Konya Asliye Ticaret Mahkemesinden, taşıma sözleşmesinden kaynaklı bekleme ücreti alacağı itirazının iptali davası gerekçeli kararı.
Özet: Bu itirazın iptali davası, davacının davalıya yaptığı taşımacılık işinde araçların bekletilmesi nedeniyle tek taraflı düzenlediği bekleme ücreti faturasının ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesiyle ortaya çıkmıştır; davacı, bekleme ücretlerinin tahsilini ve takibin devamını talep ederken, davalı ise bu konuda yazılı veya sözlü bir anlaşma bulunmadığını, bekleme süresinin nakliye işinin doğal bir parçası olduğunu, faturanın makul olmadığını ve derhal iade edildiğini savunarak davanın reddini istemekte olup, mahkemece uyuşmazlığın çözümü için deliller ve bilirkişi raporu değerlendirilmektedir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar

T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
VEKİLİ
:
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
:
KARAR TARİHİ
:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
:
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... ... ... ve ... plakalı araçlarla davalı lehine nakliyat yaptığını, nakliyat yapılması aşamalarında davalı tarafından davacıya ait araçların bekletildiğini, bu beklemeden kaynaklı olarak davacının davalıya █████/2024 tarihli fatura kesildiğini, davalının bu fatura sebebiyle davacıya borcunun bulunduğunu, davalının fatura bedelini ödememesi üzerine Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası ile ilamsız takibe geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından Çumra İlçesinden Konya'ya nakliye işi yapıldığını ve nakliye bedeli davalı şirket tarafından tamamen ödendiğini, ancak davacı şirket, nakliye işi sırasında araçların beklediğinden bahisle, bekleme ücreti adı altında, tamamen tek taraflı olarak fatura düzenlediğini, taraflar arasında, "şu mallar şuraya nakledilecek, nakliye sırasında bekleme olursa her 6 saat için 1.500 TL bekleme ücreti ödenecek" diye, sözlü veya yazılı bir sözleşme olmadığını, davacı taraf, böyle bir sözleşme ibraz etmediğini, zira, her nakliye işinde, malların alıcısına teslimi sırasında, malların araçtan indirilmesi için, somut olayın özelliğine göre değişen sürelerde bir bekleme süresinin mutlaka olacağını, bu beklemenin de nakliye işine dahil olduğunu, bunun aksini iddia eden tarafın, bu iddiasını (eş söyleyişle, nakliye için ayrı, bekleme için ayrı ücrete anlaşıldığını) yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, davacı şirket tarafından, herhangi bir yazılı veya sözlü anlaşma bulunmadığı halde, tamamen tek taraflı olarak e-fatura şeklinde düzenlenip sisteme girilen icra takibine konu fatura, davalı şirketin muhasebecisi tarafından görülür görülmez, Vergi Dairesine "bu faturanın gerçeği yansıtmadığı ve ticari defterlere kaydedilmeyeceği" bildirilerek, derhal (8 gün geçmeden) iade faturası kesildiğini ve bu iade faturası davalı tarafın ticari defterlerine kaydedildiğini, Çumra İlçesinden Konya'ya 70.760,00 TL.'lık bir nakliye işi için, 45.000,00 TL + KDV bekleme süresi talep edilmesinin yapılan nakliye işi ve rakamlar itibariyle akıl ve mantık dışı olduğunu belirterek, davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Mahkememizce Çumra Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Konya Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Konya . İcra Müdürlüğü'ne, Meram Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne, Çumra Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. SMMM bilirkişiden rapor alınarak, taraflara raporun tebliğinin temini sağlanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava; davacının davalı adına düzenlemiş olduğu fatura bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasına ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın █████/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)
Mahkememizce Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... Tic. Ltd. Şti., borçlusunun ... Tic. Ltd. Şti. olduğu, borcun █████/2024 tarihli 45.000 TL bedelli faturadan kaynaklandığı, toplam 47.385,62 TL üzerinden takip başlatıldığı görülmüştür.
