddede ayrı bir idari para cezası öngörülmemiş olması durumunda, aynı fıkranın (ç) bendine veya bu Kanunun diğer diğer maddelerine göre Bakanlıkça alınan tedbirlere ve yapılan ikincil düzenlemelere uymayanlara her bir aykırılık için on bin Türk lirasından üç yüz bin Türk lirasına kadar idari para cezası verilir." hükmüne; aynı maddenin 4. fıkrasında, "Bu maddenin birinci fıkrasının (k) bendinde öngörülen idari para cezalarını uygulama yetkisi Haksız Fiyat Değerlendirme Kuruluna, bu maddede öngörülen diğer idari para cezalarını uygulama yetkisi ise Bakanlığa aittir. Bakanlığa ait olan idari para cezası uygulama yetkisi taşra birimlerine devredilebilir." hükmüne; 6. fıkrasında ise, "Bu maddede alt ve üst sınırları belirtilen idari para cezalarının uygulanmasında Bakanlıkça ceza tutarı belirlenirken, işlenen kabahatin haksızlık içeriği, tekrarı ve sayısı, kabahat dolayısıyla elde edilen menfaatin ve neden olunan zararın büyüklüğü ile failin kusuru ve ekonomik durumu gibi hususlar dikkate alınır." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
1)2577 sayılı Kanun'un 3. Maddesi Uyarınca Yapılan Değerlendirme:
İptal davalarında iptali istenilen işlem ya da işlemlerin sayı, tarih, tebliğ tarihi belirtilmek ve menfaat bağı kurulmak suretiyle işlemin tamamının mı, yoksa belli kısımlarının mı iptalinin istenildiğinin hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerekmektedir.
Birçok maddeden oluşan bir düzenleyici işlemin tümünün, yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık sebebiyle iptalinin istenebilmesi mümkün ise de, yargı yerince, dava konusu düzenlemeyi yapan idarenin yetkili bulunması ve işlemde şekil yönünden hukuka aykırılık görülmemesi halinde, tek tek maddelerin incelenmesine geçileceğinden, davacı tarafından incelenecek her maddeye veya düzenlemeye yönelik olarak menfaat ilgisinin ve hukuka aykırılık sebeplerinin gösterilmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle bir düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddialarıyla birlikte düzenlemenin bir kısmının veya tamamının aynı anda dava konusu edilmesi mümkün ise de, düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki ve/veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddiasında ve iptal isteminde bulunulduktan sonra, mutlaka işlemin diğer unsurları (sebep, konu, maksat) yönünden hukuka aykırılığı ileri sürülen ve iptali istenilen maddelerin tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıkça belirtilmesi ve maddelerin davacının menfaatini nasıl etkilediği konusunun ortaya konulması gerekmektedir.
Dava dilekçesinin "konu" ile "sonuç ve talep" kısımlarında, İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğin Geçici 3. maddesinin iptali istenilmekte iken, dilekçe içeriğinde, Kanun yerine bahsi geçen Yönetmelikle mülkiyet hakkına sınırlama getirilmesinin Anayasaya (m. 7, 13, 35) ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı olduğu, dava konusu Yönetmeliğin yasal dayanağının bulunmadığı ve yetki bakımından hukuka aykırı olduğu iddiasıyla Yönetmeliğin tamamına yönelik iptali isteminde bulunulduğu görülmektedir.
Bu durumda, dava dilekçesinin kendi içerisinde tutarlılık göstermediği, dolayısıyla 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmadığı sonucuna varılmış olup, "İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik"in yetki yönünden tamamının iptalinin istenilebileceği açık olmakla birlikte, bu istemin hukuki sebebi ile beraber açıkça belirtilmesi, ayrıca söz konusu Yönetmelikte yer verilen düzenlemelerin de iptali isteniyorsa işlemin diğer unsurları (sebep, şekil, konu, maksat) yönünden hangi kısımlarının dava konusu edildiğinin açıkça gösterilmesi, hukuka aykırılık sebepleri ve bu düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.
