Danıştay 13. Daire, 4.5G yatırım yükümlülüğü kapsamında KOBİ teşvikini yerine getirmeyen davacıya kesilen idari para cezasının hukuka uygun olduğuna karar verdi.
Özet: Dava konusu olayda, bir telekomünikasyon şirketi, 4.5G yatırım yükümlülükleri kapsamında KOBİ kullanım şartlarını yeterince yerine getirmediği gerekçesiyle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından uygulanan idari para cezasının iptali için dava açmış; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, şirketin büyük ölçüde ithal ürünlere yönelmesi, yerli KOBİlerle işbirliği ve üretim ekosistemine katkı çabalarının yetersiz kalması, kamu yararını hedefleyen bu yükümlülük karşısında gerekli özeni göstermemesi nedeniyle cezanın hukuka uygun olduğuna hükmetmiş, şirket ise piyasada yeterli KOBİ arzının bulunmadığını ve cezanın ölçüsüz olduğunu ileri sürerek temyiz yoluna gitmiştir.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No
:█████████
Karar No
:█████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... İletişim Hizmetleri A.Ş.
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Kurumu
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: █████/2015-█████/2016 dönemine ilişkin 4.5G yatırım yükümlülüğü kapsamında KOBİ yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 5. maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi ve 44. maddesi uyarınca 2015 yılı net satış tutarının onbinde sekizi (%0,08) oranında idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemle bildirilen ... tarih ve ... sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının 10. maddesinin, bu karara istinaden düzenlenen 3.940.595,45-TL tutarındaki idari para cezası karar tutanağı ve tahakkuk fişinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin dönem yatırımlarına konu olan ürünlerin çok büyük bir çoğunluğunun ithal ürünlerden karşılandığı, satın alımlarda ekseriyetle anahtar teslim ve yurt dışı tedarikçilerden toplu alım yönteminin tercih edildiği, yükümlülüğün karşılanması amacıyla, satın alma işlemlerinde uygulanan şirket içi prosedürlerin yetersiz olduğu, 4.5G şebeke altyapısında ithalat yoluyla temin edilen malzemelerin yurt içinde üretilmesini sağlayacak çalışmaların ve girişimlerin yetersiz olduğu, ürün tedariki konusunda kamuoyuna açık bilgi paylaşımı yapılan bir platformun olmadığı, innovasyon ve Ar-Ge çalışmaları yapabilecek girişimci KOBİ'lerle ortak çalışmaların yapılmadığı veya yapılıyorsa da bunların yetersiz kaldığı, davacının grup şirketleri ile bazı üretim ve geliştirme çalışmaları yapabildiği, ancak diğer firmalarla benzer çalışmaları yapmaya yönelik bir motivasyonunun olmadığı, şirketlerin daha çok bekleme pozisyonunda kaldığı, davacının KOBİ'lerin piyasada hazır ürün var ise ve belirli açılardan uygunsa alma, aksi durumda eskiden gelen satın alma alışkanlıklarına devam etme yaklaşımı içinde olduğu;
Bu durumda, davacı şirketin 4.5G ihalesine katılırken KOBİ'lerle ilgili şartları bildiği, davacının bu yükümlülüğün ihale şartnamesi kapsamında net bir yükümlülük olduğu, söz konusu yükümlülük ile amaçlananın kamu yararı olduğu dikkate alındığında, davacı şirketin yeterli tedbirleri almadığı, eski alışkanlıklarını devam ettirmek suretiyle satın alma işlemlerini gerçekleştirdiğinin anlaşıldığı, mevcut yükümlülüğüne uygun olarak piyasada mevcut KOBİ arzının kullanımı konusunda gerekli özen ve hassasiyeti gösterdiğini ortaya koyamadığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, somut olayda şirketin yükümlülüğünün ne olduğunun hak ve yükümlülükler belgesinde yer aldığı, Mahkemece bu yükümlülüğün farklılaştırılmasının hukuka aykırı olduğu, KOBİ yükümlülüğünün yerine getirebilmesi için piyasa arzı oluşmadığı, davalı idarenin dahi piyasa arzının oluştuğunu ifade edemediği, Mahkemenin bu hususta hiçbir araştırma yapmadığı, dava konusu Kurul kararında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi esas alınmasına rağmen Mahkemece anılan Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi esas alınarak karar verildiği, idari para cezasının ölçüsüz olduğuna ilişkin iddialarının hem İdare Mahkemesi hem de Bölge İdare Mahkemesi kararında karşılanmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, elektronik