İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde aşırı su faturası nedeniyle ihtirazi kayıtla ödenen bedelin iadesi ve tahakkukun iptali talepli davanın ticari niteliği ve davacının tacir sıfatı üzerine inceleme.
Özet: Davacı işletme sahibinin, su ve atık su idaresince fahiş miktarda (10 günde 2412 ton için 187.373,32 TL) düzenlenen ve ihtirazı kayıtla ödediği su faturası bedelinin yasal faiziyle iadesi ile ek tahakkukun gecikme zammıyla birlikte iptali talebiyle açtığı ve Tüketici Mahkemesinin görevsizlik kararı sonrası Ticaret Mahkemesine tevzi edilen davada, mahkeme davalının tacir olmasına rağmen davacının tacir sıfatının ve ticari işletmesinin bulunmadığı sonucuna vararak, uyuşmazlığın ticari dava niteliği taşımadığı gerekçesiyle kendi görevini değerlendirmiştir.

T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025İzmir... Tüketici Mahkemesinin █████/2025 tarihli... Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili İzmir... Tüketici Mahkemesine sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2022 yılı Ocak ayında "... Mahallesi... Sokak... Çeşme / İZMİR" adresinde bulunan dükkanda, ev dekorasyon ürünleri satışına ilişkin faaliyete başladığını, bu kapsamda davalı idareden... numaralı "su ve atık su aboneliği" tesis edildiğini, müvekkilinin işletmesinin yalnızca yaz aylarında çalıştığını, 2022, 2023 ve 2024 yılları boyunca işletmenin Haziran-Eylül ayları arasında faaliyet gösterdiğini, kalan ayların tamamında kapalı kaldığını, 2024 yılında ise müvekkilinin Aralık ayı itibariyle tüm faaliyetlerini sonlandırarak söz konusu adresten tahliye olduğunu, müvekkilinin █████/2024 - █████/2024 tarihleri arasındaki 10 günlük sürede 2412 ton su kullandığından bahisle 187.373,32 TL tutarında fatura düzenlendiğini, müvekkilinin taşınmazı tahliye ettiğinde kiraya veren ile bir sorun yaşamamak adına mezkur fatura bedelini "ihtirazı kayıt" sunmak şartıyla aboneliğini sonlandırırken ödemek zorunda kaldığını, ihtirazı kayıtla ödenen 187.373,32 TL'nin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle iadesi ile 117.268,49 TL tutarındaki tahakkukun gecikme zammıyla birlikte iptaline, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEİzmir... Tüketici Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde, davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verildiği ve karara karşı taraflarca istinaf yasa yoluna başvurulmaması sebebiyle kararın kesinleşmiş ve dosya gönderilmesi üzerine İzmir Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu tarafından mahkememize tevzi edilmiştir.Dava, "... Mahallesi... Çeşme / İZMİR" adresinde davacı tarafından kullanılan dükkanda, davalı idareden tesis edilen... numaralı "su ve atık su aboneliği" kapsamında █████/2024 - █████/2024 tarihleri arasındaki 10 günlük sürede ...on su kullandığından bahisle düzenlenen 187.373,32 TL'lik faturanın davacı tarafından "ihtirazı kayıt" sunmak şartıyla aboneliğini sonlandırırken ödendiği iddiası ile ihtirazı kayıtla ödenen 187.373,32 TL'nin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle iadesi ile 117.268,49 TL tutarındaki tahakkukun gecikme zammıyla birlikte iptali istemine ilişkindir.Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (kesin hüküm gibi). Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan da denir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.Davanın mutlak ticari dava vasfı taşımadığı, davanın nispi ticari dava vasfının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi noktasında ise davalının ticaret şirketi olduğu ve tacir sıfatının bulunduğu, ancak davacının gerçek kişi olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin davacının işletmesi ile ilgili olup olmadığı, davacının işletmesinin ticari işletme vasfında olup olmadığı ve bu itibarla davacının tacir sayılıp sayılmayacağının tespiti için 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesi kapsamında esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Ankara Defterdarlığına, Ankara Esnaf Ve Sanatkarlar Odasına, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevaplarında yer alan veriler çerçevesinde davacının esnaf siciline kayıtlı olmadığı, yine Çeşme Vergi Dairesi Müdürlüğünün yazı cevabında belirtildiği davacının işletme hesabı esasına tabi olduğu, VUK' nun 178. maddesine göre ikinci sınıf tüccar olduğunun mahkememize bildirildiği, açıklanan hususlar dolayısıyla davacının tacir sıfatını haiz olmadığı, davacının tacir sıfatının ve ticari işletmesinin bulunmadığı ve bu sebeple uyuşmazlığın davacının ticari işletmesi ile ilgili de olmadığı, davanın nispi ticari dava olarak kabulü için her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirir mahiyette bulunması gerektiği, açıklanan hususlar dolayısıyla davacının tacir sıfatını haiz olmadığı, davacının tacir sıfatının ve ticari işletmesinin bulunmadığı ve bu sebeple uyuşmazlığın davacının ticari işletmesi ile ilgili de olmadığı, davanın nispi ticari dava olarak kabulü için her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirir mahiyette bulunması gerektiği, açıklanan gerekçeler dikkate alındığında mahkememizin görevli olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Açılan davanın USULDEN REDDİ İLE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 115/2. maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi gereğince, tarafların görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceklerinin, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,3-Tarafların görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri durumunda dosyanın görevli İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,4-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2025Katip...¸e-imzaHakim...¸e-imza