Bakım ve Yardım Sandığı eski Genel Koordinatörünün belirli süreli iş sözleşmesinin erken feshi sonrası bakiye ücret ve alacak talebi davasında davalı kurumun usulsüzlük savunması.
Özet: Davacı, davalı kurumda yöneticilik yaptıktan sonra erken emekli olup, ardından dört yıllık belirli süreli genel koordinatörlük sözleşmesinin davalı tarafından haksız yere feshedildiğini ileri sürerek, sözleşmedeki erken fesih halinde bakiye süre ücreti ve diğer hakların ödeneceğine dair hükme dayanarak tazminat ve işçilik alacakları talep etmektedir; davalı ise davacının önceki dönemdeki eylemleriyle kuruma zarar verdiğini, sözleşmenin usulsüz düzenlendiğini ve haklı nedenle feshedildiğini belirterek, bir ceza soruşturması da devam ederken davanın reddini savunmaktadır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 26. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakım ve Yardım Sandığı (...) Genel Müdürlüğünde yöneticilik yaptığını, davalı Kurumun olağanüstü büyüme ve gelişme kaydetmesini sağladığını, bu sebeple müvekkilinin Yönetim Kurulu Başkanı olarak görevi sonra erdikten sonra, henüz yaş haddi dolmamış olmasına rağmen davalı Kurum tarafından talep edilmesi üzerine 05.06.2023 tarihinde erken emekli olduğunu, erken emeklilik nedeniyle maddi kayıp yaşadığını, davalı Kurumun 06.06.2023 tarihli Yönetim Kurulu toplantısında alınan karar uyarınca imzalanan 07.06.2023 tarihli belirli süreli iş sözleşmesi ile dört yıl süre için davalı Kurumda genel koordinatör olarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin belirli süreli iş sözleşmesi kapsamında davalı Kurumda çalışması devam etmekte iken davalı tarafından tebliğ edilen 20.12.2023 tarihli ve "Sandık Yönetim Kurulunun 19.12.2023 tarih ve 30 no'lu toplantısında '... İnsan Kaynakları Uygulamaları Yönetmeliğinin 6'ncı maddesinin (a) bendine, 14 üncü maddesine, 15 inci maddesinin (e) bendine aykırı olarak ... Yönetim Kurulu üyelerinin toplam 2 yıllık görev süresini de geçecek ve iyi niyet kurallarına uygun olmaksızın, ... Yönetim Kurulunun █████/2023 tarihli ve 02 sayılı Kararı ile yönetmelikte tanımlanmamış 'Genel Koordinatör' unvanı ve kadrosunda 4 yıllığına Belirli Süreli İş Sözleşmesi ile █████/2023 tarihinde işe alınan ...'ın iş sözleşmesinin feshine' denilerek iş sözleşmenizin sona erdirilmesine karar verilmiştir. Bu itibarla iş sözleşmenizin 20.12.2023 tarihi itibarıyla sonlandırıldığını bildiririz." içerikli yazı ile iş sözleşmesinin feshedildiğini, taraflar arasında imzalanan belirli süreli iş sözleşmesinin "Fesih" başlıklı 11/3 hükmünde "...'ın, süresinden evvel, sözleşmeyi erken feshetmesi halinde, bakiye süre ücretini, işbu Sözleşme'den kaynaklı tüm hak ve alacakları Çalışana ödemekle yükümlü olduğunu peşinen kabul eder." düzenlemesine yer verildiğini, anılan madde uyarınca davalı Kurumun sözleşmeyi süresinden evvel feshetmiş olması sebebi ile bakiye süre ücretini, sözleşmeden kaynaklı tüm hak ve alacakları müvekkiline ödemeyi kabul ettiğini belirterek bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminat, fazla çalışma ücreti, prim/ikramiye, fazla çalışma, hafta tatili, yemek ve yol yardımı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili ... Genel Müdürlüğünde 2017-2019 yılları arasında Yönetim Kurulu başkan vekilliği ve 2019-2023 yılları arasında da Yönetim Kurulu başkanlığı yaptığını, 03.06.2023 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul sonrasında ise ... Genel Müdürlüğü ile iş sözleşmesi imzalanarak genel koordinatör olarak görevine devam ettiğini, Sandık Yönetim Kurulunun 19.12.2023 tarihli ve 30 No.lu toplantısında davacının iş sözleşmesinin feshine karar verildiğini, 4 Kasım 2023 tarihli Olağanüstü Genel Kurul sonrası teşekkül eden ve yeni göreve başlayan Yönetim Kurulu tarafından ... Genel Müdürlüğü ve şirketlerinde inceleme ve denetim yapmak üzere Sandık bünyesinde İç Denetim birimi oluşturularak Sandık ve şirketler zararına işlemlerin olup olmadığının tespit edilmesinin amaçlandığını, davacının Yönetim Kurulu üyeliği ve genel koordinatör görevini yaptığı dönemlerdeki alınan kararların incelenmesi neticesinde İç Denetim Raporunda; davacının müvekkili Sandık aleyhine zarara sebep olduğu tespit edilmiş olmakla birlikte Sandık, iştirak ve bağlı ortaklıklardaki iş ve işlemler sebebiyle doğan zararlardan da davacının sorumluluğunun doğacağını, ... Cumhuriyet Başsavcılığına genel koordinatör olarak görev yapmış olan davacı hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak ve özel belgede sahtecilik suçlarından suç duyurusunda bulunulmuş olup işbu soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin belirli iş sözleşmesi unsurlarını taşımadığından ve davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinden bakiye ücreti alacağı bulunmadığı gibi feshe bağlı tazminat talep hakkının da bulunmadığını, müvekkili ... Genel Müdürlüğünün davacıya, prim, ikramiye, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil günleri çalışma ücreti alacağı, yol yardımı, yemek yardımı olmak üzere işçilik alacağından kaynaklanan bir borcu bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminat talep edilebilmesi için iş sözleşmesinin işverence feshedilmiş olması ve bu feshin haklı bir nedene dayanmaması gerektiği, iş sözleşmesinin feshi yazısında haklı bir nedene dayanılmamış olduğu, fesih bildirimi dışında olgulara dayanılarak fesih gerekçesinin değiştirilemeyeceği ve genişletilemeyeceği, aksi düşünülse dahi davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ soruşturma numaralı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve davalının, davacının iş sözleşmesinin bakiye süre ücreti ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiğine ilişkin dosya kapsamına başkaca delil sunmadığı anlaşıldığından davacının bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminat talep koşullarının oluştuğunun anlaşıldığı, sözleşme döneminde davacının başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı bir gelirinin olduğuna dair bir belge veya bilginin dosyada bulunmadığı görüldüğünden ücret alacağından indirim yapılmadığı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 25.03.2021 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı dikkate alındığında bakiye süre ücretinden/tazminatından indirilecek unsurların işçinin bakiye süre içerisinde başka bir işten elde ettiği gelirler, bakiye süre içerisinde kasten kazanmaktan feragat ettiği gelirler ve bakiye süre içerisinde davalıya ait işyerinde çalışmıyor olması sebebiyle tasarruf ettiği kazançlar olduğu, yani yapılacak indirimin somut verilerle belirlenen miktarlar olması gerektiği, kararda bunun bir istisnası olarak, somut veriler olmayan, indirim miktarının belirlenemediği dönem/dönemler yönünden, çeşitli kriterler gözetilerek, varsayımsal ve oransal bir indirim yapılabileceğinin belirtildiği, 22.08.2024 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak %40 oranında bakiye süre ücreti alacağında varsayımsal indirim yapılması gerektiği, davacının fiilen çalışmadığı ve taraflar arasında düzenlenen 07.06.2023 tarihli iş sözleşmesinde herhangi bir sosyal yardımdüzenlemesi bulunmadığının anlaşılmasına göre yemek ve yol ücreti alacak taleplerinin reddi gerektiği, davalı Kurumda prim/ikramiye uygulaması olduğuna dair dosyada bilgi/belge bulunmadığı gibi iş sözleşmesinde debu yönde bir düzenleme bulunmadığı görülmekle prim/ikramiye alacak taleplerinin reddi gerektiği, davacının çalıştığı yerde kendisine emir ve talimat veren bir amirinin bulunmadığı, üst düzey yönetici sıfatıyla çalışmış olduğu ve yetki alanı gereğince çalışma düzenini kendisinin belirleyebilecek konumda olduğu, bu hâlde fazla çalışma ile hafta tatili ücreti alacak taleplerinin reddi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belge ve delillere göre; İlk Derece Mahkemesinin uyuşmazlık konusu hukuki ilişki ve hususları nitelemesi, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri, delilleri takdir ve değerlendirmesi, uyuşmazlığın çözümü için gereken hukuk kurallarını uygulaması, uyuşmazlık konusu hususları gerekçelendirmesi isabetli olup kamu düzenine aykırı bir husus da tespit edilmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ soruşturma numaralı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de ceza davalarının sonuçlarının hukuk davalarının sonuçlarını doğrudan bağlayıcı nitelikte olmadığından salt kovuşturmaya yer olmadığına dair karara istinaden davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı bir nedene dayanmadığının kabulünün hatalı olduğunu,2. Taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin belirli iş sözleşmesi unsurlarını taşımadığından ve davacının iş sözleşmesi haklı nedenle feshedildiğinden bakiye süre ücretinden kaynaklanan tazminatı hakkı bulunmadığı gibi feshe bağlı tazminat talep hakkının da bulunmadığını,3. Hatalı ve eksik bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu,4. Davacı lehine takdir edilen vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminata hak kazanıp kazanmadığına, tazminatın hesabına, uygulanan indirim oranına ve vekâlet ücretine ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Somut uyuşmazlıkta dava dilekçesi ile taraflar arasındaki belirli süreli iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak süresinden önce feshedildiği iddia edilerek belirli süreli iş sözleşmesinin "Fesih" başlıklı 11/3 hükmünde yer alan "...'