İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde otel tarafından açılan, fahiş kaçak elektrik faturası nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti davasında istinafın bilirkişi raporu eksiklikleri nedeniyle bozma kararı.
Özet: Otel işleten bir şirketin, hakkında düzenlenen kaçak/usulsüz elektrik kullanım tutanağı ve tahakkuk ettirilen yüksek faturalara karşı açtığı borçsuzluk tespiti davasında, ilk derece mahkemesinin davacının borçlu olmadığına dair kararı, davalı kurumun istinaf başvurusu üzerine, bilirkişi raporundaki hesaplama hataları, tüketimlerin yanlış belirlenmesi ve yönetmeliğe aykırı tespitler nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozulmuş; dosya, kaçak ve ek tüketim bedellerinin yönetmeliğe uygun olarak yeniden hesaplanması için üç kişilik yeni bir bilirkişi heyetinden denetime elverişli rapor alınarak tekrar yargılama yapılmak üzere ilk mahkemeye gönderilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : "müvekkili şirketin ...adresinde bulunan işyerinde otelcilik faaliyeti yürütttüğünü, müvekkili şirketin, karşı taraf kurum nezdinde ... hesap numaralı elektrik abonesi olduğunu, müvekkili şirket hakkında karşı taraf kurum tarafından 21.01.2022 tarihinde düzenlenen Seri H No:... numaralı tutanak ile ... hizmet numaralı abonelik hakkında Kaçak/ Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı düzenlendiğini, kaçak elektrik tespit tutanağında hesaplamada dikkate alınan cihazların güçleri gün boyu çalıştığı varsayılarak değerlendirildiğini ve elektrik tüketimleri fahiş olarak hesaplandığını, cezaya ilişkin faturalarda 410.492 kWh kaçak elektrik kullanımından kaynaklı ceza tayin edildiğini, bu kullanımın bir fabrikanın elektrik kullanımı ile eş değer olduğunu, kaçak elektrik faturasına esas olan tutanakta yer alan tespitlerin gerçekçi olmadığını, kaçak elektrik tespit tutanağında da okuma tarihinde kaçak elektrik kullanımının var olduğu iddiası var ise bu yönünde tespitte bulunulmasının gerektiğini, müvekkili şirketin aboneliği doğrultusunda kullanımları karşılığının her ay düzenli faturasını ödediğini, faturanın 07.02.2022 son ödeme tarihli olması ve müvekkilinin ticari faaliyetini sürdürdüğü adreste elektrik aboneliğinin kesilmesi ve mühürlenmesi tehdidi nedeniyle 08.02.2022 tarihinde 218.000 TL miktarlı ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin davalı kuruma 302.448,21 TL yönünden borçlu olmadığının tespitini, dava süresince fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle müvekkili şirketin elektrik kullanımının kesilmesinin engellenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin davalı kurum üzerine bırakılmasına karar verilmesini...." talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı vekilinin iddiaları hukuki dayanaktan yoksun olup haksızdır, davanın reddi gerekmektedir. Huzurdaki Müvekkil şirket kayıtlarında yapılan incelemelerde; ... numaralı tüketim noktasına ait adreste ... tarihinde yapılan kontrolde Sayacın ... fazlarına ait akım trafolarına şönt yapılarak kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilmiştir. Söz konusu tespite istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42-1/c hükmüne istinaden kaçak elektrik ... seri numaralı kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağı tanzim edilmiştir. Tespite istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 44 ve 45'nci maddeleri gereği 34.660,55 TL kaçak ve 485.787,66 TL ek kaçak tahakkuk faturası tahakkuk ettirilmiştir. Müvekkil şirket tarafından yapılan hesaplamalar mevzuat hükümleri uygun olup herhangi bir hata bulunmamaktadır. Davacı tarafından açılan işbu dava tamamen hukuki dayanaktan yoksun, mesnetsiz ve yersizdir. Açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle, öncelikle usuli itirazlarımız dikkate alınarak huzurdaki davanın usulden reddine, nihayetinde haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini..." talep etmiştir.
DELİLLER
:
21.01.2022 tarihli kaçak usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı, 26.01.2022 tarihli, ... numaralı 485.787,66 TL miktarlı ve 26.01.2022 tarihli, ... numaralı 34.660,55 TL miktarlı faturalar, █████/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava; 26.01.2022 tarihli faturalar ve tutanaktan kaynaklı menfi tespit talebine ilişkindir.
