Emekli çalışanın banka mensupları vakfı üyeliği ve prim borcunun tespiti davasında, yönetmelik değişikliği bildirim ispat yükü ve hak düşürücü süre değerlendirmesiyle kabul kararı onandı.
Özet: Bir çalışanın geçmiş çalışma dönemine ilişkin vakıf üyeliği ve prim borcunun tespiti davasında, Yargıtayın önceki bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, davalının üyelik hakkı tanıyan yönetmelik değişikliğinden davacının haberdar olduğuna dair ispat yükünü yerine getirememesi üzerine ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karar istinaf mahkemesince onanmış; davalı vakıf ise, davacının emeklilik sonrası zamanaşımı, yönetmelikte belirtilen başvuru süresinin hak düşürücü niteliği ve prim miktarlarına uygulanacak faiz konularında itirazlarla kararı yeniden temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
:İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk MahkemesiTaraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen vakıf üyeliğinin ve prim miktarının tespiti davasına dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiş; kararın yeniden istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RDava dilekçesinde; davacı ...'nin ... Bankası AŞ'de güvenlik görevlisi olarak çalışmaya başladığı, 15.07.1982 ile emekli olduğu 31.01.2002 tarihleri arası davalı Vakfa üyeliğinin ve prim borcunun tespiti istenmiştir.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile davacının 15.02.1982-01.02.2002 tarihleri arasında davalı Vakfın üyesi olduğu ve davacının işveren katkı payı dışında ödemesi gereken katılım payının 3.757,51 TL ve dava tarihine kadar işlemiş faiz tutarının 14.262,37 TL olduğunun tespitine karar verilmiş; hükme karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar, davalı ... Vakıf vekilince istinaf edilmiş; Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... Vakıf vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 14.12.2022 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamı ile; "davacının 30.12.2005 tarihine kadar vakfa yazılı müracaatı olup olmadığı dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılamadığından, yönetmelikte yapılan değişiklikten davacının haberdar olup olmadığı ve 30.12.2005 tarihine kadar vakfa yazılı müracaatı olup olmadığı hususları üzerinde durularak eğer davacının Yönetmeliğe eklenen Geçici 3. madde ile vakfa üyelik hakkı tanınması ve yazılı müracaat şartından haberdar olduğu ve 30.12.2005 tarihine kadar vakfa yazılı müracaatta bulunduğunun anlaşılması halinde yönetmelikte düzenlenen sürenin hak düşürücü süre olmadığı da dikkate alınarak şimdiki gibi davanın kabulüne karar verilmesi, aksi durumda yani davacının 30.12.2005 tarihinden önce vakfa yazılı olarak müracaat etmediğinin anlaşılması halinde ise, davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi..." doğru görülmeyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davalı ... Vakıf tarafından vakfa üyelik hakkı tanıyan yönetmelik değişikliğinden davacının haberdar olduğuna dair herhangi bir yazılı delil sunulamadığı, söz konusu bilgilendirmenin davacı tarafa yapıldığı hususunda ispat yükünün davalı tarafta olup, davacının süresi içinde müracaatta bulunmadığı, savunmasının dinlenebilmesi için davalının ispat yükünü yerine getiremediği, hal böyle olunca, davacının müracaatının süresinde kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılarak ve bozmadan önce dikkate alınan gerekçelere göre davanın kabulüne ve "davacının ... Bankası AŞ Mensupları ... Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığı Vakfının 15.2.1982-01.02.2002 tarihleri arasında vakıf üyesi olduğunun tespitine, davacının işveren katkı payı dışında ödemesi gereken katılım payının 3.757,51 TL ve bu katılım payına dava tarihine kadar işlemiş yasal faizinin 14.262,37 TL olduğunun tespitine, taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine" karar verilmiştir.Davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ... Vakıf vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusu incelenerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı ... Vakıf vekili verdiği temyiz dilekçesinde; davacının emekli olduğu 2002 yılından itirbaren 10 yıllık zamanaşımı süresinde davanın açılmadığını, 30.12.2005 tarihine kadar davacının, vakfa üyelik müracaatı olmadığından hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının ödemesi gereken prim miktarlarına Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun gereği faiz işletilmesi gerektiğini, açıklanan ve resen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.Dava, davalı vakıf senedinde 2005 yılında yapılan değişiklik sonucu davacının vakıf üyesi olduğu ile davalı vakfa ödemesi gereken prim miktarının tespiti istemine ilişkindir.1. Bölge Adliye Mahkemesinin 15.05.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararı yönünden yapılan değerlendirmede;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373. maddesinin 4. fıkrasının "Yargıtayın bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir." gerekçesine göre burada özellik gösteren ve dikkat edilmesi gereken husus, İlk Derece Mahkemesinin Yargıtayın bozma kararına uymasından sonra vereceği yeni karara karşı, artık istinaf yoluna değil, doğrudan temyiz yoluna başvurulması gerektiğidir. Bu düzenleme ile Yargıtayın verdiği bozma kararları üzerine verilen kararların tekrar Yargıtay denetiminden geçmesinin sağlanması, eş söyleyişle Yargıtay kararının istinaf yolu ile denetlenmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.Temyiz incelemesine konu eldeki dosyada, daha önce verilen İlk Derece Mahkemesi kararı istinaf kanun yolu sonrası Yargıtay denetiminden geçerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuş olduğuna göre, bozma sonrası verilen karar temyiz kanun yoluna tabi olup, kararı inceleme yetkisi de Yargıtaya ait olduğundan, işbu karara yönelik istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen 15.05.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı istinaf isteminin esastan reddi kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ile İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.01.2024 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı dosyasında verilen karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi.2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup davalı ... Vakıf vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin yok hükmünde olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,Davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL nin temyiz edenden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.