Mahkememizce SMMM bilirkişiden taraflar arasındaki takip ve dava konusuna ilişkin olarak alacak borç durumunu gösterir █████/2025 tarihli raporda sonuç olarak; her iki tarafın ticari defterleri ve kayıtları incelenerek tespitler ve açıklamalar doğrultusunda; davacı şirketin ticari defterlerinde, davalıya düzenlenmiş olan icra takibine ve bu davaya konu edilen 45.000,00 TL bedelli faturanın davalı borçlandırılmak suretiyle açık cari hesap şeklinde kayıtlı olduğu, açık cari hesap şeklinde izlenmiş olan kayıtlar sonrasında, davacı şirketin kayıtlarında icra takip tarihi olan 24.04.2024 tarihinde davacı şirketin davalı şirketten 47.000 TL alacaklı olarak görünmekte olduğu, davacı şirketin icra takibi ile talep etmiş olduğu asıl alacak tutarının 45.000,00 TL olduğu, davacı şirketin incelenen 2024 yılı e-defter kayıtlarının muhasebe usul ve prensiplerine uygun olarak tutulduğu, kayıtların süresinde oluşturularak beratlarının da süresinde alınmış olduğu (2024 Nisan ayı e-yevmiye defterinin beratının çıktısı rapora eklenmiştir), davalı şirketin kayıtlarında icra takibine dayanak ve bu davanın konusu olan 45.000,00 TL bedelli faturanın olmadığı, davalı şirketin kayıtlarında davacı şirket tarafından düzenlenmiş olan sadece 70.760,00 TL bedelli faturanın kayıtlı ve bedelinin de ödenmiş olduğu, bu kayıtlar sonrasında davalı şirketin kayıtlarında bir borç-alacak bakiyesinin görünmediği (sıfır bakiye), davalı şirketin incelenen ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yaptırılmış olduğu, defterlerin muhasebe usul ve prensiplerine göre tutulduğu, 2024 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin en son 30.06.2025 tarihi itibariyle yaptırılabileceği belirtilmiştir. Aynı bilirkişi █████/2025 tarihli ek raporda sonuç olarak; icra takibine ve iş bu davaya konu edilen davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenmiş olan 45.000,00 TL (KDV hariç 37.500,00 TL) bedelli fatura davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında olmamakla birlikte, davalı şirket tarafından elektronik ortamda vergi dairesine gönderilmiş olan Ba (Dönem İçinde Mal ve Hizmet Satın Alınan Kişilere İlişkin Bilgiler) formunda davacı ... Ticaret Limited Şirketi’nden 37.500,00 TL tutarında mal/hizmet alınmış olduğu şeklinde bildirilmiş olduğunu, aynı faturanın davalı şirket tarafından elektronik ortamda vergi dairesine gönderilmiş olan Bs (Dönem İçinde Mal ve Hizmet Satışı Yapılan Kişilere İlişkin Bilgiler) formunda ise davacı ... Ticaret Limited Şirketi’ne 37.500,00 TL tutarında mal/hizmet satılmış olduğu (iade faturası olduğu düşünülmektedir) şeklinde bildirilmiş olduğu, takip ve dava konusu 45.000,00 TL bedelli (KDV hariç 37.500,00 TL bedelli) fatura davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında olmamakla birlikte, söz konusu faturanın davalı şirket tarafından
Ba formu ile mal/hizmet alışı olarak, aynı dönemde de Bs formu ile mal/hizmet satışı (iade faturası düzenlenmiş olduğu düşünüldüğünü) olarak bildirildiği belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davalı ile davacı arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... Tic. Ltd. Şti., borçlusunun ... Ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, borcun █████/2024 tarihli 45.000 TL bedelli faturadan kaynaklandığı, toplam 47.385,62 TL üzerinden takip başlatıldığı, dosya arasında mevcut █████/2025 tarihli bilirkişi raporları ve davacının talebi dikkate alındığında davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Tarafların feri nitelikteki tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede; takibe itirazın haksız olması ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen alacağın % 20'si oranında davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davanın KABULÜ İLE;Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazın iptaline ile 45.000,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden TAKİBİN DEVAMINA,
2-İtirazın iptaline karar verilen asıl alacak 45.000,00 TL üzerinden davacı lehine %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
3-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 45.000 TL olduğunun kabulü ile) alınması gereken 3.073,95 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 531,56 TL harcın mahsubu ile kalan 2.542,39 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 531,56 TL peşin harç gideri, 427,60 TL başvuru harcı gideri, 119 TL tebligat ve posta gideri, 4.500 TL bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 5.578,16 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 45.000 TL olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 30.000 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!