Kaldırımda yürürken trafik kazası sonucu yaralanan davacının maddi ve manevi tazminat talepleri, maluliyet oranının tespiti ve Yargıtayın önceki bozma kararı sonrası yeniden inceleme.
Özet: Yaya olarak kaldırımda yürürken bir trafik kazası sonucu yaralanan davacının, kusurlu araç sürücüleri, işletenleri ve sigorta şirketlerinden tedavi giderleri, kazanç kaybı ve manevi tazminat talepleriyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi kazaya karışan sürücüleri kusurlu bularak ve Adli Tıp Kurumu raporuyla belirlenen %4 kalıcı maluliyet oranına dayanarak davacının maddi ve manevi tazminat taleplerini kısmen kabul etmiş; ancak, davacı ve davalıların temyizi üzerine Yargıtay, maluliyet oranı tespiti ve buna bağlı tazminat hesaplamasındaki hususlara ilişkin olarak ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Mahkeme kararı davalı ...Ş., davalı ... vekili, davalı ...Ş. ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların işleten/sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu araçların kaldırımda yürüyen davacıya çarpıp yaralanmasına neden olduklarını, davacının ayağının kırıldığını ve ameliyat olmak tedavi için yol-ilaç masrafı yapmak zorunda kaldığını, bakıcılık işini 1 yıl boyunca yapamadığını ve ilerde de çalışamama riski bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 12.000,00 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş; 25.12.2013 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat taleplerini 18.023,60 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin olayda kusurlu olmadığını, davalı ...'nun kurallara uymadan araç kullandığını, aşırı hızla davalı ...'in aracına çarptığını ve ..'in aracının savrularak yoldan geçmekte olan davacıya çarptığını, davacının olay nedeniyle talep ettiği maddi ve manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, zenginleşmeye yönelik olduğunu, %10 maluliyetin resmi makamlarca belgelenmesi gerektiğini belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, kusur oranını kabul etmediklerini, davacının uzuv kaybına uğradığına dair doktor raporunu kabul etmediklerini, davacının hasta bakıcılık yaparak ayda 250,00 TL kazancı olduğunu kabul etmediklerini belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın ZMSS poliçesinin şirketleri tarafından düzenlendiğini, teminatın sigortalının kusuru oranında azami 30.000,00 TL olduğunu, manevi tazminat talebinin teminat dışında olduğunu, davacının dava tarihinden önce sigorta şirketine başvurmadığını, davacının reeskont faizi talebinin yerinde olmadığını belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde; davalı adına kaza tarihini kapsayan herhangi bir poliçe bulunmadığını, davacı tarafın gerekli bilgi ve belgeleri sunmadığını, davacının iddialarını ispatlamak zorunda olduğunu, ispatlaması halinde sorumluluklarının poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi'nin 10.04.2014 tarihli ve 2004/1 59... /200 Karar sayılı kararıyla 31.05.2003 tarihinde davalı ...'nun yönetimindeki araç ile diğer davalı ... sevk ve idaresindeki araç ile kavşakta çarpışmaları sonrasında savrulan aracın kavşağı yaya olarak geçmekte olan davacıya çarpması şeklinde gerçekleştiği ve bunun sonucunda davacının hayati tehlike geçirmeyecek ve 60 gün iş ve güçten kalacak şekilde yaralanmasına neden olduğu, ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunda her iki davalının 2/8-6/8 oranlarında kusurlu oldukları, rapor içeriği itibariyle olayın oluş şekline uygun, yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan yeniden kusur incelemesi yapılmadığı, davacının olaya bağlı yaralanması nedeniyle düzenlenen 17.08.2012 tarihli Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporu ile iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği ve %4 oranında meslekte kazanma gücü oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.807,58 TL tedavi gideri, 1.355,94 TL geçici kazanç kaybı, 13.023,60 TL daimi kazanç kaybının olay tarihi olan 31.05.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (davalı ... ve .. Sigorta Şirketleri'nin poliçe limiti ve dava tarihinden itibaren faiz ile sorumlu tutulmasına), 2.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 31.05.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ndan tahsili davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili, davalı ...Ş. vekili,davalı ...Ş. vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin ██████████ Esas-█████████ Karar sayılı 20.02.2017 tarihli kararı ile kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak maluliyet oranının tespiti bakımından alınan, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Dairesi'nin 17.08.2012 tarihli raporunda, davacının kaza nedeniyle oluşan kalıcı maluliyet oranı %4 olarak belirlenerek tazminat hesaplatılması yoluna gidildiği ancak .. Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 21.05.2004 tarihli raporda, davacının kazadaki yaralanması nedeniyle % 10 oranında maluliyete uğradığının belirlendiği, iki raporda saptanan maluliyet oranları arasında önemli derecede fark olduğu, kazayla ilgili olup davacının yaralanmasına ilişkin eksik kalan tedavi belgelerinin tamamı celbedilerek 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 15/a maddesinde verilen görev gereği, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan, çelişkilerin giderilmesi yönünde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması, davaya konu kazanın oluşumunda her iki davalı sürücünün de kusurlu olduğu iddiası ile dava açıldığı, davalı ...'nin kazanın oluşuna ilişkin bilgi sahibi olan tanığının da dinlenilmesi suretiyle kusur oranlarının tespiti gerektiği zarara birlikte sebep olduğu için davacıya karşı müteselsilen sorumlu olan davalıların, kazadaki kusur oranlarının davacının istemi bakımından önemi bulunmasa da, müteselsil sorumlu olan davalılar arasındaki rücu davasında, eldeki davada saptanan kusur oranlarının güçlü delil olacağı da gözetilmek suretiyle, davalı ...'in oluşa ilişkin savunmalarının karşılanması bakımından, konusunda uzman bilirkişi refakatiyle kaza mahallinde keşif yapılması ve bilgisi bulunan davalı tanığının keşif mahallinde dinlenilmesi suretiyle, davanın taraflarının kazadaki kusur oranlarının ne olduğu konusunda rapor alınması, davacının kazadaki yaralanması nedeniyle, belgesini sunduğu 1.807,58 TL tedavi gideri bedelini ve belgesiz tedavi giderlerinin zarara sebep olan araç sürücüsü/işleteni ve trafik sigortacılarından tazminini talep ettiği, mahkemece davacının talep edebileceği tedavi giderleri konusunda 25.10.2013 tarihli rapora göre, davacının belgeli tedavi giderlerinin tüm davalılardan tahsili yönünde hüküm kurulduğu mahkemenin hükme esas aldığı raporun, davalı sigortacının sorumlu olacağı tedavi giderleri ile SGK'nın sorumlu olacağı tedavi giderlerini ayırmaksızın belirleme yapıldığı, SGK'nın davaya dahil edilmesinin sağlanması suretiyle yargılamaya devam edilmesi; davacı tarafça sunulan muhtelif tarihli belgelerde yer bulan tedavi giderlerinden, ilgili mevzuat ve Sağlık Uygulama Tebliği hükümlerine göre, SGK'nın sorumluluğunda bulunanların belirlenmesi konusunda, adli tıp uzmanı bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli rapor alınması, davalı ...Ş'ye davacı taraf, davalı ...'na ait aracın trafik sigortacısı olduğundan bahisle, davalıya husumet yöneltmiş; davalı taraf, şirketleri nezdinde, diğer davalı aracının kaza tarihini kapsar trafik sigorta poliçesi bulunmadığını savunmuş; mahkeme de, davalı ...'nın trafik sigortacısı olarak sorumluluğuna hükmedildiği, dosya kapsamına kazandırılan, davalı ...Ş. tarafından düzenlenen poliçelere ilişkin belgeler incelendiğinde ise; davalı ...'nun sigortalı olduğu, 35... plakalı araç için düzenlenen, 30.07.2003-30.07.2004 vadeli poliçenin bulunduğu, bu poliçenin kaza tarihini kapsamadığı gibi kazaya karışan araca da ilişkin olmadığı görüldüğü yine dava dışı ..'nın sigortalı olduğu, 35... plakalı araç için düzenlenen, 29.07.2002-29.07.2003 vadeli poliçenin bulunduğu, bu poliçenin kaza tarihini kapsadığı; ancak, kazaya karışan davalı ...'a ait araca ilişkin olmadığı, mahkemece, davalı ...'na ait olup davaya konu kazaya karışan ... plakalı aracın, tafsilatlı trafik kayıtları temin edilip aracın motor şasi numarası ve plaka değişiklikleri başta olmak üzere teknik özelliklerinin belirlenmesinden sonra, kazaya karışan aracın, kaza tarihindeki trafik sigortasını yapan şirketin tespiti suretiyle, davalı ...'nın sorumluluğunun değerlendirilmesi gerekirken; eksik incelemeyle, davalı ... hakkında yazılı olduğu biçimde hüküm tesisinin doğru görülmediği, bozma ilamının kapsam ve şekli ile davacının yeniden alınacak maluliyet raporuna göre, talep olunan manevi tazminat hakkında hüküm tesis edileceği gözetilerek, davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmediğine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile .. Sigorta A.Ş.'nin kaza tarihi itibariyle sorumluluğunun tespiti amacıyla trafik tescil şube müdürlüğüne müzekkere yazıldığı aracın davacı tarafından devralınmasından sonra plaka değişikliğine uğradığı ancak motor şase numarasında değişiklik olmadığı, .. Sigorta A.Ş.'ye yazılan müzekkere cevabında da davacı tarafından devralındıktan sonra poliçenin kaza tarihi itibariyle devam ettiği, SGK'nın davaya dahil edilmiş olduğu, ödemelere ilişkin gerekli yazışmaların yapıldığı, kusur oranlarına ilişkin yapılan incelemede davacının kusursuz olduğu tespit edildiği, davalı ...'in %25 davalı ...'