İşverenin işe iade kararını şarta bağlayarak işçiyi işe başlatmaması nedeniyle hükmedilen tazminat alacaklarına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Haksız fesihle işine son verilen davacının işe iade kararı kesinleştikten sonra işverene başvurması ve davet üzerine işyerine gitmesine rağmen, işverenin 19 kalem sağlık raporu talep etmesi ve fiilen işe başlatmaması üzerine kıdem, ihbar, işe başlatmama tazminatları ile yıllık izin ve boşta geçen süre ücreti alacakları talep edilmiştir. İşveren, işçinin işe başlamadan ayrıldığını iddia etse de, hem ilk derece hem de istinaf mahkemeleri, işverenin aşırı belge talepleri, işçiyi işe almaması ve işe davet yazısında iş şartlarını belirtmemesi gibi nedenlerle işe başlatma davetini samimi bulmayarak davacının alacak taleplerini haklı görmüş ve davanın kabulüne karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kocaeli 6. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından davalı aleyhine açılan işe iade davası sonunda Kocaeli 4. İş Mahkemesinin █████████ Esas sayılı dosyası ile iş sözleşmesinin haksız ve geçersiz nedenle feshedildiği kabul edilerek müvekkilinin işe iadesine karar verildiğini, kararın Bölge Adliye Mahkemesi denetiminden geçerek onandığını, kararın kesinleşmesini müteakip müvekkili tarafından işe başlatılması için süresi içinde davalı işverene başvurulduğunu, davalı işveren tarafından müvekkilinin işe davet edildiğini, işe davet ihtarnamesinde müvekkilinden toplamda 18 tane sağlık muayene raporu getirmesi istendiğini, talep edilen belgelerin masrafı müvekkili tarafından karşılanarak temin edildiğini, müvekkili tarafından işe başlamak üzere davalı işverenliğe gidildiğini ancak işyerine alınmayarak işe başlatılmadığını belirterek kıdem, ihbar ve işe başlatmama tazminatları ile yıllık ücretli izin, boşta geçen süre ücreti alacağı ve ihtarname giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; kesinleşmiş işe iade kararı üzerine davacı işçi tarafından işe başlamak için müvekkili Şirkete başvurulduğunu, başvuru kabul edilerek davacının işe davet edildiğini, davacının işyerine geldiğini ancak işe başlamadan işyerini terk ettiğini, işe başlamayan davacının talep konusu alacaklara hak kazanamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işverenin daha önce uzun yıllar işyerinde çalışan davacı işçiyi 19 kalem belgeyi getirmesi şartıyla işe davet ettiği, bunun yanı sıra davacının süresine işe başlamak için işyerine gitmesine rağmen davalı işveren tarafından işe başlatılmadığının tanık beyanları, tutanaklar ve mesaj kayıtlarıyla sabit olduğu, davalı Şirketin bu davranışının da işe davette ciddi olmadığının başka bir göstergesi olarak değerlendirildiğini, ayrıca yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca işverenin işe davet ederken, işçinin hangi işte nerede ve ne şekilde, hangi şartlarla işe başlatılacağını, işe davet yazısında belirtmesi gerektiği, dava konusu olayda, iş şartlarının en önemlisi olan ücret başta olmak üzere diğer iş şartlarından bahsedilmediği, sadece eski görevinde işe başlayabileceğinin bildirildiğinin anlaşıldığı; sonuç olarak davalı Şirketin işe başlatmayı şarta bağlaması, davacının süresi içerisinde işe başlamak için geldiğinde işe başlatılmaması ile işe davet yazısında davacının alacağı ücrete yer verilmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde davalı Şirketin işe başlatma konusunda samimi olmadığının kabul edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında dinlenen ve somut olarak beyanda bulunan tanık İ.B'nin beyanı gereği davalı tarafından işyerine gelen davacının işe başlatılmadığı anlaşılmakla taleplerin kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun yerinde görülmediği, İlk Derece Mahkemesince işe iade ihtarnamesinin tebliğ tarihinin dikkate alınmaması yerinde ise de arabuluculuk son tutanak tarihi temerrüt tarihi olup ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacakları yönünden 24.08.2021 tarihinden itibaren faize hükmedilmemesinin yerinde görülmediği, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun yerinde bulunduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Müvekkili Şirketin süresi içinde davacıyı işe davet ettiğini, ancak davacının 14.07.2021 tarihinde işe başlamak üzere işyerine gelmiş ise de işe başlamayarak kısa süre içinde işyerini terk ettiğini, bu bakımdan işe başlamayan işçiye karşı müvekkilinin işe iade kapsamında herhangi bir tazminat yükümlülüğü bulunmadığını,2. İtirazlarının gerek İlk Derece Mahkemesi gerekse Bölge Adliye Mahkemesince dikkate alınmamasının hatalı olduğunu,3. Davacının fiilî olarak çalışmasının karşılığı olan ücretlerin boşta geçen süre ücretine dâhil edilemeyeceği dikkate alınmadan hazırlanan hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu,4. Faiz başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, işçinin işe başlatılma talebinde samimi olup olmadığı, buna göre dava konusu tazminatlar ile boşta geçen süre ücreti alacağına hak kazanıp kazanmadığı, boşta geçen süre ücreti hesabına esas ücretin tespiti ile faize ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.