İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesindeki acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası, şovmenin Avrupa reklam ve sponsorluk gelirleri üzerinden ajans komisyonu ödemesindeki ihtilafı inceliyor.
Özet: Davacı, davalının Avrupadaki sahne gösterileri, sponsorluk ve reklam işlerini yönetmek üzere sözlü olarak anlaştıkları ve Avrupa ticari teamüllerine uygun %20 ücret mutabakatı sağladıkları iddiasıyla, bu kapsamda davalıya büyük bir sponsorluk anlaşması temin edip, ayrıca davalı ile üçüncü bir firma arasında potansiyel 480.000 Euroluk bir reklam işbirliği anlaşmasını sonuçlandırma aşamasına getirmişken, davalının müvekkilin %20lik komisyonunu ayrıca görüşmek istemesi, anlaşmazlık üzerine toplantıdan ayrılması ve ardından temsil yetkisini tek taraflı feshetmesi nedeniyle, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak hakkının hüküm altına alınmasını talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
:Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2021KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: müvekkil firmanın yerli ve yabancı birçok sanatçının iştirak ettiği büyük ve önemli etkinlikler gerçekleştirme sektörde uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, davalı ... ..., ... isimli, şovmen ve suncu ...'ün kendi adına ve yalnız başına işlettiği gerçek kişi ticari işletmesi olduğunu, ...'ün ise bu gerçek kişi ticari işletmeden tek başına tüm mal varlığıyla sorumlu ve yetkili olduğunu, davalının ...'ün sunuculuğunu yaptığı "..."'un Almanya ve diğer Avrupa Ülkelerinde 1 Şubat 2019 ile 28 Şubat 2020 tarihleri arasında gerçekleştirilmesi gerekli yapımcılık faaliyetlerini yürütülmesi ve sponsorlukların sağlanması için davalı ile müvekkil firmanın anlaştığını ve taraflar arasında yapım ve sponsorluk sözleşmesinin akdedildiğini, bahsi geçen sözleşmenin tüm gerekleri yerine getirilerek " ..." programlarının başarıyla gerçekleştirildiğini, taraflar arasında davalı ...'ün Avrupa'daki sahne gösterisi, sponsorluk ve reklam işlerinin yönetimi, geliştirilmesi ve görüşmelerin münhasıran müvekkil tarafından yapılması konusunda protokol akdedilmesi, müvekkilin ... programlarına sponsor olması için ... firması ile sponsorluk sözleşmesi imzalandığını ve ... firmasının ... .... programlarına sponsor olmasının sağlandığını. müvekkilin bahsi geçen firmayla ...'ün ... firmasının reklam yüzü olması ve kendileriyle diğer bazı reklam çalışmaları yapılması için yaptığı görüşmeleri yüzyüze ve yazılı olarak sürdürerek gerçekleştirdiğini, taraflar arasındaki belgelenen sözleşme ilişkinin devam ettiği dönemde müvekkilin davalının Avrupadaki reklam işbirliklerinin ve sahne işlerini yürütmek vb. İşlemleri sağlamak üzere davalı ile sözlü olarak anlaştığını, bu hizmet karşığında Avurapa ticari teamüllerine de uygun olarak müvekkilin iş bedelinin %20 si tutarında ücret alacağı hususu üzerinde mutabık kaldığını, müvekkilin davalı tarafından verilen yetki çerçevesinde Avrupada üçüncü kişilerle reklam anlaşmaları ve ticari işbirlikleri yapabilmesi için kendi bilgi tecrübe ve bağlantılarını kullanmaya başladığını, bu konuda yoğun bir çaba sarf ettiğini, bu minvalde davalının sunduğu 5 Kasım 201,31 Ekim 2019 ve 3 Kasım 2019 tarihli programlar için Avrupa'nın en büyük firmalarından olan dava dışı ... firması ile sponsorluk görüşmeleri yürütülerek sponsorluk anlaşması imzalandığını ve firmanın ... programlarına sponsor olmasını sağladığını, müvekkilin sponsorluk işleminin