haberleşme sektörüne yönelik ülkedeki yerli ve milli ürün çeşitliğinin artırılması ve üretim ekosisteminin gelişimine katkı sağlanması amacıyla bir devlet politikası olarak IMT Yetki Belgesi ile KOBİ’lerin ürettiği ürünleri kullanma yükümlülüğünün ilk kez getirildiği, söz konusu yükümlülüğün getiriliş amacının kamu yararına hizmet ettiği, davacının talep gücünü kullanarak ihtiyaçları konusunda KOBİ’leri harekete geçirmek yerine, KOBİ’lerin davacının ihtiyaçlarını bilmesini ve buna göre uygun ürünleri üretmesini beklediği, davacının eski alışkanlıklarını devam ettirdiği, Mahkemece Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi esas alınarak yapılan değerlendirmeler sonucunda karar verildiği, ölçülülük ilkesi dikkate alınarak işlem tesis edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Davacının temyiz dilekçesinde, dava konusu Kurul kararında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi esas alınmasına rağmen Mahkemece anılan Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi esas alınarak karar verildiği iddia edilmiş ise de, Mahkeme kararının mevzuat kısmında 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendine yönelik bilgilere yer verildiği görülmekle birlikte, Mahkeme kararının gerekçesinde somut olayın 5. maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi çerçevesinde değerlendirildiği görüldüğünden, mevzuata uygun olarak karar verildiği, ayrıca dava konusu işlemin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin "Yaptırım ölçütleri" başlıklı 44. maddesi dikkate alınarak tesis edildiği sonucuna varılmıştır.
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY
:
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından █████/2015-█████/2016 dönemine ilişkin 4.5G yatırım yükümlülüğü kapsamında yapılan yatırımların en az %10'unu Türkiye'de ürün ve sistem geliştirmek üzere kurulmuş olan KOBİ niteliğindeki tedarikçiler tarafından Türkiye'de üretilen ürünlerden sağlamadığının tespit edildiğinden bahisle dava konusu Kurul kararının tesis edildiği anlaşılmaktadır.
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun "İlkeler" başlıklı 4. maddesinde, "(1) Her türlü elektronik haberleşme cihaz, sistem ve şebekelerinin kurulması ve işletilmesine müsaade edilmesi, gerekli frekans, numara, uydu pozisyonu ve benzeri kaynak tahsislerinin yapılması ile bunların düzenlenmesi Devletin yetki ve sorumluluğu altındadır. İlgili merciler tarafından elektronik haberleşme hizmetinin sunulmasında ve bu hususta yapılacak düzenlemelerde aşağıdaki ilkeler göz önüne alınır: (...) e) Bu Kanunda aksi belirtilmedikçe ya da objektif nedenler aksini gerektirmedikçe, niteliksel ve niceliksel devamlılık, düzenlilik, güvenilirlik, verimlilik, açıklık, şeffaflık ve kaynakların verimli kullanılmasının gözetilmesi."; "Bakanlığın görev ve yetkileri" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, "Bakanlığın elektronik haberleşme sektörüne ilişkin yetki ve görevleri şunlardır: (...) ç) Elektronik haberleşme cihazları sanayisinin gelişmesine ilişkin politikaların oluşumuna ve elektronik haberleşme cihazları bakımında yerli üretim özendirici tedbirleri almaya yönelik politikaları belirlemeye katkıda bulunmak. (...) ğ) Elektronik haberleşme sistemlerinin yerli tasarım ve üretiiminin, bu amaçla sektöre ilişkin araştırma, geliştirme ve eğitim faaliyetlerini teknik ve maddi destek de dahil olmak üzere teşvik etmek ve Kurumun gelirlerinin % 20'sini aşmamak kaydıyla söz konusu faaliyetlere ilişkin olarak ayıracağı kaynağı belirlemek ve bu kaynağın kullanımına ilişkin gereken düzenlemeleri yaparak bu kaynağı kullandırmak. (...); "Kurumun görev ve yetkileri" başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasında, "Kurumun görev ve yetkileri şunlardır: (...) g) Elektronik haberleşme ile ilgili olarak Bakanlığın strateji ve politikalarını dikkate alarak, yetkilendirme, tarifeler, erişim, geçiş hakkı, numaralandırma, spektrum yönetimi, telsiz cihaz ve sistemlerine kurma ve kullanma izni verilmesi, spektrumun izlenmesi ve denetimi, piyasa gözetimi ve denetimi de dahil gerekli düzenlemeler ile denetlemeleri yapmak. (...)" kuralları yer almıştır.
... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla yürürlüğe giren İşletmecilerin Şebekelerinde Kullanılacak Donanım ve Yazılım Yatırımlarının İncelenmesi ve Denetlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar'ın "İşletmecinin Ar-Ge Merkezi ve KOBİ yükümlülükleri" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "IMT-2000/UMTS işletmecisi, her yıl, yer kiralama, kule, direk, boru, konteyner, kanal, enerji nakil hatları ve benzeri altyapı niteliğindeki tesislere yaptıkları yatırımlar hariç olmak üzere, elektronik haberleşme şebekesine ilişkin yatırımlarının (donanım, yazılım gibi) en az %10’unu da Türkiye’de ürün veya sistem geliştirmek üzere kurulmuş olan KOBİ niteliğindeki tedarikçiler tarafından Türkiye’de üretilen ürünlerden sağlamakla yükümlüdür." kuralı yer almaktadır.
Yukarıda belirtilen Usul ve Esaslar'ın hukuki dayanakları arasında gösterilen IMT Hizmet ve Altyapılarına İlişkin Sayısı Sınırlandırılmış Kullanım Hakkı Yetki Belgesi ekinde yer alan IMT Altyapılarının Kurulması, İşletilmesi ile Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin Hak ve Yükümlülükler Belgesi'nin "Şebekede ve haberleşme hizmetlerinde kullanılan donanım ve yazılımlara ilişkin yatırımlar" başlıklı 12. maddesinin birinci fıkrasında, "İşletmeci, her yıl yer kiralama, kule, direk, boru, konteyner, kanal, enerji nakil hatları ve benzeri altyapı niteliğindeki tesislere yaptığı yatırımlar hariç olmak üzere, şebekeye ve haberleşme hizmetlerine ilişkin yatırımlarının (donanım, yazılım gibi);
(...)
b) En az %10'unu da Türkiye'de ürün veya sistem geliştirmek üzere kurulmuş olan KOBİ niteliğindeki tedarikçiler tarafından Türkiye'de üretilen ürünlerden sağlamakla yükümlüdür. (...) " kuralı yer almaktadır.
5809 sayılı Kanun'un 5. maddesine göre, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının elektronik haberleşme cihazları sanayisinin gelişmesine ilişkin politikaların oluşumuna ve elektronik haberleşme cihazları bakımından yerli üretimi özendirici tedbirleri almaya yönelik politikaları belirlemeye katkıda bulunma görevinin bulunduğu, aynı Kanun'un 6. maddesinde davalı idarenin elektronik haberleşme ile ilgili olarak Bakanlığın strateji ve politikalarını dikkate alarak, yetkilendirme, tarifeler, erişim, geçiş hakkı, numaralandırma, spektrum yönetimi, telsiz cihaz ve sistemlerine kurma ve kullanma izni verilmesi, spektrumun izlenmesi ve denetimi, piyasa gözetimi ve denetimi de dahil gerekli düzenlemeler ile denetlemeleri yapma görevinin bulunduğu; dolayısıyla Bakanlık ve Kurumun yerli üretime ilişkin üzerilerine düşen görevleri yerine getirerek yerli üretimin yapılıyor hale getirilmesi ve KOBİ'lerin teşvik edilmesi gerekmekte olup, davacı şirketin tek başına yerli malı üretimine yönelik piyasa oluşturma yükümlülüğü bulunmayıp, mevzuat ve imtiyaz sözleşmesinde belirtilen KOBİ yükümlülüğünün yerine getirilmesine ilişkin sorumluluğun yalnızca davacı şirket tarafından yerine getirilmesinin beklenemeyeceği, bu durumun hakkaniyet ve piyasa ekonominin ilklerine aykırılık teşkil edeceği hususları ile davalı idare tarafından teknik kriterlere uygun ve yeterli miktarda yerli üretimin bulunduğunun da ortaya konulamadığı hususu bir arada değerlendirildiğinde davacının KOBİ yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!