Mahkememizin... Esas ... karar numaralı kararı ile "..Davanın KABULÜ ile davacının, davalı şirkete 302.448,21 TL borçlu bulunmadığının TESPİTİNE .." karar verilmiş, verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ...karar sayalı kararı "...Bilirkişi tarafından endeks incelemesi ile tüketimin düşmeye başladığı tarih ve öncesi ihtilafsız dönem tüketimlerinin tesbit edilmesi gerekirken , sayaç değişiminden sonraki tüketimlerin alınması hatalı olduğu gibi, kaçak ve ek tüketim miktarlarının da Yönetmeliğe uygun şekilde hesaplanmadığı,bilirkişinin kök ve ek raporunun birbiriyle çelişkili olduğu ve çelişki giderilmeden karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece , yeniden seçilecek elektrik mühendislerinden 3 'lü bilirkişi heyeti oluşturularak,yukarıda yazılı Yönetmelik hükümlerine göre kaçak ve ek tüketim bedelinin (davacının sorumlu olduğu / olmadığı miktarın) hesaplandığı ve denetime elverişli rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden " gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılarak dosya yeniden yargılama yapılmak üzere mahkememize gönderilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda dosya 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyetinden alınan █████/2025 tarihli raporunda özetle; "... tarafından düzenlenen 34.660,55 TL kaçak tahakkuk ve 485.787,66 TL kaçak ek tahakkuk faturaları, EPTHY’nin 44., 45. ve 46. maddelerine aykırı biçimde ve ihtilafsız dönem tüketimleri dikkate alınmadan tesis edilmiştir. Bu bedellerin mevzuata uygun yeniden hesaplanması sonucunda, gerçek tahakkuk tutarlarının: Kaçak Tahakkuk: 13.771,71 TL Kaçak Ek Tahakkuk: 19.890,04 TL olmak üzere toplam 33.661,75 TL olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla, ... tarafından tahakkuk ettirilen toplam 520.448,22 TL’nin 486.786,47 TL’lik kısmı hatalıdır. Sonuç itibarıyla, davalı ....’ın uyguladığı kaçak ve ek tahakkuk bedelleri mevzuata, EPDK tarifelerine ve BAM içtihatlarına uygun olmayıp, fahiş ve hatalıdır..." rapor edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı arasında ... hesap numaralı elektrik abonelik sözleşmesinin bulunduğu, davalı tarafça 21.01.2022 tarihinde düzenlenen ... seri numaralı tutanak ile davacı yanın kaçak/usulsüz elektrik kullandığı belirtilerek 26.01.2022 tarihli, ... numaralı 485.787,66 TL miktarlı ve 26.01.2022 tarihli, ... numaralı 34.660,55 TL miktarlı iki ayrı fatura tanzim edildiği, davacı tarafça bu faturalardan kaynaklı olarak 302.448,21 TL borçlu bulunulmadığının tespiti amacıyla iş bu davanın açılmış olduğu, █████/2018 tarihli RG'de yayınlanarak yürürlüğe giren EPTHY'nin 42/1-c maddesine göre " Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi " kaçak elektrik kullanımı olarak kabul edilecek olup, bu sebeple,davacının kaçak kullanımının sabittir. Mahkememizce hükme esas alınan ve denetlenebilir █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda aynı yönetmeliğin 44. Maddesi uyarınca ihtilafsız aynı dönemdeki ortalama tüketimler esas alınarak yapılan değerlendirme ve hesaplamalara göre davacı yanın düzenlenen tutanak ve faturalardan( 34.660,55 TL bedelli fatura ve 485.787,66 TL bedelli fatura) kaynaklı olarak davalı yana kaçak tüketim ve ek tüketimden kaynaklı olarak 33.661,75 TL borcunun bulunduğu, bakiye miktar yönünden ise borcunun bulunmadığı, davacı tarafça 302.448,21 TL harca esas değer üzerinden dava açılmış olduğu anlaşılmakla davanın bu miktar üzerinden kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davacı yanın █████/2022 tarih ve ... numaralı fatura ve █████/2022 tarih ve ... numaralı faturalardan kaynaklı olarak davalı şirkete 302.448,21 TL borçlu bulunmadığının tespitine,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 20.660,23TL harçtan peşin alınan 5.165,06TL'nin mahsup edilerek bakiye 15.495,17 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 5.165,06TL peşin harç, 80,70TL başvuru harcı gideri toplamı olan 5.245,76TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 302.448,21TL üzerinden hesaplanan 48.391,71TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 11,50TL vekalet harcı gideri, 435,75TL tebligat, posta gideri ile 22.750,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 23.197,25TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Teminatın karar kesinleşince ilgili tarafa iadesine,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026
Katip
¸e-imza
Hakim
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!