Danıştay 13. Daire, bir davacının sosyal medya paylaşımlarıyla piyasa bozucu eylemlerden verilen idari para cezasının onanmasına ilişkin bölge idare mahkemesi kararını inceleyerek temyiz istemini reddetti.
Özet: Davacının, Twitter hesabından belirli bir hisse senedinin fiyatının yükseleceğine yönelik olumlu yorumlar içeren paylaşımlar yaparak hemen ardından satış işlemleri gerçekleştirmesi sonucu 435.881,63 TL brüt realize menfaat elde etmesi nedeniyle, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104. maddesi uyarınca Piyasa Bozucu Eylemler Tebliğinin 6. maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı eylemlerde bulunduğu gerekçesiyle Sermaye Piyasası Kurulu tarafından verilen 1.175.029,00 TL idari para cezasının iptali istemiyle açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davayı reddederek cezanın hukuka uygun olduğuna hükmetmesi üzerine davacının bu kararı temyiz ettiği karmaşık bir hukuki ihtilaftır.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No
:█████████
Karar No
:█████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
VEKİLLERİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Kurulu
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı tarafından, █████/2020-█████/2020 döneminde ... Holding A.Ş. pay piyasasında gerçekleştirilen işlemler ve sosyal medya hesabından yapılan paylaşımlarla VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin "İletişim veya haberleşme yoluyla işlenen piyasa bozucu eylemler” başlıklı 6. maddesinin dördüncü fıkrasında tanımlanan eylemlerin gerçekleştirildiğinden bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca 1.175.029,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından ... pay piyasasına ilişkin olarak █████/2020 tarihinde saat 12.37'de, 12.39'da, 14.06'da ve 16.43'te Twitter hesabından paylaşılan, bazılarında hedef fiyat gösteren, bazılarında ise genel olarak payın fiyatının yükseleceğine yönelik görüş içeren paylaşımlardan hemen sonra satış yapıldığı, █████/2020 tarihinde saat 11.45 ile 11.53'de ve 12.15 ile 12.36'da bazılarında hedef fiyat gösteren, bazılarında ise genel olarak payın fiyatının yükseleceğine yönelik paylaşımlardan sonra satış yapıldığı, son olarak 12.52 ve 13.32'deki benzer nitelikteki mesajlardan sonra da nette satıcı olduğu, her iki günde Twitter hesabından yapılan paylaşımlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde paylaşımların birbirinden farklı yorumlar içeren ifadeler olup olmamasından ziyade, payın fiyatına ilişkin olumlu yönde yorumlar içerdiği ve bu olumlu yorumları ağırlıklı olarak ... pay piyasasında yapılan satış işlemlerinin takip ettiği, dolayısıyla davacı hakkında tespit edilen eylemlerin Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 6. maddesinin dördüncü fıkrasında tanımlanan eylemleri oluşturduğu ve 435.881,63-TL tutarında brüt realize menfaat elde edildiği anlaşıldığından, 6362 sayılı Kanun'un 104. maddesi uyarınca üst sınırdan idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının hiçbir gerekçe içermediği, itirazlarının tek bir tanesinin dahi incelenmediği, tek taraflı, eksik incelemeye dayanan, silahların eşitliği ilkesini tamamen ihlal eden bir yargılama yapıldığı, Mahkemece salt davalı idarenin penceresinden bakılıp, savunma dikkate alınarak hüküm kurulduğu, itiraz ve iddialarına karşılaştırmalı olarak yer verilmediği, gerek Kurul kayıtlarından gerekse Borsa İstanbul kayıtlarından bilgi istenilmesi suretiyle araştırma da yapılmadığı, delillerinin dikkate alınmadığı, söz konusu eylemlerin tek başına Tebliğ kapsamında değerlendirilemeyecek olmasına karşın hangi değerlendirmeyle Tebliğ kapsamında olduğu sonucuna varıldığının anlaşılamadığı, al-tut-sat tavsiyesinde bulunmadığı gibi bu anlama gelecek tavsiyelerde de bulunmadığı, alım-satım yapmak ve işlemler sonucu kâr elde etmenin kesinlikle suç veya kabahat olmadığı, Kurulca Tebliğ'de bulunmayan unsurların genişletici yorum ve kıyasla getirildiği, hukuk güvenliğinin yok edildiği, Tebliğ'in 6/4. maddesindeki düzenlemenin içeriğinin net ve anlaşılabilir olmayıp idarenin sınırsız yorum ve keyfi uygulamalarına bırakıldığı, paylaşımlarının yatırımcılar yönünden sürpriz, kimse tarafından bilinmeyen ya da çağrıya matuf bir veri olmadığı, davalı idarece uydurulan tanımların asılsız ithamlarına kaynak arayışının bir yansıması olduğu, paylaşımlarının pay piyasasına etkisinin değerlendirilmediği, idari para cezası tutarının fahiş olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararı ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!