Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, kambiyo senedinde kefil olarak görünen davacının imzasının Adli Tıp raporuyla sahte olduğunun tespit edildiği menfi tespit davasında borçlu olunmadığına karar verdi, kötü niyet tazminatı talebi reddedildi.
Özet: Kambiyo senedine dayalı icra takibi sonrası açılan menfi tespit davasında, hakkında kefil sıfatıyla takip başlatılan davacının, Adli Tıp Kurumu raporuyla senetteki imzanın kendisine ait olmadığının kesinleşmesi üzerine, mahkeme davacının takip konusu borçtan sorumlu olmadığına hükmederken, davalının kötü niyetli olduğuna dair yeterli delil sunulamadığından davacının kötü niyet tazminatı talebini reddetmiş ve yargılama giderlerini davalıya yüklemiştir.

T.C.

ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kumluca İcra Müdürlüğünün ... /... esas sayılı takip dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip talebine istinaden hakkında yapılan takip nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ve davalı tarafın kötü niyetli olarak takip başlatması ve takibe devam etmesi sebebi ile kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuştur.
Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle
: Görev yönünden davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği ve yine davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden incelenmesi gerektiği ve esasa yönelik diğer beyanlarla davanın reddini talep etmiştir.
Kumluca icra Müdürlüğünün ... /... esas sayılı takip dosyasının tetkikinden. Alacaklı ... Tic Ltd Şti vekili tarafından borçlular ... ... ve ... Ltd Şti aleyhine ... TL bedelli senedin faiziyle birlikte toplam ... TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin ... tarihli raporunda özetle:
" İnceleme konusu senette ... ... adına atılı imza ile ... ... mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imza mevcut mukayese imzalarına kıyasla ... .... eli ürünü olmadığı" sonucuna varılmıştır.
Davanın takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkin olmasına rağmen davanın başında yalnızca ... TL senet bedeli yönünden harcın yatırıldığı ve davacıya takip çıkışı üzerinden harç eksikliğinin ikmal edilmesi için süre tanınmadığının karar yazım aşamasında anlaşılması nedeniyle davacı vekilince bu harç eksikliğinin gerekçeli karar yazılmadan hemen önce ikmal edildiği anlaşılmıştır.
Yasal Düzenleme, deliller ve tespitler ışığında, tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davanın İİK 72/3 maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu, davacı tarafça borçlu olunmadığı iddia olunan icra takibinin ''kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip'' şeklinde olduğu, davacının icra takibine konu ... TL lik kambiyo senedindeki sıfatının kefil olarak düzenlendiği, davacının bu senetteki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle borçlu olmadığını beyan ederek menfi tespit kararı verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Takip konusu kambiyo senedinde kefil sıfatıyla görünen davacının adının karşısındaki imzanın davacıya ait olmadığı hususunda ATK'dan alınan rapor neticesinde imzanın davacıya ait olmadığı, dolayısıyla bu senetteki kefilliğinin geçerliliğinin bulunmadığı, davacının kefil olarak göründüğü dava dışı şirketin davalıya borcunun olup olmamasının, davacının dava dışı şirket yetkilisi tarafından vekaletname ile yetkilendirilmesi hususunun ancak dava dışı şirketin taraf olduğu yargılamada dikkate alınıp incelenmesi gereken hukuksal mesele olduğu, davacı yönünden geçeli bir kefilliğin takip konusu kambiyo senedinde doğmadığı anlaşılmakla, davalı tarafça açılan menfi tespit davasının kabulüne, davalının senetteki imzanın davacıya ait olmadığını bildiği yönünde bir iddia ve ispat olmadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE; davacının Kumluca İcra Müdürlüğü'nün ... /... E sayılı takip dosyası nedeniyle BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,
3-Alınması gerekli ... TL harçtan, başlangıçta peşin alınan ... TL ve ... TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsiline, Hazine'ye irad kaydına.
4-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin harç, ... tamamlama harcı ile ... TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat ve posta masrafları olmak üzere toplam ... TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine
8-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!