ın %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, iç ilişkilerini ilgilendirmiş olmakla kaza kapsamında araç maliklerinin, sürücülerin ve sigorta şirketinin müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verildiği, davacının maluliyet durumuna ilişkin ATK'dan alınan raporda %4 oranında daimi kazanma gücü kaybı olduğu, 9 ay süreyle geçici iş göremezliğe sahip olduğu, aktüer bilirkişiden rapor alındığı, davacı tarafından bozma öncesi ıslah talebinde bulunulmakla ıslah edilen miktar ve maluliyet durumları tespit edilerek SGK'nın sorumluluk miktarları da gözetilerek davanın maddi tazminat yönünden sürücüler yönünden kusura dayalı, sigorta şirketleri yönünden poliçe kapsamında değerlendirme yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 661,18 TL tedavi gideri, (SGK hariç) 1.355,94 TL geçici kazanç kaybı, 13.023,60 TL daimi kazanç kaybının olay tarihi olan 31.05.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilde tekerrür olmamak şartıyla müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (davalı ... ve .. Sigorta Şirketleri'nin poliçe limiti ve dava tarihinden itibaren faiz ile sorumlu tutulmasına), 1.146,40 TL davacının belgeli tedavi giderlerinin olay tarihi olan 10.05.2009 tarihinden itibaren dahili davalı SGK'dan alınarak davacılara ödenmesine, 2.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 31.05.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak şartıyla davalılar ... ve ...'ndan tahsili davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili şirket bünyesinde, dava konusu trafik kazasına karışan araç için kaza saatini kapsayan bir trafik poliçesi bulunmadığını, davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile davaya konu alacak miktarlarını arttırarak davayı ıslah ettiğini, sonradan tanzim edilen ikinci bilirkişi raporuna istinaden de ıslah dilekçesi ile tekrar alacak miktarlarını artırmak suretiyle davayı ıslah etmesi ile ikinci kez ıslah gerçekleştirilemeyeceğini bildirmiştir.
Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunun mahkemece gözetilmediğini, tedavi giderlerinden sorumlu olmadıklarını, ikinci kez ıslah yapılamayacağını bildirmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili kurum aleyhine hüküm altına alınan daimi kazanç kaybı, maddi ve manevi tazminat ve vekalet ücretlerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili kurumun, diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının geçici iş görmezlik ve tedavi masraflarına ilişkin kuruma başvurusu bulunmadığını, davacı geçici iş görmezlik ve tedavi masrafına ilişkin kuruma başvurusu olmadan ve talebi reddedildiğine ilişkin müvekkili kurumun karar olmadan müvekkili açısından dava konusu yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirmiştir.
Davalı ... temyiz dilekçesinde; maluliyet raporu arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, keşif yapılmadan, tanık dinlenmeden kusur raporu alınmasının hatalı olduğunu bildirmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... şirketleri tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araçların karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davalı ...Ş., .. Sigorta A.Ş. ve ...'nun tüm, Sosyal Güvenlik Kurumu vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden;
Manevi tazminat talebinin davalı ... dışındaki davalılardan talep edildiği, mahkemece de manevi tazminata davalı ... dışındaki davalılar aleyhine hükmedildiği halde kabul edilen manevi tazminat için davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinden davalı ... Kurumunun sorumlu tutulmaması gerektiği, ilaveten maddi tazminat talepleri arasında yer alan tedavi giderinden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun 1.146,40 TL'den sorumlu olmasına karar verildiği halde maddi tazminat vekalet ücreti hatalı olarak belirlendiğinden hükmün bu hali bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1086 sayılı Kanun'un 438/7. maddesi uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...Ş., ... Sigorta A.Ş. ve ...'nun tüm, Sosyal Güvenlik Kurumu vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının "Maddi tazminat talebi yönünden vekalet ücreti" başlığı altında ilk paragrafta yer alan "davalılardan" ibaresinden sonra "Sosyal Güvenlik Kurumu'nun 661,18 TL vekalet ücretinden sorumlu olmasına" ibaresinin yazılmasına; yine hükmün "Manevi tazminat talebi yönünden vekalet ücreti" başlığı altında ilk paragrafta yer alan "davalılardan" ibaresine "Sosyal Güvenlik Kurumu dışındaki davalılardan" ibaresinin eklenmesine ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ... Sigorta AŞ ile ... Sigorta AŞ ve ...'ndan alınmasına,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!