sağlaması akabinde aynı firma ile ... arasında reklam işbirlikleri yapılması konusunda da çalışmalarına devam ettiğini, ... ile ... firmasının müvekkil tarafından bir araya getirildiğini, tarafların bir araya gelerek reklam işbirliği konusunu, müvekkil sayesinde yüz yüze konuştuklarını, reklam işbirliği konusunda hemfikir olduklarını, sonrasında müvekkil şirketin davalının Türkiye'ye dönmüş olması nedeniyle ... firmasıyla davalı olmaksızın görüştüğünü. müvekkilin bu toplantıda, davalının Türkiye şartlarında bu tarz reklam işbirliklerini 1.000.000 Euro'ya yaptığını söyleyerek, en fazla inebilecekleri rakamın 600.000 Euro olduğunu ... firmasına söylediğini, müvekkil şirket yetkilisi ile firmayla yapılan uzun pazarlıklar sonunda, müvekkil ve ... firması yetkilileri, konunun davalıyla 480.000 Euro olarak görüşülmesi kararıyla masadan kalktıklarını, müvekkilin gelinen son noktayı görüşmek üzere davalıyı Almanya'ya davet ettiğini, bunun üzerine ...'ün abisi ...'ün 1 Aralık 2019'da Almanya'ya geldiğini, yapılan görüşme neticesinde ...'ün bu anlaşmadan müvekkile düşecek %20'lik rakam hakkında müvekkille ayrıca görüşmek istediklerini söylediğini. müvekkilin ise, işi nihayete erdirme aşamasına gelindiğinde kendisine böyle bir talep yöneltilmesinin doğru olmadığını, dolayısıyla görüşülecek bir konu olmadığını söylediğini, yaşanan bu anlaşmazlığa rağmen, 2 Aralık 2019'da müvekkil ve ...'ün ... firmasına tekrar toplantıya gittiklerini, ... firması pazarlama sorumlusunun konuyu müvekkilin talep ettiği rakam üzerinden sonuca bağlayıp anlaşmayı yapmak konusundaki yapıcı ısrarlarına rağmen ...'ün konuyu kendi aralarında görüşeceklerini söyleyerek toplantıdan ayrıldığını,ve Türkiye'ye geri döndüğünü, ...'ün Türkiye'ye dönüşünden 1 hafta kadar sonra davalı adına, müvekkile mail ve whatsapp üzerinden gönderilen bildirimle, müvekkil ile aralarında akdedilen, temsil yetkisi içeren protokolün feshi yönündeki iradeyi açıkladığını, aradan bir süre daha geçtikten sonra davalının, bu iradesini bu kez de ihtarname ile bildirdiğini, davalı tarafça daha önce aralarında akdedilen protokol ile verilen temsil yetkisinin iptal edildiğine dair müvekkile ihtarname gönderildiğini, Müvekkilin bu ihtarnameye cevap vererek, bahsi geçen protokolün feshi öncesinde davalı adına görüşme sağlanan ... firması dahil, önceki dönemde temsil yetkisi kapsamında görülen işlerden dolayı bir anlaşma sağlanması halinde, müvekkilin %20'lik hak ediş payına dair haklarının saklı olduğunu bildirdiğini, Bu bildirime davalı tarafından herhangi bir yanıt verilmediğini, Bu bildirim sonrasında, ...'ün ... firmasının reklam yüzü olduğu, dava dilekçesinde açıklandığı gibi, davalının kendi adına ve yalnız başına işlettiği gerçek kişi ticari işletmesi olduğunu, ancak ...'ün, 12 Eylül 2000 yılından beri faaliyette bulunduğu bu gerçek kişi işletmeyi, ticaret sicilinden terkin ettirdiğinin, işbu dava hazırlığı yapıldığı sırada taraflarınca öğrenildiğini, her ne kadar gerçek kişi ticari işletmelerde, işletme sahibi borçlardan tüm mal varlığıyla sorumlu olsa da, davalının müvekkile hakkı olan alacağını vermekten çeşitli yollarla kaçınmaya çalıştığı ve kötü niyetli olduğunun açık olduğunu, Buna göre, ticari işletmesini terkin ettiren davalının, müvekkilin görülmekte olan işbu dava sonucu tespit edilecek alacak miktarını ödememek için dava süresince taşınır, taşınmaz, menkul mal varlığı üzerinde çeşitli yöntemlerle kötü niyetli tasarruflarda bulunmaya devam edebileceği, müvekkilin