İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kasko sigortalısı aracın başıboş köpeğe çarpmasıyla oluşan hasar nedeniyle sigorta şirketinin ödediği tazminatın rücuen tahsili için açılan itirazın iptali davası.
Özet: Davacı kasko sigorta şirketinin, sigortalısının başıboş köpeğe çarpması sonucu hasar gören aracı için ödediği 19.236,00 TL sigorta tazminatının rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davacı ödenen bedelin yasal faiziyle birlikte tahsilini ve takibin devamını talep ederken, davalı, kendi denetimindeki otoyolda gerekli önlemleri almasına rağmen hayvan çıkışının kusur yüklemeyeceğini, kazanın sürücü hatası kaynaklı olduğunu ve talep edilen miktarın kabul edilemez olduğunu savunarak davanın reddini istemiş ve mahkeme, davayı icra inkar tazminatı ve alacağın likit olması gibi hukuki ilkelere göre incelemektedir.

T.C.

İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:███████
DAVA
:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
:█████/2023
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete Kasko sigortalısı ... plakalı aracın █████/2022 tarihinde ... ... ili istikametinden ... istikametine seyir halinde iken yol üzerinde bulunan başıboş köpeğe çarpması sebebiyle hasar gördüğünü, bu hasar sebebi ile müvekkili şirketçe sigortalı ilgilisine sigorta tazminatı ödendiğini, davalı tarafın dava konusu hasarın oluşumundan sorumlu olduğunu, dava açılmadan önce davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafça takibe itiraz edildiğini, daha sonra İstanbul Arabuluculuk Bürosunun 2023/... numarası ile arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, arabuluculuk son tutanağı anlaşamama olarak düzenlendiğini ve huzurdaki davayı açma zaruretinin doğduğunu, bu nedenlerden dolayı ... İcra Müdürlüğü'nün 2 2023-... E. Sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamını; 19.236,00 TL hasar bedelinin ödeme tarihi olan 08.08.2022 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı uhdesinde tahmiline dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; her türlü önlemi almasına rağmen yolda hayvan çıkması sonucu müvekkiline hizmet kusuru yükletilmesinin mümkün olmadığını, davacı yanın sigortalısı tarafından yol güvenliği açısından sürüş sırasında kurallara uyup uymadığının dahi irdelenmediği ve müvekkiline kusur yükletilmesinin hukuka ve hakkaniyetee aykırı olduğunu, müvekkil şirket tarafından işletilen otoyolda meydana gelen her kazada müvekkilin sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafından talep edilen tazminat tutarının kabul edilebilir nitelikte olmadığını, bu nedenlerden dolayı sahipsiz köpek sebebi ile meydana geldiği iddia edilen trafik kazasının araç sürücüsünün kendi kusurundan kaynaklı meydana gelmiş olduğunun ve ek olarak sundukları bilirkişi raporunun da göz önüne alınarak araç sürücüsünün kusuru bulunmadığının kusursuz olduğunun tespiti ile davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
DELİLLER
:
Mahkememizce █████/2025 tarihinde Sigorta Uzmanı ve Makine Mühendisi vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE
:
Dava, davacının ödediği sigorta tazminatının kusurlu olan davalıya rücu edilmesine ilişkin başlatılan icra takibinde itirazın iptali talebine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun █████/2020 tarih, ███████-2076 E. ve ████████ K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde, takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Dava konusu olay, davacı nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın, davalının işleteni olduğu otoyolda tek taraflı olarak gerçekleşen kazadır. Kaza, sigortalı aracın yolda başıboş olan köpeğe çarpması suretiyle meydana gelmiştir. Davacı kazanın ve zararın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunu iddia etmiş, davalı ise başıboş köpeğin yola çıkmasında herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, başıboş hayvanları engelleyemeyeceğini savunmuştur. Bu haliyle uyuşmazlık konusu davalının işleteni olduğu otoyolda bulunan başıboş hayvanların sebep olduğu kazada davalının kusurunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davalının kusurunun araştırılmasında öncelikle davalının sorumluluğunun hukukî sebebinin tespit edilmesi gerekir. Ücretli otoyolları kullanan araç malikleri ile otoyol işleteni arasında hizmet sözleşmesinin bulunduğu yüksek mahkeme içtihatları ile sabittir. Bu hukukî ilişki, ücret ödemeden geçiş yapan araçların geçiş ücretlerinin tahsilinden doğan uyuşmazlıklarda da aynı şekilde yorumlanmaktadır. Geçiş yapan araç malikleri hizmet alan olarak ücret ödeme yükümlülüğü altında iken, otoyol işleteni hizmet edimini görmekle, araçların güvenli bir şekilde geçişini sağlamakla sorumludur. Dolayısıyla davalının eldeki olayda sorumluluğu sözleşmesel bir sorumluluktur. KTK md. 3’te otoyollar, erişme kontrollü karayolu olarak adlandırılmış ve “özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı, yaya, hayvan ve motorsuz araçların giremediği, ancak, izin verilen motorlu araçların yararlandığı ve trafiğin özel kontrola tabi tutulduğu karayolu” olarak tanımlanmıştır. Tanımda belirtildiği üzere otoyolların hayvanların giremeyeceği şekilde düzenlenmiş olması ve davalının hayvanların otoyola girmesini engellemesi gerekir. Bu hususta Ankara BAM 35. HD ███████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamında “Davalı vekili tarafından kusur raporuna ve değer kaybına itiraz edilmiş ise de, davalı tarafından işletilen yol, erişme kontrollü karayolu (otoyol) olup, KTK'nın 3. maddesinde; "Erişme kontrollü karayolu (otoyol - ekspresyol): Özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı, yaya, hayvan ve motorsuz araçların giremediği, ancak, izin verilen motorlu araçların yararlandığı ve trafiğin özel kontrola tabi tutulduğu karayoludur." denilerek tanımlanmıştır. Bu nedenle bu kapsamdaki yolların işletilmesini üstlenen şirket kendisi tarafından işletilen yolun, niteliğine uygunluğunu sağlamakla yükümlüdür. Taşıt yoluna giren yabani hayvanın kazaya neden olduğunun kanıtlanması durumunda, yolun işletilmesini üstlenen firma, yola girmemesi gereken bir hayvanın neden olduğu bir kazada, hayvanın yola girmesinde kendisinin kusuru olmadığını kanıtlamadıkça oluşan zarardan sorumludur. Yola giren hayvanın yabani hayvan olduğuna ilişkin tespit işletme sorumluluğu olan davalının kusursuzluğunu kanıtlayabilmesi için yeterli değildir. Buna göre kazaya, davalı tarafından işletilmekte olan yola giren yabani hayvanın neden olmuş olmasına, yolun niteliği gereği davalının yabani hayvanların taşıt yoluna girmesini engelleme yükümlülüğünün bulunmasına, yabani hayvanın girişinde kendisine izafe edilebilecek kusur olmadığının kanıtlanamamış olmasına, erişme kontrollü yolda, hız limitleri, kazanın oluş şekli ve gece meydana gelmiş olması nazara alındığında kazanın meydan gelmesinde araç sürücüsünün de kusuruna yönelik delil de olmaması nazara alındığında, davalının kusura yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmediği gibi …” şeklinde otoyol işleteninin sorumluluğunu belirtmiştir. Benzer şekilde ... BAM 21. HD ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamında, davalı otoyol işleticisinin başıboş hayvana araç çarpmasında hizmet ayıbı olduğu kabul edilmiştir. İstanbul BAM 40. HD’nin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamına konu olayda da, başıboş köpeğin sebep olduğu kazada KGM’nin sorumlu olduğuna hükmedilmiştir. Açıklanan yasa maddeleri, taraflar arasındaki hukukî ilişki ve içtihatlar uyarınca eldeki dava konusu kazada davalının kusurunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde, davalının işleteni olduğu otoyoldan güvenli geçişi sağlamakla yükümlü olduğu, hayvanların yola çıkmasını engellemekle yükümlü olduğu ve meydana gelen kazada davalının sorumluluğunun bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Ödenen tazminatın kadri maruf olup olmadığı yönünde alınan bilirkişi raporuna göre meydana gelen kazada 19.576,03 TL hasar oluştuğu tespit edilmiştir Davacı sigorta şirketi █████/2022 tarihinde 1.885,00 TL ve █████/2022 tarihinde 17.351,00 TL ödeme yaparak zararı gidermiştir. TTK md. 1472 uyarınca, sigortacı tarafından sigortalısının talebi üzerine sigorta tazminatı ödemesi yapılması halinde sigortacı, sigortalısının haklarına halef olur. Başka bir anlatımla sigortacı; sigorta tazminatı ödemesine sebep teşkil eden somut olay akabinde, sorumlulara karşı, diğer tarafın onayını gerektirmeksizin, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat etmek koşuluyla, sigortalısının haklarına halef olur ve sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa, söz konusu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Somut olayda da davacı, sigortalısının zararını gidererek halef sıfatıyla dava hakkına sahip olmuştur.
İcra takibinde talep edilen işlemiş faiz hesabında, davacının ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebileceği değerlendirilmiştir. Davacının █████/2022 tarihinde ödediği 1.885 TL için █████/2023 takip tarihine kadar 96,61 TL ve █████/2022 tarihinde ödenen 17.351 TL için █████/2023 takip tarihine kadar 880,56 TL olmak üzere toplam 977,17 TL işlemiş faiz talep edebileceği hesaplanmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davalının işleteni olduğu otoyolda başıboş hayvanın sebep olduğu kazada davalının hizmet sözleşmesi gereği sorumluluğunun bulunduğu, davalının kusursuz olduğunu ispatlayamadığı ve davacı tarafından ödenen 19.236 TL ile dava açma hakkına sahip olduğu kanaatiyle, taleple bağlılık ilkesi uyarınca davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının icra inkâr tazminatı talebi bulunmadığından bu hususta bir değerlendirme yapılmamıştır.
HÜKÜM
: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... Esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptaline, takibin 19.236 TL asıl alacak ve 942,56 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.178,56 TL üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren adi kanunî faiz uygulanarak devamına,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.378,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 269,85-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.108,55-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 269,85-TL Peşin/nisbi Harcı, 15.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.510,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 17.049,70TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 20.178,56-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26.01.2026
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!