Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, ticari satıştan kaynaklı menfi tespit davasında ilk derece mahkemesi ret kararının istinaf incelemesini tamamladı.
Özet: Davacı, davalı tarafından başlatılan fahiş icra takibine karşı, gerçek borcun sözleşmeden doğan teminat kesintileri nedeniyle daha düşük olduğunu ve davalıya kesilen faturaya itiraz edilmemesine rağmen takibe dahil edildiğini iddia ederek menfi tespit davası açmıştır; ancak ilk derece mahkemesi, davacının iddia ettiği borçsuzluğu ve teminat hak edişlerini yazılı delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, davacı ise bu kararı sözleşmeye müdahale ve güven ilkesine aykırılık gerekçeleriyle istinaf etmiştir.

T.C. DİYARBAKIR BAM 4. HUKUK DAİRESİ

T.C.
DİYARBAKIR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğunu ve davacı vekili tarafından istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenmiş ise de, HMK'nun 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden, davacının duruşma talebinin reddine karar verilerek, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu dosya incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
A) DAVACI VEKİLİNİN İDDİASI VE İSTEMİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davalı tarafın Diyarbakır İcra Müdürlüğünün ██████████ numaralı dosyası ile 95.970,99 TL tutar üzerinden ilamsız icra yoluyla takip başlattığını, ancak bahse konu borcun gerçeği yansıtmadığını, Zira cari hesabın 56.421,26 TL olduğunu, bu tutarın da 31.324,74 TL'sinin teminat maksadıyla davacının sorumluluğunda tutulduğunu, davalı tarafla yapılan sözleşme gereği sözleşmenin 3. sayfasının Özel Şartlar başlıklı maddesinin J bendi gereği her hakkedişten 5 teminat kesilerek, geçici kabul ile birlikte 02,5 kesin kabul ile birlikte de 2,5 olmak üzere teminatın %5 inin iade edileceğini, ancak sözleşme ile başlanılan projeye daha geçici kabul aşamasına bile gelinmediğini, Fazla başlatılan takibin bir kısmının ise davalıya kesilen ve hiçbir şekilde itiraz edilmeyen fatura olduğunu, Kanunen kabulden geçen bu tutarı davalı tarafın görmezden gelerek alacaklı olduğu kısım için de takip başlattığını, Cari hesaba ilişkin kayıtlar varken fazlaya ilişkin takip başlatılması ve sırf itiraz süresini kaçırması sebebi ile müvekkilinin mağduriyetine yol açılmasını hukukun korumayacağını, İcra takibi başlatılması sebebi ile icra veznesine yatırılacak tutarın alacaklıya ödenmediğini, icra dairesi hesabına depo edilmesini ve neticeten 70.871,47 TL yönünden borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini " talep ettiği görülmüştür.
B) DAVALININ SAVUNMASI
:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkili şirketin .... Tic. Ltd. Şti.’den keçe keçe ve GEOMEMBRAN uygulama malzemesi ve GEOMEMBRAN uygulaması satın aldığını, Davacı/borçlu .... San. Tic. Ltd. Şti'nin anılan ürünün tamamını teslim aldığını, Teslim alınan ürünlere istinaden müvekkili tarafından davacı/borçlu....Tic. Ltd. Şti. adına fatura tanzim edildiğini ve söz konusu faturanın müvekkili tarafından davacı/borçlu tarafa teslim edildiğini, Davacı tarafından söz konusu faturaya da herhangi bir itirazda bulunulmadığını, Müvekkili tarafından davacı/borçlu .... San. Tic. Ltd. Şti’nin, defaatle sözlü ikaz ve uyarılar ile fatura borcu davalı/borçlu tarafından müvekkili şirkete ödenmediğini, davacı/borçlu aleyhine Diyarbakır İcra Dairesinin ██████████ sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığını, Davacı/borçlu tarafından icra takibine tekrar itiraz edilmediğinde takibin kesinleştiğini, davanın reddini" talep ettiği görülmüştür.