alacağını tahsil imkanını tehlikeye sokabileceği hususunun çok net olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile taraflar arasındaki yukarıda açıklanan ilişkinin sayın mahkemece tespiti neticesinde, Acentelik ilişkisi olduğu kanaatine varıldığı takdirde, müvekkilin acentelik faaliyetinden doğan ücret alacağının belirlenerek müvekkile ödenmesine, bu ihtimalde ayrıca müvekkilin ... tarihleri arasında yoksun kaldığı kazancın da tespit edilerek müvekkile ödenmesine, Simsarlık ilişkisi olduğu kanaatine varıldığı takdirde, müvekkilin simsarlık faaliyetinden doğan ücret alacağının belirlenerek müvekkile ödenmesine, TTK m.20 nedeniyle veya mahkeme tarafından re'sen tespit edilecek diğer sebeplerden dolayı ücret alacağı veya herhangi bir alacak olduğu kanaatine varılırsa, müvekkilin ücret alacağının belirlenerek müvekkile ödenmesine,Mahkeme tarafından yapılacak tespite göre, müvekkilin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, fiili ödeme günkü kur üzerinden hesaplanacak Euro karşılığı şimdilik 1.000 TL'nin, yasal ticari faiziyle birlikte davalı tarafından müvekkile ödenmesine, davalının dava dışı ... firmasıyla yaptığı anlaşma bedelinin tespiti için davalıdan tensiple beraber, ilgili reklam anlaşmasının gerçek bedeline dair evrak ve beyan istenmesine,sayın Mahkeme tarafından, davalının rayiç reklam anlaşması bedellerinin tespiti için davalıdan tensiple beraber, müvekkil ile akdedilen protokol tarihi olan 27 Haziran 2019'dan itibaren bugüne kadar yer aldığı tüm reklam filmi anlaşmalarının gerçek bedeline dair evrak ve beyan istenmesine,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle
: davacı taraf ile müvekkili arasında ilk ve tek hukuki ilişki 01.02.2019 tarihli, konusu ''başta Almanya ve daha sonra belirlenecek Avrupa şehirlerinde, dört adet kesin ve bir adedi opsiyonlu olmak üzere toplam beş adet ... Show tarzında ,başka sanatçıların da yer alacağı sahne programlarının 01.02.2019- 28.02.2020 tarihleri arasında gerçekleştirilmesine dair yapım sözleşmesi olduğunu, davacı ilgili sözleşmenin sponsorluk taahhüdünü de kapsadığını belirtmiş olsa da bahsi geçen sözleşmede sponsorluk taahhüdünü içerir bir madde bulunmamakta olduğunu, taraflar arasında sahne programı ve gösterilerin gerçekleştirilmesine yönelik tarafların birbirine karşı olan yükümlülüklerini gösterir bir sözleşme olduğunu, davacı mezkur sözleşmenin icrasını sağlamak, müvekkilin güvenilir ve prestijli konumundan faydalanmak suretiyle sponsor bulma sürecini kolaylaştırmak istediğini, bunun içinde aradaki sözleşmenin uzantısı niteliğinde olduğunu gösterir nitelikte olacak şekilde temsil belgesi isteminde bulunduğunu, müvekkili ise ''... ve firması ...'e sanatçının sahne gösterisi,işlerinin yönetimi, sponsorluk ve reklam işlerinin geliştirilmesi ve öngörüşmeleri ile ilgili Avrupa'nın tüm ülkelerinde münhasıran temsil yetkisi vermiş olup söz konusu yetki kullanımını ise müvekkilin nihai onayına tabi tutmuştur.'' görüleceği üzere söz konusu yetki belgesi bilinen anlamda BK'da 40.maddesi vd düzenlenen yetki belgesi niteliğine haiz olmadığını, zira yetki belgesinin devamında; ''sanatçı adına mali ve fiili sorumluluk alma ve belge imzalama hususlarını içermez'' şeklindeki düzenlemeden davacının müvekkili adına ve hesabına hukuki işlem yapma yetki ve ehliyetine sahip olmadığı bir belge olduğunu, açıkça anlaşılacağı üzere söz konusu belge tamamıyla taraflar arasında mutabakata varılan 01.02.2019 tarihli yapımcılık