Danıştay 10. Daire, Türk vatandaşlığının geri alınmasına yönelik Cumhurbaşkanı kararına karşı açılan iptal davasında dilekçeyi 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine aykırılık ve tutarsızlıklar nedeniyle reddetti.
Özet: İstisnai Türk vatandaşlığının geri alınması kararının iptali talebiyle açılan davada, sunulan dava dilekçesinin hangi idari işlemin iptalinin istendiği hususunda farklı tarihlerde kararlar zikrederek çelişkiler içermesi ve mahkemeden idari işlem niteliğinde bir karar alınmasının talep edilmesi gibi 2577 sayılı Kanunun 3. maddesindeki usul hükümlerine aykırılıklar taşıması nedeniyle reddine karar verilmiş; ancak davacıya bu eksiklikleri 30 gün içinde gidererek yeni bir dilekçeyle dava açma hakkı tanınmıştır.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALILAR
: 1- ...
2- ... Bakanlığı / ANKARA
DAVANIN_ÖZETİ
: Davacı tarafından, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca istisnai olarak kazandığı Türk vatandaşlığının, aynı Kanun'un 40. maddesi uyarınca geri alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali ve yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; Kanun'un 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kuralı getirilmiştir.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Öte yandan, idari yargıda menfaat ihlali ileri sürülerek bir veya birden fazla işlemin iptalinin istenebileceği gibi idarenin eylem ve işlemlerinden kaynaklandığı ileri sürülen zararların tazmin edilmesi istemiyle tam yargı davası da açılabileceği, bununla birlikte, idari yargıda iptal ve tam yargı davaları dışında bir dava türünün yer almadığı, bu nedenle, mahkemelerce idareyi belirli bir işlemi tesis etmeye, karar almaya zorlayacak şekilde yargılama yapılmasının ve idari işlem niteliğinde bir karar verilmesinin hukuken mümkün olmadığı; ancak mevcut bir işlem üzerinden yargılama yapılarak bu işlemin iptal edilmesinin mümkün olduğu açıktır.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; dilekçenin "Konu" ve "Açıklamalar" kısmında █████/2024 tarih ve 18207 sayılı Karar'ın yürütülmesinin durdurulması ve iptali istemine yer verildiği; "Sonuç ve İstem" kısmında, "█████/2024 tarih ve 8386 sayılı" ve "█████/2024 tarih ve 8386 sayılı" Cumhurbaşkanı kararlarından bahsedilerek iptal ve yürütmenin durdurulması isteminde bulunulduğu görülmekle, bu haliyle hangi tarihli Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptalinin istenildiği anlaşılamamaktadır.
Bununla birlikte dava dilekçesinin "Sonuç ve İstem" kısmında, davacının aile kütüğündeki kapalı nüfus kaydının yeniden açılması talebine yer verilerek idari işlem niteliğinde yargı kararı verilmesinin de istenildiği görülmektedir.
Bu durumda, dava dilekçesinin kendi içerisinde tutarlılık göstermediği, dolayısıyla 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmadığı sonucuna varılmış olup, hangi işlemin dava konusu edildiğinin açıkça gösterilmesi, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi, ayrıca idari işlem niteliğinde bir istemde de bulunulmamak suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle imzalı üç nüsha dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına,
3) Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan 704,50 TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, █████/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!