İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan 3.244,48 EUR fatura alacağının tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davasının bilirkişi raporuyla incelenmesi ve alacaklı tarafın haklı bulunması.
Özet: Uluslararası taşıma sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında davacı, davalının eksik ödediği 3.244,48 Euro bakiye alacağın tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını talep ederken, davalı borcu ve faturaların tebliğini inkar etmiştir; yapılan ticari defter incelemesi ve bilirkişi raporu ise davacının iddia ettiği alacağının usulüne uygun defter kayıtlarıyla doğrulandığını ve faiz talep edebileceğini belirterek, mahkemenin itirazın iptali ile icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığına karar vermesini gerektiren bir durum arz etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket Karo lojistik sektöründe uluslararası taşımacılık alanında faaliyet göstermekte olup davalı ------- göndericisi olduğu muhtelif eşyaların muhtelif tarihlerde ---------- yurt dışına nakliyesi bakımından taraflar arasında anlaşmalar sağlanmıştır. Nitekim anılan anlaşmalar mucibince müvekkil şirket tarafından üzerine düşen yükümlülükler eksiksiz olarak yerine getirilmiş ve eşyalar muhtelif tarihlerde ---------- yurt dışında taşınarak alıcılarına teslim edilmiştir. Taraflar arasındaki anlaşmalar mucibince anılan taşıma işlerine ilişkin olarak müvekkil şirket --------- tarafından faturalar tanzim edilerek davalı --------- gönderilmişse de davalı şirket tarafından faturalar bedelleri 3.244,48-EURO eksik ödenmiştir. Herhangi bir netice alınamaması üzerine; -------- aleyhine ---------- İcra Müdürlüğü’nün, ---------- E. sayılı sayılı dosyası tahtında ilamsız icra takibi başlatılmak zorunda kalınmışsa da davalı şirket tarafından, kötü niyetli ve müvekkil şirketin alacağını sürüncemede bırakmak gayesiyle icra takibine itiraz edilmiş ve takibin durdurulması sağlanmıştır. Davalının, ---------- İcra Müdürlüğü’nün, ----------- E. sayılı dosyası tahtında yapılan icra takibine vaki haksız, hukuki mesnetten yoksun ve kötü niyetli itirazının iptali ile takip konusu alacağımıza, takip talebimizde açıklandığı gibi faiz uygulanması talebimizin de kabulü ile takibin devamına; Davalının haksız ve kötü niyetli itirazlı nedeni ile icra takibi durduğundan, alacağın likit olduğu da nazara alınarak, davalının, alacak miktarının % 20’sinden aşağı olmamak üzere, icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, Her halükarda haklı davamızın talebimiz gibi kabulüne, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı taraflara tahmiline, karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Taraflara tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin davacıya cari hesap veya fatura kaynaklı herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Fatura konusu bedeller davacı firmaya eksiksiz olarak ödenmiştir. Tarafların ticari defterlerinde bilirkişi marifetiyle yapılacak olan inceleme ile de bu husus ispat olunacaktır. Diğer yandan, davacı şirket tarafından icraya konu edilen faturalar müvekkil şirkete tebliğ edilmemiştir. Tebliğ edilmemiş olan bir faturanın icraya konu edilmesi haksız, yersiz olduğu gibi hukuka ve iyi niyet kurallarına da açıkça aykırıdır. Haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.
Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, SMMM bilirkişi heyeti ayrıntılı raporunda;
6.1 Davacı tarafından incelemeye sunulan 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin
6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu,
6.2 Davalı tarafından incelemeye sunulan 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin
6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu,
6.3 Davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 19.11.2024 tarihi itibarıyla
3.244,48 EUR alacaklı olduğu,
6.4 Davacı yanın 3.244,48 EUR alacağı için 3095 sayılı yasaya (Md.4/a)
istinaden takip tarihi olan; 19.11.2024 tarihinden itibaren değişen oranlarda
faiz talep edebileceği,
6.5 Tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin muhterem
Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı,
" görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği görüldü.
DELİLLER------ İcra Müdürlüğünün --------- E. Sayılı dosya uyap kayıtları,
*Davacı ve davalı şirket ticari defter kayıtları,*Taraf şirketler ait BA-BS (vergi kayıtları) formları,
*Bilirkişi raporu, *Tüm dosya kapsamı,
İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) istemine ilişkindir.Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; taraflar arasında yer alan ticari ilişki nedeniyle fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
İcra dosyası celp edilmiş ve yapılan incelemede davacı davasını 1 yıllık dava açma süresinde açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında uyuşmazlığın çözümü için ticari defterlerin incelenmesine karar verilerek taraflara defterlerini sunmak üzere kesin süre verilmiş, taraflar defterlerini sunmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu/ Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2)
: "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz v usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3)
: İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)"Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5)
:"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
Türk Ticaret Kanunu madde 64- (1)
: "(Değişik fıkra: █████/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2)"Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür.
Madde 83-(1)
: "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir.
Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK m. 222/3)
Davacı taraf bir ticaret şirketidir. Davalı taraf da bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır.
Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Somut olayda; Davacının davalıdan 3.244,48 EURO alacaklı olup olmadığı, dava konusu faturaların davalı tarafından kabul edilmiş sayılıp sayılmayacağı, alacağın likit nitelikte olup olmadığıı ve davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Dosya mahkememizce bilirkişiye tevdi edilmiş; düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafından davalıya düzenlenen faturaların uluslararası nakliye hizmetine ilişkin olduğu, faturaların e-fatura senaryosu ile davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından yasal süresi içinde itiraz veya iade faturası düzenlenmediği, tarafların ticari defterlerinin birbiriyle tam mutabakat halinde olduğu, davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 3.244,48 EURO alacaklı olduğu, alacağın taraf ticari defterleriyle ve BA-BS bildirimleriyle sabit olduğu tespit edilmiştir.
Taraflar arasındaki ilişki, uluslararası taşıma sözleşmesine dayalı ticari nitelikte bir ilişkidir. Davacı tarafından düzenlenen faturaların temel fatura olduğu, davalı tarafından süresi içinde herhangi bir itirazda bulunulmadığı ve iade faturası düzenlenmediği anlaşılmıştır. Bu durumda fatura içeriğinin davalı tarafından kabul edildiğine dair ticari karine oluşur. Taraf ticari defterlerinin birbirini doğruladığı, BA-BS bildirimlerinin örtüştüğü ve alacağın miktarının belirli ve hesaplanabilir olduğu sabittir.
Bu nedenle dava konusu alacak likit alacak niteliğindedir.
İcra ve İflas Kanunun 67/2 maddesi uyarınca, haksız itiraz halinde borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir.
H ÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE,
2-Davalının --------- İcra Müdürlüğünün ----------- esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin toplam 3.244,48-EURO asıl alacak ve işleyecek faiz yönünden asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar devlet bankalarınca mevduat hesabına EURO cinsinden uygulanan en yüksek faizi ile birlikte devamına,
3-Asıl alacak olan 3.244,48 EURO üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanarak davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Karar tarihinde alınması gerekli 8.171,51- TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.451,78-TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.719,73- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan başvuru gideri, tebligat gideri, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.825,00- TL yargılama gideri ve davacı tarafından yatırılan 2.154,68-TL harç toplamının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!