sözleşmesine işlerlik kazandırmak ve icrasını sağlamak, karşı tarafın sponsor bulma faaliyetini hızlandırmak amacıyla karşı tarafın talebi doğrultusunda verilen bir belge olduğunu, kaldı ki davacı da düzenlenen belge kapsamında ... Show'un gerçekleştirileceğini duyurabildiğini ve sponsor bulma sürecini başarıyla gerçekleştirildiğini, bununla birlikte müvekkilin bu konuda bir edimi veyahut sözleşme kapsamında bir yükümlülüğü olmamasına rağmen iyi niyeti ile marka değerini davacıya kullandırmış olduğunu, bunun neticesinde davacının sponsor bulma sürecinde yaşayacağı zorluğa destek olduğunu, anlaşılacağı üzere davacı, ... Show gösterileri için üstlenmiş olduğu edimlerini gerçekleştirmek için müvekkilinde katkıları ile sponsor bulmuş olduğunu, sponsorluk sözleşmesi imzalamak suretiyle gelirler elde ettiğini, anılan sponsorluk sözleşmesine müvekkili taraf olmadığı gibi imzalanan bu sözleşmeden hiçbir maddi menfaat de elde etmediğini, kaldı ki sponsorluk sözleşmesi, sponsor ile desteklenen arasında tarafların karşılıklı yarar sağlama amacıyla yaptığı iş anlaşması olup bu sözleşmenin huzurdaki dava ile ilgisi de bulunmadığını, zaman çizelgesinde görüleceği üzere, davacı yine ... gösteri sahnesinde gösteriyi zenginleştirmek için sanatçı ...'da gösteriye dahil ederek 18.07.2019 tarihinde muhtelif tarihlerde yapılacak olan 3 adet gösteri için sanatçılarla protokol akdedildiğini, bu bile Temsil Yetki belgesinin kullanma savunmamızı tamamen doğrulamakta olduğunu, hatta buna istinaden 19.06.2019 tarihinde ki mailde ...'ün yapacağı ... gösteride ... firmasının ismen anılacağı çağrısını dahi yapmış sırf ona destek olmak için müvekkili bu durumu kabul ettiğini, müvekkilin bu kadar iyi niyetine rağmen davacının tamamen mahkemeyi yanıltmak ve saptırmak amacıyla yapılan mail yazışmalarını sanki bunlar kendisine verilen sınırlı temsil yetkisinden sonraki tarihlerde müvekkili de içerisine dahil ederek sponsorluk görüşmeleri yapıyormuş gibi tamamen aldatıcı beyanlara başvurmasını anlamak mümkün olmadığını, tarihler incelendiğinde bu tavırlardan huylanan müvekkili kendisine kısıtlı olarak verdiği temsil yetkisini 10.01.2020 tarihinde whatshap mesajı ile 4.02.2020 tarihinde ise Noter ihtarnamesi ile fesih ettiğini, feshin üzerinden yaklaşık 8-9 ay geçtikten sonra 3.şahıs ... firması müvekkili ile reklam anlaşması akdetmek amacıyla temasa geçtiğini, öncelikle davacının somut olarak dikte ettiği dava değerine göre öncelikle ve ivedilikle tesbit edilecek gerçek değere göre dava harcının mahkemece verilecek kısa süre içinde HMK göre tamamlamasını, yine davacının ihtiyati tedbir talebi tamamen afaki delillere dayanması,yanıltıcı ve aldatıcı deliller sunması karşısında,HMK 316 ve devamı maddelerindeki hiç bir somut delil olmadan müvekkili ve kardeşinin varlıklarına 1000 TL için tedbir talebi tamamen hakkın aşılması ve müvekkili taciz etme amacını taşımakta olduğunu, dolayısıyle detayını ilgili bölümlerde açıkladığımız gibi ihtiyati tedbir talebinin reddini, davacının davasını dayandırdığı ... Firması ile aktedilen reklam anlaşmasından elde edilen gelirden teamülen kendisine düştüğüne dair iddiasına dayandırdığı gerçeklerden uzak,tamamen afaki delillere dayandırdığı davasının reddini, ayrıca müvekkili ait belge ve kayıtların celbine dair talebinin gerek HMK,gerek ticari sırların ifşası ve gerekse kişisel verilerin korunmasına dair yasaya aykırılık teşkil etmesi nedeniyle talebin reddini, ayrıca her türlü zararlarımızı talep ve dava hakları saklı tuttuklarını ve haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddi ile dava harç ve masraflarının davacı uhdesinde bırakılmasına, ayrıca davacının haksız açtığı davaya göre hesaplanacak vekalet ücreti ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME ve GEREKÇE