ın, süresinden evvel, sözleşmeyi erken feshetmesi hâlinde, bakiye süre ücretini, işbu Sözleşme'den kaynaklı tüm hak ve alacakları Çalışana ödemekle yükümlü olduğunu peşinen kabul eder." düzenlemesi uyarınca bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı işverence ise iş sözleşmesinin belirli süreli iş sözleşmesi unsurlarını taşımadığı ve davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği savunulmuştur.Dosya içeriğine göre taraflar arasında 07.06.2023 tarihli ve 4 yıl süreli belirli süreli iş sözleşmesi düzenlendiği, 19.12.2023 tarihli Yönetim Kurulu toplantısında ise iş sözleşmesinin feshedilmesine karar verildiği görülmektedir. İlk Derece Mahkemesince, iş sözleşmesinin feshinin haklı bir nedene dayanmadığının kabulünde ve davacı lehine bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki İlk Derece Mahkemesince; Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 25.03.2021 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı dikkate alındığında bakiye süre ücretinden/tazminatından somut veriler olmayan, indirim miktarının belirlenemediği dönem/dönemler yönünden, çeşitli kriterler gözetilerek, varsayımsal ve oransal bir indirim yapılabileceği gerekçesiyle 22.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplama esas alınarak %40 oranında varsayımsal indirim yapılarak bakiye süre ücreti alacağının hüküm altına alınması dosya içeriğine uygun düşmemiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 438/2 hükmü gereğince işçinin iş sözleşmesinin sona ermesi yüzünden tasarruf ettiği miktar ile başka bir işten elde ettiği veya bilerek elde etmekten kaçındığı gelir, bakiye süre ücreti tutarında tazminattan indirilir. Ancak bakiye süre ücreti tutarında tazminat hesabına konu dönem içinde bilinmeyen bir dönem söz konusu ise, henüz gerçekleşmeyen (gelecekteki) dönem bakımından işçinin gelir elde edip etmeyeceği yahut tasarruf edip etmeyeceği gibi hususların fiilen tespiti de mümkün değildir.Bu nedenle bilinmeyen bir dönemin varlığı hâlinde; hesaplanan tazminattan, 438/2 hükmü gereğince indirilmesi gereken miktarlara ilişkin hiçbir somut delil bulunmasa dahi, davacının yaptığı iş, istediği takdirde yeni iş bulma ihtimali, çalışılmayan bakiye sürenin uzunluğu vb. hususlar dikkate alınarak varsayımsal bir indirim yapılması gerekir.Diğer taraftan ilk derece mahkemesinin karar tarihine kadar bakiye süre sona ermekle bilinmeyen bir dönem kalmamış, yani iş sözleşmesinin kalan süresi de bilinebilir hâle gelmişse, varsayımsal indirim yapılması gerekliliği ortadan kalkar. Bu durumda davacının iş sözleşmesinin sona ermesi yüzünden tasarruf ettiği miktar ile başka bir işten elde ettiği veya bilerek elde etmekten kaçındığı gelire ilişkin somut bir delil dosyaya sunulduğu takdirde bu miktarların mahsubu ile yetinilir; hiçbir delil sunulmadığı takdirde varsayımsal bir indirime gidilmez.Somut olayda taraflar arasındaki belirli süreli iş sözleşmesinde kararlaştırılan çalışma süresinin 4 yıl olduğu görülmektedir. Davacı işçi bu sözleşme kapsamında 6 ay 14 gün çalışmış olup çalışılmayan bakiye süre 3 yıl 17 gündür. İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibarı ile kalan ve çalışılmayan süre ise 2 yıl 7 ay 14 gündür. Davacı işçinin çalıştığı süre, işverenin çalıştırma yükümlülüğünü yerine getirmediği süreler ile hesaplanan miktar dikkate alındığında yapılan indirim oranının düşük olduğu anlaşılmaktadır. Belirtilen sebeple; 22.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda yer alan hesaplama üzerinden daha yüksek oranda bir indirim uygulanmak suretiyle bakiye süre ücreti tutarında tazminatın hüküm altına alınması gerekirken, bu hususun gözetilmemesi hatalı olup kararın bozulmasını gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.