C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih █████████ Esas █████████ Kararı ile; "..her ne kadar davacı tarafça ..... tarih ... seri numaralı 39.549,73 TL miktarlı faturanın davalıya e portal üzerinden gönderildiği, davalının faturaya itirazının olmadığı, T.T.Kanunu 21 maddesine göre faturanın tebliğ edildiği savunulmuşsa da, faturanın belirli bir mal ya da hizmet karşılığında verilmesi gerektiği, yalnız başına tebliğ edilen faturalara itiraz edilmemesinin ve davacıya ait ticari defterlere faturaların kayıt edilmesinin karşılığında mal teslimine ya da hizmet sağlanmasına ilişkin karine teşkil etmeyeceği, bu nedenle tarafların defter durumlarına göre yer değiştiren ispat yükü uyarınca davacının üzerine düşen ispat külfetini yerine getirmediği, fatura içeriğinin teslimini ya da sağlandığını yazılı delil ile ispat edemediği, davacının taraflar arasındaki sözleşmeye göre nezdinde tuttuğunu iddia ettiği teminatlara ilişkin olarak, teminatın dayanağı hak edişleri yine yazılı delille ispat edemediği, dosyaya buna ilişkin bilgi ya da belge sunulmadığı görülmekle davanın reddine" karar verilmiştir.
D) İSTİNAF NEDENLERİ
:
Hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinafında özetle; davanın reddine yönelik kararın taraflar arasında akdedilen sözleşmenin içeriğine yönelik bir müdahale olduğunu, sözleşmeye güven ilkesinin zedelendiğini, davalı tarafın alacaklı olduğunu tutarın net olarak dava dilekçesinde belirtildiğini, davalının sözleşme gereği teminat olarak taraflarına tutmaya yetkili oldukları alacak için de icra takibi başlatması ve bunun akabinde hakkı olmadan mahkemece erkenden alacağına kavuşturulması hukuki olmadığı gibi bu kararla müvekkil tarafın mağduriyeti doğduğunu, mahkemece ispat sağlanılmadığından bahisle alacaklı oldukları 39 bin TL civarındaki fatura alacaklarının da kabul etmemesinin doğru olmadığını, zira fatura davalı tarafından kasıtlı olarak ticari defterlerine işletilmediğini, yerel mahkeme sözleşmenin açık hükmüne rağmen davalı alacaklıyı erkenden ve hukuka aykırı olarak alacağına kavuşturduğunu, kararın kaldırılarak, kabulü yönündeki istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
E)DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılan incelemede;
Davacı vekili , müvekkili ile davalı arasında imzalanan sözleşme gereği hak edişlerin % 5 teminat olarak tutulduğunu ve teminatın yarısının geçici kabulde geri kalan kısmının kesin kabulde davalıya ödeneceğini, davalı tarafın Diyarbakır İcra Müdürlüğünün ██████████ numaralı dosyası ile 95.970,99 TL tutar üzerinden ilamsız icra yoluyla takip başlattığını, ancak bahse konu borcun gerçeği yansıtmadığını, Zira cari hesabın 56.421,26 TL olduğunu, bu tutarın da 31.324,74 TL'sinin teminat maksadıyla davacının sorumluluğunda tutulduğunu, beyanla neticeten 70.871,47 TL yönünden borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiş olup davalı vekili cevap dilekçesinde Müvekkili şirketin ...Tic. Ltd. Şti.’den keçe keçe ve GEOMEMBRAN uygulama malzemesi ve GEOMEMBRAN uygulaması satın aldığını, Davacı/borçlu .... Tic. Ltd. Şti'nin anılan ürünün tamamını teslim aldığını, Teslim alınan ürünlere istinaden müvekkili tarafından davacı/borçlu ....San. Tic. Ltd. Şti. adına fatura tanzim edildiğini ve söz konusu faturanın müvekkili tarafından davacı/borçlu tarafa teslim edildiğini, Davacı tarafından söz konusu faturaya da herhangi bir itirazda bulunulmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece taraflarca bildirilen deliller toplanmış vergi dairesine yazılan müzekkere cevapları dosya arasına alınmış olup akabinde talimat mahkemesi aracılığıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin bila tarihli kök raporunun incelenmesinde; davalı tarafın ticari defterlerinin açılış ve kapanış beratlarını Elektronik ortamda Gelir idaresi