:Dava, Taraflar arasındaki ihtilafın; ticari simsarlık kapsamında davacı tarafça davalının yaptığı işler kapsamında uğramış olduğu kazanç kaybının bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı görüldü.7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava █████/2021 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.Bilirkişi ...'den alınan █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Mali Değerlendirme İle; Davalı şirketlerin incelenen ticari defterlerinden davacı tarafın talebinin Sayın Mahkeme tarafından kabul edilmesi ihtimali halinde dahi, dava ile talep edilen alacağa ait herhangi bir rakama/tutara ulaşmanın mümkün olmadığı,Davalı vekilinin 16.03.2022 tarihli dilekçesinde Türkiye'de ... ... Adi Ortaklığı ile ... Serbest Meslek Erbabı firmalarının ayrı ayrı firmalar olduğu, Almanya'da mukim ... Firmasıyla her ikisinin de herhangi bir anlaşmaları olmadığı, dolayısıyla kanuni defter ve banka kayıtlarında ... tarafından davalılara ait banka hesaplarına gelen herhangi bir ödeme olmadığı, ödeme olmadığından Türkiye'deki kanuni defterlerinde bununla ilgili bir bilginin mevcut olmadığı, defter kayıtları olarak ... Firmasıyla reklam anlaşması yapan ve İngiltere'de vergi mükellefi olan ... LTD. Şirketi'nin konunun muhatabı ve yetkilisi olduğu, Almanya'da mukim ... Firması ile reklam anlaşmasının İngiltere'de mukim ... LTD. Şirketi tarafından 12.06.2020 tarihinde imzalanmış olduğu ve ödemelerin bu şirkete yapıldığı, Beyan edilmiştir.Sektörel Değerlendirme ile, Sektörel uygulama bakımından bir sanatçı ile işbirliği yapılarak sözleşmeler kurulması, sanatçının diğer sözleşmelerine de doğrudan katılımı doğurmaz, her bir ilişki kendi kapsamı ile sınırlıdır, sektörde farklı yönde bir teamül bulunmamaktadır.Hukuki Değerlendirme İle; Somut olayda hukuki sorunun, davacının, davalının Avrupa'daki reklam iş birliklerini ve sahne işlerini yürütmek, organize etmek, görüşmelerini yapmak bağlantılarını sağlamak için onunla sözlü olarak anlaşıp anlaşmadığı eş deyişle taraflar arasında bu yönde bir sözleşme bulunup bulunmadığı ve Avrupa'da teamül olduğu iddia edilen % 20 oranında ücrete hak kazanıp kanamadığının belirlenmesinden ibaret olduğu, Taraflar arasındaki yazılı sözleşmenin konusunun, 1.2.2019-28.2.2020 tarihleri arasında 5 adet şov programının gerçekleştirilmesi ve bunun karşılığında sanatçıya sözleşmede belirlenen tutarın ödenmesinden oluştuğu, Her ne kadar davacı, dava dilekçesinde söz konusu sözleşmeyi yapım ve sponsorluk sözleşmesi olarak ifade etmişse de sözleşmede sponsorluk faaliyetleri bakımından bir düzenleme bulunmadığı, Davacının talep ettiği alacağın dayanağı olarak ileri sürdüğü temsil yetkisi belgesinde, davalının, davacıya -sahne gösterisi işlerinin yönetimi-sponsorluk ve reklam işlerinin geliştirilmesi ve öngörüşmeleri- ile sınırlı olmak üzere münhasıran temsil yetkisi verildiğinin ifade edildiği, temsil yetkisi verme beyanına karşı temsilcinin kabul beyanında bulunmasının aranmadığı, temsil ilişkisinin varlığı için temel ilişkinin bulunmasının şart olmadığı (TBK m. 42), dolayısıyla somut olayda, davacının iddia ettiği hizmetin dayandığı bir temel ilişki (sözleşmenin) var olup olmadığı