2)2577 sayılı Kanun'un 5. Maddesi Uyarınca Yapılan Değerlendirme:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, her idari işlemin ayrı ayrı dava konusu yapılması kural ise de, maddi veya hukuki yönden birbirine bağlı olan birden çok işleme karşı aynı dilekçe ile dava açılabilmesi mümkün bulunmaktadır. Maddi veya hukuki bağlılıktan söz edebilmek için öncelikle, dava konusu işlemlerin yargısal denetiminin aynı yargı yerinin görev ve yetki alanına girmesi zorunluluk arz etmektedir. Zira yargı yerlerinin farklılığı 5. maddenin öngördüğü anlamdaki bağlılığı ortadan kaldıran bir nedendir. Bu bağlamda, aynı dava dilekçesiyle iptali talep edilen işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların farklı yargı yerlerinin görev alanına girdiği hallerde, her bir işlem için ayrı dilekçelerle dava açılmak üzere dilekçenin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden; ikinci el motorlu kara taşıtları ticareti yetki belgesi kapsamında faaliyet gösteren davacı şirket tarafından, İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğin Geçici 3. maddesinin 2. fıkrasında öngörülen, ikinci el motorlu kara taşıtlarının üretici veya distirübitör tarafından tavsiye edilen güncel satış fiyatının üzerinde bir fiyattan ilan yoluyla pazarlamasının █████/2024 tarihine kadar yapılamayacağı hükmüne aykırı şekilde █████/2023 tarihinde www.sahibinden.com internet sitesinde ilan verilerek bir adet taşıtın pazarlamasının yapıldığının tespit edildiğinden bahisle, 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 18. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi uyarınca davacı şirkete 300.000,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin Ticaret Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemi ile idari para cezasına dayanak alınan İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğin, █████/2023 tarih ve 32240 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak █████/2023 tarihinde yürürlüğe giren Yönetmelikle eklenen Geçici 3. maddesinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen Kabahatler Kanunu'nun ilgili düzenlemeleri birlikte değerlendirildiğinde; Kabahatler Kanunu'nun, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin ilgili kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde uygulanacağı; bu halde idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabileceği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, dava konusu idari para cezası verilmesine ilişkin idari işlemin İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik'e aykırılık nedeniyle anılan Yönetmeliğin dayanağı olan 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun uyarınca tesis edildiği, bu Kanun'da ise Kanun uyarınca verilen idari para cezalarına karşı itiraz ve dava yolu gösterilmediği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun genel hükümleri gereğince, 6585 sayılı Kanun ile bu Kanun'a dayanılarak çıkarılan İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik uyarınca verilen idari para cezalarına karşı, dava konusu işlemde de belirtildiği üzere, sulh ceza hakimliğine başvurulması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu haliyle, uyuşmazlığın, 300.000,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin Ticaret Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemine ilişkin kısmının görüm ve çözümünde, adli yargı yerlerinin görevli olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Diğer taraftan, düzenleyici idari işlem niteliğinde bulunan dava konusu Yönetmeliğin tamamının ve/veya ilgili maddesinin iptali isteminin ise, idari yargı yerince (Danıştay) çözümlenmesi gerektiği açıktır.
Bu haliyle, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine de uygun biçimde düzenlenmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından, davanın adli yargı yerinde görülmesi gereken kısmı (Ticaret Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemi) ile idari yargı yerinde görülmesi gereken kısmı (İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik) yönünden ayrı dilekçelerle ilgili yargı koluna başvurulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenecek ayrı ayrı dilekçelerle, gerekli harç ve masrafları yatırılmak suretiyle dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına,
3) Aşağıda dökümü yapılan ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcı ile artan posta giderinin istemi halinde davacıya iadesine, █████/2024 tarihinde, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!