Çocuğun Cinsel İstismarı Suçunda, Mağdur Çocuğun Duruşmada Dinlenmesi ve Beyanının Usulüne Uygun Alınmaması Nedeniyle İstinaf Ret Kararının Bozulması.
Özet: Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün istinaf mahkemesince esastan reddedilmesine rağmen, Yargıtay bu kararı bozmuştur; zira ilk derece mahkemesinin, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve Türk Ceza Kanununun ilgili maddesinin doğru uygulanması amacıyla, olayın tek tanığı konumundaki mağdur çocuğu duruşmada doğrudan dinlemeden ve Çocuk İzlem Merkezindeki beyanını kanuna uygun şekilde yazılı metne dönüştürmeden karar vermesi hukuka aykırı bulunmuş, bu nedenle dosya yeniden yargılama için yerel mahkemeye gönderilmiştir.
9. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
SUÇ
: Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü :
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın mağdureyi kucağına alarak dudağından öptüğü, mağdurenin özel bölgelerini okşadığı şeklinde gerçekleştiği kabul edilen olayda atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, mağdure ve tanık ifadelerinin akışa aykırı olduğunu, görgüye dayalı bilgisi olan tanık bulunmadığını beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 217/1. maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210/1. maddesinde ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, her ne kadar aynı Kanun'un 236/2. maddesinde "İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir. Maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunluluk arz eden haller saklıdır." ifadesine yer verilmiş ise de ; bu kapsamda İlk Derece Mahkemesince aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin adli hakikatın ortaya çıkarılması ve özellikle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/4. maddesinin uygulanması açısından duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili beyanlarının alınmasından ve Çocuk İzlem Merkezinde alınan beyanının aynı Kanun'un 236/8. maddesi gereğince yazılı metin haline getirilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.11.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!