hususunda dosya kapsamında yazılı bir belge bulunmadığı için ücrete hak kazanılıp kazanılmadığı, ücretin söz konusu olması halinde miktarı bakımından bir değerlendirme yapılamadığı, başka ifadeyle salt temsil yetkisi veren belgeden hareketle, davacının ücrete hak kazandığı sonucuna varılamamakla birlikte nihai takdirin Sayın Mahkemede olduğu sonucuna varılmış olan işbu raporumuzu saygı ile takdirlerinize arz ederiz. " şeklinde rapor sundukları görüldü.Bilirkişi raporunun taraflarla tebliğ edildiği, taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesinde bulundukları görüldü.Taraf vekillerinin rapora yönelik itirazları nedeniyle dosya ek rapora gönderilmiştir.Bilirkişi ...'den alınan █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: Mali Değerlendirme İle; Davalı şirketlerin incelenen ticari defterlerinden davacı tarafın talebinin Sayın Mahkeme tarafından kabul edilmesi ihtimali halinde dahi, dava ile talep edilen alacağa ait herhangi bir rakama/tutara ulaşmanın mümkün olmadığı, Davalı vekilinin 16.03.2022 tarihli dilekçesinde Türkiye'de ... ... Adi Ortaklığı ile ... Serbest Meslek Erbabı firmalarının ayrı ayrı firmalar olduğu, Almanya'da mukim ... Firmasıyla her ikisinin de herhangi bir anlaşmaları olmadığı, dolayısıyla kanuni defter ve banka kayıtlarında ... tarafından davalılara ait banka hesaplarına gelen herhangi bir ödeme olmadığı, ödeme olmadığından Türkiye'deki kanuni defterlerinde bununla ilgili bir bilginin mevcut olmadığı, defter kayıtları olarak ... Firmasıyla reklam anlaşması yapan ve İngiltere'de vergi mükellefi olan ... LTD. Şirketi'nin konunun muhatabı ve yetkilisi olduğu, Almanya'da mukim ... Firması ile reklam anlaşmasının İngiltere'de mukim ... LTD. Şirketi tarafından 12.06.2020 tarihinde imzalanmış olduğu ve ödemelerin bu şirkete yapıldığı, Beyan edilmiştir.Sektörel Değerlendirme ile, Sektörel uygulama bakımından bir sanatçı ile işbirliği yapılarak sözleşmeler kurulması, sanatçının diğer sözleşmelerine de doğrudan katılımı doğurmaz, her bir ilişki kendi kapsamı ile sınırlıdır, sektörde farklı yönde bir teamül bulunmamaktadır.Hukuki Değerlendirme İle; Kök raporda da belirtildiği üzere somut olayda, davacının iddia ettiği hizmetin dayandığı bir temel ilişki (sözleşmenin) var olup olmadığı hususunda dosya kapsamında yazılı bir belge bulunmadığı için ücrete hak kazanılıp kazanılmadığı, ücretin söz konusu olması halinde miktarı bakımından bir değerlendirme yapılamadığı, başka ifadeyle salt temsil yetkisi veren belgeden hareketle, davacının ücrete hak kazandığı sonucuna varılamadığı eş deyişle davalı ile dava dışı firma arasındaki reklam sözleşmesinin davacının faaliyetlerine dayanıp dayanmadığı belirlenemediğinden ücrete hak kazanıp kazanılamadığı konusunda bir görüş belirtilemediği ancak rapor metninde belirtildiği üzere Sayın Mahkemenin uzman görüşünün sonuç kısmında ifade edildiği üzere söz konusu reklam sözleşmelerinin davacının faaliyetleri ile kurulduğu hususunun hayatın olağan akışına uygun olduğuna hükmedilmesi halinde taraflar arasında bir iş görme sözleşmesinin varlığının kabul edileceği, bu kapsamda sözleşmenin sona erdirilmesi ve ücrete ilişkin olarak nihai takdirin Sayın Mahkemede olduğu değerlendirmesi içeren işbu ek raporumuzu saygı ile takdirlerinize arz ederiz. " şeklinde ek rapor sundukları görüldü.Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile sonucunda; somut olayda hukuki sorunun, davacının, davalının Avrupa’daki reklam iş birliklerini ve sahneişlerini yürütmek, organize etmek, görüşmelerini yapmak bağlantılarını sağlamak için onunlasözlü olarak anlaşıp anlaşmadığı eş deyişle taraflar arasında bu yönde bir sözleşme bulunupbulunmadığı ve Avrupa’da teamül olduğu iddia edilen % 20 oranında ücrete hak kazanıpkanamadığının belirlenmesinden ibaret olduğu, taraflar arasındaki yazılı sözleşmenin konusunun, 1.2.2019-28.2.2020 tarihleri arasında 5 adetşov programının gerçekleştirilmesi ve bunun karşılığında sanatçıya sözleşmede belirlenen tutarın ödenmesinden oluştuğu, her ne kadar davacı, dava dilekçesinde söz konusu sözleşmeyi yapımve sponsorluk sözleşmesi olarak ifade etmişse de sözleşmede sponsorluk faaliyetleri bakımındanbir düzenleme bulunmadığı,davacının talep ettiği alacağın dayanağı olarak ileri sürdüğü temsil yetkisi belgesinde,davalının, davacıya -sahne gösterisi işlerinin yönetimi-sponsorluk ve reklam işleriningeliştirilmesi ve öngörüşmeleri- ile sınırlı olmak üzere münhasıran temsil yetkisiverildiğinin ifade edildiği, temsil yetkisi verme beyanına karşı temsilcinin kabul beyanındabulunmasının aranmadığı, temsil ilişkisinin varlığı için temel ilişkinin bulunmasının şartolmadığı (TBK m. 42), dolayısıyla somut olayda, davacının iddia ettiği hizmetin dayandığı birtemel ilişki (sözleşmenin) var olup olmadığı hususunda dosya kapsamında yazılı bir belgebulunmadığı için ücrete hak kazanılıp kazanılmadığı, ücretin söz konusu olması halinde miktarıbakımından bir değerlendirme yapılamadığı, başka ifadeyle salt temsil yetkisi veren belgedenhareketle, davacının ücrete hak kazandığı sonucuna varılamadığı,sektörel uygulama bakımından bir sanatçı ile işbirliği yapılarak sözleşmeler kurulmasıının,sanatçının diğer sözleşmelerine de doğrudan katılımını doğurmayacağı, her bir ilişkinin kendi kapsamı ilesınırlı olacağı, davalı şirketlerin incelenen ticari defterlerinden dava ile talep edilen alacağa ait herhangi birtutara ulaşılamadığı, davalı vekilinin 16.03.2022 tarihli dilekçesinde ...AdiOrtaklığı ile ... Serbest Meslek Erbabı firmalarının ayrı ayrı firmalar olduğu,Almanya’da mukim ... Firmasıyla her ikisinin de herhangi bir anlaşmaları olmadığı,dolayısıyla kanuni defter ve banka kayıtlarında ... tarafından davalılara ait bankahesaplarına gelen herhangi bir ödeme olmadığı, ödeme olmadığından Türkiye’deki kanunidefterlerinde bununla ilgili bir bilginin mevcut olmadığı, defter kayıtları olarak ...Firmasıyla reklam anlaşması yapan ve İngiltere’de vergi mükellefi olan ... LTD.Şirketi’nin konunun muhatabı ve yetkilisi olduğu, Almanya’da mukim ... Firması ilereklam anlaşmasının İngiltere’de mukim ... LTD. Şirketi tarafından 12.06.2020tarihinde imzalanmış olduğu ve ödemelerin bu şirkete yapıldığı hususları bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olup, her ne kadar mahkemece tanık dinlenilmesine karar verilmişse de dosyanın geldiği aşama ve taraflarca sunulan delillerin incelenmesinde tanık dinlenilmesinin davanın sonucuna etki etmeyeceği anlaşıldığından tanık dinlenilmesinden rücu edilerek yargılamaya devam edilmiş, taraflar arasındaki sözleşme sabit olsa da gerek sözleşme gereği gerekse iddia olunan beyanlar ve sunulan deliller doğrultusunda somut olayda davalıdan alacak talebinde bulunamayacağı anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın reddine,2-Karar harcı 615,40 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu eksik 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,7-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır