İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan, Almanyadaki ticari işletme için ayıplı iç mimari donanım tedariki ve montajında sözleşme ihlali kaynaklı maddi ve manevi tazminat talepli dava.
Özet: Davacı vekili, davalı şirket ile Almanyada açılacak bir ticari işletmenin iç mimari donanımları konusunda yapılan anlaşma çerçevesinde, davalının mutabakata aykırı, ayıplı ürün teslimi ve montaj süreçlerinde eksik ifa yapması nedeniyle oluşan kar kayıpları ve diğer masraflar dahil olmak üzere maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş; ayrıca, ilgili taraflar ve konu açısından benzer başka bir derdest dava ile mevcut davanın HMKnın ilgili hükümleri uyarınca birleştirilmesini talep etmiştir.

T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında, 2024 yılı Eylül ayında, Almanya’nın Münih kentinde açılması planlanan ticari işletmenin iç mimari donanım ihtiyaçlarının temini amacıyla bir mutabakat süreci yürütülmüş; bu süreç neticesinde, siparişin kapsamı, teslim şekli, ürün listesi ve montaj süreci konusunda taraflar arasında anlaşmaya varıldığını, anlaşma kapsamında davalı şirket, yüklenici sıfatıyla, mutfak dolapları ve teşhir üniteleri, kasa ve panjur sistemleri, ahşap dekoratif unsurlar, elektrikli ev aletleriyle entegre mutfak mobilyaları, mermer tezgahlar ve alt paneller, raf sistemleri ve depolama çözümleri, kapak sistemleri, menteşe ve kulp donanımları, mekanik bağlantı parçaları, gömme sistemler ve bağlantı şemalarının tasarım, üretim, teslim ve montaj dahil olmak üzere üstlendiğini, ürünlerin tamamı, Almanya’ya ihracat amacıyla İstanbul'dan çıkış yapacak şekilde hazırlanmış olup, taşıma süreci de dahil olmak üzere teslimatın 2024 yılı Ekim ayı sonuna kadar tamamlanacağı bildirildiğini, davalı taraf; müvekkilinin talep ettiği, metraj tabloları, numune renk kodları ve proje ölçekleri doğrultusunda üretimi gerçekleştireceğini taahhüt ettiğini, bu kapsamda yüksek hassasiyet gerektiren ölçü ve uyum kriterlerine uygun üretim yapılacağına ilişkin müvekkiline güvence verdiğini, ayrıca montaj sürecinin yerinde kurulumu yapılacak şekilde en fazla 2 iş günü süreceği, kurulumun bizzat davalı tarafından yürütüleceği, eksik parça veya yedek parça durumunda derhal tamamlayıcı gönderim yapılacağı açıkça belirtildiğini, taraflar arasında her ne kadar klasik anlamda yazılı bir “genel sözleşme metni” imzalanmamış olsa da; sipariş konusu işlemlere ilişkin düzenlenen faturalaşmalar ile sözleşmesel ilişkinin hukuken kurulduğu sabit olduğunu, davalı taraf bu kapsamda, hem eser sözleşmesi hem de satım sözleşmesi hükümleri uyarınca sorumluluk altına girdiğini, gerek ürünlerin teknik uygunluğu gerekse montajın eksiksiz tamamlanması yönünde yüklenici sıfatıyla hem işin gereği gibi yapılmasını hem de zamanında teslimi sağlamakla yükümlü olduğunu, dava konusu olayda davalı şirketin sorumlulukları, hem sözleşmeye aykırı ifa hem de ayıplı mal teslimi kapsamında olduğunu, davalı, gerek eser sözleşmesi hükümleri (TBK m. 470 ve devamı), gerekse satım sözleşmesi hükümleri (TBK m. 207 ve devamı) çerçevesinde edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, Türk Borçlar Kanunu kapsamında müvekkili, gerek sözlü gerek noter kanalıyla ayıp ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğini, ancak davalı hiçbir müdahalede bulunmadığını belirterek davanın kabulü ile HMK m 107 hükmü uyarınca değer tespiti yapıldığında artırılmak üzere belirsiz alacak olarak şimdilik kar kaybı ve ayıplı ifadan ötürü uğranılan zararlar ile yapılmış olan masraflar, kar kayıpları, üçüncü kişilere ödenmek zorunda kalınan masraflar dahil olmak üzere maddi tazminat talebi olarak şimdilik 1.000,00-TL'nin ayıplı malın teslim tarihinden itibaren işleyecek TTK Md. 1530 uyarınca belirlenen temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat olarak 100.000,00-TL'nin davalıdan tahsiline, taraflar arasında İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi...Esas sayılı dosya da ilgili mal ve hizmete ilişkin davası derdest olup halen devam ettiğini, huzurda bulunan dosya ile ...Esas sayılı dosyanın esası ve tarafları aynı olduğunu, davalar aynı sebepten doğmuş ve biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyeceğini, bu sebeple tensiple birlikte huzurda bulunan dosyasının Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca ilgili dosya ile birleştirilmesini, HMK m 329 hükmü gereğince, karşı taraf vekalet ücreti dışında, baro tarifesine göre belirlenecek miktar üzerinden müvekkilinin vekalet ücretinin de tamami veya bir kısmının davalı yan üzerine tahmiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDavaların birleştirilmesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166. maddesinde; ''Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır.Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir.Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.'' şeklinde düzenlenmiştir.Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 168.maddesinde ise; birleştirme kararına karşı ancak esas hakkındaki hükümle birlikte istinaf ve temyiz yasa yollarına başvurulabileceği belirtilmiştir.Toplanan delillerin değerlendirilmesi sonucunda; mahkememiz dosyası ile İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasının konusunun aynı olduğu, her iki dava dosyasındaki dava dilekçesinde davaya konu edilen maddi vakıalar ile iddiaların aynı iddia ve maddi vakıalardan kaynaklandığı, aynı nedenlerden doğduğu, her iki dosyada toplanacak delillerin büyük oranda benzer ve aynı olduğu ve delillerin birlikte değerlendirilmesi ile aynı nitelikteki bilirkişi ile aynı nitelikte incelemeler sonucu oluşturulacak raporla hükme varılacağı, böylece birbiri ile çelişmeyen hükümlere ulaşılabileceği, biri hakkında verilecek hükmün diğerini de etkileyecek nitelikte olduğu, dolayısıyla her iki dosya arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, buna göre 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166/4. maddesinde belirtilen şekilde davaların birlikte görülmesinde gerek usul ekonomisi gerekse yargılamanın hızı ve bütünlüğü açısından yarar ve zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166. maddesi uyarınca Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Mahkememizin ...Esas sayılı dosyasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166. maddesi uyarınca aralarında fiili ve hukuki bağlantı bulunan İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,2-Mahkememizin... sayılı Esasının birleştirme nedeniyle kapatılmasına,3-Yargılamaya İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmesine,4-Yargılama harç ve giderlerinin birleştirilen dosyada hükümle birlikte değerlendirilmesine,Dair, taraf vekillerinin yokluklarında, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 168. maddesi uyarınca nihai kararla birlikte istinaf yolu açık olmak üzere bu aşamada kesin olmak üzere karar verildi.█████/2025Katip ...¸e-imzaHakim ...¸e-imza