Diyarbakır ... Vakfının erkek evlatların kız çocuklarına nafaka ve giysi yardımı öngören vakfiye şartları ile vakıf evladı olarak müstehaklık tespiti.
Özet: Bu hukuki süreç, davacıların Diyarbakırda kurulu bir vakıftan nafaka ve giysi yardımı almaya hak kazanmış vakıf evladı olduğunun tespiti talebiyle başlamış, ilk derece mahkemesi vakfiyede yer alan, erkek çocuklarının kız çocuklarına nafaka ve giysi yardımının "batın" şartına tabi olmaksızın yapılacağına dair hükümleri ve denetime elverişli bilirkişi raporunu esas alarak davacıların soy bağını teyit etmiş; davalıların itirazı üzerine bölge adliye mahkemesi de vakfiyenin bütünsel yorumuyla erkek evlat soyundan gelen kız evlatlara sağlanan bu hakkın batın şartı dışındaki niteliğini ve önceki yargı kararlarını göz önünde bulundurarak ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Diyarbakır 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., 2023/1 K.Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen nafaka ve giysi yardımı almaya müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti davası sonucunda verilen hükme karşı davalı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili ve davalı mülhak Vakıf vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RDava dilekçesinde; davacılar ... ve arkadaşlarının Diyarbakır'da kurulu ... Vakfından nafaka ve giysi yardımı almaya müstahak vakıf evladı olduklarının tespitine karar verilmesi istenmiştir.İlk Derece Mahkemesince; davalı mülhak Vakfın Miladi 11 Şevval 942 tarihli vakfiyesinden ve denetime elverişli bilirkişi raporunun içeriğinden anlaşıldığı üzere nafaka ve giysi yardımına ilişkin hükümde, vakfın gelirlerinin erkek çocuklar arasında bölüştürüleceği, erkek çocuklarının kız çocuklarına ise nafaka ve giysi olarak pay verilmesinin gerektiği, çünkü onların vakfın fakirleri olduğu, kız çocuklarının sıla-ı rahim olduğu, kız çocuğunun kız çocuklarına (ve erkek çocuklarından olma kız çocuğunun evlatlarına) ise herhangi bir şey verilmeyeceği belirtilmiş olduğundan, vakfedenin erkek çocuklarının kız evlatlarına batın şartına bakılmaksızın nafaka ve giysi yardımı yapılacağının öngörülmüş olduğu, Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararında, davalı ... vakfını vakfeden ...'in torunu olan ...'in erkek evladı olan ...'in, anılan vakfın gallesine müstehik evlat olduğunun tespitine karar verilmiş olduğu, Diyarbakır 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı veraset ilamından ise vakfeden ...'in torunu olan ...'in mirasçıları olarak ..., ... ve ...'in kalmış olduğunun anlaşıldığı, bu itibarla davacıların üst soylarına ilişkin nüfus kayıt örneği incelendiğinde, davacıların büyük babalarının ... olduğunun anlaşıldığı ve ...'in, vakfedenin torununun erkek evladı olup aynı zamanda Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararıyla anılan vakfın gallesine müstehik evlat olduğunun tespitine karar verilen ...'in kardeşi olduğu anlaşıldığından, davacılar yönünden nafaka ve giysi yardımına müstehiklik hususunda soy bağının mevcut olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ve davacıların "davalı ...'nın nafaka ve giysi yardımı almaya müstehak vakıf evladı olduklarının TESPİTİNE, " karar verilmiştir.Davalı ... vekili ile davalı mülhak Vakıf vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu ... Vakfının 11 Şevval 942 H. (3 Nisan 1536 M.) tarihli vakfiyesinde nafaka ve giysi yardımı için birden fazla tekrar eden şekilde hükümlerin olduğu, vakfiyenin ikinci sayfasında; "...Fakat vakfın gelirleri erkek çocukları arasında eşit şekilde bölüştürülür. Erkek çocuklarının kız çocuklarına ise nafaka ve giysi olarak pay verilmesi gerekir çünkü onlar benim evlatlarım ve vakfımın fakirleridirler ve kız çocukları için sıla-i rahimdir. Kız çocuğunun çocuklarına ise herhangi bir şey verilmeyecektir...." üçüncü sayfada; "... köyü ise Padişah tarafından verilen sahih bir temlik ile mülkiyetimize geçmiştir. Ve ben bu köyü bütün asırlarda erkek evlatlarıma ve onların çocuklarının çocuklarının çocuklarına batın tertibi üzere vakfettim. Köyün geliri onlara eşit şekilde köyde taksim edilecektir. Her hak sahibinin hakkının kendisine verilmesi düşüncesiyle erkek çocukların kız çocuklarına nafaka ve giysileri verilecektir..." yedinci sayfada ise; "...Bu vakfiyenin içeriğinden de anlaşılacağı üzere mülkümden olup vakfiyede bulunanları ve bahsedilen yerleri sahih/geçerli yasal ve ebedi olarak asırlar boyunca batın tertibi üzere en olgun evlatlarıma vakfettim..." şeklinde birbirinin tekrarı mahiyetinde ibareler mevcut olduğu, vakfiyedeki ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde batın şartının erkek evlat için öngörüldüğü, erkek evladın kız çocukları için şart koşulan giyim ve nafaka yardımı için batın şartının bulunmadığı, davacıların erkek evlat soyundan gelen kız evlat oldukları, Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.04.1944 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla davacıların dedeleri ...'in kardeşi ...'in adı geçen Vakfın galleye müstehak vakıf evladı olduğunun tespitine karar verildiği, davacıların ...'in torunları ve mirasçıları oldukları, davacıların dedeleri ...'in kardeşi ...'in adı geçen Vakfın galleye müstehak vakıf evladı olduğuna ilişkin mahkeme kararı, nüfus kayıtları ve vakfiyedeki hükümler, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde vakfeden ile davacılar arasında soy bağı ilişkisinin kanıtlandığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalıların yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararını davalı ... vekili ve davalı mülhak vakıf vekili temyiz etmiştir.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek eksik incelemeye dayalı karar verildiğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, sunulan ve resen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.Davalı mülhak vakıf vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, vakfiyede kız evlatlara yardımın niteliğinin yoksul durumdaki batından gelme kız evlatlarının mağduriyetini gidermek iken bu durumun araştırılmadığını, lehlerine vekalet ücreti verilmesi gerektiğini, arz edilen ve resen nazara alınacak sair nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.Dava, mülhak vakfın vakfiyelerinde kız evlada şart koşulan nafaka ile giysi yardımını almaya yönelik tespit kararı verilmesi istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ile davalı mülhak Vakıf vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 77. maddesinin ikinci fıkrası (7531 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değişik) uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden Vakıflar Genel Müdürlüğüne iadesine,Davalı mülhak Vakıftan başlangıçta alınan 427,60 TL peşin harcın, onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL nin temyiz eden davalı Vakıftan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.