başkanlığına gönderdiği, defterlerinin usulünce tutulduğu ve lehine delil teşkil edebileceği, takip alacaklısı davalı şirket tarafından davacıya 13.04.2021 tarihli .... seri nolu 564.288,49 TL miktarlı ticari defter kayıtlarına 1774 yevmiye numarası ile kayıt edildiği, davalının 2021 yılı ticari defter kayıtları ile sabit olmak üzere: 2021 yılı iki adet 585.970,99 TL fatura düzenlediği, davacının 490.000,00 TL ödemesinin bulunduğu, kendi içerisinde birbiri ile uyumlu olduğu (585.970,99-490.000,00) =95.970,99 TL cari hesaptan dolayı davacıdan alacaklı göründüğü, davacının muavin kayıtlarına göre: 564.288,49 TL Takip konusu faturaya karşılık 507.867,23 TL ödemesinin olduğu ( 564.288,49- 507.867,23)= 56.421,26 TL Takip alacaklısı davalıya borçlu göründüğü, taraflar arasında 22.06.2020 Sözleşmeden kaynaklı Faturaya dayalı ticari ilişkinin bulunduğu, Tarafların defterleri arasındakı farkının nedeninin, davacının ticari defter kayıtlarında 39.549,73 TL kaydın davalının ticari defter kayıtlarında olmamasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Davacının 39.549,73 TL miktarlı faturayı davalı tarafa teslim ettiğini kanıtlaması halinde davacının 56.421,26 TL davalıya borçlu olduğu, aksi durumda 95.970,99 TL davalıya borçlu olduğu teknik kanaatlerine bilirkişi raporunda yer verildiği görülmüştür. İtirazlar doğrultusunda aldırılan Mali müşavir bilirkişinin bila tarihli ek raporunun incelenmesinde; davacı tarafın ..... tarih ..... seri numaralı 39.549,73 TL miktarlı faturayı davalıya e-portal üzerinden gönderdiği, davalının faturaya itirazı olmadığı, T.T.Kanunu 21 maddesine göre faturanın tebliğ edildiği, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesinden olmak üzere kök rapordaki muavin kayıtlarının flash bellek içerisinde sunulan Yevmiyeyi doğruladığı, tarafların ba- bs formlarının incelenmesinden; davalı 1 adet 533.353,00 TL BS , davacı 1 adet 533.353,00 TL BA formu ile bildirdikleri tarafların BA/BS forumları birbirini doğruladığı teknik kanaatlerine bilirkişi raporunda yer verildiği görülmüştür. Mahkemece yukarıdaki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olup karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosya kapsamında taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin incelenmesinde; "Bu sözleşme bir tarafta ... -(Bundan böyle Müteahhit olarak alınacaktır) ile .... ŞİRKETİ bundan öyle taşeron olarak alınacaktır. 2-SÖZLEŞMENİN KONUSU: Müteahhit taahhüde yapılacak olan AB Mali imkan Kaps FRİT fonu Bünyesinde KFW yürütüleceği ile Kriz Zamanlarında Herk İçin EğtPrj Çerçevesinde GKAS Eğt Alt Yapımı Dstk Amacı ile Gaziantep ilinde toplam 5 adet Betonarme Eğt Binasının yapım işine ait Temel yalıtım ve Perde Yalıtım işlerinin proje ve şartnamesine uygun Anahtar Teslim birim fiyat usulüne göre yapılıp Müteahhit teslim edilmesidir.4 Maddenin J bendi: Taşeronun her hakdeşiden %5 nakit teminat tutulacak, kesilen nakit teminatlar, işin geçici kabulünün yapılmasından sonra %2,5 kesin kabulden sonra %2.5 kabulden sonra Taşerona ödenecektir. 5 Madde ödemeler fatura ve Hak ediş.... Taşeronun yapılan hak ediş tutarı kadar fatura kesecek, SSK borcu ve Vergi Borcu olmadığına dair belgeleri müteahhit ibraz edecektir. Hak ediş den yasal kesintiler tevkif at ve Müteahhit tarafından Taşeronun, yapılmış avans ve yasal ekstre şantiye ödemeleri, hakkedişten kesilecek Taşerona yapılacaktır. Hak edişten ödenmesi için Taşeronun , Müteahhide hak ediş faturası, vergi Borcu yoktur yazısı ve SGK borcu yoktur yazısını ibraz etmek zorundadır. Şayet Taşeron bundan imtina ederse hiç bir sebeple ödeme yapılmaz.Taraflar arasında sözleşme : Adı geçen Sözleşme dokümanlarına uygun olarak tam ve noksansız bir şekilde birim fiyat götürü bedel usulüne yapılması olarak 22.06.2020 Tarihinde taraflar arasında düzenlendiği" görülmüştür.
Takibe dayanak belge incelendiğinde ; davalı tarafından davacı adına düzenlenen █████/2021 tarihli AB 1 nolu hak ediş bedeli açıklaması ile 564.288,49 TL bedelli fatura olduğu anlaşılmıştır.
İhtilaf taraflar arasında düzenlenen █████/2020 tarihli sözleşmeye istinaden davalının hak edişleri üzerinde davacı tarafça % 5 oranında yapılması gereken teminatın çözülüp çözülmeyeceği, davacı tarafça davalıya kesilen █████/2021 tarih 39.546, 73 TL lik faturanın davacının takibe dayanak alacağından mahsup edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
-Davacı vekili müvekkili tarafından düzenlenen 39.549,73 TL faturanın borçtan mahsup edilmemesinin hatalı olduğunu beyanla istinaf talebinde bulunmuş olup, dosya kapsamında davalı tarafça başlatılan takibe dayanak belgenin davalı tarafından davacı adına düzenlenen █████/2021 tarihli AB 1 nolu hak ediş bedeli açıklaması ile 564.288,49 TL bedelli fatura olduğu, davacı tarafça mahsup işlemine konu edilen 39.549,73 TL lik faturanın takibe dayanak borca istinaden düzenlendiğinin ispatlanamadığı, öte yandan taraflar arasında düzenlenen █████/2020 tarihli sözleşmede alt yüklenici olan davalının şantiye giderlerine katlanacağına dair düzenlemenin bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafça ... tarih ....seri numaralı 39.549,73 TL miktarlı faturanın davalıya e portal üzerinden gönderildiği, davalının faturaya itirazının olmadığı, T.T.Kanunu 21 maddesine göre faturanın tebliğ edildiği savunulmuşsa da, yalnız başına tebliğ edilen faturalara itiraz edilmemesinin ve davacıya ait ticari defterlere faturaların kayıt edilmesinin karşılığında mal teslimine ya da hizmet sağlanmasına ilişkin karine teşkil etmeyeceği, bu nedenle tarafların defter durumlarına göre yer değiştiren ispat yükü uyarınca davacının üzerine düşen ispat külfetini yerine getirmediği anlaşılmakla davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
- Davacı vekili sözleşme gereği uhdesinde tuttuğu teminat yönünden mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla istinaf talebinde bulunmuş olup,dosya kapsamında davacı taraf delil olarak tarafların ticari defterleri, faturalar, tanık, bilirkişi deliline dayanmış olup dava dilekçesi ekinde taraflar arasında imzalanan sözleşme örneğini, muavin defteri kaydını, ödeme emri ve eklerini sunmuştur.
Hukuk yargılamasında hakim, taraflarca getirilme ilkesi kapsamında, tarafların dilekçelerinde dayandıkları vakıaları yine hangi delil ile ispat edileceğini beyan etmiş iseler o deliller ışığında incelemek ve yargılamayı sonuçlandırmakla yükümlü olup, taraflar, dilekçelerin dayandıkları her bir vakıayı ve bu vakıanın hangi delille ispat edileceğini açıkça belirtilmek noktasında somutlaştırma yükümlülüğü altındadırlar. Davacı taraf her ne kadar sözleşmeye istinaden tutulan teminatın daha geçici kabül yapılmaması nedeniyle ödenmesinin mümkün olmadığını belirtmiş ise de geçici veya kesin kabulün yapılıp yapılmadığına dair herhargi bir delil dosyaya sunmadığı, asıl ihale evraklarına, hak ediş evraklarına da delil olarak dayanmadığı bu durumda geçici kabulün ya da kesin kabulün yapılmadığının davacı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Bu itibarla, dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereği esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin olarak alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile 552,10 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuranlar üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine,
6-Temyizi kabil olmayan bu kararın, ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkartılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!