Ceza yargılamasında beraat eden davalı hakkında kamu zararı iddiasıyla açılan alacak davasının ilk derece ve istinaf mahkemelerince reddi üzerine yapılan temyiz başvurusu.
Özet: Bu dava, davacının, davalının şirketinin faaliyetleri nedeniyle kurumun 36.249 Euro kamu zararına uğradığı iddiasıyla açtığı alacak talebine ilişkin olup; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davalının aynı eylemlerden dolayı ceza mahkemesinde beraat etmesi ve davacı kurumun doğrudan bir zarara uğramadığının tespit edilmesi gerekçeleriyle davayı reddetmiş; davacı taraf ise kararın ceza mahkemesi kararına dayalı eksik incelemeyle verildiğini ve zarar tespit komisyonu raporunun dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek temyiz etmiştir.
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ -████████
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2020/ 27... /89 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 22.02.2016 tarih, █████████ soruşturma, ███████ sayılı görevsizlik kararı ve eklerindeki isimsiz ve imzasız başvurusu nedeniyle rektörlük makamının 22.03.2016 tarih ve 336 sayılı onayı ile Prof. Dr. ... ve .. hakkında ceza soruşturması başlatıldığını, soruşturma sonucunda davalı hakkında lüzum-u muhakeme kararı verildiğini, verilen karar üzerine Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davalının ortağı bulunduğu .. .. Şirketinin yaptığı çalışmaların bütçesinin İKUM'dan temin edildiğini, davalının yapılan araştırmada Kurumu 36.249 Euro zarara uğrattığının hesaplandığını, davalının şirketinin ödemesi gereken tutardan ödemiş olduğu tutar çıkartıldığında kurumun eksik bedel sebebiyle uğramış olduğu zararın hesaplanacağını, söz konusu zararla ilgili kişi borcu çıkartılarak ve ödeme yapılması için durumun davalıya tebliğ edildiğini, davalı vekilleri tarafından borca itiraz edildiğini ileri sürerek zarar tespiti komisyonunun raporunda tespit edilen 36.249 Euro kamu zararının fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödendği en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihlerindeki TL karşılığı ile tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle derdest davanın konusunu oluşturduğu sorumluluk kavramının incelenmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun kanuni sorumluluk başlığı altında düzenlendiğini ve tanımlanmış olan sorumluluk kapsamına girdiğini, yönetmelikte belirtilen hiçbir hususun müvekkili için uygulanmadığını ve yönetmeliğin hiçbir gereğinin müvekkiline tatbik edilmediğini, bir alacak veya zarardan bahsedebilmek için öncelikle bu durumun kanıtlanması gerektiğini, istenilen miktarın afaki olduğunu ileri sürerek haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, davalının eylemi nedeniyle davacı kurumu zarara uğrattığı iddiasına yönelik alacak davası olduğu, davalının bu eyleminden dolayı Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyasında yargılanarak beraat ettiği ve verilen beraat kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, ceza mahkemesince davalının kusurlu olduğunun tespit edilemediği, davacı tarafça davalının kusurlu olduğunu ortaya koyan başkaca delil sunulmadığı, Danıştay 1. Dairesi'nin 2020/2 41... /276 karar sayılı ilamı dikkate alındığında çalışma dışı kalan gönüllülerin ücretlerinden kesinti yapılmasına rağmen davalı tarafça tam ücret aldıklarına dair ödeme belgesi düzenlediği iddiası mevcut ise de ücretlerin dava dışı şirket tarafından karşılandığı, davacı kurum tarafından karşılanmadığı, dolayısıyla davacı kurumun zarara da uğramadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maddi tazminat istemli davanın tümünün reddine karar verilmiş olması nedeniyle, davalı lehine tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümü uyarınca maktu vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, nisbi vekalet ücretine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı hükmün bu yönden düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden hüküm kurulmak üzere kararın kaldırılmasına, hükmün yeniden tesisine, davanın reddine, davalı taraf vekille temsil edildiğinden A.A.Ü.T'nin 13/4. maddesi gereğince 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece yapılan eksik değerlendirme ile davanın reddine karar verildiğini, soruşturma kapsamında alınan zarar tespit komisyonu raporunda olayın kapsamlı bir şekilde değerlendirildiğini, yerel mahkemece söz konusu zarar tespit komisyonu raporu dikkate alınıp dosya bilirkişiye gönderilse idi davanın haklılığının ortaya çıkacağını, sırf ceza mahkemesi kararı dikkate alınarak yapılan eksik inceleme ile davanın reddedilmiş olup bu hususa itiraz ettiğini, kişinin ceza davasında beraat etmesinin üniversiteyi zarara uğratmadığı anlamına gelmeyeceği gibi kişinin tazmin yükümlülüğünü de ortadan kaldırmayacağını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kurum zararının tahsili istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; başvurucu kuruluş araştırma merkezine fiyat teklifinde bulunduktan sonra üzerinde klinik çalışma istenilen ilaca göre "çalışılacak süre, gönüllü sayısı, gönüllülerin klinikte kalacağı süre, çalışmacıların emek ve mesaisi" gibi birçok kriter gözetilerek serbest piyasa koşullarında İKUM tarafından belirlenen fiyatın, Üniversite Etik Kurulu tarafından onaylandıktan sonra Sağlık Bakanlığı Etik Kurulunun onayına sunulduğu ve Bakanlığın onayı ile fiyatın kesinleştiğinin anlaşılmış olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
2547 sayılı Yasanın 56/b maddesi gereğince davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!