Etiyopyada Çalışan İşçinin Fazla Mesai, Hafta Tatili ve Bayram Ücreti Alacakları Davasında Temyiz Süreci ile Kesinlik Sınırı İncelemesi
Özet: Bu hukuki metin, bir işçinin yurt dışındaki şantiyede yaptığı fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil çalışması karşılığı ücret alacakları talebiyle açtığı davanın temyiz incelemesi sürecini açıklamaktadır; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, işverenin yazılı kayıt sunamaması nedeniyle tanık beyanlarına dayanarak kısmen işçi lehine karar vermişken, Yargıtay davacının parasal kesinlik sınırı altındaki temyiz talebini reddetmiş, ancak davalı işverenin, işçinin fazla mesai yapmadığı, tanık beyanlarının yeterli olmadığı, bilirkişi raporundaki hatalar ve faiz türü gibi gerekçelerle yaptığı temyiz başvurusunu kabul ederek esas incelemesine başlamıştır.

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 25. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Dosya içeriğine göre reddine karar verilen ve davacı tarafça temyize konu edilen toplam miktarın (karar tarihindeki ... Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk lirası karşılığı), dava tarihi itibarıyla Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından verilen kararın kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait Etiyopya'daki şantiyesinde 21.09.2015-01.07.2021 tarihleri arasında çalıştığını, son ücretinin 3.200,00 USD olduğunu, müvekkilinin haftanın 7 günü 06.30-20.00 saatleri arasında çalıştığını, çalışmasının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasına devam ettiğini, müvekkiline fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin hiç ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının yapmış olduğu çalışmaların karşılığı ücretlerin eksiksiz ödendiğini, fazla çalışmanın aylık ücrete dâhil olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı konusunda işyeri kayıtları, işyerine giriş çıkış kayıtları ve işyeri yazışmalarının delil niteliğinde olduğu, dosyada davalı işveren tarafından bu kapsamda sunulmuş olan herhangi bir yazılı belge bulunmadığı, bu nedenle talep edilen alacaklar bakımından tanık beyanları ile sonuca gidildiği, fazla çalışma alacağı bakımından aylık 270 saatlik çalışmanın ücrete dâhil olduğu kabul edilerek haftalık 5,2 saatlik fazla çalışmanın düşülmesi ile hesaplama yapıldığı, davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin fazla çalışma ücretinin ücrete dâhil olduğu yönündeki değerlendirmesinin sunulan belgelerin niteliği ve içeriği dikkate alındığında yerinde olduğu, davacının fazla çalışma yaptığı, ayın üç hafta tatilinde ve dinî bayramların ilk günü dışındaki ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığının dosya kapsamı uyarınca ispatlandığı, buna göre tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, dayandıkları belgeler, dosya kapsamı, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesi, dava şartları, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçeler dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;a. Davacının fazla çalışma yapmadığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını,b. İlk Derece Mahkemesince sadece davacı tanık beyanlarının dikkate alınmasının doğru olmadığını, bir kişinin hiç tatil yapmaksızın haftanın 7 günü kesintisiz şekilde çalıştığının kabulü ile hüküm kurulmasının somut delillere ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,c. Davacıya, hak edişinin üzerindeki ek menfaat ücretinin hükme esas alının bilirkişi raporunda göz ardı edilerek rapor oluşturulması veyahut Mahkemece takas/mahsup edilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu,d. Uygulanan indirimin yetersiz olduğunu,e. İşletilen faiz türü le faiz başlangıcının hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür.2. Davacı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ispatı ve hesaplanması, işletilen faiz türü ile faiz başlangıcının doğru belirlenip belirlenmediği noktalarındadır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadırTemyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;A. Davacı Temyizi YönündenDavacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine,B. Davalı Temyizi YönündenTemyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı tarafa yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.